18-49 yaş arası kadınlarda fiziksel aktivite düzeyi ile depresyon arasındaki ilişkinin incelenmesi
Investigation of the relationship between physical activity level and depression in women aged 18-49
- Tez No: 849181
- Danışmanlar: PROF. DR. SEÇİL GÜNHER ARICA
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
- Anahtar Kelimeler: Fiziksel Aktivite, depresyon, UFAA-KF, BDÖ-BB skoru, erişkin kadın, Physical Activity, Depression, IPAQ-SF, BDÖ-BB, Adult Women, BDÖ-BB Score
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Yapılan bu çalışmada İstanbul Gaziosmanpaşa-Hürriyet Eğitim Aile Sağlığı Merkezine kayıtlı 18-49 yaş arasındaki erişkin kadın bireylerde fiziksel aktivite düzeyi ile depresyon arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza İstanbul Gaziosmanpaşa-Hürriyet Eğitim Aile Sağlığı Merkezine kayıtlı 18-49 yaş arasındaki erişkin kadın hastalardan toplam 220 kişi dâhil edilmiş olup anketler yüz yüze görüşme yöntemi ile uygulanmıştır. Demografik veriler anketi, Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi kısa formu ve Birinci Basamakta Beck Depresyon Ölçeğini içeren“18-49 Yaş Arası Kadınlarda Fiziksel Aktivite Düzeyi İle Depresyon Arasındaki İlişkinin İncelenmesi”anketi kullanılmıştır. Veri analizi IBM SPSS 25 ile yapılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 kabul edilmiştir. Verilerin normal dağılımı, Kolmogorov Smirnov testi ile değerlendirilmiştir. Tanımlayıcı istatistikler sürekli değişkenler için ortanca, 25. p., 75. p., ortalama, standart sapma; kategorik değişkenler için sayı ve yüzde olarak verilmiştir. Sayısal verilerde iki bağımsız grubun karşılaştırılmasında normal dağılıma uymayan verilerde Mann Whitney U testi, ikiden fazla grubun karşılaştırılmasında normal dağılıma uymayan verilerde Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Kategorik veriler Pearson Ki Kare testi ile analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilenlerin %69,86'sı (n=153) evliydi. 113 çalışanın %79,65'i (n=90) işçi, %20,35'i (n=23) memurdu. %45,45'inin (n=100) gelir düzeyi 29445 TL ve altı, %40,45'inin (n=89) 29445-49297 tl arasındaydı. Katılımcıların %86,82'si (n=191) ailesi ile, %7,73'ü (n=17) tek başına, %5'i (n=11) eşi ile yaşamaktaydı. Katılımcıların %54,02'si (n=94) doğum şeklinin sezaryen olduğunu belirtti. Doğum kontrol yöntemi olarak katılımcıların %72,16'sı (n=140) kondom/prezervatif, %14,43'ü (n=28) spiralleri, %13,4'ünün (n=26) doğum kontrol haplarını kullandığını ifade etti. Katılımcıların %33,79'u (n=74) kronik hastalığa sahipken, %35,91'i (n=79) sürekli ilaç kullanmaktaydı. Katılımcıların %37,44'ü (n=82) sigara, %25'i (n=55) alkol kullanmaktaydı. Çalışmaya katılan hastaların %35'i inaktif, %45,91'i minimal aktif, %19,09'u çok aktif olarak değerlendirilmiştir. Katılımcıların fiziksel aktivite düzeylerine ilişkin BDÖ-BB toplam puanları incelendiğinde fiziksel aktivite düzeyi ile BDÖBB puanları arasında istatistiki yönden anlamlı fark saptanmış olup çalışmaya dahil edilenlerden fiziksel aktivite kategorisi çok aktif olanların BDÖ-BB Üzüntü, Kötümserlik alt boyut ve toplam puanları minimal aktif ve inaktif olanlardan istatistiksel anlamlı düzeyde düşük saptanmıştır (p<0,01). Katılımcılardan fiziksel aktivite kategorisi çok aktif olanların BDÖ-BB İlgi Kaybı alt boyut puanı inaktif olanlardan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük saptanmıştır (p<0,01) Sonuç: İncelememize dahil ettiğimiz 18-49 yaş arasındaki yetişkin kadınlar arasında fiziksel aktivite düzeyi ile depresyon arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulundu. Daha yüksek fiziksel aktivite düzeyine sahip bireylerin, BDÖ-BB alt boyutları ve toplam puanlar üzerinde daha düşük puanlara sahip olduğu tespit edildi. Fiziksel aktivite, depresyonu etkileyen faktörlerden sadece biridir; genetik faktörler, aile geçmişi, sosyoekonomik düzey, eşzamanlı kronik hastalıklar, sosyokültürel geçmiş, egzersiz bilinci vb. de göz önünde bulundurulmalıdır. Fiziksel ve zihinsel sağlığa ciddi zarar verebilen depresyonun erken teşhisi ve tedavisi, tedavi kapsamında psikiyatri doktorları ve/veya psikologlar aracılığıyla tıbbi ve zihinsel destek sağlamada, klinik şiddeti kontrol etmede ve olası eşlik eden hastalıkların seyrini düzeltmede hayati bir rol oynamaktadır.
