Toplumda gelişen pnömoni tanısı olan KOAH hastalarında amfizem varlığının biyobelirteçler (lökosit, nötrofil, CRP, prokalsitonin) üzerine etkisi
The effect of the presence of emphysema on biomarkers (leukocytes, neutrophils, CRP, procalcitonin) in COPD patients with community-acquired pneumonia
- Tez No: 869355
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MELTEM AĞCA, DOÇ. DR. EYLEM TUNÇAY
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
- Anahtar Kelimeler: Amfizem, CRP, KOAH, Toplumdan Gelişen Pnömoni, Prokalsitonin, Akciğer hastalıkları, Akciğer hastalıkları-obstrüktif, Pnömoni, Emphysema, COPD, CRP, Community Acquired Pneumonia, Procalcitonin, Lung diseases, Lung diseases-obstructive, Pneumonia
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), bronşit ve/veya amfizemin farklı derecelerde bir arada olduğu, kalıcı ve ilerleyici hava akımı obstrüksiyonu ile karakterize heterojen bir hastalıktır. Amfizem, distal hava yollarının destrüksiyonu ve dilatasyonu ile tanımlanır. Farklı klinik, radyolojik ve prognostik özellikleri nedeni ile bronşitten ayrılır. Pnömoni, akciğer parankim dokusunun enfeksiyonudur. Pnömoni tanısında ve ciddiyetini belirleme biyobelirteçler kullanılır. Bu çalışmada toplumda gelişen pnömoni tanısı olan KOAH hastalarında amfizem varlığının biyobelirteçler (lökosit, nötrofil, CRP, prokalsitonin) üzerine etkisi araştırıldı. Gereç ve Yöntem: Ocak 2016- Şubat 2023 tarihleri arasında SBÜ Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde pnömoni tanısı ile göğüs kliniğinde yatan 135 KOAH hastası çalışmaya alındı. Hastaların toraks bilgisayarlı tomografileri (BT) bir radyolog tarafından amfizemi olan ve olmayan olarak iki gruba ayrıldı. Amfizemi olanlarda, amfizemin türü (sentriasiner, paraseptal ve panasiner) belirlenip, amfizem yüzdeleri (≤%25, %26-50, % 51-75, > %76) ve skorlaması (hafif, ılımlı, orta, ciddi) yapıldı. Hastaların yatışında demografik özellikleri, ek hastalıkları, klinik semptomları, pnömoni radyolojileri, laboratuvar parametreleri, hastanede kalış süreleri ve akıbetleri (taburculuk, yoğun bakım, ölüm) araştırıldı ve tüm bu veriler iki grup arasında karşılaştırıldı. Pnömoni riskinin belirlenmesi için Pneumonia severity index = Pnomoni ağırlık indeksi (PSI) ve CURB-65 (Konfüzyon, üremi, solunum sayısı, kan basıncı, yaş) kullanıldı. Veriler hastane otomasyon sisteminden elde edildi ve geriye dönük incelendi. Bulgular: Amfizemi olan grupta 71 hasta (%53), amfizemi olmayan grupta 64 hasta (%47) var idi. İki grubun yaş ortalaması benzer iken (sırasıyla 73 [±9], 72 [±10]; p=0.58), erkek cinsiyet ve sigara içimi amfizemi olan grupta anlamlı olarak daha fazla idi (sırasıyla %96'a karşılık %81; p=0.007; %99'a karşılık %84; p=0.003). Tüm hastalarda pnömoni yerleşim yerleri sıklık sırasına göre sağ akciğer (N=52, %39), sol akciğer (N=42, %31), bilateral (N=41, %30) idi. İki grup arasında akciğerin tutulum alanları ve parapnömonik efüzyon açısından anlamlı farklılık saptanmadı (Tümünde p > 0.05). Amfizemi olan hastaların ortanca hastanede kalış süresi, amfizemi olmayan hastalara göre anlamlı daha fazla idi (sırasıyla: 9 [7-14], 7 [6-10], p=0.010). Tüm hastaların %87'si eve taburcu olurken, %11'i yoğun bakım ünitesine nakil oldu. İki grup arasında eve taburculuk ve yoğun bakıma transfer açısından anlamlı fark bulunmadı. Yetmiş bir amfizem hastasının 28'inde (%39) sentriasiner amfizem, 20'sında (%28) sentriasiner+paraseptal, 16'sında (%23) panasiner, 7'sinde (%10) paraseptal amfizem var idi. Amfizem skorlamasına göre, 14 hasta skor 1(hafif) de iken, diğer skorlarda (skor 2 ılımlı, skor 3 orta, skor 4 ağır) 19'ar hasta var idi. İki grup arasında yatışları boyunca kullandıkları medikal tedaviler (bronkodilatör ve kortikosteroid), ve cihazlar (oksijen, bilevel positive airway pressure) açısından anlamlı farklılık yok idi. Biyobelirteçler açısından karşılaştırılma yapıldığında