Geri Dön

Düşük over rezervi olan infertilite hastalarının folikül sıvısında bulunan melatonin düzeyinin değerlendirilmesi

Evaluation of the melatonin level in the follicle fluid of infertilitypatiens with low ovarian reserve

  1. Tez No: 870034
  2. Yazar: AYŞE NUR IŞIK AYDIN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. NİL ATAKUL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Melatonin, foliküler sıvı, infertilite, düşük over rezervi, Melatonin, follicular fluid, infertility, low ovarian reserve
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Hamidiye Uluslararası Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: İnfertilite; korunmasız düzenli cinsel ilişkiye rağmen 1 yılı aşkın süredir çocuk sahibi olunamaması durumudur, 35 yaş üzerindeki kadınlarda bu süre 6 aydır. Daha önce gebe kalamamış olan hastalar primer infertil, en az bir kere klinik gebe kalmış olan hastalar sekonder infertil olarak adlandırılır. Melatonin hormonunun oositleri oksijen radikallerine karşı koruduğu kanıtlanmıştır. Folikül sıvısında bulunan melatonin hormonunun, düşük over rezervi tanısı alan infertilite hastaları ile kontrol grubu hastaları arasında anlamlı fark olup olmadığını karşılaştırmak ve tedavi başarısı üzerinde etkisini araştırmayı amaçladık. YÖNTEM: Çalışmamız Ocak 2024-Mayıs2024 tarihlerinde T.C. SBÜ İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği İnfertilite Polikliniği'ne çocuk istemi ile başvuran düşük over rezervi tanısı alan bu nedenle IVF tedavisi planlanan 48 hasta ve erkek ve tubal faktör infertilitesi nedeniyle IVF planlanan 49 hasta olmak üzere toplam 97 hastaya rutin jinekolojik muayene ve over rezerv testleri yapılmıştır. 18 yaşından küçük 50 yaşından büyük hastalar, konjenital uterus anormallikleri olan, jinekolojik tümörleri olan ve hipertiroidizm, hipotiroidizm, hiperprolaktinemi, Cushing sendromu vb. gibi diğer endokrin hastalıkları olan, over kaynaklı cerrahi geçiren hastalar ve endometrioması olan hastalar çalışmaya dahil edilmemiştir. DOR tanısı Bologna kriterlerine göre tanımlanmıştır. Menstrüasyonun 3. gününde ovulasyon indüksiyon tedavisi başlanmıştır. Hastaların yaş, gravida sayısı, parite sayısı, infertilite süresi, BMI gibi değerler not edilmiştir. Oositler toplanması sonrasında toplam oosit sayısı ve M2 oosit sayısına hasta dosyasından ulaşılmıştır. Ovulasyon indüksiyonu yapıldıktan sonra oosit toplanması sırasında folikül aspirasyonundan elde edilen folikül sıvısında dış merkez labaratuvarda her iki grupta da melatonin düzeyleri çalışılmıştır. BULGULAR: DOR ve Kontrol gruplarında toplam Oosit sayısı (p<0,001) ve M2 Oosit sayısı (p<0,001) parametrelerinde iki grup arasında anlamlı şekilde farklılaşmaktadır. Toplam Oosit sayısı ve M2 Oosit sayısı ise Kontrol grubunda daha yüksek skorlar almıştır. Kontrol grubunda döllenme (%87,8) ve embriyo transferi (%77,6), DOR grubu hastalarına göre istatistiki açıdan anlamlı şekilde yüksek oranlar almıştır (p<0,05). Melatonin düzeyinin Kontrol grubunda aldığı değer [267,11(151,67-1094,58)], DOR hasta grubunun aldığı değere [196,56(151,57-231,38)] göre anlamlı şekilde yüksektir (p=0,003). Gebelik durumluna ilişkin parametrelerin görülme sıklıkları DOR ve Kontrol gruplarında benzer oranlar göstermiştir. Döllenme (p=0,403), embriyo transferi (p=0,090), Beta HCG pozitifliği (p=0,322) ve Fetal Kalp Atımı (p=0,543) parametrelerde de Melatonin düzeyi istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde farklılaşmamaktadır (p>0,05). DOR vaka grubu hastaları, dörtlü yaş grubu çerçevesinde bazı analizlere konu olmuştur. Yaş gruplarına göre Melatonin düzeyinin anlamlı şekilde değişmediği görülse de (p=0,515) genç hasta grubunda melatonin düzeyinin en düşük olduğu görülmüştür. SONUÇ: DOR tanılı hastalarla kontrol grubu karşılaştırıldığında; melatonin düzeyinin kontrol grubunda aldığı değer, DOR hasta grubunun aldığı değere göre anlamlı şekilde yüksektir. Kontrol grubu hastalarımızın, DOR grubu hastalarına göre M2 oosit sayısı ve toplam oosit sayısı, fertilizasyon ve embriyo transfer oranının daha yüksek olduğunu bulduk. Melatonin seviyesi ile fertilizasyon arasında korelasyon saptamadık bu duruma sebep olarak artan oksidatif strese bağlı melatoninin yıkım artışı ve böylece intrafoliküler mikroçevrede oksidan-antioksidan dengesinin sağlanması olabileceğini düşündük. İstatiksel olarak yaşa göre melatonin düzeyleri anlamlı olmasa da genç yaş hasta grubunda melatonin düzeyinin düşük olduğunu bulduk bu da yaştan bağımsız olarak oksidatif hasarın DOR etiyopatogenezinde rol oynayabileceği ve erken teröpatik stratejilerin reprodüktif başarıyı artırabileceği düşünülebilir. Çalışmamızın sonucunda DOR patogenezinde oksidatif stresin önemli rol oynadığı düşünülebilir. İntrafoliküler melatonin düzeyi artırılarak oksidatif stresin azaltılması ile apopitozis azaltılarak DOR hastalarının infertilite oranlarının azaltılabileceğini öngörmekteyiz.