Özet (Çeviri)
Aim: This study aimed to examine the relationship between physical activity level and depression in adult women aged 18-49 registered at the Istanbul Gaziosmanpaşa-Hürriyet Educational Family Health Center. Materıal and Method: A total of 220 adult women aged 18-49, registered at the Istanbul Gaziosmanpaşa-Hürriyet Education Family Health Center, were included in the study, and surveys were conducted through face-to-face interviews. The survey used in the research included a demographic information questionnaire, the International Physical Activity Short Form, and the Beck Depression Scale for Primary Care. The data were analyzed using IBM SPSS 25, with a statistical significance level of p<0.05. The normal distribution of the data was evaluated using the Kolmogorov-Smirnov test. Descriptive statistics were provided for continuous variables as median, 25th percentile, 75th percentile, mean, and standard deviation, and for categorical variables as number and percentage. In comparing the two independent groups with numerical data that did not fit the normal distribution, the Mann-Whitney U test was used, and for comparing more than two groups with numerical data that did not fit the normal distribution, the Kruskal-Wallis test was used. Categorical data were analyzed using the Pearson chi-square test. Results: Of those included in the study, 69.86% (n=153) were married. 79.65% (n=90) of 113 employees were workers, while 20.35% (n=23) were civil servants. 45.45% (n=100) had an income level of 29,445 TL and below, and 40.45% (n=89) were in the range of 29,445-49,297 TL. 86.82% (n=191) of the participants were living with their families, 7.73% (n=17) were living alone, and 5% (n=11) were living with their spouses. 54.02% (n=94) of the participants stated that the method of birth was cesarean section. Regarding birth control methods, 72.16% (n=140) of the participants used condoms/preventatives, 14.43% (n=28) used intrauterine devices, and 13.4% (n=26) used birth control pills. While 33.79% (n=74) of the participants had chronic diseases, 35.91% (n=79) were using medication continuously. 37.44% (n=82) of the participants smoked, and 25% (n=55) consumed alcohol. Of the patients participating in the study, 35% were inactive, 45.91% were minimally active, and 19.09% were classified as very active. When examining the total scores of the BDÖ-BB related to the participants' physical activity levels, a statistically significant difference was found between the level of physical activity and BDÖ-BB scores. Specifically, those classified as very active in the study had significantly lower scores in the BDÖ-BB sub-dimensions of Sadness and Pessimism, as well as the total score, compared to those classified as minimally active and inactive (p<0.01). Additionally, the BDÖ-BB Interest Loss sub-dimension score of participants classified as very active was significantly lower than that of the inactive participants (p<0.01) Conclusıon: A statistically significant relationship was found between the level of physical activity and depression in adult women aged 18-49 included in our study. Individuals with higher levels of physical activity were found to have lower scores on BDÖ-BB subdimensions and total scores. Physical activity is only one of the factors influencing depression; genetic factors, family history, socioeconomic level, coexisting chronic illnesses, sociocultural background, exercise awareness, etc., should also be considered. Early diagnosis and treatment of depression, which can cause serious damage to both physical and mental health, play a vital role in providing medical and mental support through psychiatric physicians and/or psychologists within the scope of treatment, controlling clinical severity, and improving the course of possible accompanying diseases.
Benzer Tezler
- Normal vücut ağırlıklı ve obez kadınlarda asprosin düzeyi ile beslenme, diyet inflamatuar indeksi ve depresyon durumu arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between asprosine level and nutrition, dietary inflammatory index and depression status in normal body weight and obese women
ŞEYMA NUR ERCAN
Doktora
Türkçe
2025
Beslenme ve DiyetetikAnkara Medipol ÜniversitesiBeslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NEVİN ŞANLIER
- Hemodiyaliz hastalarında D vitamini düzeyi, beslenme durumu ve depresyon ilişkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between vitamin D level, nutritional status and depression in hemodialysis patients
AYÇA AKBAL
Doktora
Türkçe
2020
Beslenme ve DiyetetikBaşkent ÜniversitesiBeslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÜL KIZILTAN
- Mevsimsel değişikliklerin üniversite öğrencilerinin beslenme durumu, serum kolesterol ve 25(ON)D vitamini ile ilişkisi
Relationship between seasonal variations of nutritional status, serum cholesterol and vitamin 25(OH)D in university students
SİNEM EREM
Doktora
Türkçe
2022
Beslenme ve DiyetetikAnkara ÜniversitesiBeslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYŞE ÖZFER ÖZÇELİK
- Prostat adenokarsinomlarında psa değerlerinin gleason skor ve klinik evre ile ilişkisi
The relation between psa and gleason score and clinical phase in prostate adenocarsinoma
HACI HASAN ESEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
PatolojiSelçuk ÜniversitesiPatoloji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. MUSTAFA CİHAT AVUNDUK
- Edirne ilindeki ön lisans öğrencilerinde fiziksel aktivite düzeyi ile depresyon ve anksiyete ilişkisi
Relationship between physical activity level and depression and anxiety in pre- undergraduate students in Edirne
ESEN BAYATLI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Aile HekimliğiTrakya ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYŞE ÇAYLAN