Polikistik over sendromu ve hipertansiyonu olan hastalarda sabah kan basıncı dalgalanması ile serum antimüllerian hormon düzeyi ve HOMA-IR skoru arasındaki ilişki
The relationship between morning blood pressure surge and serum anti-müllerian hormone level and HOMA-IR score in patients with polycystic ovary syndrome and hypertension
- Tez No: 852302
- Danışmanlar: DOÇ. DR. HİLMİ ERDEM SÜMBÜL
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: AMH, HOMA-IR, İnsülin direnci, Polikistik over sendromu, Sabah kan basıncı dalgalanması, AMH, HOMA-IR, Insulin resistance, Morning blood pressure surge, Polycystic ovary syndrome
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Adana Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Polikistik over sendromu (PKOS) üreme çağındaki kadınlarda sık görülen endokrin hastalıklardan biri olmasının yanı sıra aynı zamanda metabolik bir hastalıktır. PKOS'lu hastalarda hipertansiyon (HT) ve kardiyovasküler hastalıklar (KVH) daha sık görülmektedir. İnsülin direnci PKOS'lu hastalarda patofizyolojide önemli bir yer tutmaktadır. Çalışmalarda PKOS'lu hastalarda artmış insülin direnci metabolik sendrom dolayısı ile KVH gelişimi ile ilişkilendirilmiştir. Çalışmalarda PKOS'lu hastalarda; insülin direnci ve hiperandrojenizmin antimüllerian hormon (AMH) yüksekliğinde önemli rol oynadığı sonucuna varılmıştır. AMH yüksekliği hastalığın progresyonunu ve şiddetini göstermede önemlidir. Sabah kan basıncı dalgalanması (SKBD) hedef organ hasarı için bağımsız bir öngördürdürücü olup KVH'leri erken dönemde belirlemede önemlidir. PKOS'lu hastalarda tanıda gecikme artmış kardiyovasküler mortalite ve morbidite ile ilişkilendirilmiştir. Çalışmamızda HT'si ve PKOS'u olan hastalarda artmış olduğu bilinen AMH ve HOMA-IR skoru ile insülin direnci ve benzeri mekanizmalarla arttığı düşünülen SKBD arasındaki ilişkiyi ve PKOS olan hastalarda bu ölçümlerin erken dönemde KVH riskini belirlemede bir belirteç olup olmadığını araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 01.06.2021-31.05.2022 tarihleri arasında daha önceden ve yeni HT ve PKOS tanısı almış 18 ile 65 yaş arası 40 hasta, HT tanısı alıp PKOS tanısı olmayan 18 ile 65 yaş arası 40 hasta ve sağlıklı kontrol grubunu temsil eden 18 ile 65 yaş arası 40 kişi dahil edildi. Dışlama kriterleri; romatizmal hastalıklar, tiroid fonksiyon bozukluğu, kalp yetmezliği, malignite, gebelik ve sigara içme öyküsü olarak belirlendi. Tüm hastalara 24 saat süreyle ayaktan kan basıncı ölçümü yapıldı ve SKBD hesaplandı. Hastaların LH, FSH, DHEAS, total testosteron, hemogram ve biyokimya değerlerine bakıldı, HOMA-IR ölçümleri yapıldı. Hastalardan ayrı bir tüpe alınan kan santrifüj edilip -80°C'de saklandı ve sonrasında AMH kitleri ile Enzyme-Linked Immuno Sorbent Assay yöntemi kullanılarak AMH düzeyi ölçüldü. Bulgular: Çalışma grupları sağlıklı kontrol grubu (grup 1), HT tanısı olup PKOS tanısı olmayan hasta grubu (grup 2) ve HT ve PKOS tanısı olan hasta grubu (grup 3) olmak üzere üçe ayrıldı. SKBD grup 3'te grup 2'ye göre istatistiksel anlamlı daha yüksek saptandı. SKBD ile diğer parametreler arasında yapılan lineer regresyon analizinde AMH ve HOMA-IR düzeylerinin SKBD ile bağımsız olarak ilişkili olduğu saptandı. SKBD>25 mmHg olan grupta SKBD<25 mmHg olan gruba göre AMH ve HOMA-IR değerleri istatistiksel açıdan anlamlı daha yüksek saptandı. Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde HOMA-IR, AMH düzeyinin ve PKOS olma durumunun bağımsız olarak SKBD ≥ 25 mmHg olan hasta grubunu belirlediği saptandı. PKOS'lu hastalarda AMH ve HOMA-IR düzeyi SKBD >25 mmHg olan grupta SKBD <25 mmHg olan gruba göre istatistiksel anlamlı daha yüksek saptandı. PKOS'lu hastalarda yapılan çok değişkenli lojistik regresyon analizinde HOMA-IR düzeyinin bağımsız olarak SKBD ≥25 mmHg olan hastaları belirlediği saptandı. Sonuç: PKOS ve eşlik eden komorbiditelerin erken dönemde tanısı ve tedavisi ile kardiyak bozuklukların ilerlemesi durdurulabilir, kardiyovasküler mortalite ve morbidite düşürülebilir. Bu bağlamda HOMA-IR'nin insülin direncini belirlemede basit ve ucuz bir yöntem olması göz önünde bulundurulduğunda HOMA-IR; PKOS'lu hastalarda KVH riskini erken dönemde belirlemede önemli bir parametre olabilir. PKOS hastalarında KVH'leri erken dönemde tespit etmede ve öngörmede AMH düzeyi, HOMA-IR skoru ile SKBD ölçümü kullanılabilir.
