Geri Dön

Akut koroner sendrom sebebi ile perkütan koroner girişim yapılan hastalarda kontrast nefropati gelişim riskinin değerlendirilmesinde serum fibrinojen/albümin oranının önemi

The importance of serum fibrinogene/albumin ratio in assessment of the risk of development of contrast nephropathy in patients undergoing percutaneous coronary intervention due to acute coronary syndrome

  1. Tez No: 867464
  2. Yazar: CEREN GEÇER
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. REFİKA BÜBERCİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nefroloji, İç Hastalıkları, Nephrology, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Kontrast Nefropatisi, Fibrinojenin Albümine Oranı, Perkütan Koroner Girişim, Kontrast Madde, Akut Böbrek Hasarı, Contrast Nephropathy, Fibrinogen to Albumin ratio, Percutaneous Coronary Intervention, Contrast Material, Acute Kidney Injury
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Araştırmamızın amacı; Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji poliklinik ve servislerine başvuran ST eleve ve ST eleve olmayan (non-ST) miyokardiyal infarktüs (STEMI ve NSTEMI) geçiren hastalarda perkütan koroner girişim (PKG) sonrasında, işlem sırasında kullanılan kontrast maddenin (KM) böbreklere etkisini gözlemlemek ve bu maddenin böbreklere olumsuz etkisinin daha önceden bazı değerlerle öngörülebilir olup olmadığını araştırmaktır. Bu çalışmada kontrast nefropati gelişiminde öngörülebilir risk faktörü olarak fibrinojenin albümine oranının (FAO) çalışıldı. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza Ankara Eğitim Araştırma Hastanesi Kardiyoloji poliklinik ve servislerine başvuran STEMI ve NSTEMI geçirmiş ve koroner anjiyografi (KAG) yapılarak KM maruziyetine uğramış 18 yaş üstü toplam 135 hasta dahil edildi. Ancak bir hastanın takipleri sırasında eksitus olması ile kontrast sonrası 48/72. saatte kontrol kreatinin, Glomerüler Filtrasyon Hızı (GFH) ve üresi değerlendirilemediği için kontrast alımı sonrası gelişen nefropati 134 hasta üzerinden değerlendirildi. Çalışmamızdan; hamile olanlar, malinitesi, hepatiti, sirozu, inflamatuvar hastalığı, son bir hafta içerisinde KM maruziyeti, son dönem karaciğer hastalığı ve enfeksiyöz hastalığı olanlar dışlandı. Çalışmamız prospektif kesitsel bir çalışmadır. Çalışmamızda hastaların; kalp hızı, sistolik ve diyastolik kan basıncı, boy, kilo, vücut kitle indeksi (VKİ), yaş, kullandıkları ilaçlar, kalp ejeksiyon fraksiyonu not edildi. Hastaların başvurularında ve hastane yatışlarında rutin bakılan tetkiklerden kreatinin, GFH, fibrinojen, albümin, üre, kreatin kinaz miyokart bandı (CK-MB), Troponin T, Tam Kan Sayımı (TKS), total kolesterol, düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL), yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL),Trigliserit, C-reaktif protein (CRP), Sodyum (Na), Potasyum (K), Glukoz gibi laboratuvar değerleri kaydedildi. Çalışmamızda hastalar kontrast nefropati gelişenler ve gelişmeyenler olarak iki gruba ayrıldı. Labaratuvar verileri karşılaştırıldı. FAO'nun Receiver Operating Characteristic (ROC) analizi çalışıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilenlerin