Geri Dön

Tıp fakültesi öğrencilerinin epileptik ve non-epileptik paroksismal fenomenler hakkında tutum ve farkındalıklarının değerlendirilmesi

Evaluation of medical faculty students' attitudes and awareness about epileptic and non-epileptic paroxysmal phenomena

  1. Tez No: 870014
  2. Yazar: ÖMER FARUK AYDOĞAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. HİLAL AYDIN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Epilepsi, psikojenik non-epileptik, paroksismal, olay, Epilepsy, psychogenic non-epileptic, paroxysmal, phonemena
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Balıkesir Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde 4., 5. ve 6. Sınıf tıp fakültesi öğrencilerinin epileptik ve non-epileptik paroksismal fenomenler ile ilgili bilgilerini, tutumlarını araştırmak ve bu bilgiler ışığında yol gösterici olmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmanın tasarımında literatürde bulunan benzer çalışmalardan yararlanılmıştır. Çalışma, Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Merkezi'nde 4., 5. ve 6. Sınıf tıp fakültesi öğrencilerinden çalışmayı kabul edenlere anket şeklinde yapılmıştır. Çalışmada kullanılan anket soruları nöbetlerin semiyolojik özelliklerinin sorgulanması ve literatürde bulunan benzer çalışmalardaki anket sorularının revize edilmesi ile hazırlanmıştır. Anket gönüllülerin sosyodemografik özelliklerinin, çocukların epileptik ve non-epileptik paroksismal olaylardaki semiyolojik özelliklerin değerlendirilmesi, bu olaylara yaklaşım ve tutum farkındalığının değerlendirilmesi ile ilgili bilgilerin araştırıldığı üç bölümden oluşmaktadır. Bulgular: Çalışmamıza katılan öğrenci sayısı 304 olup %31,25'i 4. sınıf, %33,88'i 5. sınıf, %34,8'i 6. sınıf öğrencisiydi. Öğrencilerin %57'si erkek, %43'ü kadın idi. Yaş ortalaması ise 23,16±2,023 yıl olarak saptandı. Çalışmamızda epileptik nöbetlerle ilgili bilgileri araştıran 9 soruya ortalama 5,64 ±1,60 doğru cevap verildiği, epileptik nöbetlerde iktal dönem hakkında sorulan 7 soruya ortalama 5,427 ±1,04 doğru cevap verildiği ve epileptik nöbetlerde postiktal dönemdeki 7 soruya ise ortalama 5,769±1,41 doğru cevap verildiği saptandı. Non-epileptik paroksismal olaylar hakkında sorulan 9 soruya ortalama 6,016 ±1,62 doğru cevap verdiği, psikojenik non-epileptik paroksismal olaylar hakkında sorulan 15 soruya ortalama 9,256±2,09 doğru cevap verdiği saptandı. Bütün sınıfların epileptik ve non-epileptik paroksismal fenomenlere tutumu ve yaklaşımı değerlendirildiğinde öğrencilerin %61'inin soruların tamamını doğru bildiği, bütün sınıfların yenidoğanlardaki non-epileptik paroksismal fenomenlere hâkimiyetine bakıldığında %15'inin tamamını bildiği, süt-oyun çocuklarındaki non-epileptik paroksismal fenomenlere hâkimiyeti araştırıldığında %10 öğrencinin tamamını bildiği, adölesanlardaki non-epileptik paroksismal fenomenlere hakimiyeti değerlendirildiğinde ise %29'unun tamamını bildiği saptandı. Korelasyon çalışması yapıldığında ise her kategoriye verilen doğru cevabın diğer kategorilere de doğru cevap verme oranını p<0,01 düzeyinde anlamlı olarak arttırdığı sonucuna ulaşıldı. Sonuç: Epileptik nöbetlerin iktal ve postiktal dönemiyle ilgili sorulan sorulara verilen doğru cevapların oranlarıyla kıyaslandığında NEPO ve psikojenik non-epileptik paroksismal olaylar ile ilgili bilgi düzeyinin tüm öğrenciler arasında daha düşük olduğu görülmüştür. Sonuçlar değerlendirildiğinde öğrencilerin tutumlarının daha yüksek oranda doğru olduğu ancak hâkimiyetlerinin, bilgilerinin nispeten yetersiz kaldığı görülmektedir. Bunlar göz önünde tutularak geleceğin klinisyenlerinin daha donanımlı yetişmesi için hem bilgi hem tecrübe hem de farkındalıklarının arttırılması için gereken önlemlerin ya da eğitimlerin arttırılması gerektiğini belirterek bunun yanlış tedaviler, tanıda gecikmeler gibi risklerin en aza indirilmesi açısından elzem olduğunu belirtmek isteriz. Nöbetlerin, epilepsinin, non-epileptik olayların bir bütün olarak öğrencilere aktarılması gerektiği ve klinikte bunların birbirinden ayrımının yapılmasının ne kadar önemli olduğunun vurgulanması gerektiğini düşünmekteyiz. Tüm bunlar göz önüne alınarak farkındalığın arttırılması için gerekli çalışmaların yapılmasını önermekteyiz. Sonuç olarak, literatür incelendiğinde, tıp fakültesi kilnik öğrencilerinin epileptik ve non-epileptik paroksismal fenomenler hakkında tutum ve farkındalıklarını inceleyen çalışmanın bulunmaması çalışmamız ilk olma özelliği taşımakta ve gelecek çalışmalara öncü olacak niteliktedir.