Özet (Çeviri)

PURPOSE: Infertility; It is the inability to have a child for more than 1 year despite regular unprotected sexual intercourse. The time required to investigate the cause of infertility and plan treatment in women over the age of 35 is 6 months. Patients who have not been able to become pregnant before are called primary infertile, and patients who have become clinically pregnant at least once are called secondary infertile. It has been proven that the hormone melatonin protects oocytes against oxygen radicals. We aimed to compare whether there is a significant difference in the melatonin hormone found in the follicular fluid between infertility patients diagnosed with low ovarian reserve and control group patients and to investigate its effect on treatment success. METHOD: Our study was carried out between January 2024 and May 2024. Routine gynecological examination was performed on a total of 97 patients, including 48 patients who were diagnosed with low ovarian reserve and therefore planned for IVF treatment, and 49 patients who were planned for IVF due to male and tubal factor infertility, who applied to the Infertility Polyclinic of SBU Istanbul Training and Research Hospital Gynecology and Obstetrics Clinic with a request for a child. and ovarian reserve tests were performed. Patients younger than 18 years old, older than 50 years old, patients with congenital uterine abnormalities, gynecological tumors, and patients with hyperthyroidism, hypothyroidism, hyperprolactinemia, Cushing's syndrome, etc. Patients with other endocrine diseases, such as those who underwent ovarian surgery, and patients with endometrioma were not included in the study. The diagnosis of DOR was defined according to the Bologna criteria. Ovulation induction therapy was started on the 3rd day of menstruation. Values such as age, gravida number, parity number, infertility duration, and BMI of the patients were noted. After oocyte collection, the total number of oocytes and the number of M2 oocytes were obtained from the patient file. After ovulation induction, melatonin levels were studied in both groups in the follicular fluid obtained from follicle aspiration during oocyte retrieval in the external center laboratory. RESULTS: There are significant differences between the two groups in the total number of oocytes (p<0.001) and M2 number of oocytes (p<0.001) parameters in the DOR and Control groups. Total Oocyte number and M2 Oocyte number received higher scores in the Control group. The presence of fertilization (87.8%) and embryo transfer (77.6%) in the control group had statistically significantly higher rates than the DOR group patients (p<0.05). The value of melatonin level in the Control group [267.11(151.67-1094.58)] is significantly higher than the value of the DOR patient group [196.56(151.57-231.38)] (p=0.003). The frequencies of parameters related to pregnancy status showed similar rates in the DOR and Control groups. Melatonin level does not differ statistically significantly (p>0.05) in the parameters of fertilization (p=0.403), embryo transfer (p=0.090), Beta HCG positivity (p=0.322) and Fetal Heart Rate (p=0.543). DOR case group patients have been the subject of some analyzes within the framework of the quadruple age group. Although it was observed that the Melatonin level did not change significantly according to age groups (p = 0.515), the melatonin level was found to be the lowest in the young patient group. CONCLUSION: When patients diagnosed with DOR and the control group were compared; The value of melatonin level in the control group is significantly higher than the value of the DOR patient group. We found that our control group patients had higher M2 oocyte count and total oocyte count, fertilization and embryo transfer rate than DOR group patients. We did not find a correlation between melatonin level and fertilization. We thought that the reason for this situation might be the increase in the destruction of melatonin due to increased oxidative stress and thus the oxidant-antioxidant balance in the intrafollicular microenvironment. Although melatonin levels were not statistically significant according to age, we found that melatonin levels were low in the young age patient group, which suggests that oxidative damage may play a role in the etiopathogenesis of DOR, regardless of age, and early therapeutic strategies may increase reproductive success. As a result of our study, it can be thought that oxidative stress plays an important role in the pathogenesis of DOR. We predict that the infertility rates of DOR patients can be reduced by decreasing oxidative stress and reducing apoptosis by increasing intrafollicular melatonin level.

Benzer Tezler

  1. Bazı esterlerin kinetik incelenmesi ve termodinamik parametrelerin belirlenmesi

    Kinetic study and detesmination of thermodnamic parameters of some esters

    İBRAHİM TAŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Kimya MühendisliğiUludağ Üniversitesi

    Kimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA CEBE

  2. Bazı yer ve sırık fasulye çeşitlerinde optimal melezleme şartlarının tespiti üzerine bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    TÜRKAN KOÇLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    ZiraatEge Üniversitesi

    Bahçe Bitkileri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HÜSEYİN VURAL

  3. Analog dijital çeviricilerin analiz ve sentezi

    Başlık çevirisi yok

    ALİ ÇAPRAZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Elektrik ve Elektronik MühendisliğiUludağ Üniversitesi

    Elektronik Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERGÜR TÜTÜNCÜOĞLU

  4. Sivas yöresinde akraba evliliği yapan ve yapmayan çiftlerde dermatoglifik benzerlikler

    Similarities of dermataoglyphies among individval of married relatives and married couples not related to each other in Sivas region

    Y. SELMA SÜNGÜ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1984

    Tıbbi BiyolojiCumhuriyet Üniversitesi

    Tıbbi Biyoloji ve Genetik Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. İLHAN SEZGİN

  5. Kuyruk modelleri ve analizi üzerine bir uygulama

    Başlık çevirisi yok

    DİDEM ÖZPULAT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    İstatistikEge Üniversitesi

    Bilgisayar Bilimleri ve Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FİKRET İKİZ