yaş ortalaması 61,36±10,91 , %73,33'ü (n=99) erkekti. Hastaların en sık sahip oldukları ek hastalıklar sırasıyla diyabet (DM) (%44,44), hipertansiyon (HT) (%43,7) ve koroner arter hastalığı (KAH) %25,93 (n=35) olduğu belirlendi. %95,56'sı (n=129) asetilsalisilik asit (ASA), %91,11'i (n=125) b-bloker ve statin ve %80,74'ü (n=109) anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörü /anjiyotensin reseptör blokörü (ACEİ/ARB )kullanmaktaydı. Hastaların (FAO) ortanca değeri 0,093 olarak bulundu. Kronik böbrek hastalığı (KBH) olanların, ACEİ/ARB kullanmayan, diüretik ve insülin kullananların, EF<40 ve altı olanların Kontrast Madde Nefropatisi (KMN) sıklığı anlamlı düzeyde yüksek saptandı (p<0,05). KMN saptananların fibrinojen, CRP, nötrofil %' si, FAO ve NLO değerleri yüksekken; hemoglobin (HGB) ve lenfosit %' si düşüktü. FAO'nun KMN gelişimindeki kesme değerini hesaplamak için ROC analizinden yararlanıldı. Kesme değeri 0.0905 bulundu. FAO 0,0905 ve üstünde olan hastaların KMN sıklığı istatistiksel anlamlı olarak daha yüksek saptandı. Kadın olanların FAO değerinin belirlenen kesme değerinin üzerinde olma sıklığı erkeklerden anlamlı düzeyde yüksek saptandı (p<0,05). FAO 0,0905 değerinden yüksek olan hastalarda HT, DM varlığı daha fazla, EF' si 40' ın altında olma olasılığı anlamlı daha yüksekti. Yine aynı grupta statin kullanma oranları düşük, diüretik ve insülin kullanma oranları yüksekti. Laboratuvar verileri açısından ise yine aynı grupta FAO değeri belirlenen kesme değerin üzerinde olanların glukoz, üre, fibrinojen, CRP, nötrofil, üre (48/72. sa.), kreatinin (48/72. sa.), nötrofil/lenfosit değerleri anlamlı daha yüksek; FAO değeri belirlenen kesme değerin altında olanların GFH, HGB, albümin, lenfosit, lenfosit %, GFH (48/72. sa.) değerleri anlamlı daha düşüktü (p<0,05). KMN saptananlarda FAO değeri ile; lenfosit arasında negatif yönlü düşük/orta düzeyde, glukoz, kreatinin, nötrofil/lenfosit değerleri arasında pozitif yönlü düşük/orta düzeyde, GFH, albümin, HGB, GFH(48.-72. sa.) değerleri arasında negatif yönlü orta düzeyde, üre, CRP ve kreatinin (48.-72. sa.) değerleri arasında pozitif yönlü orta düzeyde, fibrinojen, üre (48.-72. sa.) değerleri arasında pozitif yönlü önemli/güçlü düzeyde korelasyon saptandı. Çalışmada tek değişkenli analizlerde KMN varlığı durumuyla istatistiksel anlamlı ilişki gözlenen bağımsız risk faktörleri çok değişkenli lojistik regresyon analiz modeline dahil edildi. FAO, EF (%), insülin kullanımı değişkenleriyle oluşturulan modelin KMN varlığını yordamada istatistiksel anlamlı düzeyde etki ettiği saptandı (p<0,01). Analiz sonuçlarına göre FAO ≥ 0,0905 (OR: 5,335; p<0,001) KMN varlığı açısından önemli bir risk faktörü olduğu saptandı. KMN varlığına ait toplam varyansın %32,8' i bu model tarafından açıklanabildi. Sonuç: Çalışmamızda STEMI ve NSTEMI geçirmiş ve KAG yapılarak KM maruziyetine uğramış hastalarda kontrast nefropati gelişimde FAO' nun KMN gelişmeden önce tahmin edilebilir bir faktör olduğu tespit edildi. KAG öncesi FAO değeri yüksek olan risk grubundaki hastaların daha dikkatli ve yakın takip edilmesinde fayda vardır.

