Tek ventrikül fizyolojisindeki kalplerde bidireksiyonel kavo-pulmoner anastomoz
Bidirectional cavopulmonary anastomozis in univentriculer hearts
- Tez No: 86843
- Danışmanlar: PROF. DR. ENVER DAYIOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi, Thoracic and Cardiovascular Surgery
- Anahtar Kelimeler: Anastomoz, Kalp hastalıkları, Ventriküler fonksiyon, Anastomosis, Heart diseases, Ventricular function
- Yıl: 1999
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Bazı doğumsal kalp hastalıklarında ventriküllerden biri çeşitli sebeplerden gelişememekte ve hipoplastik ya da rudimenter kalmaktadır. En fazla görülen morfolojik tip triküspit kapak atrezisi şeklinde görülmektedir. Bu anomalilerin tümünde benzer patofizyoloji görüldüğü için klinikte tek ventrikül fizyolojisindeki kalp ya da fonksiyonel tek ventrikül adı altında toplanır. Tek ventrikül fizyolojisindeki kalplerde hipoplastik olan ventrikül bypass edilerek venöz dönüş direk olarak akciğerlere verilir. Bu yöntemin çeşitli modifikasyonları vardır ve Fontan sirkülasyonu adı altında toplanır. Bazı hastalarda özellikle yaşamın ilk aylarında yüksek pulmoner vasküler rezistans ve küçük pulmoner arterler nedeniyle akciğerlerin venöz basınç ile perfüzyonu mümkün değildir. Bu nedenle bir palyasyon dönemi gereklidir. Palyasyon sırasında siyanoz, büyüme-gelişme geriliği gibi semptomların giderilmesi, ventrikül fonksiyonlarının bozulmaması, pulmoner vasküler yatağın korunması, nihai operasyon için anatomik ve fizyolojik koşulların hazırlanması hedeflenir. Pulmoner kan akımının kısıtlı olduğu hastalarda pulmoner arterlere yapılacak bir şant ile kan akımı artırılmaya çalışılır. Bu da sistemik arter veya venlerden yapılır. Bunun seçimi hastanın morfolojisine, fizyolojisine ve yaşına göre yapılır. Tek ventrikül fizyolojisindeki kalplerde yapılacak sistemik arteryel kaynaklı bir şant pulmoner vasküler yatakta basıncı fazla artıracağı için genelde tercih edilmez, çünkü pulmoner arterdeki yüksek basınç ileride yapılacak nihai tedavi için bir risk faktörü oluşturmaktadır. Ancak bazı durumlarda da örneğin çok küçük yaştaki hastalarda 55pulmoner vasküler yatağın durumu venöz basınç ile perfüze olmaya uygun değildir. Bu durumda geçici bir süreyle sistemik arteriyel şant ile zaman kazanılır. Glenn şantı sistemik arteriyel-pulmoner santiara göre bir çok avantaj sağlar: Pulmoner arter basıncı artmaz, pulmoner vasküler rezistans yükselmez, dolayısıyla pulmoner vasküler yatak korunur. Ventrikülde volüm yüklenmesine sebep olmadan yeterli sistemik arteriyel oksijen satürasyonu sağlar. Glenn şantının bireksiyonel şeklinin klasik şekline göre bir takım üstünlükleri vardır: Akım her iki akciğere eşit olarak dağılır, pulmoner arterler arası bütünlük bozulmaz, pulmoner arter anatomisi korunur. Daha sonra inferior vena kavanın da pulmoner artere anastomozu ile total kavopulmoner konneksiyon tamamlanmış olur. Pulmoner kan akımının fazla olduğu hastalarda gelişen kalp yetersizliği dijital ve diüretiklerle tedavi edilirken cevap alınamadığı durumlarda cerrahi olarak pulmoner artere banding işlemi uygulamak gerekebilir. Anabilim dalımızda son iki yılda yaşları 1 ile 5 yaş arasında değişen 11 hastaya bidireksiyonel kavopulmoner anastomoz yapıldı. 1 hasta erken postoperatif dönemde kaybedilirken diğer hastalarımızda herhangi sorun görülmedi. 1 hastamızda sağ frenik sinir hasarına bağlı olarak diyafram paralizisi gelişti. Klinik olarak siyanozları geriledi, 3-26 aylık takiplerde bir sorun görülmedi. Ekokardiyografik çalışmalarda anastomozların efektif çalışmakta olduğu ve ventrikül fonksiyonlarının iyi olduğu gözlenmektedir. 56
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- Ventrikül kasılmasında oksidan stresin rolünün elektrofizyolojik olarak incelenmesi
The Role of oxidant stress on ventricular contraction by electrophysiological methods
ÖMER HOTOMAROĞLU
- Konjenital kalp hastalıklarında cerrahi sonrası disritmiler
Başlık çevirisi yok
A. RUHİ ÖZYÜREK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1996
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEge ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MÜFİT ARCASOY
- 1992-1997 yılları arasında ekokardiyografi ile konjenital kalp hastalığı tanısı konulan 1343 olgunun değerlendirilmesi
The Evaluation of 1343 cases with congenital heart disease diagnosed by echocardiography betwween 1992 and 1997
GÜRSEL ÇINAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1998
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDicle ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. METİN KILINÇ
- Konjenital kalp hastalıklarının değerlendirilmesinde manyetik rezonans görüntüleme, anjiyokardiyografi ve ekokardiyografi yöntemlerinin karşılaştırılması
The Correlation of magnetic resonance imaging, angiocardiography and echocardiography in the evaluation of congenital heart diseases
ÜMİT ERKAN VURDEM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1998
Radyoloji ve Nükleer TıpErciyes ÜniversitesiRadyodiagnostik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUSTAFA GÜLEÇ
- Esansiyel hipertansiyonda kardiyak sistolik ve diyastolik fonksiyonların ekokardiografik incelenmesi
Başlık çevirisi yok
DURSUN DURAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1992
KardiyolojiErciyes Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SERVET ÇETİN