Özet (Çeviri)

Objective: To investigate the knowledge and attitudes of 4th, 5th and 6th grade medical faculty students at Balıkesir University Health Application and Research Center regarding epileptic and non-epileptic paroxysmal phenomena and to provide guidance in the light of this information. Materials and Methods: Similar studies in the literature were used in the design of this study. The study was conducted as a survey at Balıkesir University Health Application and Research Center, among 4th, 5th and 6th year medical faculty students who accepted to join the study. The survey questions used in the study were prepared by semiological features of seizures and revising the survey questions in similar studies in the literature. The survey consists of three parts in which information about the sociodemographic characteristics of the volunteers, the evaluation of the semiological characteristics of children in epileptic and non-epileptic paroxysmal events, and the evaluation of approach and attitude awareness to these events are investigated. Results: The number of students participating in our study was 304, 31.25% were 4th grade students, 33.88% were 5th grade students, and 34.8% were 6th grade students. 57% of the students were male and 43% were female. The average age was found to be 23.16±2.023 years. In our study, an average of 5.64 ± 1.60 correct answers were given to 9 questions investigating information about epileptic seizures, an average of 5.427 ± 1.04 correct answers were given to 7 questions about the ictal period in epileptic seizures, and an average of 5.769 ± 1.41 correct answers were given to 7 questions about the postictal period in epileptic seizures. It was determined that an average of 6.016 ± 1.62 correct answers were given to 9 questions asked about non-epileptic paroxysmal events, and an average of 9.256 ± 2.09 correct answers were given to 15 questions asked about psychogenic non-epileptic paroxysmal events. When the attitude and approach of all classes to epileptic and non-epileptic paroxysmal phenomena are evaluated, 61% of them know it completely, when looking at the dominance of all classes on non-epileptic paroxysmal phenomena in newborns, 15% know it completely, and when their command of non-epileptic paroxysmal phenomena in infants is investigated, 10% know it. When his mastery of non-epileptic paroxysmal phenomena in adolescents was evaluated, it was determined that 29% knew all of them. When the correlation study was conducted, it was concluded that correct answers given to each category significantly increased the rate of correct answers to other categories at the p<0.01 level. Conclusion: When compared to the rates of correct answers to questions about the ictal and postictal periods of epileptic seizures, it was observed that the level of knowledge about NEPO and psychogenic non-epileptic paroxysmal events was lower among all students. When the results are evaluated, it is seen that the students' attitudes are higher, but their mastery and knowledge are relatively insufficient. Considering these, we would like to state that the necessary precautions or training should be increased to increase both the knowledge, experience and awareness of future clinicians in order to be more equipped and that this is essential in minimizing risks such as incorrect treatments and delays in diagnosis. We think that seizures, epilepsy and non-epileptic events should be explained to students as a whole and it should be emphasized how important it is to distinguish between them in the clinic. Taking all these into consideration, we recommend that necessary studies be carried out to raise awareness. As a result, when the literature is examined, there is no study examining medical students' attitudes and awareness about epileptic and non-epileptic paroxysmal phenomena. Our study is the first and will be a pioneer for future studies.

Benzer Tezler

  1. Ovulasyon indüksiyonu tedavisinde folliküler gelişimin ultrasonografik takibi

    Başlık çevirisi yok

    MERİH BAYRAM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MÜLAZIM YILDIRIM

  2. Atherosklerotik kalp hastalıklarında risk faktörleri

    Risk factors in the coronary artery disease

    MURAT SUHER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    KardiyolojiGazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  3. Alopesia areatalı olgularda tedavi öncesi ve tedavi sonrası immünolojik özellikler

    Başlık çevirisi yok

    AYLA GÜLEKON

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    DermatolojiGazi Üniversitesi

    Dermatoloji Ana Bilim Dalı

  4. Posterior fossa tümörleri

    Başlık çevirisi yok

    SERHAT AYDINER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    NöroşirürjiGazi Üniversitesi

    Nöroşirürji Ana Bilim Dalı