Geri Dön

Kız çocuklarda solid meme kitlelerine cerrahi yaklaşım

Surgical approach to solid breast masses in girls

  1. Tez No: 852682
  2. Yazar: BARADAR KARIMLI
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AYŞE KARAMAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Cerrahisi, Pediatric Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Meme tümörü, Fibroadenom, Cerrahi, Ergenler, Çocuk, Breast tumor, Fibroadenoma, Surgery, Adolescents, Child
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: Ankara Etlik Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Çocukluk çağında memenin solid kitleleri nadiren görülür. Bu çalışmada hastanemizde takip ve tedavisi yapılan kız çocuklarındaki solid meme kitlesi vakalarının geriye dönük olarak değerlendirilmesi planlanmıştır. Kız çocuklarındaki solid meme kitlelerinin klinik, radyolojik, cerrahi ve patolojik özelliklerinin tanımlanması, hastalara uygulanan cerrahi yöntem ve sonuçları ile hastaların postoperatif dönemdeki takipleri ve gelişen komplikasyonların değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: 01 Ocak 2004-31 Aralık 2022 tarihleri arasında 18 yaşından küçük olan, hastanemiz Çocuk Cerrahisi Kliniği'nde memede solid kitle tanısı alan, takip ve tedavisi yapılan kız hastaların tamamı çalışmaya dahil edildi. Hastaların demografik özellikleri, başvuru şikayetleri, şikayetlerin süresi, öz ve soygeçmiş özellikleri, ek hastalıkları, muayene bulguları, görüntüleme bulguları, takip verileri, cerrahi uygulanan hastalarda ameliyat verileri, patoloji sonuçları, postoperatif takipleri hastane bilgi işletim sistemi üzerinden geriye dönük olarak tarandı. Kitle yerleşimine göre sağ, sol ve bilateral meme tümörleri şeklinde üç grup ile opere edilen ve takipte küçülüp kaybolan meme tümörleri olacak şekilde iki grup oluşturularak, veriler karşılaştırıldı. Tümör boyutunda küçülme ihtimali açısından ROC eğrisi oluşturularak, tümör boyutu için bir kesim noktası belirlendi. P<0,05 istatistiksel açıdan anlamlı farklılık olarak kabul edildi. Bulgular: Yaşları ortalama 15,2±1,8 yıl, VKİ ortalama 20,7±3,9kg/m2 olan toplam 156 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların menarş yaşı ortalama 12,2±1 yıl ve %77,6'sında menstürasyon siklusları düzenliydi. %84,6'sı memede kitle, %23,1'i meme ağrısı, %7,7'si meme başından akıntı şikâyeti ile başvurmuştu, %4,5'inde başka nedenlerle yapılan ultrasonografide (USG) tesadüfen kitle saptanmıştı. Hastaların şikâyet süreleri ortanca 60 gündü (1 gün-4 yıl). Hastaların ailelerinde %5,8 benign meme tümörü, %10,9 meme kanseri ve %12,2 başka bir malign tümör öyküsü mevcuttu. Hastaların %79,5'inde tek, %20,5'inde 2-5 adet meme tümörü mevcuttu, tümör boyutları ortalama 2,3±1,5 cm idi. Kitle %43,6 sağ meme, %38,5 sol meme ve %17,9 bilateral yerleşimliydi. USG'de kitlelerin %20,5'i BIRADS 2, %31,4'ü BIRADS 3 ve %5,8'i BIRADS 4 olarak raporlandı. Takipte olguların 54'ünde (%34,6) ortanca 6ay (3ay-3yıl) takip sonrası kitle küçüldü/kayboldu, ROC eğrisi oluşturuldu ve tümör boyutu için kesme noktası 3cm olarak belirlendi [%87,8 duyarlılık, %65,8 özgüllük; AUC: 0,890 (0,825-0,955), p<0,0001]. Olguların 39'u (%25) opere edildi, opere olanlarda kitle boyutu daha büyüktü (p=0,001) ve %76'sı BIRADS 3-4 grubundaydı (p=0,003). Histopatolojik olarak %74,4'ü fibroadenom, %17,9'u jüvenil fibroadenom, %5,1'i tübüler adenom ve %2,6'sı filloides tümörüydü. Sonuç: Çocukluk çağındaki meme kitlelerinde düşük malignite oranı göz önüne alındığında, öncelikle konservatif bir yaklaşım düşünülmelidir. Meme USG çocukluk çağı meme tümörlerinin tanı ve tedavisinde güvenle kullanılabilir. Çocukluk çağında en sık görülen meme tümörü fibroadenomdur ve boyutu 3cm'ye kadar olan meme kitlelerin takipte küçülme veya tamamen kaybolma ihtimalinin olduğu tespit edilmiştir. Büyük olan, malignite riski taşıyan, memede kozmetik olarak sorunlara sebep olan ve benign olmasına rağmen hastada anksiyete bozukluğuna sebep olan kitleler cerrahi olarak çıkarılmalıdır.