amfizemi olan grubun, amfizemi olmayan gruba göre ortalama lökosit ve nötrofil sayısı anlamlı daha düşük idi (sırasıyla p=0.036, p=0.035) idi. Ortalama CRP, amfizemi olan grubun 130.4 mg/ L (±86.90) iken, amfizemi olmayan grubun 262.8 mg/L (± 62.4) olup, aradaki fark anlamlı idi (p<0.001). PCT'nin ortanca değeri amfizemi olan grupta 0.132 µg/L (0.079-0.536), amfizemi olmayan grupta 0.356 µg/L (0.171-1.660) idi, iki grup arasında fark istatiksel olarak anlamlı idi (p=0.007). PSI, CURB-65 değerleri açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı. Amfizem derecesi ile CURB-65 ve yatış gün sayısı arasında Spearman korelasyon analizi yapıldığında, pozitif yönde anlamlı ilişki bulundu (sırasıyla r= 0.272 p=0.023, r=0.243, p=0.042). Sonuç: Amfizemi olan KOAH hastalarında toplumdan gelişen pnömoni tanısında biyobelirteçler amfizemi olmayan hastalara göre düşüktür. Günlük klinik pratikte amfizem hastalarında pnömoni tanı ve yönetiminde biyobelirteçlerin düşük olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Özet (Çeviri)
Objective: Chronic Obstructive Pulmonary Disease (COPD) is a heterogeneous disease characterized by persistent and progressive airflow obstruction with varying degrees of bronchitis and/or emphysema. Emphysema is characterized by destruction and dilatation of the distal airways. It is differentiated from bronchitis by its distinct clinical, radiological and prognostic features. Pneumonia is an infection of the lung parenchymal tissue. Biomarkers are used to diagnose pneumonia and determine its severity. In this study, we investigated the effect of emphysema on markers of infection (leukocytes, neutrophils, C-reactive protein [CRP], procalcitonin [PCT]) in COPD patients with community-acquired pneumonia (CAP). Materials and Methods: Between January 2016 and February 2023, 135 COPD patients hospitalized in the chest clinic of SBÜ Süreyyapaşa Chest Diseases and Thoracic Surgery Training and Research Hospital with a diagnosis of pneumonia were included in the study. Thoracic computed tomography (CT) scans of the patients were divided into two groups as with and without emphysema by a radiologist. In patients with emphysema, the type of emphysema (centriacinar, paraseptal and panacinar) was determined and the percentage of emphysema (≤25%, 26-50%, 51-75%, >76%) and scoring (mild, moderate, moderate, severe) were performed. Demographic characteristics, comorbidities, clinical symptoms, pneumonia radiology, laboratory parameters, length of hospital stay and outcome (discharge, intensive care unit admission, death) were investigated and all these data were compared between the two groups. Pneumonia severity index (PSI) and CURB-65 (Confusion, uremia, respiratory rate, blood pressure, age) were used to determine the risk of pneumonia. Data were obtained from the hospital automation system and retrospectively analyzed. Results: There were 71 patients (53%) in the group with emphysema and 64 patients (47%) in the group without emphysema. While the mean age of the two groups was similar (73 [±9] vs. 72 [±10], respectively; p=0.58), male gender and smoking were significantly higher in the group with emphysema (96% vs. 81%; p=0.007; 99% vs. 84%; p=0.003, respectively). The localization of pneumonia in all patients was right lung (N=52, 39%), left lung (N=42, 31%), bilateral (n=41, 30%) in order of frequency. There was no significant difference between the two groups in terms of areas of lung involvement and parapneumonic effusion (p > 0.05 for all). The median length of hospital stay was significantly longer in patients with emphysema than in patients without emphysema (9 [7-14] vs. 7 [6-10], respectively, p=0.010). Of all patients, 87% were discharged home, while 11% were transferred to the intensive care unit. There was no significant difference between the two groups in terms of discharge home and