İnflamatuvar barsak hastalığında görülen sarkopeninin klinik aktivasyonla ilişkisi ve prognoz üzerine etkisi
The relationship between sarcopenia in inflammatory bowel disease and its clinical activation and prognostic impact
- Tez No: 842447
- Danışmanlar: DOÇ. DR. GÖKSEL BENGİ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Gastroenteroloji, İç Hastalıkları, Gastroenterology, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: İnflamatuvar Barsak Hastalığı, Sarkopeni, Ülseratif Kolit, Crohn Hastalığı, Gastrointestinal hastalıklar, Kas distrofileri, Kolit-ülseratif, Prognoz, İnflamatuar bağırsak hastalıkları, Inflammatory Bowel Disease, Sarcopenia, Ulcerative Colitis, Crohn's Disease, Crohn disease, Gastrointestinal diseases, Muscular dystrophies, Colitis-ulcerative, Prognosis, Inflammatory bowel diseases
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Gastroenteroloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
AMAÇ: İnflamatuvar Bağırsak Hastalıkları (IBH) gastrointestinal sistemin kronik, tekrarlayıcı inflamasyonu ile karakterize olan hastalıklardır. Crohn Hastalığı, Ülseratif Kolit ve İndetermine Koliti kapsar. Sarkopeni olarak adlandırılan kas iskelet kitlesinde azalma durumu, İBH'lı hastalarda artan oranlarda raporlanmaya başlanmıştır. İBH ve sarkopeni ile ilgili çalışmalar bulunmasına rağmen, azalmış kas iskelet kitlesi ve İBH'nin prognozu arasındaki ilişki hala tam olarak aydınlatılamamıştır. Nötrofil lenfosit oranı (NLR), Trombosit Lenfosit Oranı(PLR) ve serum LDH Albumin oranı(LAR) sistemik inflamatuvar yanıtın göstergesi olarak kullanılan biyobelirteçlerdir. İBH'da sarkopeni ile bahsi geçen belirteçler arasındaki ilişki hakkında daha önce yapılan bir çalışma bulunmamaktadır Bu nedenle, çalışmamızın temel amacı İBH tanısı alan hastalarda bazı sistemik biyobelirteçler ve demografik özelliklerin sarkopeniye olan etkisini araştırmak ve sarkopeni gelişme riskini belirleyecek bir faktör bulmaktır. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmamız retrospektif, kesitsel bir kohort çalışmasıdır. Çalışmaya 01/01/2010-01/01/2023 tarihleri arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı İBH polikliniğine başvuran Ülseratif Kolit ve Crohn Hastalığı tanıları ile takip edilen herhangi bir nedenle bir kez çekilmiş Batın BT'si olan >18 yaş olan 261 hasta dahil edilmiştir. Hastaların demografik ve klinik verileri, Abdomen BT tarihi, almış olduğu tedaviler, cerrahi öyküsü, Abdomen BT'nin çekildiği ya da ona en yakın tarihteki labaratuvar değerleri retrospektif olarak kaydedilmiştir. Bu parametrelerden SII, BMI, PNI, NLR, PLR ve LDH/Albümin Oranı hesaplanmıştır. Sarkopeni tanısı ve derecesi batın BT görüntüleri kullanılarak hesaplanmıştır. Görüntüleme için üçüncü lomber disk düzlemi (L3)seçilmiştir. L3 SMI (cm/m2) elde etmek için enine kesit alanının ortalama değeri alınıp, hastanın boyunun karesine bölünmüştür. Elde edilen verilerin sarkopeniye olan etkisi araştırılmıştır. BULGULAR: Çalışmamızda 134 kadın 127 erkek toplam 261 hastanın yaş ortalaması 50,0±14,7 olarak saptandı. Hastaların BMI ortalamaları 25,8±4,8 olarak hesaplandı. %65,5 hastada sigara kullanma öyküsü vardı. En sık saptanan komorbidite %21,8 ile HT idi. %65,5 hastanın Crohn, %34,5 hastanın ÜK tanısı almış olduğu belirlendi. En sık saptanan Crohn tutulum yeri %45,6 ile ileokolonik bölge en sık Crohn tipi %65,5 oranında İnflamatuvar tipti. Sol kolit %38,9 ile ÜK için en sık saptanan tutulum idi. Ekstraintestinal tutulum oranı %28, 7idi.Crohn tanılı hastaların %29.8 ile en çok aldığı tedavi Biyolojik Ajan +AZT iken ÜK tanılı hastaların %46.7 ile 5-ASA tedavisiydi. Hastaların %34,5'i aktif Anti-TNF tedavisi almaktaydı. Cerrahi öyküsü olan hasta oranı %19,9 ve en sık uygulanan cerrahi tedavi %36,5 oranında darlık rezeksiyonuydu. Hastaların %19,9'unda sarkopeni saptandı. Sarkopeni tanısı alan hastaların yaş ortalaması daha yüksekti (p=0,075). İBH tanı yaşında da sınırda istatistiksel olarak anlamlılık bulundu (p=0,056). Cinsiyet dağılımları arasında anlamlı fark saptanmadı. BMI değeri sarkopeni grubunda daha düşük bulundu (p<0,001). Sigara kullanım oranında sınırda istatistiksel anlamlılık varken komorbiditelerden HT oranı sarkopeni gözlenen grupta anlamlı bir şekilde daha düşüktü (p=0,045). CH'da sarkopeni görülme oranı %20,5 iken ÜK 'da %18,9 olarak belirlendi. Crohn tutulum yerleri, Crohn tipleri ,ÜK tutulum yerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu Hastaların aktif tedavi oranları, medikal tedavi türleri, kullanılan biyolojik ajan türleri, cerrahi tedavi oranları ve cerrahi tedavi türleri karşılaştırıldığında sarkopeni olan ve olmayan grup arasında istatistiksel anlamlı fark yoktu.