Geri Dön

Kronik böbrek yetmezliği olan Tip-2 Diyabetes mellitus tanılı hastaların tedavi seçiminde C-peptidin rolü

The role of C-peptide in the treatment selection of patients diagnosed with Type-2 Diabetes mellitus with chronic kidney disease

  1. Tez No: 862028
  2. Yazar: GONCA İVECEN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. MELTEM SERTBAŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: c-peptid, kronik böbrek yetmezliği, diyabetes mellitus, C-Peptide, Chronic Kidney Disease, Diabetes Mellitus
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Fatih Sultan Mehmet Eğitim Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Tip-2 diyabetes mellitus, insülin direnci ve/veya insülinin yetersiz sekresyonu ile karakterize, hiperglisemi ile seyreden metabolik bir hastalıktır. Tip-2 diyabetes mellitus tanılı hastaların insülin ve/veya oral antidiyabetik ilaç seçimlerinde, pankreas adacık β hücrelerinin fonksiyonunun değerlendirilmesi önem arz etmektedir. Pankreas adacık β hücre fonksiyon değerlendirmesinde kullanılan en önemli parametre, c-peptiddir. Böbrek, c-peptid metabolizmasında anahtar rol oynamaktadır. Diyabet veya diyabet dışı nedenlerle kronik böbrek yetmezliği gelişen ve filtrasyon yeteneği bozulan hastalarda c-peptidin metabolize edilmesinin de zamanla bozulacağı ve pankreas adacık β hücre fonksiyonunu net olarak yansıtamayacağı düşünülmektedir. Bu durumda kronik böbrek yetmezliği olan Tip-2 diyabetes mellitus tanılı hastalarda hastalığın seyri hakkında fikir sahibi olmak ve insülin başlanmasına ve/veya hangi oral antidiyabetik ilacın seçileceğine karar vermek açısından pankreas adacık β hücre fonksiyonunun değerlendirilmesinde, c-peptid düzeylerinin yanıltıcı olabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmada, kronik böbrek yetmezliği gelişerek GFR<60 ml/dk/1,73m2 olan Tip-2 diyabetes melitus hastalarında, diyabetin seyrinin değerlendirilmesi ve tedavi seçimi için c-peptid değerinin prediktif açıdan anlamlı olup olmadığının araştırılması amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Aralık 2023-Şubat 2024 tarihleri arasında retrospektif, kesitsel-analitik bir çalışma olarak yapıldı. Ekim 2022-Ekim 2023 tarihleri arasında İstanbul Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi iç hastalıkları, nefroloji ve endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları polikliniklerine müracaat eden E11.8 ve E11.9 ICD kodu ile kayıtlı hastalar tarandı ve çalışmaya dosyalarında kanda kreatinin, üre, açlık ve tokluk c-peptid, açlık ve tokluk insülin, HbA1c, açlık kan şekeri, tokluk kan şekeri, lipid paneli (LDL, Trigliserid) ve spot idrarda kreatinin, spot idrarda mikroalbumin parametreleri bulunan, insülin kullanımı olmayan ve diyabet süresi en az 5 yıl olan 228 hasta seçildi. Hastalar, GFR ≥ 60 ml/dk/1.73m2 ve GFR <60 ml/dk/1.73m2 olarak 2 gruba ayrıldı. Hasta grupları arasında yaşları, diyabet süreleri, komorbid durumları, diyabet komplikasyonları, kullandığı ilaçlar, HbA1c, açlık-tokluk kan şekerleri, açlık-tokluk insülin, açlık-tokluk c-peptid, serum kreatinin, lipit profili ve spot idrarda mikroalbumin/spot idrarda kreatinin oranı parametreleri karşılaştırıldı. Gruplar arasında, açlık-tokluk c-peptid değişim oranları (%) ve açlık-tokluk insülin değişim oranları (%) karşılaştırıldı. İstatistiksel analizler, SPSS 22.0 paket programı kullanılarak yapıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 228 hastanın 41'inde (%18,0) Kby (GFR <60 ml/dk/1.73m2 ) mevcuttu. Gruplar arasında diyabet süreleri, açlık kan şekeri, tokluk kan şekeri, HbA1c değeri, tokluk insülin, trigliserid ve Ldl değerleri için anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Açlık c-peptid ortalaması, Kby olan grupta, Kby olmayanlara kıyasla anlamlı olarak daha yüksekti. (4,36±1,94 ng/ml ve 2,73±1,14 ng/ml, p<0,001). Tokluk c-peptid ortalaması, Kby olan grupta, Kby olmayanlara kıyasla anlamlı olarak daha yüksekti. (8,46±3,94ng/ml ve 6,42±2,86 ng/ml, p=0,003). Uyarı (tokluk) ile c-peptid düzeyindeki ortalama artış oranları, Kby olmayan grupta, Kby olan gruba göre anlamlı olarak daha yüksekti. (%150,84±107,53 ve %106,45±87,46; p=0,006). GFR ile açlık c-peptid arasında negatif yönde orta düzeyde korelasyon saptandı (r=-0,354 p<0,001). GFR ile tokluk c-peptid arasında negatif yönde düşük düzeyde korelasyon saptandı (r=-0,230 p<0,001). Sonuç: Diyabet veya diyabet dışı nedenlerle kronik böbrek yetmezliği gelişen tip-2 diyabetes mellitus tanılı hastalarda açlık ve tokluk c-peptid düzeylerinin daha yüksek olmasına rağmen uyarıya c-peptid yanıtının daha düşük olmasından dolayı sadece açlık c-peptid düzeyinin bakılması, pankreas adacık β hücre fonksiyon değerlendirilmesi için yanıltıcı olabilir. Bu hastalarda pankreas beta hücre rezervinin değerlendirilmesinde, glukoz uyaranına yanıtı gösteren açlık-tokluk c-peptid değişim oranı kullanılabilir.

