Geri Dön

Parsiyel üreter obstrüksiyonu yeri ve şiddetinin üriner sistem taş hastalığı oluşumuna etkisi

Effect of partial ureteral obstruction location and severity on urinary system stone disease formation

  1. Tez No: 847888
  2. Yazar: KEMAL DEMİRHAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HASAN SALİH SAĞLAM
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Üroloji, Urology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sakarya Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

GİRİŞ VE AMAÇ: Üreteropelvik ve üreterovezikal bileşke darlıkları temel alınarak oluşturulan parsiyel üreter obstrüksiyonun yeri ve şiddetinin taş oluşumuna etkisini gözlemlemeyi amaçladık. GEREÇ YÖNTEM: Çalışmaya 8 haftalık 40 erkek sıçan dahil edildi ve sıçanlar 5 gruba ayrıldı. Grupları; kontrol grubu, proksimal ve distal üreterde hafif/ciddi obstrüksiyon grupları olarak belirledik. Obstrüksiyon gruplarına, cerrahi işlemle gruplara uygun parsiyel üreter obstrüksiyonu oluşturuldu. 5 gün intraperitoneal glioksilat enjeksiyonu yapılması sonrası ratlardan biyokimyasal örnekler alındı ve bilateral nefrektomi uygulandı. Alınan idrar ve kan tetkikleri analiz edildi ve böbrek dokuları histopatolojik olarak incelendi. BULGULAR: Gruplar arasında idrarda sitrat, pH değeri, oksalat/kreatinin, sitrat/kreatinin, kalsiyum/kreatinin oranlarında istatistiksel olarak fark olduğu saptanmıştır (p<0,05). Sitrat/kreatinin oranı ortalama değeri kontrol grubunda 21,13±0,44; distal seviyedeki obstrüksiyon oluşturulan gruplarda 17,31±3,82; proksimal seviyedeki obstrüksiyon oluşturulan gruplarda 15,48±1,87 saptanmıştır. Kontrol grubu ile obstrüksiyon şiddetleri karşılaştırıldığında ise ciddi obstrüksiyonda hafif obstrüksiyona göre idrar sitrat, pH değeri ve sitrat/kreatinin, kalsiyum/kreatinin oranının daha düşük, oksalat kreatinin oranının daha yüksek olduğu görülmüştür. Obstrükte böbrekte pelvis çapı azaldıkça ve parankim kalınlığı arttıkça kristal skorunun arttığı görülmüştür (p<0,00; p<0,00). CaOx kristali yokluğu ve varlığında oksalat (61,54±53,24; 77,92±49,73) ve oksalat/kreatinin oranı (72,38±65,33; 98,96±58,96) arasında fark saptanmıştır (p<0,025; p<0,019). SONUÇ: Çalışmamız parsiyel üreter obstrüksiyonu ve böbrek taşı modelinin birlikte kullanıldığı ilk çalışmadır. Çalışmamız sonucunda üreter obstrüksiyon seviye ve derecesinin doğrudan böbrek taşına neden olmadığı, üriner stazın idrarda sitrat, pH, sitrat/kreatinin gibi parametreleri değiştirdiği görülmüştür. Bu parametreler taş oluşumunu kolaylaştırıcı faktörler olduğundan bu hastalar taş oluşumu için dolaylı olarak risk altındadır. Ayrıca çalışmamızda obstrüksiyon oluşturulan böbrekte, karşı böbreğe göre daha az CaOx kristali oluştuğu da gösterilmiştir. Üriner sistem obstrüksiyonunda taş oluşumunun karmaşık bir süreç olduğu görülmüştür. Ancak üreter obstrüksiyonu olan hastaların taşsızken veya taşın cerrahi olarak çıkarılmasından sonra metabolik değerlendirme ve profilaktik tedavi ile cerrahi tedavinin olası komplikasyonlarından kaçınılabileceğini düşünmekteyiz.

Özet (Çeviri)

INTRODUCTION AND AIM: We aimed to observe the effect of location and severity of partial ureteral obstruction, based on the ureteropelvic and ureterovesical junction strictures, on stone formation. MATERIAL AND METHOD: Forty 8-week-old male rats were included in the study and the rats were divided into 5 groups. We determined the groups as the control group, mild/severe obstruction groups at the proximal and distal ureter. Partial ureteral obstruction was created appropriate to the obstruction groups by surgical procedure. After 5 days of intraperitoneal glyoxylate injection, biochemical samples were taken from the rats and bilateral nephrectomy was performed. Urine and blood samples were analyzed and the kidney tissues were examined histopathologically. RESULTS: A statistical differences were found between the groups in terms of urine citrate, pH value, oxalate/creatinine, citrate/creatinine, calcium/creatinine ratios (p<0,05). The mean value of the citrate/creatinine ratio was found to be 21,13±0,44 in the control group; 17,31±3,82 in the groups with distal obstruction; and 15,48±1,87 in the groups with proximal obstruction. When the obstruction degrees were compared with the control group, it was observed that urine citrate, pH value, citrate/creatinine and calcium/creatinine ratios were lower and oxalate/creatinine ratio was higher in severe obstruction than in mild obstruction. It was observed that the crystal score increased as the pelvic diameter decreased and the parenchymal thickness increased in the obstructed kidney (p<0,00; p<0,00). A difference was detected between oxalate (61,54±53,24; 77,92±49,73) and oxalate/creatinine ratio (72,38±65,33; 98,96±58,96) in the absence and presence of CaOx crystals (p <0,025; p<0,019). CONCLUSION: Our study is the first to use partial ureteral obstruction and urolithiasis model together. As a result of our study, it was observed that the level and degree of ureteral obstruction does not directly cause kidney stones, and urinary stasis changes parameters such as citrate, pH, citrate/creatinine in urine. Since these parameters are factors that make stone formation easy, these patients are indirectly at risk for stone formation. In addition, our study also showed that fewer CaOx crystals were formed in the obstructed kidney than in the opposite kidney. Stone formation in urinary system obstruction has been shown to be a complex process. However, we think that possible complications of surgical treatment can be avoided with metabolic evaluation and prophylactic treatment in patients with ureteral obstruction when they are stone-free or after surgical removal of the stone.

Benzer Tezler

  1. Kronik parsiyel üreter obstrüksiyonu sonucu böbrekte ortaya çıkan morfolojik ve fonksiyonel değişiklikler üzerine nitrik oksitin etkisi

    The Effects of nitric oxide on the morphologic and functional changes of the kidney after chronic partial ureter obstruction

    HAYRETTİN ÖZTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDicle Üniversitesi

    Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. SELÇUK OTÇU

  2. Tek taraflı parsiyel üreter obstrüksiyonu yapılan ratlarda koenzim Q ve selenyumun böbrek üzerine etkisi

    Effect of coenzyme Q and selenium on the kidney in unilateral partial ureteric obstructed rats

    MUSTAFA KORAY KIRDAĞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    ÜrolojiKırıkkale Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. DEVRİM TUĞLU

  3. Kronik parsiyel üreter obstrüksiyonlu tek böbrekli sıçanlarda akut dehidratasyonun böbrek üzerine etkileri

    Başlık çevirisi yok

    AZİZ SERHAT BAYKARA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Çocuk CerrahisiHarran Üniversitesi

    Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. METE KAYA

  4. Alt üriner sistem obstrüksiyonunda renal hasarın erken belirteci: Üriner NGAL (rat çalışması)

    Early marker of renal injury in lower urinary tract obstruction: urinary NGAL (rat study)

    EMRE KARABAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    ÜrolojiSağlık Bakanlığı

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    DR. UĞUR YÜCETAŞ