Geri Dön

Primer hiperparatiroidi tanılı hastalarda serum elabela düzeyi ile aortik intima media kalınlıkları arasındaki ilişki

The relationship between serum elabela levels and aortic intima media thickness in patients with primary hyperparathyroidism

  1. Tez No: 863825
  2. Yazar: KUBİLAY AKBAL
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. HİLMİ ERDEM SÜMBÜL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Primer hiperparatiroidi, Apelin, Serum elabela düzeyi, Aortik intima media kalınlığı, Primary hyperparathyroidism, Apelin, Serum elabela level, Aortic intima media thickness
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Adana Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Primer hiperparatiroidizm, PTH'nin hipersekresyonu ve hiperkalsemi ile seyreden ve toplumda sık karşılaşılan bir endokrin bozukluktur. Çeşitli yayınlar semptomatik primer hiperparatiroidizm (PHPT) hastalarında kardiyovasküler ölüm sıklığının arttığını bildirmiştir. Primer hiperparatiroidizmin hipertansiyon, renin-anjiyotensin-aldosteron sistemindeki değişiklikler, aritmiler ve damar sistemindeki yapısal ve fonksiyonel değişikliklerle ilişkili olduğu bilinmektedir. Apelinerjik sistem ile ilişkili biyoaktif peptidlerin iskemik kalp hastalığı, subklinik ateroskleroz ve kalp yetersizliği ile ilişkili olduğu bilinmekle birlikte, primer hiperparatiroidi hastaları ile ilgili veri bulunmamaktadır. Bu çalışmada yeni tanı primer hiperparatiroidi hastalarında yeni bir apelinerjik sistem peptidi olan serum elabela düzeyindeki değişimin, primer hiperparatiroidi hastalarında kardiyak etkilenimi saptayabilmek ve bunun aortik intima media kalınlıkları ile ilişkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmamızda primer hiperparatiroidi hastalarında artan parathormonun neden olabileceği vasküler ve kardiyak olumsuz etkilere yanıt olarak Apelinerjik sistemin aktive olması ile serum Elabela düzeyi artmış olabilir. Primer hiperparatiroidi hastalarında elabela düzeyi; kardiyovasküler komplikasyon gelişimi ve cerrahi olma endikasyonu hakkında önemli bir öngördürücü olabilir. Literatürde bu konuyla ilgili veri olmamasından dolayı bu çalışma planlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız prospektif, tek merkezli, kesitsel olarak planlandı. Çalışmamıza S.B.Ü Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları veya Endokrinoloji polikliniklerine başvuran yeni tanı Primer Hiperparatiroidisi olan 10.04.2023 ile 10.12.2023 tarihleri arasında gönüllü olup aydınlatılmış onamları alınan 40 kişi alındı. Hastalar ile aynı yaş, cinsiyet ve BMI olup primer hiperparatiroidi ön tanısı ile araştırma yapılan ancak normal bulunan hastalar kontrol grubu olarak alındı. Çalışmaya yeni tanı Primer Hiperparatioridisi olan 18 yaş üstü ve 75 yaş altı gönüllü hastalar dahil edildi. Dışlama kriterleri; Karaciğer hastalığı, kalp hastalığı, endokrinolojik hastalığı, nefrolojik hastalığı, akciğer hastalığı, enflamatuar hastalığı, hematolojik hastalığı, romatolojik hastalığı, obezitesi, malignitesi ve gebeliği olanlar olarak belirlendi. Hastaların, hemogram sonuçları (beyaz küre, hemoglobin, trombosit sayıları), glukoz, albümin, kreatinin, sodyum, potasyum, fosfor, kalsiyum, ALT, AST, ALP, PTH, 25-OH Vitamin D düzeyleri, Trigliserid, LDL, 24 saatlik idrarda kalsiyum düzeyleri ölçüldü. Hastaların kırık öyküleri, hastaların kemik dansitometrisi (DEXA) ölçümleri hasta dosyaları ve hastane otomasyon sisteminden kaydedildi. Serum elabela düzeyi çalıştırılmak üzere hastalardan alınan kanlar Nüve marka NF 800R model santrifüj cihazında 15 dakika 3000 rpm santrifüj edildi. Hazırlanan serumlar -80°C'de korundu. Çalışma zamanı serumlar soğuk zincirde çalışma