Geri Dön

Hemodiyalizli hastalarda HTLV-1 ve 2 antikor sıklığının araştırılması

Prevalence of antibodies to HTLV 1/2 in hemodialysis patients

  1. Tez No: 86779
  2. Yazar: SEMA MUMCU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MUSTAFA SAMASTI
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Mikrobiyoloji, Nefroloji, Microbiology, Nephrology
  6. Anahtar Kelimeler: Renal diyaliz, Retrovirüsler, İnsan T-lemfotropik virüs 1, Renal dialysis, Retroviridae, Human T-lymphotropic virus 1
  7. Yıl: 1999
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Retrovirüsler, insanda meydana getirdikleri ciddi hastalık tabloları ve yeryüzüne giderek yayılma eğilimleri nedeniyle, tıp dünyasının üzerinde önemle durduğu virüslerdir. Ülkemizde retrovirüslerle yapılmış yeterli sayı ve büyüklükte çalışma yoktur, özellikle HTLV-1/ll'nin yaygınlığı bilinmemektedir. Çalışmamızda 435 serumda HTLV-I/II antikor pozitifliği araştırılmış, daha önce risk grubu olarak tanımlanmış hemodiyalize giren hastalarda % 3,19 kan donörlerinde ise % 0,8 olarak bulunmuştur. Bu oranlar endemik bir bölge olarak tanımlanmayan ülkemiz için oldukça yüksek değerlerdir. Hemodiyaliz hastalarının serumlarında ayrıca bakılan antikor incelemelerinde HCV % 39,89 oranında pozitif olarak bulunmuştur. Bu sonuçlar, sık kan transfüzyonu nedeniyle risk grubu olarak tanımlanmış olan hemodiyaliz hastalarının, kendilerinde kullanılan kan ürünlerinde HTLV-I/II taraması yapılmaması nedeniyle, bu virüsün açık saldırısına maruz kaldıklarını düşündürmektedir. 42Sonuç olarak; Ülkemiz için HTLV-I/M'ye yönelik çok merkezli ve büyük ölçekli prevelans çalışmalarına gereksinim duyulmaktadır. Eğer doğrulama testleri de bulduğumuz seropozitiflik oranını doğrularsa kan donörlerinde HTLV-I/II taraması yapılmalıdır. Daha öncesinde risk grubu olarak tanımlanmış bireylerin paraparezi ile giden hastalıklarında HAM/TSP akla getirilmelidir. 43

Özet (Çeviri)

SUMMARY Retroviruses, since they cause serious sicknesses and tend to be spread throughout the world, are the viruses on which the investigators study seriously. In our country the studies on retroviruses are not enough in number. Especially, prevalence of HTLV-I/II is not known yet. In our study, we examined the positivity of HTLV-I/II antibody in 435 different serum sample. The result on the patients of hemodialysis who were previously defined as the risk group was found out to be 3.19% and on donors 0.8%. These results are very high for our country that is not defined as an endemic region. In serume samples of the patients of hemodialysis, we determined HCV antibodies at a ratio of 39.89% consecutively. The ratio of HCV was much greater than the prevalence of our country. These results clearly show that since the blood products are not controlled for HTLV-I/II, these dangerous virus is easily spread out the patients of hemodialysis who are already at high risk group because of often blood transfusion. 44In conclusion, In country, multi-centered wide prevalence studies on HTLV-I/II are needed. The blood products of donors must be controlled for HTLV-I/II. In the patients who are already defined as the risk group, the sicknesses that goes with paraparesis must remind us HAM/TSP. 45

Benzer Tezler

  1. Hemodiyalize giren kronik renal yetmezlikli hastalarda lipoprotein (a) düzeyleri

    Lp (a) levels in hemodialysis patients with chronic renal failure

    HASAN LEVENT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıGata

    PROF.DR. İSMAİL HAKKI KOÇAR

  2. Hemodiyaliz hastalarında serum çinko ve bakır düzeylerinin incelenmesi

    Serum zinc and copper levels in hemodialysis patients

    MEHMET KİRAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Aile HekimliğiDicle Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. M. EMİN YILMAZ