Özet (Çeviri)
Aims: Polycystic ovary syndrome (PCOS) is one of the most common endocrine disorders in women of reproductive age and is also a metabolic disorder. Hypertension (HT) and cardiovascular diseases (CVD) are more common in patients with PCOS. Insulin resistance plays an important role in the pathophysiology of PCOS. In studies, increased insulin resistance in patients with PCOS has been associated with the development of metabolic syndrome and thus CVD. Studies have concluded that insulin resistance and hyperandrogenism play an important role in the elevation of Antimullerian hormone (AMH) in patients with PCOS. AMH elevation is important in showing the progression and severity of the disease. Morning blood pressure surge (MBPS) is an independent predictor of target organ damage and is important in early detection of CVD. Delay in diagnosis has been associated with increased cardiovascular mortality and morbidity in patients with PCOS. In our study, we aimed to investigate the relationship between AMH and HOMA-IR score, which are known to be increased in patients with HT and PCOS, and MBPS, which is thought to increase with insulin resistance and similar mechanisms, and whether these measurements are a marker for early CVD in patients with PCOS. Materials and Method: Between 01.06.2021 and 31.05.2022, 40 patients aged between 18 and 65 years with previous and new diagnoses of HT and PCOS, 40 patients aged between 18 and 65 years with a diagnosis of HT but no PCOS, and 40 people aged between 18 and 65 years representing the healthy control group were included in Health Sciences University Adana City Training and Research Hospital. Exclusion criteria were rheumatic diseases, thyroid dysfunction, heart failure, malignancy, pregnancy and smoking history. All patients underwent ambulatory blood pressure measurement for 24 hours and MBPS was calculated. LH, FSH, DHEAS, total testosterone, haemogram, biochemistry and HOMA-IR values were measured. Blood taken from the patients in a separate tube was centrifuged and stored at -80°C, and then AMH level was measured using the Enzyme-Linked Immuno Sorbent Assay method with AMH kits. Results: The study groups were divided into three groups as healthy control group (group 1), patient group with HT but no PCOS diagnosis (group 2) and patient group with HT and PCOS diagnosis (group 3). MBPS was found to be statistically significantly higher in group 3 than in group 2. In the linear regression analysis between MBPS and other parameters, AMH and HOMA-IR levels were found to be independently associated with MBPS. AMH and HOMA- IR levels were found to be statistically significantly higher in the group with MBPS>25 than in the group with MBPS<25. In multivariate logistic regression analysis, it was found that HOMA-IR, AMH levels and PCOS status independently determined the patient group with MBPS ≥ 25 mmhg. In patients with PCOS, AMH and HOMA-IR levels were found to be statistically significantly higher in the group with MBPS>25 than in the group with MBPS <25. In the multivariate logistic regression analysis performed in patients with PCOS, it was found that HOMA-IR level independently determined the patients with MBPS ≥25 mmhg. Conclusion: Early diagnosis and treatment of PCOS and associated comorbidities may halt the progression of cardiac disorders and reduce cardiovascular mortality and morbidity. In this context, considering that HOMA-IR is a simple and inexpensive method for determining insulin resistance, HOMA-IR may be an important parameter for early detection of CVD risk in patients with PCOS. AMH level, HOMA-IR score and MBPS measurement can be used to detect and predict CVD in PCOS patients in the early period.
Benzer Tezler
- Prostat adenokarsinomlarında psa değerlerinin gleason skor ve klinik evre ile ilişkisi
The relation between psa and gleason score and clinical phase in prostate adenocarsinoma
HACI HASAN ESEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
PatolojiSelçuk ÜniversitesiPatoloji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. MUSTAFA CİHAT AVUNDUK
- Polikistik over sendromunda tedavi seçeneklerinin antimüllerian hormona etkisi
The effect of polycyctics ovary syndrome treatment modalities on antimullerian hormone
ZEYNEP KAMALAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
Kadın Hastalıkları ve DoğumFatih ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NİLGÜN TURHAN
- Serum vitamin B9, B12, D düzeyinin açıklanamayan infertil ve düşük over rezervli infertil hastalardaki düzeylerinin sağlıklı fertil hastalarla karşılaştırılması
Comparison of serum vitamin B9, B12 and D levels in patients withunexplained infertility and diminished ovarian reserve (DOR) comparedwith healthy fertile women
MİRAÇ BAYDAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ALİ GALİP ZEBİTAY
- Polikistik over sendromu olan kadınlarda metabolik sendrom sıklığı ve besin tüketiminin değerlendirilmesi
The prevalance of metabolic syndrome in women with polycystic ovary syndrome and the assessment of food consumption
MERVE TANŞİ ŞAHİN
Yüksek Lisans
Türkçe
2010
Beslenme ve DiyetetikErciyes ÜniversitesiBeslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BETÜL ÇİÇEK
- Polikistik over sendromlu hastalarda serum endocan ve YKL-40 seviyeleri ile kardiyometabolik risk faktörleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between serum endocan and YKL-40 levels and cardiometabolic risk factors in patients with polycystic ovarian syndrome
ÜMMÜHAN ÇANKAYA KOCADAĞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
İç HastalıklarıNecmettin Erbakan Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MELİA KARAKÖSE