Geri Dön

Ürik asit ve sistemik immün inflamatuvar indeks değişkenliğinin IgA nefropati prognozu üzerine etkisinin değerlendirilmesi

Evaluation of the effect of uric acid and systemic immune inflammatory index variability on the prognosis of IgA nephropathy

  1. Tez No: 852707
  2. Yazar: RIDVAN ÖZKAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. FATMA AYERDEN EBİNÇ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: Ankara Etlik Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Nefroloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: İmmünglobulin A nefropati dünya genelinde ve Türkiye'de en sık görülen primer glomerülonefrit formu olup böbrek yetmezliğinin en yaygın sebepleri arasında yer almaktadır. Sıklıkla genç yaşlarda görülen ve ilerleyici bir seyre sahip olan IgA nefropatinin hem hastalar hem de toplum açısından artan bir hastalık ve sağlık bakımı yükü oluşturması nedeniyle değiştirilebilir risk faktörlerinin kontrol edilmesi ve progresyon riski yüksek hastalara erken dönemde immünsupresif tedavi verilmesi hastalık prognozunu iyileştirebilir. Hastalığın seyrini tahmin etmek ve bu doğrultuda hastalık yönetimini iyileştirmek amacı ile yeni prognostik belirteçlere gerek duyulmaktadır. Çalışmamızda, merkezimizde IgA nefropati tanısıyla takip edilen hastaların tanı anında ve takip dönemi boyunca ölçülen ürik asit düzeyleri ve SII skorunun hastalık seyri üzerine olan etkisini incelemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışma 1 Ocak 2012- 31 Ağustos 2023 tarihleri arasında, Ankara Etlik Şehir Hastanesi Nefroloji Kliniği Glomerülonefrit Polikliniğinde IgA nefropati tanısı ile takip edilen, 18 yaşından büyük 52 hasta dahil edilerek retrospektif olarak gerçekleştirildi. Bulgular: Çalışma popülasyonunun yaş ortalaması 49,48 ± 12,62 idi. Hastaların %63,46'sı erkek, %36,54'ü kadındı. Ortalama takip süresi 55,84 ± 30,27 aydı. Çalışma sonunda 16 (%30,8) hastada progresyon gelişti. Serum kreatinin, ÜA-T, SII, SII-T, proteinüri değerleri progresyon grubunda anlamlı biçimde yüksekti (p:<0,001;0,001;0,03;0,01;0,04). eGFR, eGFR-son değerleri ise progresyon grubunda anlamlı bir şekilde düşüktü(0,02;<0,001). Biyopsi bulgularından interstisyel fibrozis ve tübüler atrofi yaygınlığı, progresyon grubunda anlamlı olarak daha yüksekti(0,001;0,002). Takip dönemi ÜA düzeyi için optimal eşik değeri ROC analizi ile 7,53 (mg/dL)(%70 duyarlılık, %83 özgüllük) [AUC:0,78, %95 CI:0,65-0,9; p:0,001] olarak saptandı. Bu eşik değerine göre hastaların 33'ü düşük, 19'u yüksek ÜA grubunda yer aldı. Tek değişkenli cox analizinde bazal hemoglobin düzeyi, GFR, albümin, proteinüri, SII, takip ortalama değerlerinden ÜA-T, ÜA-k ve SII-T değerleri progresyon üzerine anlamlı etki gösterdi (sırasıyla P:0,001; 0,009; 0,02; 0,02; 0,02; 0,005; 0,003). Çok değişkenli analizde progresyon üzerine etki GFR, ÜA-T, ÜA-k ve SII-T parametrelerinde anlamlı şekilde devam etti (sırasıyla p:0,004; 0,02; 0,0,004; 0,001). Bu sonuçlar doğrultusunda daha yüksek ÜA-T, ÜA-k ve SII-T değerleri progresyon riskinde artış ile ilişkili tespit edildi (sırasıyla [HR = 1,81 (CI %95, 1,07-3,06), p:0.02]; [HR =6,4(CI %95, 1,78-22,93), p:0,004], [HR = 1,27(CI %95, 1,10-1,47), p:0.001]). Sonuç: Çalışmamızda ilk olarak, ÜA-T'nin artmasının IgA nefropatide progresyon riskini artıran bağımsız bir faktör olduğu izlendi. Buna karşın bazal ÜA değeri ile progresyon riski arasında herhangi bir ilişki izlenmedi. İkinci olarak, ÜA-T için progresyon riskini artıran eşik değer 7,5 mg/dL olarak tespit edildi. ÜA-T'nin bu eşik değerin üstünde olması hastalık progresyon riskini yaklaşık 5 kat artırdı. Üçüncü olarak da SII-T'in progresyon riskini artıran bir diğer faktör olduğu tespit edildi. Bazal SII skoru ile progresyon riski arasında sınırda bir anlamlılık görüldü. Sonuç olarak takip süresince serum ÜA düzeyi ve SII skoru parametrelerinin göz önünde bulundurulması IgA nefropati tanılı hastaların prognozunu ön görmeye yardımcı olabilir.