Özet (Çeviri)

Objective: In our study, to observe the effect of the contrast agent used during the procedure on the kidneys in patients with Myocardial Infarction with or without St elevation who applied to Ankara Training and Research Hospital Cardiology outpatient clinics and services and to observe the effect of the contrast agent used during the procedure on the kidneys and to predict the negative effects of this substance on the kidneys with some values. It is aimed to target and take precautions. With this study, we will see the importance of the fibrinogen to albumin ratio as a predictable risk factor in the risk of contrast nephropathy development and see its place as a valuable factor for precautions and treatments. Materials and Methods: Our study included a total of 135 patients aged 18 and above who presented to the Cardiology Outpatient Clinic and Services of Ankara Training and Research Hospital with ST-elevation and non-ST-elevation myocardial infarction, who underwent coronary angiography and were exposed to contrast medium. However, due to the demise of one patient during follow-up, renal function assessment (creatinine, GFR, and urea) at 48th/72nd hours post-contrast was not possible, leading to the evaluation of contrast-induced nephropathy in 134 patients. malignancy, hepatitis, cirrhosis, inflammatory diseases, recent contrast exposure within the past week, end-stage liver disease and infectious diseases. Our prospective cross-sectional study evaluated patients' heart rate, systolic and diastolic blood pressure, height, weight, body mass index (BMI), age, medications used and cardiac ejection fraction. Routine tests including creatinine , Glomerular Filtration Rate (GFR), fibrinogen, albumin, urea, creatine kinase myocardial band (CK-MB), Troponin T, Complete Blood Count (CBC), total cholesterol, low-density lipoprotein (LDL), high-density lipoprotein (HDL), triglycerides, C-reactive protein (CRP), sodium (Na), potassium (K), glucose and other laboratory values were observed during hospital admission and stays. In our study, the ratio of Serum Fibrinogen to Albumin taken before contrast in patients undergoing Percutaneous Coronary Intervention for Acute Coronary Syndrome was examined in two groups: those developing contrast-induced nephropathy and those who did not. Findings: The average age of those included in the study was 61.36±10.91, with 73.33% (n=99) being male. The most prevalent diseases among patients were diabetes (44.44%), hypertension (43.7%) and a history of smoking in 25.93% (n=35). A majority, 95.56% (n=129) were on acetylsalicylic acid, 91.11% (n=125) on beta-blockers and statins, and 80.74% (n=109) on ACEI/ARB. The median value of the Fibrinogen/Albumin Ratio was found to be 0.093. The frequency of contrast-induced nephropathy was significantly higher in those not using ACEI/ARB, using diuretics and insulin (p<0.05). Contrast-induced nephropathy frequency was also significantly higher in those with ejection fraction (EF) ≤40 compared to those with EF >40 (p<0.05). Patients with contrast-induced nephropathy had higher levels of fibrinogen, CRP, neutrophil percentage, and Fibrinogen/Albumin Ratio, while hemoglobin and lymphocyte percentage were lower, showing significant differences between groups (p<0.05). The neutrophil-to-lymphocyte ratio was higher in those with contrast-induced nephropathy compared to those without. Fibrinogen/Albumin Ratio value and contrast-induced nephropathy ROC analysis determined a cutoff of 0.0905 for Fibrinogen/Albumin Ratio. Patients with Fibrinogen/Albumin Ratio values ≥0.0905 had a statistically significant higher incidence of contrast-induced nephropathy. The frequency of females having Fibrinogen/Albumin Ratio values above the determined cutoff was significantly higher than males (p<0.05). The likelihood of having Fibrinogen/Albumin Ratio values above the cutoff was statistically significantly higher for patients diagnosed with hypertension and diabetes (p<0.05). Those not using statins, diuretics, and insulin had a significantly higher likelihood of having Fibrinogen/Albumin Ratio values above the cutoff (p<0.05). Similarly, patients with EF ≤40 had a significantly higher likelihood of having Fibrinogen/Albumin Ratio values above the cutoff (p<0.05). Patients with Fibrinogen/Albumin Ratio values above the cutoff had significantly higher levels of glucose, urea, fibrinogen, CRP, neutrophils, urea (48/72 hrs), creatinine (48/72 hrs), neutrophil-to-lymphocyte ratio, and platelet-to-lymphocyte ratio (p<0.05). Conversely, patients with Fibrinogen/Albumin Ratio values below the cutoff had significantly higher levels of GFR, hemoglobin, albumin, lymphocytes, lymphocyte percentage, and GFR (48/72 hrs) (p<0.05). In patients with contrast-induced nephropathy, Fibrinogen/Albumin Ratio showed correlations, ranging from negative low/moderate with lymphocytes, positive low/moderate with glucose, creatinine, and neu/lym, negative moderate with GFR, albumin, hemoglobin, and GFR (48/72 hrs), and positive moderate/strong with urea, CRP, and creatinine (48/72 hrs). In the study, independent risk factors that showed a statistically significant relationship with the presence of contrast-induced nephropathy in univariate analyses were included in a multivariate logistic regression analysis model. It was found that the model created with Fibrinogen/Albumin Ratio, EF (%), and insulin use variables had a statistically significant impact on predicting the presence of contrast-induced nephropathy (p<0.01). According to the analysis results, Fibrinogen/Albumin Ratio ≥0.0905 (OR: 5.335; p<0.001) was identified as a risk factor for the presence of contrast-induced nephropathy. This model could explain 32.8% of the total variance in the presence of contrast-induced nephropathy. Conclusion: In our study, the importance of Fibrinogen/Albumin Ratio as a predictable factor in the development of contrast nephropathy in patients who had ST-segment elevation and non-ST-segment elevation myocardial infarction and were exposed to contrast material after coronary angiography was demonstrated. Since there is currently no effective treatment for contrast nephropathy, high-risk patients should be identified and early prophylactic treatment should be performed. A significant relationship between Fibrinogen/Albumin Ratio and contrast-induced nephropathy has been shown in terms of determining criteria and protecting against contrast nephropathy. Patients in the risk group with high Fibrinogen/Albumin Ratio values should be followed more carefully and closely.

