Yoğun bakımda yatan kritik hastalarda anemi gelişimindeki risk faktörlerinin incelenmesi
Examining risk factors in the development of anemia in critically ill patients in intensive care
- Tez No: 845706
- Danışmanlar: DOÇ. DR. İHSAN ATEŞ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Anemi, yoğun bakım, kritik hastalar, sosyodemografik özellikler, Risk faktörleri, Anemia, intensive care, critical patients, sociodemographic characteristics, Risk factors, Intensive care
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
AMAÇ: Anemi , dünya popülasyonunun üçte birini etkileyen önemli bir sağlık sorunudur.Özellikle yoğun bakımda yatan kritik hastalarda yatışları sırasında gelişen aneminin , hastaların mortalite ve morbiditesini etkilediği bir çok çalışmada gösterilmiştir.Biz bu çalışmamızda Ankara Şehir Hastanesi yoğun bakım ünitelerinde yatan ; yoğun bakıma yatışları sırasında anemileri olmayıp , en az 72 saat yoğun bakım ünitesinde yatışı olup , sonrasında anemi gelişen hastalarda altta yatan nedenleri sosyo-demografik olarak incelemeyi ve bu inceleme sonucu ile altta yatan etiyolojik nedenler ile bu nedenlere yönelik tedavi protokollerine ışık tutmayı hedefledik. GEREÇ VE YÖNTEM: Tek merkez, retrospektif-gözlemsel olarak yapılan bu çalışmamıza SBÜ Ankara Bilkent Şehir Hastanesi 2 ve 3. basamak Yoğun Bakım Üniteleri'nde yatmış,yatışları ve yatışlarının ilk 72 saatinde anemi gelişmemiş olup 72 saat sonrasında anemi gelişen kritik hastalardan kriterlerimize uygun 179 hasta dahil edildi. BULGULAR: Çalışmaya dahil edilen ve yatışlarının ilk 72 saatinde anemi gelişmemiş olup sonrasında anemi gelişimi gözlenen 179 hastanın %50,8'kadın (n=90), %49,7'si (n=89) erkek hasta idi. Katılımcıların yaş ortalaması 71.47±15,17 yıl olup hastaların %71,6'sı 65 yaş ve üzerinde idi. Hastalarda anemiye kabul edilen gün alınan kanlardaki ortalama hemoglobin değeri 13.84±1.01 idi. Dahil edilen hastalara eşlik eden kronik komorbid hastalıklar en sık HT (%53,6), KAH (%40,2), DM (%32,4), malignite (%27,5) ve KBH (%16,2) olurken tüm hastaların %84,4'ünde enfeksiyon mevcuttu (İYE %34,1, pnömoni %24,6). Enfeksiyon tanısı olanlar hastalarda anemi başlangıç günleri daha geç bulunurken (p<0,05), enfeksiyon olan hastaların içinden İYE tanısı olanlarda aneminin daha kısa sürede geliştiği görüldü (p<0,05). Hastalarda YBÜ yatışları sonrasında ortalama anemi başlangıç günleri 7.09±4.02 olarak saptandı. Anemi saptanan gün hastalarda kaydedilen hemoglobin değeri ortalama 11.37±7.69 bulundu. Hastaların yatışları boyunca; %15,1'inde gastrointesinal kanama gelişti. Bu hastaların kanama odağının araştırılması açısından 51(%28,5)'ine endoskopi, kolonoskopi yapılabildi. Endokolon yapılan hastaların %29,4'ünde kanama odağı saptandı. 179 hastanın oral beslenme oranı %57, PEG oranı %16,8, İV sıvı desteği oranı %92,7, TPN oranı %33 olarak bulundu. Hastalarda oral beslenmesi olmaması ve/veya hastaların TPN alıyor olması, mortaliteye etkili bir risk faktörü olarak saptandı (p<0.01). Oral beslenme olmaması hastalarda mortaliteyi 2.625 kat arttırken; TPN kullanımının mortaliteyi 2.201 kat arttırdığı görüldü. Hastaların takibi boyunca tedavi amacıyla yapılan transfüzyon %29,1' saptandı. Bunun %54,7'si eritrosit süspansiyonu idi. Hastaların verileri sonucu yapılan regresyon analizinde transfüzyon öyküsünün mortaliteye etkili bir risk faktörü olduğu saptandı (p<0.01). Transfüzyon öyküsünün mortaliteyi 2.572 kat arttırdığı görüldü. Hastaların mortalite oranı %41,3 saptandı. Yaşayan hastalarla exitus olan hastaların 65 yaşından küçük ve 65 yaş üzerinde olma oranları ve cinsiyet dağılımları arasında fark bulunmadı (p>0.05). Yapılan regresyon analizlerine göre, hastalarda altta yatan malignite (p=0,025) , sepsis (p<0,001), siroz (p=0,027); hastaların karbapenem (p<0,001), teikoplanin (p<0,001), antifungal (p=0,005), polimiksin (p=0,003) kullanımı; hastalara transfüzyon öyküsünün olması (p=0,005); hastaların düşük diastolik kan basıncına (p=0,025) ve düşük nabza (nabızda bir birimlik azalma mortaliteyi 1,039 kat arttırmakta) sahip olmaları (p=0,001); hastalara YBÜ yatışlarında veya öncesinde kateterizasyon uygulanmış olması (p=0,001) ve hastalarda oral beslenme olmaması(p=0,002) ile TPN kullanıyor olmaları (p=0,015) mortaliteye etkili risk faktörleri olarak saptandı.
