Otoimmün demiyelinizan hastalık tanısı ile izlenen ergenlerde başa çıkabilirliğin değerlendirilmesi
Evaluation of coping in adolescents with autoimmune demyelinating disease
- Tez No: 867487
- Danışmanlar: PROF. DR. AYŞE FAHRİYE TOSUN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Otoimmün demiyelinizan hastalıklar sinir sisteminde miyelinin çeşitli nedenlerle hasarlanması sonucu ortaya çıkan, dejeneratif ve ilerleyici karakterde kronik bir hastalık grubudur. Çocuk ve ergenlik döneminde kronik hastalık tanısı almak, ergenliğinde birlikte getirdiği sorunlarla birleşince olgular için başa çıkması zor bir süreç olabilir. Bu dönemde kronik hastalıklarla baş etmek duygusal güçlüklere, depresyon ve anksiyete düzeylerinde artışa yol açabilir. Bu çalışmada, otoimmün demiyelinizan hastalık tanısı almış ergenlerin stresle baş etme tarzlarını belirlemeyi, baş etme stratejileri ile depresyon ve anksiyete durumları arasındaki ilişkiyi araştırmayı amaçladık. Çalışma evrenini ADÜ Çocuk Nöroloji Bilim Dalı'nda tanı alan ve takip edilen; 14-19 yaş arası, 33 Multiple Skleroz, 6 transvers miyelit, 11 optik nörit, 1 nöromyelitis optika ve 2 klinik izole sendrom tanılı olgular oluşturdu. Çalışmaya katılan olgulara demografik verileri, kişisel ve hastalığa ait bilgileri içeren kişisel bilgi formu, Çocuk ve Ergenler İçin Baş Etme Ölçeği (ÇEİBÖ), Çocukluk Çağı Anksiyete Tarama Ölçeği (ÇATÖ) ve Çocuklar için Depresyon Ölçeği (ÇDÖ) uygulandı. Çalışmamızda tanı sonrası izlem süresi 2 yıl ve altında olan olgularda bilişsel ve davranışsal kaçınma alt boyutlarının ve ÇDÖ skorlarının 2 yılın üstünde olan olgulara göre anlamlı düşük olduğunu, problem çözme ve yardım arama alt boyutlarının ve ÇATÖ toplam skorlarının ise anlamlı yüksek olduğunu saptadık (p<0,05). Olguların atak sayısı 2 ve altında olan olguların, bilişsel ve davranışsal kaçınma alt boyutlarının ve ÇDÖ skorlarının atak sayısı 2'nin üstünde olan olgulara göre anlamlı düşük olduğunu, problem çözme ve yardım arama alt boyutlarının ve ÇATÖ toplam skorlarının atak sayısı 2'nin üstünde olan olgulara göre anlamlı yüksek olduğunu saptadık (p<0,05). Çalışmamız olguların tanı izlem süresi uzadıkça ve atak sayısı arttıkça baş etme stratejilerinden kaçınma davranışlarına yöneldiğini ve depresyon düzeylerinin arttığını gösterdi. Olguların yeni tanı aldıkları dönemde ise anksiyete düzeylerinin daha yüksek olduğunu gösterdi. Bu anlamda otoimmün demiyelinizan hastalık tanısı ile izlenen ergenlerin aktif işlevsel baş etme yöntemlerini kullanmalarının daha iyi bir ruh haliyle ilişkili olabileceğini düşünüyoruz. Olgulara, yeni tanı döneminde kaygıların ve gelecekte gelişebilecek depresif belirtilerin önlenmesi için hastalık sürecine yönelik detaylı bilgilendirmelerin yapılması gerekmektedir. Psikiyatrik destek almak kronik hastalığı olan ergenlerde, işlevsel baş etme stratejilerinin kullanımını arttırması, depresyon ve anksiyete düzeylerini azaltması açısından önemlidir.
Özet (Çeviri)
Autoimmune demyelinating diseases are a group of degenerative and progressive chronic diseases that occur as a result of damage to myelin in the nervous system for various reasons. Being diagnosed with a chronic disease in children and adolescence, combined with the problems that come with adolescence, can be a difficult process for patients to cope with. Coping with chronic diseases in this period may lead to emotional difficulties and an increase in depression and anxiety levels. In this study, we aimed to determine the stress coping styles of adolescents diagnosed with autoimmune demyelinating diseases and to investigate the relationship between coping strategies and depression and anxiety. The study population consisted of 33 cases of multiple sclerosis, 6 cases of transverse myelitis, 11 cases of optic neuritis, 1 case of neuromyelitis optica and 2 cases of clinically isolated syndrome, aged 14-19 years, diagnosed and followed up in ADU Department of Pediatric Neurology. We administered a personal information form including demographic data, personal and disease information, the Coping Scale for Children and Youth (CSCY), The Pediatric Anxiety Rating Scale (PARS) and the Depression Scale for Children (CES-DC). In our study, we found that the cognitive and behavioral avoidance sub-dimensions and CES-DC scores of the subjects with a follow-up period of 2 years or less after diagnosis were significantly lower than the subjects with a follow-up period of more than 2 years, while the problem solving and help seeking sub-dimensions and PARS total scores were significantly higher (p<0.05). We found that the cognitive and behavioral avoidance sub-dimensions and CES-DC total scores of the cases with an attack number of 2 or less were significantly lower than the cases with an attack number above 2, and the problem solving and help seeking sub-dimensions and PARS total scores were significantly higher than the cases with an attack number above 2 (p<0.05). Our study showed that as the follow-up period of the diagnosis prolonged and the number of attacks increased, the subjects tended to avoidance behaviors from coping strategies and their depression levels increased. It showed that anxiety levels were higher in the newly diagnosed period. In this sense, we think that the use of active functional coping methods in adolescents with autoimmune demyelinating disease may be associated with a better state of mind. Detailed information about the disease process should be provided to the patients in order to prevent anxiety during the newly diagnosed period and depressive symptoms that may develop in the future. Receiving psychiatric support is important for adolescents with chronic diseases in terms of increasing the use of functional coping strategies and decreasing depression and anxiety levels.
Benzer Tezler
- Multipl skleroz hastalarında ABR sonuçlarının değerlendirilmesi
Determination of ABR result of MS patients
GÜRCAN LEVENT ÇOBAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2004
Kulak Burun ve BoğazCumhuriyet ÜniversitesiKulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TANFER KUNT
- Multiple skleroz gelişimi ile ilişkili miRNA'ların araştırılması
Investigation of miRNAs related to multiple sclerosis development
FURKAN SARIDAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
NörolojiUludağ ÜniversitesiNöroloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET ZARİFOĞLU
- Demiyelinizan hastalıklar ve limbik ensefalit hastalarında otoantikor pozitifliğinin araştırılması
Autoantibodies in demyelinating disorders and limbic ensephalitis
HİKMET KIZTANIR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NUR AYDINLI
- Multipl skleroz hastalarının spastisite derecesinin uyku ve yaşam kalitesi ile ilişkisi
The relationship between spasticity degree and sleep and life quality in multiple sclerosis patients
ÇAĞDAŞ BALCI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
NörolojiÇanakkale Onsekiz Mart ÜniversitesiNöroloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HANDAN IŞIN ÖZIŞIK KARAMAN
- Multipl skleroz hastalarında hastalık öz yönetimi ve öz yönetimi etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi
Self-management in multiple sclerosis patients and evaluation of the factors affecting self-management
SİMGE KARADENİZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
NörolojiTekirdağ Namık Kemal ÜniversitesiNöroloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BENGÜ ALTUNAN