laboratuvarına nakledildi. Abdominal aort, 12 ve 5 MHz frekanslı yüksek çözünürlüklü Doppler ultrason sistemi (Philips EPIQ 7) ile incelendi. Abdominal aortanın IMK'si için görüntüleme, hasta sırtüstü pozisyondayken, 8 saatlik açlıktan sonra abdominal aortanın distal 1 cm'lik segmentinin karşı duvarından yapıldı. Bulgular: Çalışma grupları, sağlıklı kontrol grubu (Grup 1), PHPT tanısı almış cerrahi olmamış grup (Grup 2) ve PHPT tanısı almış cerrahi olan grup (Grup 3) olmak üzere üçe ayrıldı. Çalışma gruplarının demografik özellikleri değerlendirildiğinde cinsiyet, VKİ, yaş açısından anlamlı farklılık saptanmadı. Laboratuvar bulguları değerlendirildiğinde; ALP düzeyi grup 3'de grup 1'e göre istatistiksel açıdan anlamlı yüksek saptandı. PTH, Kalsiyum, Fosfor, Elabela düzeyi grup 2 ve 3'de grup 1'e göre ve aynı zamanda grup 3'te grup 2'ye göre istatistiksel açıdan anlamlı yüksek saptandı. AİM ölçümü ise grup 3'te grup 1 ve 2'ye göre istatistiksel açıdan anlamlı yüksek saptandı. Çalışma gruplarının Elabela ve AİM düzeyleri değerlendirildiğinde; Elabela düzeyi grup 2 ve 3'de grup 1'e göre ve aynı zamanda grup 3'te grup 2'ye göre istatistiksel açıdan anlamlı yüksek saptandı. AİM ölçümü ise grup 3'te grup 1 ve 2'ye göre istatistiksel açıdan anlamlı yüksek saptandı. Cerrahi olan grupta Elabela ile diğer demografik, klinik ve laboratuvar parametreleri arasında korelasyon analizi yapıldı. Elabela ile ilişkili parametreler DEXA, 24 saat idrarda kalsiyum düzeyi, AİM, serum kalsiyum düzeyi olarak bulundu. Elabela ile anlamlı korelasyon gösteren parametreler kullanılarak linner regresyon analizi yapıldı. DEXA ve AİM düzeylerinin Elabela ile bağımsız olarak ilişkili olduğu saptandı. Hasta grubunda (grup 2 ve grup 3) cerrahi olan hastaların bağımsız tespiti için yapılan tek değişkenli analizde p değeri <0,05 olan ve istatistiksel olarak anlamlı olan parametreler ile çok değişkenli lojistik regresyon analizi yapıldı. Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde Elabela düzeyinin bağımsız olarak cerrahi olan grubu belirlediği saptandı. Bu analize göre hasta grubunda; Elabela düzeyindeki her 1 birim artışın cerrahi olma olasılığını %30,9 artırdığı saptandı. Hasta grubunda (grup 2 ve grup 3) cerrahi olan hastaların bağımsız tespiti için yapılan tek değişkenli analizde p değeri <0,05 olan ve istatistiksel olarak anlamlı olan parametreler ile çok değişkenli lojistik regresyon analizi yapıldı. Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde Elabela düzeyinin bağımsız olarak cerrahi olan grubu belirlediği saptandı. Bu analize göre hasta grubunda; Elabela düzeyindeki her 1 birim artışın cerrahi olma olasılığını %30,9 artırdığı saptandı. Sonuç: Çalışmamızda PHPT tanılı hastalarda Elabela ve AİM düzeylerinin PHPT olmayan hastalara göre yüksek olduğunu ve istatistiksel olarak anlamlı olduğunu saptadık. Elabela düzeyinin cerrahi olan ve olmayan grupta sağlıklı gruba göre; cerrahi olan grupta da cerrahi olmayan gruba göre daha yüksek olduğunu ve istatistiksel anlamlı olduğunu saptadık. Primer hiperparatiroidi hastalarında artan parathormonun neden olabileceği vasküler ve kardiyak olumsuz etkilere yanıt olarak Apelinerjik sistemin aktive olması ile serum Elabela düzeyi artmış olabilir. Primer hiperparatiroidi hastalarında elabela düzeyi; kardiyovasküler komplikasyon gelişimi hakkında önemli bir öngördürücü olabilir. Cerrahi olan grupta kardiyovasküler olayların gerilediğine yönelik çalışmalardan esinlenerek serum Elabela düzeyinin cerrahi endikasyon olabileceğini düşündük. Aynı zamanda PHPT'li hastalarda osteoporozun tespiti için DEXA ve AİMK görüntülemesine gerek kalmadan cerrahi endikasyonu belirlemeye yardımcı olabileceğini düşünüyoruz.