Özet (Çeviri)

Objective: Solid breast masses are rarely seen in childhood. In this study, we aimed to retrospectively evaluate the cases of solid breast masses in girls who were followed and treated in our hospital. We aimed to define the clinical, radiologic, surgical and pathologic features of solid breast masses in girls, to evaluate surgical methods and results, postoperative follow-up and complications. Materials and Methods: Between January 1, 2004 and December 31, 2022, all female patients younger than 18 years of age who were diagnosed with a solid mass in the breast and who underwent follow-up and treatment in the Pediatric Surgery Clinic of our hospital were included in the study. Demographic characteristics of the patients, complaints at presentation, duration of complaints, self- and family history, comorbidities, examination findings, imaging findings, follow-up data, operative data, pathology results, and postoperative follow-up data of the patients who underwent surgery were retrospectively scanned through the hospital information operating system. Three groups were formed as right, left and bilateral breast tumors and two groups were formed as operated breast tumors and breast tumors that shrunk/vanished during follow-up and the data were compared. A cut-off point for tumor size was determined by creating a ROC curve for the possibility of tumor size reduction. P<0.05 was accepted as a statistically significant difference. Results: A total of 156 patients with a mean age of 15.2±1.8 years and a mean BMI of 20.7±3.9kg/m2 were included in the study. The mean age at menarche was 12.2±1 year and 77.6% of the patients had regular menstrual cycles. 84.6% presented with a mass in the breast, 23.1% with breast pain, 7.7% with discharge from the nipple, and 4.5% had a mass incidentally detected in ultrasonography (USG) performed for other reasons. The median duration of complaint was 60 days (1 day-4 years). There was a family history of 5.8% benign breast tumor, 10.9% breast cancer and 12.2% other malignant tumor. 79.5% of the patients had a single breast tumor, 20.5% had 2-5 breast tumors, and the mean tumor size was 2.3±1.5 cm. The mass was localized in 43.6% right breast, 38.5% left breast and 17.9% bilaterally. On USG, 20.5% of the masses were reported as BIRADS 2, 31.4% as BIRADS 3 and 5.8% as BIRADS 4. In 54 cases (34.6%), the mass shrunk/vanished after a median follow-up of 6 months (3 months-3 years), ROC curve was constructed and the cut-off point for tumor size was determined as 3cm [87.8% sensitivity, 65.8% specificity; AUC: 0.890 (0.825-0.955), p<0.0001]. Thirty-nine (25%) of the cases were operated, the mass size was larger in those operated (p=0.001) and 76% were in the BIRADS 3-4 group (p=0.003). Histopathologically, 74.4% were fibroadenomas, 17.9% were juvenile fibroadenomas, 5.1% were tubular adenomas and 2.6% were phylloides tumors. Conclusion: Given the low malignancy rate in childhood breast masses, a conservative approach should be considered first. Breast USG can be used safely in the diagnosis and treatment of childhood breast tumors. The most common breast tumor in childhood is fibroadenoma and it has been found that breast masses up to 3 cm in size are likely to shrink or disappear completely with follow-up. Masses that are large, carry a risk of malignancy, cause cosmetic problems in the breast and cause anxiety disorder in the patient despite being benign should be surgically removed.

Benzer Tezler

  1. Çocuklarda cerrahi girişim gerektiren meme kitlelerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of surgically treated breast masses in children

    GÜL DEMİRDAĞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Çocuk CerrahisiHacettepe Üniversitesi

    Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATİH ANDIRAN

  2. Ebeveynlerde yeme davranışı ile ebeveyn besleme tarzı arasındaki ilişki ve erken çocukluk çağı obezitesi üzerine etkisi

    The relationship between parental behavior and parental feeding style in parents and effects on early childhood obesity

    HANDE GÜRÜN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Halk SağlığıMarmara Üniversitesi

    Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DİLŞAD SAVE

    PROF. DR. YAŞAR KESKİN

  3. Lösemi, lenfoma ve solid tümörlü çocuklarda santral venöz kateter komplikasyonları ve çıkarılması

    Complications and removal of central venous catheters in children with leukemia, lymphoma and solid tumors

    YASEMİN ÇETİN KEYSAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAydın Adnan Menderes Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ YUSUF ZİYA ARAL

  4. Kanserli çocuklarda tedavi ile ilişkili akut ve kronik kardiyotoksisitenin değerlendirilmesi

    Evaluation of the treatment related acute and chronic cardiotoxicity in children with cancer

    HİLAL ÇETİNKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. KAMER MUTAFOĞLU UYSAL

  5. Serebral parezili çocuklarda ayak-ayak bileği ortez(AFO) kullanımının yürümedeki etkinliğinin değerlendirilmesi

    Assessment of efficiency of ankle foot orthosis(AFO) on gait in children with cerebral palsy

    SÜEDA BAĞCI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyonİstanbul Üniversitesi

    Pediatrik Temel Bilimler Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MİNE ÇALIŞKAN