Geri Dön

Doğum yapan asemptomatik kadınlardan alınan genital örneklerde HSV-1 ve HSV-2 DNA sıklığının PCR ile araştırılması

Investigation of HSV-1 and HSV-2 DNA frequency by PCR in genital samples of asympthomatic women in time of labor

  1. Tez No: 86782
  2. Yazar: BEGÜM ÜLGEN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. KEMAL ALTAŞ
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Mikrobiyoloji, Obstetrics and Gynecology, Microbiology
  6. Anahtar Kelimeler: Gebelik, Polimeraz zincirleme reaksiyonu, Simpleksvirüs, Pregnancy, Polymerase chain reaction, Simplexvirus
  7. Yıl: 1999
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET HSV-1 ve HSV-2 cinsel yolla bulaşan hastalıklardan olup, infeksiyon oluşturmada önemli paya sahiptirler. Cinsel aktivitenin başladığı yaşlardan itibaren ve cinsel eş sayısındaki artışla paralellik gösteren risk oranı, özellikle gebeliğin son dönemlerinde bebek açısından ciddi bir yeni doğan tehtidi oluşturmaktadır. HSV saçılımındaki en tehlikeli risk grubunu oluşturan asemptomatik gebeler çalışma grrubumuzu oluşturdu ve bu amaçla doğum eylemi başlamış olan 130 hamile kadından eş zamanlı olarak vajinal sürüntü ve kan Örnekleri alındı. 130 vajinal sürüntü örneğinin tamamının HSV-1 ve HSV-2 DNA açısından PCR ile incelenmesi sonucunda, bir örnekte HSV-2 DNA, beş örnekte ise HSV-1 DNA pozitif olarak bulundu. Elde edilen tüm amplrfikasyon ürünlerine, uygun probların kullanıldığı Dot-Blot yöntemi yapılarak, PCR yöntemi ile saptanan sonuçlar doğrulandı. Aynı hastalara ait tüm kan örneklerinde yapılan HSV-2 IgG ve IgM incelemesi sonucunda; örneklerin üçünde HSV-2 IgG ve bu üç örnekten sadece birinde HSV-2 IgM pozitif olarak saptandı. HSV-2 IgM ve HSV-2 IgG'si pozitif olan bu gebenin sürüntü örneğinde HSV-2 DNA'sı da pozitif olarak bulundu. HSV^1 DNA'sı PCR ile pozitif sonuç veren 5 gebenin serum örneklerinde aynı zamanda HSV-1 IgG ve IgM çalışıldı. Tüm örneklerde IgG pozitif bulurken, yalnız bir örnekte IgM pozitif sonuç verdi. Belirli bir sosyoekonomik kesimi kapsayan çalışmamız sonucunda elde edilen değerler oldukça düşük oranlan göstermekte ise de yurt dışı yayınlarda sunulan değerlerle uyumlu görülmektedir. Ayrıca, çalışılan grup gözönüne alındığında yeni doğan bebekler için taşıdığı risk açışından, oran küçük dahi olsa, dikkate alınmayı gerektirecek kadar ciddidir. -69-

Özet (Çeviri)

SUMMARY HSV-1 and HSV-2 are important causative agents of sexually transmitted disease (STD). From the beginning of the sexual activity, the risk of acquirement of HSV rises with the number of sexual partners and poses a serious threat for newborns of HSV infected mothers. Our study group consisted of asymptomatic pregnant women who pose the most dangerous risk group regarding the spread of newborn HSV infections. Simultaneous congenital swab and venous blood specimens were collected from 130 pregnant women within 48 hours after the onset of the labor who attending to obstetric clinic of a hospital of Social Insurance Institution in Istanbul. Vaginal swab specimens were screened by PCR for presence of HSV- 1 and 2 DNA. Whereas only 1 specimen (% 0.76) was found positive for HSV-2 DNA, 5 specimens (% 3.84) harboured HSV-1. The amplification products of HSV-1 and 2 PCR were confirmed by Dot-Blot assays. In the serum specimens were screened for type specific IgG and IgM antibodies against HSV-2 by ELISA. HSV-2 DNA positive woman was found for both classes of antibodies and 3 women were positive for only IgG. Five women with HSV-1 DNA positive vaginal specimens were screened type specific anti HSV-1 antibodies by ELISA whereas all of these women were positive for anti HSV-1 IgG only one of them was positive for HSV-1 IgM. Our results indicating HSV-1 and 2 DNA prevalences, to be low among Turkish pregnant women belonging to lower socioeconomic level, are consistent with the results of some studies performed in other countries. Despite the vaginal HSV shedding rates are seeming to be low, they can not be neglected because of the risk of mortality and morbidity for the newborns they confer. -70-

Benzer Tezler

  1. Asemptomatik postmenopozal kadınlarda endometrial hiperplazi tanısında, progesterone testi ve serum östradiol düzeyleri

    Başlık çevirisi yok

    İSMAİL HAKKI YAĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Kadın Hastalıkları ve DoğumEge Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ONUR BİLGİN

  2. Erken doğumun önceden belirlenmesinde kullanılan yöntemlerin etkinliğinin değerlendirilmesi (Amnios sıvısında angiogenin, fibronektin ve laktad dehidrogenaz seviyeleri, amnios sıvısı ve vajinal kültürü, serviks uzunluğu ve uterin arter doppleri)

    The Prediction of preterm labor by clinical, ultrasonographic, laboratory methods and their value in asymptomatic patients

    ALEV ATIŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. RIZA MADAZLI

  3. Postmenopozol meme kanserli hastalarda Tamoxifenin endometriyum, hipotolamo-hipofizer aks ve lipid profili üzerindeki etkileri

    The Effects of Tamoxifen on the endometrium, Hypothalamus, pituitary axis in postmenopausal breast cancer patients

    HÜSNİYE SEDEF KARAKOÇ (BİNÖZ)

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    Kadın Hastalıkları ve DoğumMarmara Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ZEHRA NEŞE KAVAK

  4. Hiperemezis gravidarum etiyolojisinde helicobacter pylori sorunu ve semptomlarla korelasyonu (Klinik, Enzimatik araştırma)

    Evaluation of helicobacter pylori in hyperemesis gravidarum and correlation with symptoms

    MURAT ARSLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖZDEMİR HİMMETOĞLU