Özet (Çeviri)

Introduction and Objective: Primary hyperparathyroidism is a common endocrine disorder characterized by hypersecretion of PTH and hypercalcemia. An increased incidence of cardiovascular mortality in patients with symptomatic primary hyperparathyroidism (PHPT) has been reported in various publications to date. Primary hyperparathyroidism is known to be associated with hypertension, alterations in the renin angiotensin aldosterone system, cardiac arrhythmias and structural and functional changes in the vascular system. Although apelinergic system-related bioactive peptides are known to be associated with ischemic heart disease, subclinical atherosclerosis and heart failure, there are no data on primary hyperparathyroidism patients. In this study, we aimed to investigate changes in serum elabela levels, a novel apelinergic system peptide, in patients with newly diagnosed primary hyperparathyroidism, to detect cardiac involvement in primary hyperparathyroidism patients and to investigate its relationship with aortic intima media thickness. In our study, serum Elabela level may have increased in patients with primary hyperparathyroidism due to activation of the Apelinergic system in response to adverse vascular and cardiac effects that may be caused by increased parathormone. Elabela level may be an important predictor of the development of cardiovascular complications and indication for surgery in patients with primary hyperparathyroidism. This study was planned because there is no data on this subject in the literature. Materials and Methods: Our study was planned as a prospective, single-center, cross-sectional study. Between 10.04.2023 and 10.12.2023, 40 patients with newly diagnosed primary hyperparathyroidism who applied to the Internal Medicine or Endocrinology outpatient clinics of S.B.U Adana Şehir Training and Research Hospital were included in our study. Patients with the same age, gender and BMI who were investigated with a prediagnosis of primary hyperparathyroidism but were found to be normal were included as the control group. Voluntary patients over 18 years of age and under 75 years of age with newly diagnosed primary hyperparathyroidism were included in the study. Exclusion criteria were liver disease, heart disease, endocrinologic disease, nephrologic disease, pulmonary disease, inflammatory disease, hematologic disease, rheumatologic disease, obesity, malignancy and pregnancy. Hemogram results (white blood cell, hemoglobin, platelet counts), glucose, albumin, creatinine, sodium, potassium, phosphorus, calcium, ALT, AST, ALP, PTH, 25-OH Vitamin D levels, Triglycerides, LDL, calcium levels in 24 hour urine were measured. Fracture history, bone densitometry (DEXA) measurements of the patients were recorded from patient files and hospital automation system. Blood samples were centrifuged at 3000 rpm for 15 minutes in a Nüve brand NF 800R model centrifuge device to run serum elabela level. The prepared sera were stored at -80°C. At the time of the study, sera were transported to the study laboratory in cold chain. The abdominal aorta was examined with a high-resolution Doppler ultrasound system (Philips EPIQ 7) with frequencies of 12 and 5 MHz. For IMC of the abdominal aorta, imaging of the distal 1 cm segment of the abdominal aorta was performed from the far wall with the patient supine after 8 hours of fasting. Results: The study groups were divided into three groups: healthy control group (group 1), non-surgical group diagnosed with PHPT (group 2) and surgical group diagnosed with PHPT (group 3). When the demographic characteristics of the study groups were evaluated, no significant difference was found in terms of gender, BMI and age. When laboratory findings were evaluated; ALP level was found to be statistically significantly higher in group 3 compared to group 1. PTH, Calcium, Phosphorus and Elabela levels were significantly higher in groups 2 and 3 compared to group 1 and also in group 3 compared to group 2. AIM measurement was found to be statistically significantly higher in group 3 than in groups 1 and 2. When the Elabela and AIM levels of the study groups were evaluated; Elabela level was statistically significantly higher in groups 2 and 3 compared to group 1 and also in group 3 compared to group 2. AIM measurement was statistically significantly higher in group 3 compared to groups 1 and 2. Correlation analysis was performed between Elabela and other demographic, clinical and laboratory parameters in the surgical group. The parameters associated with Elabela were found to be DEXA, 24 hour urine calcium level, AIM, serum calcium level. Linner regression analysis was performed using the parameters significantly correlated with Elabela. DEXA and AIM levels were found to be independently associated with Elabela. In the patient group (group 2 and group 3), multivariate logistic regression analysis was performed with the parameters with a p value <0.05 and statistically significant in the univariate analysis for the independent determination of patients who had surgery. In the multivariate logistic regression analysis, it was determined that the level of Elabela independently determined the surgical group. According to this analysis, each 1 unit increase in Elabela level increased the probability of surgery by 30.9% in the patient group. Multivariate logistic regression analysis was performed with the parameters with a p value <0.05 and statistically significant in the univariate analysis performed for the independent determination of patients who underwent surgery in the patient group (group 2 and group 3). In the multivariate logistic regression analysis, it was determined that the level of Elabela independently determined the surgical group. According to this analysis, each 1 unit increase in Elabela level increased the probability of surgery by 30.9% in the patient group. Conclusion: In our study, we found that Elabela and AIM levels were higher and statistically significant in patients with PHPT compared to non-PHPT patients. Elabela levels were higher and statistically significant in the surgical group compared to the healthy group and in the surgical group compared to the non-surgical group. Serum Elabela levels may be increased in patients with primary hyperparathyroidism due to activation of the Apelinergic system in response to adverse vascular and cardiac effects that may be caused by increased parathormone. Elabela level may be an important predictor of the development of cardiovascular complications in patients with primary hyperparathyroidism. Inspired by studies showing that cardiovascular events regressed in the surgical group, we thought that serum Elabela level may be an indication for surgery. We also think that it may help to determine the indication for surgery without the need for DEXA and AIMK imaging to detect osteoporosis in patients with PHPT.