Özet (Çeviri)

Aim: Type-2 diabetes mellitus is a metabolic disease characterized by hyperglycemia associated with insulin resistance and/or insufficient insulin secretion. Evaluating the function of pancreatic islet β cells is crucial for selecting insulin and/or oral antidiabetic medications in patients diagnosed with type-2 diabetes mellitus. The most important parameter used in the evaluation of pancreatic islet β cell function is c-peptide. Kidney plays a key role in c-peptide metabolism. In patients developing chronic kidney failure due to diabetes or non-diabetic causes, and where the filtration capacity is impaired, it is believed that the metabolism of c peptide will also deteriorate over time and may not accurately reflect pancreatic islet β cell function. In patients with chronic kidney failure and diagnosed with type 2 diabetes mellitus, it is considered that assessing pancreatic islet β cell function based on c-peptide levels might be misleading for understanding the course of the disease and making decisions regarding the initiation of insulin and/or the selection of oral antidiabetic medication. The aim of this study is to investigate whether the c-peptide levels are predictive in assessing the course of diabetes and treatment selection in patients with type-2 diabetes mellitus who develop chronic kidney failure with GFR <60 ml/min/1.73m2. Materials and Methods: This study was conducted as a retrospective, cross-sectional analytical study between December 2023 and February 2024. Patients registered with ICD codes E11.8 and E11.9 who applied to the internal medicine, nephrology, and endocrinology and metabolism outpatient clinics at Istanbul Fatih Sultan Mehmet Training and Research Hospital between October 2022 and October 2023 were screened. 228 patients were selected who had parameters including HbA1c, fasting blood glucose, postprandial blood glucose, fasting and postprandial insulin, fasting and postprandial c-peptide, creatinine, spot urine microalbumin, and spot urine creatinine, did not use insulin, and had a minimum diabetes duration of 5 years. The patients were divided into 2 groups: those with GFR ≥ 60 ml/min/1.73m² and those with GFR <60 ml/min/1.73m². Age, duration of diabetes, comorbid conditions, diabetes complications, medications used, HbA1c, fasting-postprandial blood sugars, fasting-postprandial insulin, fasting-postprandial c-peptide, serum creatinine, lipid profile and spot urine microalbumin/spot urine creatinine ratio parameters were compared between the patient groups. The fasting-postprandial c-peptide (%) and fasting-postprandial insulin (%) change rates among groups were compared.Statistical analyses were conducted using the SPSS 22.0 software package. Results: In the study, 41 out of the 228 included patients (18.0%) had Chronic Kidney Disease (GFR <60 ml/min/1.73m²). No significant differences were observed between the groups in terms of diabetes duration, fasting blood glucose, postprandial blood glucose, HbA1c value, postprandial insulin, triglyceride, and Ldl values (p>0,05). The mean fasting c-peptide level was significantly higher in the group with kronik kidney failure compared to the group without kidney failure (4,36±1,94 ng/ml and 2,73±1,14 ng/ml, p<0,001). Similarly, the mean postprandial c-peptide level was significantly higher in the group with kronik kidney failure compared to the group without kidney failure (8,46±3,94 ng/ml and 6,42±2,86 ng/ml, p=0,003). The rate of average increase in c-peptide levels after stimulation (postprandial) was significantly higher in the group without kidney failure compared to the group with kidney failure (%150,84±107,53 and %106,45±87,46; p=0,006). There is a moderate negative correlation between GFR and fasting c-peptide levels (r:-0.354; p: <0.001). There is a negative correlation between GFR values and postprandial c-peptide levels (r:-0.230; p: <0.001). Conclusion: In patients diagnosed with type-2 diabetes mellitus who develop chronic kidney failure due to diabetes or non-diabetic causes, with a GFR <60 ml/min/1.73m², despite higher fasting and postprandial c-peptide levels, the lower response of c-peptide to stimuli, Relying solely on fasting c-peptide levels could be misleading for assessing pancreatic islet β cell function. In these patients, the change rate of fasting-postprandial c-peptide levels, demonstrating the response to glucose stimulation, can be used to assess pancreatic beta-cell reserve.

Benzer Tezler

  1. Karaciğer sirozunda periferik nöropati sıklığı ve periferik nöropatinin biyokimyasal parametrelerle ilişkisi

    Prevalence of peripheral neuropathy in liver cirrhosis and relationship between peripheral neuropathy and biochemical parameters

    MEHMET TAŞDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    GastroenterolojiYüzüncü Yıl Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AHMET CUMHUR DÜLGER

  2. OSAS'lı hastalarda PAPP-a düzeyleri ve OSAS şiddeti ile ilişkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the PAPP-A levels in OSAS patients and relationship between its severity

    ALİ CENGİZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Göğüs HastalıklarıAbant İzzet Baysal Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ZEHRA YAŞAR

  3. Gestasyonel diyabetes mellitus tanılı bir grup gebenin postpartum beşinci yıllarına bakış

    5th year follow up of pregnant women diagnosed with gestational diabetes mellitus

    HANDE İLERİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. UMUT GÖK BALCI

  4. Yoğun bakım ünitesinde akut böbrek hastalığı tanısı olan olgularda hemodiyaliz tedavisinin mortaliteye etkisi

    The effect of hemodialysis treatment on mortality in patients with acute renal disease in intensive care unit

    ESRA DENİZ KAHVECİOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    NefrolojiZonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. YASİN ÖZTÜRK

  5. Cystatin C düzeyi ile değerlendirilen tip 2 diyabetik nefropatili hastalarda soluble klotho ve fibroblast growth factor 23 düzeyi ile kalp hızı değişkenliği arasındaki ilişki

    The relationship between soluble klotho and fibroblast growth factor 23 level and heart rate variability in patients with type 2 diabetic nephropathy assessed with cystatin C level

    ESİN OĞUZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    NefrolojiCumhuriyet Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FERHAN CANDAN