transfer to intensive care unit. Seventy-one emphysema patients had centriacinar emphysema in 28 (39%), centriacinar+paraseptal in 20 (28%), panacinar in 16 (23%), and paraseptal in 7 (10%). According to emphysema scoring, 14 patients were in score 1 (mild), while there were 19 patients each in the other scores (score 2 moderate, score 3 moderate, score 4 severe). There was no significant difference between the two groups according to type of recieved medical treatments (bronchodilators and corticosteroids) and devices (oxygen, bilevel positive airway pressure) used during hospitalization. The mean leukocyte and neutrophil counts were significantly lower in the group with emphysema compared to the group without emphysema (p=0.036, p=0.035, respectively). The mean CRP was 130.4 mg/L (±86.90) in the group with emphysema and 262.8 mg/L (±62.4) in the group without emphysema, and the difference was statistically significant (p<0.001). The median value of PCT was 0.132 µg/L (0.079-0.536) in the group with emphysema and 0.356 µg/L (0.171-1.660) in the group without emphysema respectively. Besides the difference between the two groups was statistically significant (p=0.007). There was no significant difference between the groups in terms of PSI and CURB-65 values. Spearman correlation analysis between emphysema grade and CURB-65 and number of hospitalization days revealed a significant positive correlation (r=0.272, p=0.023, r=0.243, p=0.042, respectively). Conclusion: Biomarkers value for the diagnosis of community-acquired pneumonia in COPD patients with emphysema are lower than in patients without emphysema. Therefore in daily clinical practice, the levels of biomarkers might be low and insufficient in the diagnosis and management of pneumonia in emphysema patients.
Benzer Tezler
- Göğüs hastalıkları ve iç hastalıkları kliniklerinde pnömoni tanısı ile interne edilen 65 yaş ve üzeri hastaların değerlendirilmesi
Evaluation of patient 65 years old and over who were admitted for pnomonia in thoracic and i̇nternal medicine clinics
AYŞEGÜL ALBAY
- Hospitalizasyon gereken toplumda gelişen pnömonili olguların tedavisinde tek başına florokinolon ile ampisilin/sülbaktam ve makrolid kombinasyonun karşılaştırılması
Comparison of fluorokinolon only against ampicilline/ sulbactam and macrolide combination at cases of community-acquired pneumonia requiring hospitalization
BURCU KARABOĞA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Göğüs HastalıklarıAkdeniz ÜniversitesiDahili Tıp Bilimleri Bölümü
PROF. DR. AYKUT ÇİLLİ
- Ağır toplum kökenli pnömonilerde kardiyak biyobelirteçlerde artışa neden olan faktörler
Factors causing an increase in cardiac biomarkers in severe community acquired pneumonia
BETÜL DUMANLI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Göğüs HastalıklarıAydın Adnan Menderes ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FİSUN KARADAĞ
- Hastanede yatan toplumda gelişen pnömoni hastalarında pnömoni ağırlık indekslerinin tanı ve tedavideki değeri ve birbirleri ile olan ilişkisi
Pneumonia in hospitalized patients with community acquired pneumonia diagnosis and treatment of indices of weight value, and the relationship with each other
CEMİLE ÇETİNKAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Göğüs HastalıklarıCelal Bayar ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AYŞIN ŞAKAR COŞKUN
- Hastanemize başvuran toplumda gelişen pnömoni tanılı hastalarda Türk Toraks Derneği 2009 pnömoni rehberine uygun tedavi verilen ve verilmeyen grupların karşılaştırılması
Comparison of two groups who were treated according to 2009 Turkish Thoracic Society guide of diagnosis and treatment community acquired pneumonia in adults in our hospital
ÖZNUR KILIÇ SOYLAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Göğüs HastalıklarıDokuz Eylül ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. OĞUZ KILINÇ