İmmün inflamasyon belirteçlerinden PNI ortanca değeri sarkopeni olan grupta daha düşük (p=0,006), SII değeri ve PLR değeri sarkopeni olan grupta daha yüksek (sırasıyla; p=0,012 ve p=0,001) olarak bulundu. NLR ve LDH/Albumin oranı için iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı farka rastlanmadı. SONUÇ: Çalışmamız İBH tanısı alan hastalarda bazı sistemik biyobelirteçler ve demografik özelliklerin sarkopeniye olan etkisini göstermektedir. İBH tanılı hastalarda sarkopeni son yıllarda artan oranda raporlanmaya başlamıştır. Bu nedenle erken tanı ve tedavisi önem arz etmektedir. Bizim çalışmamızda sarkopeni sıklığı %19.9 saptanmıştır. Yaşlandıkça sarkopeni artar ancak cinsiyetin sarkopeni gelişiminde etkisi bulunmamaktadır. BMI'ı düşük olan, sigara içen, HT olmayan hastalarda sarkopeni gelişme riski yüksektir. CH'da ÜK'ya göre daha fazla sarkopeni gelişmektedir. Ancak Crohn tutulum yeri ve Crohn tipi, ÜK tutulum yeri sarkopeni gelişme riskini etkilememektedir. Hastaların medikal tedavi türlerinin, kullanılan biyolojik ajan türlerinin ve cerrahi tedavi türlerinin sarkopeniye etkisi bulunmamaktadır. İnflamatuvar aktivitesi yüksek olan hastalarda sarkopeni daha fazla gelişmektedir. Literatürde İBH tanılı hastalarda görülen sarkopenide biyobelirteçlerle alakalı bir çalışma mevcut olmayıp NLR ve LDH/Albumin oranının sarkopeni açısından belirleyiciliği saptanmamıştır. Fakat PNI, SII ve PLR oranları yeni tanı alan IBH tanılı hastalarda sarkopeni gelişme riski açısından değerlendirilebilecek belirteçler olarak kullanılabilir. Bu belirteçler sarkopeninin erken tespitinde non-invaziv yöntemler olarak yol gösterici olabilir.
Özet (Çeviri)
OBJECTİVE: Inflammatory Bowel Diseases (IBD) are characterized by chronic, recurrent inflammation of the gastrointestinal system, encompassing Crohn's Disease, Ulcerative Colitis, and Indeterminate Colitis. A decrease in skeletal muscle mass, referred to as sarcopenia, has been increasingly reported in patients with IBD. Despite studies on IBD and sarcopenia, the relationship between reduced skeletal muscle mass and the prognosis of IBD remains not fully elucidated. Neutrophil-lymphocyte ratio (NLR), Platelet-lymphocyte ratio (PLR), and Serum LDH/Albumin ratio (LAR) are biomarkers used as indicators of systemic inflammatory response. There is no previous study on the relationship between sarcopenia in IBD and these mentioned biomarkers. Therefore, the primary aim of our study is to investigate the impact of certain systemic biomarkers and demographic characteristics on sarcopenia in patients diagnosed with IBD and to identify factors that determine the risk of developing sarcopenia. MATERİALS AND METHODS: Our study is a retrospective, cross-sectional cohort study. A total of 261 patients, aged >18, who presented to the IBD outpatient clinic of Dokuz Eylül University Faculty of Medicine's Division of Gastroenterology with diagnoses of Ulcerative Colitis and Crohn's Disease and had undergone abdominal CT scans for any reason between 01/01/2010- 01/01/2023 were included. Demographic and clinical data, abdominal CT dates, received treatments, surgical history, and laboratory values from the date of the abdominal CT or the nearest date were retrospectively recorded. From these parameters, Systemic Immune- Inflammation Index (SII), Body Mass Index (BMI), Prognostic Nutritional Index (PNI), NLR, PLR, and LDH/Albumin Ratio were calculated. The diagnosis and degree of sarcopenia were determined using abdominal CT images. The third lumbar disc plane (L3) was selected for imaging, and L3 Skeletal Muscle Index (SMI, cm/m2) was calculated by taking the average value of the cross-sectional area and dividing it by the square of the patient's height. The impact of the obtained data on sarcopenia was investigated. RESULTS: In our study, the average age of 261 patients (134 female, 127 male) was determined as 50.0±14.7 years. The BMI averages were calculated as 25.8±4.8. A smoking history was present in 65.5% of the patients, and the most frequently observed comorbidity was hypertension (HT) with 21.8%. Crohn's disease was diagnosed in 65.5% of the patients, while 34.5% had Ulcerative Colitis. The most common Crohn's involvement site was the ileocolonic region (45.6%), and the most common Crohn's type was the inflammatory