Tek parti döneminde ceza infaz kurumları (1923-1950)
Prisons in the single party era (1923-1950)
- Tez No: 846794
- Danışmanlar: PROF. DR. FEVZİ ÇAKMAK
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Türk İnkılap Tarihi, Tarih, History of Turkish Revolution, History
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
- Enstitü: Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Cezaevleri eskiden beri hürriyeti bağlayıcı cezaların uygulandığı mekanlar olmuştur. Bu nedenle birçok medeniyette cezaevleri görülmüştür. Günümüzde ceza infaz kurumu olarak adlandırılan bu yapılar önceleri sadece ceza vermek amacıyla kullanılmış ve zaman içinde yaşadığı değişim ve dönüşümlerle bir ıslah müessesesi halini almıştır. Osmanlı Devleti'nde hürriyeti bağlayıcı cezaların uygulandığı mekanlar olarak önceleri zindanlar kullanılırken Tanzimat Fermanı'yla birlikte hapishaneler kurulmaya başlanmış, daha sonra çıkartılan kanunnameler ve layihalarla hapishanelerin genel düzenlemesi yapılmıştır. Fakat bu ıslahatlar devletin büyük güçlükler yaşadığı bir zamanda çoğu hapishanede uygulanamamış, iyi niyetli tüm çabalara rağmen istenilen sonucu verememiştir. Yine de Osmanlı Devleti Türkiye Cumhuriyeti'ne bu alanda önemli bir miras bırakmıştır. Cumhuriyet'in ilanından hemen sonra değinilen önemli konulardan biri de cezaevleri olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti yeni kurulan bir devlet olmasına rağmen bu alanda önemli ıslahatlar yapmıştır. En önemli ıslahat, mahkumların iş gücünden tam manasıyla faydalanabilmek ve bu yolla mahkumların ıslahını sağlayabilmek için iş esası üzerine cezaevleri inşa etmesi olmuştur. Ayrıca çağın ihtiyaçlarına uygun modern cezaevleri de bu dönemde yapılmaya başlanmıştır. Açılan cezaevleri ve mahkumların ıslah edilip yeniden topluma kazandırılması da ilk kez yine bu dönemde gündeme gelmiş ve bunu gerçekleştirebilmek için birçok kanunlar ve nizamnameler yayınlamış, fakat çıkartılan nizamnamelerin ve kanunların uygulanmasında ciddi sorunlar yaşanmıştır. Bu sorunlardan en önemlisi yeni kurulan bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti'nin bu iş için ayırdığı bütçe ve bu alanda eğitimli personelinin olmamasıdır. Tüm bunlara rağmen Cumhuriyet'in idealist kadroları gösterdikleri fedakarlıklarla bu alanda önemli işler yapmış ve günümüz ceza infaz sistemine ışık tutmayı başarmışlardır.
Özet (Çeviri)
Prisons have historically been places where restrictive punishments are applied to limit people's freedom. Therefore, prisons have been observed in many civilizations. The structures named as penal institutions today were initially used solely for the purpose of administering punishment and, over time, have evolved into institutions focused on rehabilitation. In the Ottoman Empire, dungeons were initially used as places where restrictive punishments were applied. However, with the Edict of Gülhane (1839), the establishment of prisons began, and subsequently, with the issuance of laws and regulations, a general organization of prisons was made. Nevertheless, these reforms were not implemented in many prisons during a time of great difficulty for the state and, despite all well-intentioned efforts, did not yield the desired results. Nonetheless, the Ottoman Empire left a significant legacy in this field for the Republic of Turkey. Immediately after the proclamation of the Republic, prisons became one of the important topics. Despite being a newly established state, the Republic of Turkey implemented significant reforms in this field. The most crucial reform was the construction of prisons based on the principle of utilizing the labor force of inmates to the fullest extent possible, aiming to achieve the rehabilitation of prisoners through meaningful work. Moreover, modern prisons in line with the needs of the time began to be built during this period. The opening of prisons and the rehabilitation and reintegration of inmates into society became a topic for the first time in this era. To accomplish this, numerous laws and regulations were promulgated, but serious problems were encountered in the implementation of these regulations and laws. The most significant problem was the lack of budget allocated by the newly established Republic of Turkey for this purpose and the absence of educated personnel in this field. Despite all these challenges, the idealistic cadres of the Republic made significant contributions in this field through their sacrifices and managed to shed light on the contemporary penal system.
Benzer Tezler
- Çağdaş Suriye nesrinde siyasî hapishane edebiyatı üzerine eleştirel bir bakış
The literature of political prisons in contemporary Syrian prose analytical prepective
ABDOLGADER MOHAMED ALİ
Yüksek Lisans
Arapça
2014
Doğu Dilleri ve EdebiyatıSelçuk ÜniversitesiDoğu Dilleri ve Edebiyatları Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. FİKRET ARSLAN
- Cezaevi anaokuluna devam eden 36-72 aylık çocuklar ile ilkokul bünyesinde bulunan ana sınıfına devam eden 36-72 aylık çocukların sosyal beceri düzeylerinin karşılaştırılması
Comparison of the social skills level of 36-72 monthly children continuing the primary school with 36-72 monthly children and the primary school with continuing prison school
TUĞBA ERYİĞİT
Yüksek Lisans
Türkçe
2018
Eğitim ve Öğretimİstanbul Aydın Üniversitesiİlköğretim Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. AYLİN SÖZER ÇAPAN
- Nefret söylemi kapsamında Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Suçu
The Crime of Provoking The Public Hatred, hostility within the scope of hate speech
SERRA KARADENİZ
Yüksek Lisans
Türkçe
2012
HukukGalatasaray ÜniversitesiKamu Hukuku Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. VESİLE SONAY EVİK
- Suçluların iadesi
Extradition
BAHRİ TUĞCAN KOLBAŞ
Yüksek Lisans
Türkçe
2021
HukukGalatasaray ÜniversitesiKamu Hukuku Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. PINAR MEMİŞ KARTAL
- Cam ve plastik seraların sonbahar domates üretimi yönünden karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
ERGUN DURAN