Özet (Çeviri)

Objectives: Immunglobulin A nephropathy is the most common primary glomerulonephritis worldwide and in Turkey and is one of the most common causes of renal failure. Since IgA nephropathy, which is often seen at a young age and has a progressive course, constitutes an increasing burden of disease and health care for both patients and society, controlling modifiable risk factors and early immunosuppressive treatment in patients at high risk of progression may improve the disease prognosis. New prognostic markers are needed to predict the prognosis of the disease and improve disease management. In this study, we aimed to investigate the effect of uric acid levels and SII score measured at the time of diagnosis and during the follow-up period on the disease course of patients with IgA nephropathy in our center. Materials and Methods: The study was performed retrospectively by including 52 patients older than 18 years of age who were followed up with the diagnosis of IgA nephropathy in the Glomerulonephritis Outpatient Clinic of the Nephrology Clinic of Ankara Etlik City Hospital between January 1, 2012 and August 31, 2023. Results: The mean age of the study population was 49,48± 12,62. 63.46% of the patients were male and 36.54% were female. The mean follow-up period was 55.84± 30.27 months. At the end of the study, progression developed in 16 (30.8%) patients. Serum creatinine levels, UA-F (Mean UA levels measured at follow-up period), SII, SII-F (Mean SII scores assesed during the follow-up period), proteinuria levels were significantly higher in the progression group (p:<0.001;0.001;0.03;0.01;0.04). eGFR, eGFR-end levels were significantly lower in the progression group (0.02;<0.001). The prevalence of IF (interstitial fibrosis) and TA (tubular atrophy) in biopsy findings was significantly higher in the progression group (0.001;0.002). The optimal cut-off value for UA in the follow-up period was 7.53 (mg/dL) (70% sensitivity, 83% specificity) [AUC:0.78, 95% CI:0.65-0.9; p:0.001] by ROC analysis. According to this threshold value, 33 patients were in the low UA group and 19 in the high UA group. In univariate cox analysis, baseline hemoglobin levels, GFR, albumin, proteinuria, SII, follow-up mean values of UA-F, UA-c (categorical UA, determined according to the threshold value obtained by ROC analysis) and SII-F showed a significant effect on progression (P:0.001; 0.009; 0.02; 0.02; 0.02; 0.02; 0.005; 0.003, respectively). In multivariate analysis, the effect on progression remained significant for GFR, UA-F, UA-c and SII-F parameters (p:0.004; 0.02; 0.0.004; 0.001, respectively). In line with these results, higher UA-F, UA-c and SII-F values were associated with an increased risk of progression (HR = 1.81(CI 95%, 1.07-3.06), p:0.02]; [HR = 6.4 (CI 95%, 1.78-22.93), p:0.004], [HR = 1.27 (CI 95%, 1.10-1.47), p:0.001], respectively). Conclusion: In our study, firstly we observed that increasing UA-F was an independent risk factor of progression in Ig A nephropathy. In contrast, no correlation was observed between baseline UA levels and progression risk. Secondly, the threshold value for UA-F that increased the risk of progression was assesed 7.5 mg/dL. UA-F above this threshold value increased the risk of disease progression approximately 5-fold. Thirdly, SII-F was found as another factor increasing the risk of progression. There was a borderline significance between the baseline SII score and the risk of progression. Keeping serum UA levels and SII score parameters in mind, especially during follow-up period, may help to predict the prognosis of patients with IgA nephropaty.

Benzer Tezler

  1. Otozomal dominant polikistik böbrek hastalarında böbrek hacmi ile sistemik immün inflamatuvar indeks arasındaki ilişki

    The relationship between kidney volume and systemic immune inflammatory index in patients with autosomal dominant polycystic kidney disease

    ZEYNEB NEHAR TOPRAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    İç Hastalıklarıİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SABAHAT ALIŞIR ECDER

    DOÇ. DR. TAHSİN KARAASLAN

  2. Diffüz büyük B hücreli lenfoma hastalarında prognoz değerlendirilmesinde sistemik immun inflamatuar indeks ile diğer prognostik belirteçlerin karşılaştırılması

    Comparison of systemic immune-inflammatory index and other prognostic markers in evaluating prognosis in diffuse large B cell lymphoma patients

    ELİF BÜŞRA AYVACI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    HematolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ EMİNE GÜLTÜRK

  3. Travmatik beyin hasarı olan hastalarda klinik kötüleşmenin tahmin edilmesi: Sistemik inflamatuar biyomarkerların rolü

    Prediction of clinical deterioration in patients with traumatic brain injury: The role of systemic inflammatory biomarkers

    SÜMEYYE ERDAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    NöroşirürjiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET OKUMUŞ

  4. Ejeksiyon fraksiyonu korunmuş kalp yetersizliği ile ejeksiyon fraksiyonu korunmamış kalp yetersizliği olan hasta gruplarında düşük triiyodotironin (T3) sendromu sıklığı ve düşük T3 sendromu ile NYHA'ya göre kalp yetersizliği şiddeti arasındaki ilişkisi

    Low frequency of T3 syndrome in patients with heart failure with preserved ejection fraction and heart failure with impaired ejection fraction and association of LOw T3 syndrome with heart failure severity according to nyha

    CELAL GEZER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. DR. OSMAN MAVİŞ

  5. İnflamatuar barsak hastalıklarında kötü metabolik durum göstergesi olarak HDL/ürik asit oranının değerlendirilmesi

    Evaluation of HDL/uric acid ratio as a bad metabolic status indicator in inflammatory bottom diseases

    KAMURAN DOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    İç HastalıklarıNecmettin Erbakan Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HÜSEYİN ATASEVEN