Benzer Tezler

  1. Primer hiperparatiroidi tanılı hastalarda paratiroidektominin oksidatif stres üzerindeki etkisi

    The effect of parathyroidectomy on oxidative stress in patients with Primary hyperparathyroidism

    SANGAR M.FAROQ ABDULRAHMAN ABDULRAHMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Genel Cerrahiİstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RECEP ÖZGÜLTEKİN

  2. Primer hiperparatiroidi tanılı hastalarda oksidatif ve kromozomal DNA hasarının araştırılması

    Investigation of oxidative and chromosomal DNA damage in patients diagnosed with primary hyperparathyroidism

    ZELİHA ÜLKÜ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    İç HastalıklarıErciyes Üniversitesi

    Moleküler Biyoloji ve Genetik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NAZMİYE BİTGEN

  3. Primer hiperparatiroidi tanılı hastalarda visfatin düzeyi kardiyovasküler risk belirteci olabilir mi?

    Could visfatin level be a cardiovascular risk marker in patients with primary hyperparathyroidism?

    EMRE SÖNMEZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    İç HastalıklarıHitit Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HÜSEYİN KÖSEOĞLU

  4. Primer hiperparatiroidisi olan hastalarda endokanın kardiyovasküler hastalık riski ile ilişkisi

    The relationship between endocan and cardiovasculer disease risk in patients with primary hyperparathyroidism

    SAADET ACAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İBRAHİM GÜNEY

  5. Paratiroid adenomu tanılı hastalarda klinik, laboratuar ve görüntüleme bulgularının birbiriyle ilişkisi

    Relationships of clinical, laboratory and imaging findings in patients with parathyroid adenoma

    TUĞBA ÖZTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıGaziantep Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERSİN AKARSU