Türk idare tarihinde hakimiyet anlayışı (Türkçe kaynaklara göre başlangıçtan XI. yüzyılın sonuna kadar)
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 86271
- Danışmanlar: PROF. DR. REŞAT GENÇ
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Tarih, History
- Anahtar Kelimeler: Devlet idaresi, Egemenlik, Tarihsel gelişim, Yönetim teşkilatı, State administration, Sovereignty, Historical development, Administrative organization
- Yıl: 1998
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Gazi Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Tarih Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Ortaçağ Tarihi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Türk devlet ve hakimiyet düşüncesi meşru temelleri olan yüksek bir yönetim anlayışından kaynaklanmıştır. Türk idare anlayışında siyasi otorite veya hakimiyet kavramı“kut”sözcüğü ile ifade edilmekteydi. Kut'u yani egemenlik hakkını Tanrı vermekte olup, hükümdar yönetme yetkisini Gök'ten alıyordu. Bir başka deyişle hükümdar, Tanrı irade ettiği, kendisine“kut”(hakimiyet kudreti),“ûlûğ”(nasip ve kısmet) ve“yarlıg”(Tann'nın izni, kader) bahşettiği için insanları yönetme hakkına sahip olmuştu. Anlaşılacağı gibi Türk siyasi iktidar düşüncesi kaynağı bakımından“Karizmatik”bir karakter taşıyordu. Fakat bu karizmatik olma hali daha çok bir“Aile Karizması”ve“Kurumsal Karizma”şeklinde gelişmişti. Şöyleki, Türk otorite fikri, Tanrı menşeli olması bakımından“Karizmatik”, yönetim hakkının bir aileye (Aşina ailesi) bahşedilmesinden dolayı“Aile Karizması”ve bu hakimiyet gücünün Türk töresince sınırlandırılması bakımından da“Kurumsal”olarak belirlenebilir. Bu hükümranlık anlayışı kanunî bir meşruiyete dayanıyordu.“İl (kut) gider töre kalır”sözü bunu en açık şekilde ifade etmektedir. Türk hükümdarı kanun yapan Fakat buna kendisi uymayan cinsten bir monark değil, bilakis töreye uyduğu sürece tahtta kalabileceğini bilen bir yönetici idi. Türk devletlerinde siyasi otoriteyi kontrol eden danışma meclisleri bulunuyordu. Türkler İslâm dinini benimsedikten sonra da bu hakimiyet anlayışlarını değiştirmemişler, kurdukları İslâm devletlerinde de aynı felsefeyi yaşatmışlardır. Çünkü Türk hakimiyet fikri her yönüylebütünlük arzetmektedir. Hatta kanaatimizce Türk amme hukuku anlayışı ve Türk tarzı din-siyaset ilişkisi İslâm yönetim biçimini de etkilemiş, diğer müslüman devletlerinde görülen teokratikleşme eğilimi Türk hükümranlık prensiplerinin devam ettiği Ttirk-İslâm devletlerinde yer bulamamıştır. Türk hakimiyet düşüncesinde yöneten-yönetilen arasındaki ilişki, ileri bir kanun meşruiyetine dayanıyor, karşılıklı hak-hukuk prensibi içinde devletin adeta halkı için varolduğu inancı ve sosyal devlet'i hatırlatan icraatları ile ileri bir devlet fikrine ulaşılıyordu. Adaletli yönetim ilkelerine Türkler, en az bin yıl önce ulaşmışlar ve oluşturdukları siyasi teşekküllerde bu özgün hükümranlık anlayışını uygulamışlardır.
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- 1929 yılı Türk basınında Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal ve Türk inkılabı
President Ghazi Mustafa Kemal and Turkish revolution appeared in Turkish press in 1929
FİLİZ PAKSOY
Yüksek Lisans
Türkçe
2000
Türk İnkılap Tarihiİstanbul ÜniversitesiAtatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SABAHATTİN ÖZEL
- Osmanlı yönetimi altında Memlükler 1517-1660
The Mamluks under Ottoman rule 1517-1660
AHMED MOHAMMED SELİM
- Türkiye Cumhuriyeti'nde tek-parti dönemi kamu bürokrasinin yapısı
Başlık çevirisi yok
MUHARREM MEMİŞSEVİL
- Mülki idare amirlerinden valilerin atanmasına ilişkin bir model geliştirme
A New procedure of appointing governor
Ö. FARUK GÜNAY
Yüksek Lisans
Türkçe
1998
Kamu YönetimiDokuz Eylül ÜniversitesiKamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ALPAY ATAOL
- Siyaset-şehircilik ilişkileri açısından başkent Ankara (1919-1945)
Capital Ankara, relations between policy and urbanisation (1919-1945)
MEHMET SARIOĞLU
Doktora
Türkçe
1999
Türk İnkılap TarihiHacettepe ÜniversitesiAtatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET BAHAEDDİN YEDİYILDIZ