Benzer Tezler

  1. Safen ven grefte perkutan koroner girişim yapılan hastalarda başvuru sırasındaki nötrofil / lenfosit oranının kardiyovasküler sonuçları ve mortaliteyi öngördürücü değeri

    Predictive value of neutrophil - to - lymphocyte ratio on cardiovascular results and mortality i̇n patients with saphenous vein graft disease who treated with percutaneous coronary intervention

    MURAT GÜL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    KardiyolojiSağlık Bakanlığı

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET TİMUR SELÇUK

  2. ST elevasyonsuz akut koroner sendrom hastalarında serum netrin-1 düzeyinin değerlendirilmesi

    Evaluation of serum netrin-1 level in patients with acute coronary syndrome without st-elevation

    EMRE CAN KIRIK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    KardiyolojiSelçuk Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BÜLENT BEHLÜL ALTUNKESER

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ABDULLAH TUNÇEZ

  3. Göğüs ağrısı ile başvuran hastalarda akut koroner sendrom tanısı koymada ortalama trombosit hacmi(MPV)'nin tanısal değerliliği

    Utility of mean platelet volume (MPV) for diagnosing acute coronary syndrome in patients with chest pain

    ARZU EMECEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    İlk ve Acil YardımAdıyaman Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. UMUT GÜLAÇTI

  4. Primer perkütan koroner girişim uygulanan akut koroner sendromlu hastalarda ikili antiplatelet tedaviye ek olarak absiksimab uygulanmasının kısa ve uzun dönem klinik sonuçlar üzerine etkisi

    The short and long-term clinical effect of abciximab in addition to P2y12 inhibitor therapy in patients with acute coronary syndrome with primary percutaneous intervention

    ONUR ALTINKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    KardiyolojiAtatürk Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUHAMMED HAKAN TAŞ

  5. ST segment yükselmesiz akut miyokard enfarktüsü tanısı ile yatırılan hastalarda klinik syntax skorunun yeni başlangıçlı atriyal fibrilasyonu öngördürmede ve uzun dönem prognoz tayininde yerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of clinical syntax score i̇n predicting new-onset atrial fibrillation (noaf) and long-term prognosis i̇n patients hospitalized with non-st segment elevation myocardial infarction (NSTEMI).

    ZÜBEYİR BULAT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Kardiyolojiİstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. VEYSEL OKTAY