type (65.5%). Leftsided colitis (38.9%) was the most common involvement in Ulcerative Colitis. The rate of extraintestinal involvement was 28.7%. The most common treatment for Crohn's patients was Biological Agent + AZT (29.8%), and for Ulcerative Colitis patients, it was 5-ASA treatment (46.7%). Active Anti-TNF treatment was received by 34.5% of the patients. The rate of patients with a surgical history was 19.9%, with the most frequently applied surgical treatment being stricture resection (36.5%). Sarcopenia was detected in 19.9% of the patients. The average age of patients diagnosed with sarcopenia was higher (p=0.075). A borderline statistical significance was found in the age of IBD diagnosis (p=0.056). There was no significant difference in gender distribution. BMI was lower in the sarcopenia group (p<0.001). While there was a borderline statistical significance in the smoking rate, the rate of HT among comorbidities was significantly lower in the group with sarcopenia (p=0.045). The rate of sarcopenia was determined as 20.5% in Crohn's disease and 18.9% in Ulcerative Colitis. There was no statistically significant difference among Crohn's involvement sites, Crohn's types, and Ulcerative Colitis involvement sites. When comparing the rates of active treatment, types of medical treatment, types of biological agents used, rates of surgical treatment, and types of surgical treatment between the sarcopenia and non-sarcopenia groups, no statistically significant difference was found. Among the immune-inflammatory markers, the median value of PNI was lower in the group with sarcopenia (p=0.006), while SII and PLR values were higher in the sarcopenia group (p=0.012 and p=0.001, respectively). There was no statistically significant difference in NLR and LDH/Albumin ratio between the two groups. CONCLUSİON:Our study demonstrates the impact of certain systemic biomarkers and demographic characteristics on sarcopenia in patients diagnosed with IBD. Sarcopenia has been increasingly reported in patients with IBD in recent years, emphasizing the importance of early diagnosis and treatment. In our study, the prevalence of sarcopenia was found to be 19.9%. Sarcopenia increases with age, but gender does not have an effect on the development of sarcopenia. Patients with lower BMI, smokers, and those without hypertension are at a higher risk of developing sarcopenia. Sarcopenia is more prevalent in Crohn's disease compared to Ulcerative Colitis. However, Crohn's involvement site and type, as well as Ulcerative Colitis involvement site, do not affect the risk of developing sarcopenia. The types of medical treatment, types of biological agents used, and types of surgical treatment do not have an impact on sarcopenia. Sarcopenia develops more in patients with high inflammatory activity. There is currently no study related to biomarkers in sarcopenia in IBD patients and the determinative role of NLR and LDH/Albumin ratio in sarcopenia has not been established. However, PNI, SII, and PLR values can be used as markers for assessing the risk of sarcopenia in newly diagnosed IBD patients. These markers can serve as non-invasive methods for the early detection of sarcopenia.
Benzer Tezler
- Tükrük bezi hastalıklarında siyalografi ve ultrasonografinin tanı değeri
Başlık çevirisi yok
İBRAHİM EHTİYAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1988
Radyoloji ve Nükleer TıpGazi ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ERDOĞAN KÖKER
- Nazofarenks tümörlerinin tanısında bilgisayarlı tomografi ve yumuşak teknik lateral boyun grafisinin doğruluk oranları hakkında karşılaştırmalı bir çalışma
Başlık çevirisi yok
ALİ ÇAKIR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1988
Radyoloji ve Nükleer Tıpİstanbul ÜniversitesiRadyodiagnostik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CAHİT BABUNA
- Periapikal lezyonlarda, proteolitik aktivite regülasyonunda rol oynayan alfa1 -antitripsin ve alfa2- macroglobulinin incelenmesi
Başlık çevirisi yok
ZİŞAN KIZIL
Doktora
Türkçe
1988
Diş HekimliğiMarmara ÜniversitesiAğız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. KAYA ENERGİN
- Parotis ve submandibuler bez lokalizasyonlu kitlelerde siyolografi ve tanı değerlerinin cerrahi ve patoloji bulguları ile karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
NECDET KORU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
Kulak Burun ve BoğazDokuz Eylül ÜniversitesiKulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı