İntrakraniyal patolojilerin intraoperatif manyetik rezonans görüntüleme ile değerlendirilmesi ve takiplerindeki deneyimlerimiz
Our experiences in the evaluation and follow-up of intracranial pathologies with intraoperative magnetic resonance imaging
- Tez No: 856986
- Danışmanlar: PROF. DR. MURAT UÇAR
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Gazi Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Günümüzde İo MRG, primer beyin tümörlerinin eksizyonu, biyopsi kanülünün hedef dokuya ulaşımının sağlanması, epilepsi cerrahisi, Parkinson hastalarında derin beyin stimülasyonu için elektrod yerleştirilmesi gibi çeşitili amaçlarla kullanılmaktadır. İo MRG kılavuzluğunda operasyon cerraha beyin tümörlü hastalarda“kritik”korteks ve alanları koruyarak rezeksiyon oranını artırma olanağı sağlar. Bu da, özellikle gliomlu olgularda uzayan sağkalım süresi ve yaşam kalitesinin iyileşmesi ile ilişkilidir. Biz bu çalışmada kurumumuzda İo MRG eşliğinde cerrahi uygulanmış primer beyin tümörlü olgularda İo MRG'nin TRO'ya etkisini incelemeyi hedefledik. Preoperatif radyolojik tanının İo MRG'de rezidü saptanması durumunda tekrar ameliyathaneye dönülerek cerrahın operasyona devam kararına etkisi de diğer araştırma konusu idi. Ayrıca erişkinlerde en sık görülen malign primer beyin tümörü olan gliomlarda İo MRG'nin , TRO'nun ve tümör yerleşim yerinin genel ve progresyonsuz sağkalıma etkisini de inceledik. GÜTF Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı'nda primer intrakraniyal neoplazi nedeniyle opere olan 199 hasta çalışmaya dahil edildi. Yüz yetmiş bir hasta İo MRG grubunu, 28 gliom tanılı hasta ise konvansiyonel nöronavigasyon eşliğinde opere edilen kontrol grubunu oluşturdu. İo MRG'nin sırasıyla gliom, menenjiyom ve hipofiz adenomu tanılı hastalarda TRO'yu artırdığı görüldü. Kırk beş İo MRG uygulanan gliom tanılı olguda optimal rezeksiyon sağlanamadığı için operasyona devam edilmesi kararı alındı ve ek rezeksiyonla GTR oranı %33,6'dan %49,6'ya yükseltildi.İo MRG'nin gliom tanılı olgularda kontrol grubu ile karşılaştırıldığında artan GS ve progresyonsuz sağkalımla ilişkili olduğu gösterildi. Preoperatif radyolojik tanısı DDG olan olgularda postoperatif KRT yanıtı zayıf olduğu ve malign transformasyon riski bulunduğu için cerrah daha agresif teknik uygulayarak mümkün olan en geniş rezeksion sağlamaya çalışmıştır. Bu nedenle, çalışmamızda ön tanısı YDG olan olguların TRO'su DDG olanlara kıyasla düşük çıkmıştır. Sonuç olarak, gliom, menenjiyom, hipofiz neoplazmları, schwannoma gibi çeşitli intrakraniyal tümörlerin eksizyonunda İo MRG'nin faydaları gösterilmiştir. Bu etkileyici klinik sonuçlar, maliyetli ve zahmetli İo görüntüleme yöntemlerinin teknik olarak geliştirilmesine ve yaygın kabul görmesine yol açmıştır. Gliomlar İo görüntülemeye en çok ihtiyaç duyulan tümör grubudur. Bu çalışmada yüksek manyetik güçlü MR cihazının hem tümör yükünün azaltılması ve progresyonsuz sağkalımın uzatılması, hem de cerraha ilk operasyonda maksimal ve optimal rezeksiyon için sağladığı kolaylık araştırılmış ve kanıtlanmıştır. Gelecek çalışmalardan beklenti, moleküler/genetik profillere dayalı histopatolojik tanıların dahil edilmesiyle İo MRG uygulanmış daha büyük örneklem aralığı ve daha homojen vaka gruplarıyla araştırmaların yapılması yönündedir.
Özet (Çeviri)
Today, Io MRI is used for various purposes, such as the excision of primary brain tumors, providing biopsy cannula access to the target tissue, epilepsy surgery, and electrode placement for deep brain stimulation in Parkinson's disease. Io MRIguided surgery allows the surgeon to increase the resection rate in patients with brain tumors by preserving the eloquent cortex and eloquent areas. This is associated with prolonged survival and improved quality of life, especially in patients with glioma. In this study, we aimed to investigate the effect of Io MRI on extend of resection (EOR) in patients with primary brain tumors who underwent Io MRI during surgery. Another research subject was the impact of the preoperative MRI diagnosis on the surgeon's decision to proceed with the operation if residual tissue was detected on Io MRI. We also examined the effect of Io MRI, EOR, and tumor location on overall and progression-free survival in gliomas, the most common malignant primary brain tumor in adults. One hundred ninety-nine patients who were operated on for primary intracranial neoplasms in the Gazi University Faculty of Medicine Department of Neurosurgery were included in the study. One hundred and seventy-one patients constituted the Io MRI group, and 28 patients with a diagnosis of glioma constituted the control group, which operated with conventional neuronavigation. It was observed that Io MRI increased EOR in patients diagnosed with glioma, meningioma, and pituitary adenoma, respectively. Since optimal resection could not be achieved in 45 patients with glioma who underwent Io MRI, it was decided to continue the operation, and the GTR rate increased from 33,6% to 49,6%. It has been shown that Io MRI is associated with increased overall survival and progression-free survival in patients with glioma compared to the control group. Since the adjuvant CRT response is weak and there is a risk of malignant transformation in LGG, the surgeon tried to provide the widest possible resection by applying a more aggressive technique. In our study, the EOR of the cases with a preliminary diagnosis of HGG was lower than those with LGG due to the aforementioned reason. In conclusion, the benefits of Io MRI have been demonstrated in the excision of various intracranial tumors such as gliomas, meningiomas, pituitary neoplasms, and schwannoma. These impressive clinical results have led to the technical development and widespread acceptance of costly and laborious intraoperative imaging modalities. Gliomas are the group of tumors in which Io imaging is most required. In this study, it has been investigated and proven that the high-field MRI device provides both reducing the tumor burden and improving the progression-free survival, as well as providing the surgeon for maximal and optimal resection in the first operation. Future studies are expected to include histopathological diagnoses based on molecular and genetic profiles and to conduct studies with larger sample sizes and more homogeneous case groups with Io MR.
Benzer Tezler
- Nazofarenks karsinomunda bilgisayarlı tomografi bulgularının değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
CAHİT ERDEM
- Mikrovasküler ven greftlerinin uygulanmasında bipolar koagülasyonun yeri
Başlık çevirisi yok
KEMAL TANJU HEPGÜL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1988
Nöroşirürjiİstanbul ÜniversitesiNöroşirürji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MEHMET İNAN TURANTAN
- Nazofarenks tümörlerinin tanısında bilgisayarlı tomografi ve yumuşak teknik lateral boyun grafisinin doğruluk oranları hakkında karşılaştırmalı bir çalışma
Başlık çevirisi yok
ALİ ÇAKIR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1988
Radyoloji ve Nükleer Tıpİstanbul ÜniversitesiRadyodiagnostik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CAHİT BABUNA