Geri Dön

Kolesistektomi piyes patolojilerinde saptanan premalign ve prekürsör lezyonlar

Premalign and precursor lesions detected in cholecystectomy pathology specimens

  1. Tez No: 847831
  2. Yazar: ALİ İLBEY DEMİREL
  3. Danışmanlar: DR. AYHAN ÖZSOY
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Safra kesesi, Safra kesesi neoplazmları, Gallbladder, Gallbladder neoplasms
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

..Amaç: Safra kesesi kanserleri (SKK) nadir görülen, kötü prognoza sahip kanserler olup üçte ikisi rutin kolesistektomi patolojilerinde tesadüfen saptanmaktadır. Birçok kanserler de olduğu gibi kanser gelişimi metaplazi, displazi, insitu karsinom ve invaziv karsinom şeklinde olmaktadır. Kolesistektominin yaygınlaşması ile kanser öncüsü lezyonların erken rezeksiyonu kanser gelişimini önlendiği için SKK nadir görülmektedir. Çalışmamızda kolesistektomi yapılan hastaların patoloji sonuçlarındaki premalign ve prekürsör lezyonların değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: 01 Ocak 2013 ile 31 Ağustos 2020 tarihleri arasında İstanbul Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi Genel Cerrahi Servisinde kolesistektomi operasyonu uygulanan 18 yaş üzeri hastaların dosyaları geriye dönük değerlendirildi. Hastaların yaş, cinsiyet, safra kesesi patolojisi; kese morfolojisi, kolelitiazis, kolesterolizis, premalign ve prekürsör (metaplazi, polip, displazi, biliyer intraepitelyal neoplazi, adenomyoma ve adenoma) lezyonlar açısından geriye dönük değerlendirildi. Metaplazi, polipler, displazi ve diğer parametreler kendi içlerinde de değerlendirildi. İstatistiksel analizleri SPSS 16.0 kullanılarak yapıldı ve p<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışmamıza kolesistektomi yapılan 5629 hastadan 1409'u (%25) dâhil edildi. Premalign ve prekürsör lezyonlar ile hastaların demografik verileri (yaş, cinsiyet) arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır (p=0,001; p=0,001). Kolesistit ile premalign ve prekürsör lezyonlara bakıldığında; kronik kolesistit olan olgularda daha fazla premalign lezyon saptanırken (p=0,001) akut kolesistit ile ksantogramulotoz kolesistit olan olgularda özellikle daha fazla displazi saptanmıştır(p=0,001). Sonuç: PL'lar ile cinsiyet, yaş, kolesterolizis kronik kolesistit arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Akut kolesistitli hastalarda, inestinal metaplazi ve düşük derece displazi, ksantagranülamatöz kolesistitte yüksek derece displazinin daha yüksek oranda gözlenmiştir. Benign olarak kabul edilen kolesterol poliplerinde displazi saptanmıştır. İntestinal metaplazi olan olgularda daha fazla displazi saptanmıştır. Displazi, güncel patolojik ifadesi ile Bil-IN safra kesesinin en önemli premalign lezyonları olup intestinal metaplazi ve tubuler adenom ile birlikteliği gözlemlenmiştir.

Özet (Çeviri)

..Aim: Cancers of Gallbladder (GLC) are seen rarely and have poor prognosis, and two-thirds are detected incidentally in pathological examination of routine cholecystectomy procedures. The development of CCA proceeds through the stages of metaplasia, dysplasia, carcinoma in situ, and invasive carcinoma, as can be seen in many cancer forms. Cholecystectomy is frequently performed, eliminating precancerous lesions early, which prevents the development of cancer thus rendering CCT uncommon. The focus of our study is to assess precursor and premalignant lesions in the pathology reports of patients underwent cholecystectomy. Materials and Methods: Retrospective evaluation was carried out from the files of patients who underwent cholecystectomy in the General Surgery Department of Istanbul Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu City Hospital between January 1, 2013, and August 31, 2020. Age, gender, and gallbladder pathology of the patients; in terms of Sac morphology, cholelithiasis, cholesterolosis, premalignant, and precursor lesions (metaplasia, polyp, dysplasia, biliary intraepithelial neoplasia, adenomyoma, and adenoma) were assessed retrospectively. Individual evaluations of dysplasia, polyps, metaplasia, and other criteria were also conducted. SPSS 16.0 was used for statistical analysis, with p<0.05 being deemed statistically significant. Our analysis comprised 1409 (25%) of the 5629 patients who had cholecystectomy procedures. Premalignant and precursor lesions were shown to be significantly correlated with patient demographics (age and gender) (p=0.001; p=0.001). Examining cholecystitis along with precursor and premalignant lesions, it was shown that cases with chronic cholecystitis had more premalignant lesions (p=0.001), although instances with acute cholecystitis and xanthogramulotous cholecystitis had more dysplasia (p=0.001). Conclusion: In conclusion, PLs were found to be significantly correlated with age, gender, cholesterol, and chronic cholecystitis. Patients with acute cholecystitis showed higher rates of intestinal metaplasia and low-grade dysplasia, while xanthagranulomatous cholecystitis showed higher rates of high-grade dysplasia. Cholesterol polyps which were considered as benign lesions have been found to exhibit dysplasia. In cases where intestinal metaplasia was present, more dysplasia was found. As current pathological expression Bil-IN, dysplasia is the most significant premalignant lesion of the gallbladder, and has been linked to intestinal metaplasia and tubular adenoma.

Benzer Tezler

  1. Laparoskopik kolesistektomi yapılan hastalarda piyes bütünlüğünün önemi ve piyes bütünlüğüne etki eden faktörler

    The significance of gallbladder integrity and associated factors influencing its preservation in patients undergoing laparoscopic cholecystectomy

    MUHAMMED BAŞPINAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Genel CerrahiKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET FATİH YÜZBAŞIOĞLU

  2. Genel cerrahide tek delikten yapılan laparoskopik ameliyatların klinik sonuçlarının değerlendirilmesi

    Evaluation of clinical results of single-incision laparoscopic surgeries in general surgery

    ENVER ÖZKURT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Genel Cerrahiİstanbul Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NURETTİN UMUT BARBAROS

  3. Laparoskopik kolesistektomi ile açık kolesistektominin karşılaştırılması

    The Comparison of laparoscopic cholecystectomy to open cholecystectomy

    A. HALDUN ULUUTKU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    Genel CerrahiGata

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SÜHA AYDIN