Özet (Çeviri)
ABSTRACT AIM: Anemia is an important health problem affecting one third of the world's population. It has been shown in many studies that especially anemia developing during hospitalization in critically ill patients in the intensive care unit affects the mortality and morbidity of the patients. We aimed to analyze the underlying causes socio-demographic in patients who did not have anemia during their hospitalization in the intensive care unit, who were hospitalized in the intensive care unit for at least 72 hours and who developed anemia afterwards, and to shed light on the underlying etiological causes and treatment protocols for these reasons with the result of this examination. MATERIALS AND METHODS: This single-center, retrospective observational study included a total of 179 patients meeting our criteria who had been admitted to the 2nd and 3rd level Intensive Care Units at SBÜ Ankara Bilkent City Hospital. These patients did not develop anemia during the first 72 hours of their admission but developed anemia after 72 hours. RESULTS: Of the 179 patients included in the study, who did not have anemia in the first 72 hours of their hospitalization but later developed anemia, 50.8% were female (n=90), and 49.7% were male (n=89). The average age of the participants was 71.47±15.17 years, with 71.6% of the patients being 65 years and older. The mean hemoglobin level in the blood samples taken on the day of admission for anemia in the included patients was 13.84±1.01 g/dL. Among the chronic comorbid conditions accompanying the patients, the most common were hypertension (53.6%), coronary artery disease (40.2%), diabetes mellitus (32.4%), malignancy (27.5%), and chronic kidney disease (16.2%). In all patients, 84.4% had an infection (urinary tract infection 34.1%, pneumonia 24.6%). Patients with infection were found to develop anemia later (p<0.05), and those with urinary tract infection were seen to develop anemia more quickly (p<0.05). The average day of anemia onset after ICU admission was found to be 7.09±4.02. The recorded hemoglobin value on the day of anemia diagnosis in patients was on average 11.37±7.69 g/dL. During the patients' hospital stay, 15.1% of them developed gastrointestinal bleeding. Endoscopy and colonoscopy were performed on 51 (28.5%) of these patients to investigate the source of bleeding. A bleeding source was detected in 29.4% of patients who underwent endoscopy and colonoscopy. Of the 179 patients, 57% had oral feeding, 16.8% had PEG feeding, 92.7% received IV fluid support, and 33% received TPN. The absence of oral feeding and/or the use of TPN in patients were identified as effective risk factors for mortality (p<0.01). The absence of oral feeding increased mortality by 2.625 times, and the use of TPN increased mortality by 2.201 times. Transfusion was performed for the purpose of treatment in 29.1% of patients, with erythrocyte suspension being used in 54.7% of these cases. Regression analysis of patient data showed that a history of transfusion was an effective risk factor for mortality (p<0.01). A history of transfusion increased mortality by 2.572 times. The mortality rate among patients was 41.3%. There was no significant difference in age and gender distribution between surviving patients and those who did not survive, whether they were under 65 years of age or 65 years and older (p>0.05). According to the regression analyses conducted, underlying malignancy (p=0.025), sepsis (p<0.001), cirrhosis (p=0.027), the use of carbapenem (p<0.001), teicoplanin (p<0.001), antifungal agents (p=0.005), and polymyxin (p=0.003) in patients, a history of transfusion in patients (p=0.005), having low diastolic blood pressure (p=0.025), having a low pulse rate (a one-unit decrease in pulse rate increased mortality by 1.039 times, p=0.001), undergoing catheterization in patients during or before ICU admission (p=0.001), and the absence of oral feeding (p=0.002) and the use of TPN in patients (p=0.015) were identified as effective risk factors for mortality.
Benzer Tezler
- İzmir'de Mustafa Kemal Bulvarı'nın peyzaj mimarlığı açısından etüdü ve peyzaj projesi
Başlık çevirisi yok
ENGİN ALPARSLAN
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Peyzaj MimarlığıEge ÜniversitesiPeyzaj Mimarlığı Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. ÜMİT ERDEM
- Samsun ve çevresinde tarla sarmaşığı (conuolvulus arvensis L.)'na karşı biyolojik savaşa esas olacak fauna tespiti
Investigations on the insect fauna of the field binweed (Conuolvulus arvensis L.) related to its biological control in Samsun Province
YASEMİN UFUK GERMAN
- Baba yoksunluğunun benlik kavramına etkisi ve babasız öğrencilerin problemlerinin hangi alanlarda yoğunlaştığının saptanması
Başlık çevirisi yok
OYA GÜNGÖRMÜŞ
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiGelişim Psikolojisi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AYSEL EKŞİ
- Ege bölgesi keçi liflerinin bazı önemli fiziksel, kimyasal özellikleri ve değerlendirme imkanları
Başlık çevirisi yok
NİLÜFER ERDEM
Doktora
Türkçe
1985
Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge ÜniversitesiTekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÜLSEREN YAZICIOĞLU