Pediatrik kemik iliği ünitesinde 2010-2021 yılları arasında nakil yapılan, ilk yıl içerisinde karaciğer enzim yüksekliği olan hastaların değerlendirilmesi
Evaluation of patients transplanted in the pediatric bone marrow unit between 2010 and 2021, wi̇th elevated liver enzyme in the first year
- Tez No: 840360
- Danışmanlar: PROF. DR. İBRAHİM BAYRAM
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Hematopoetik Kök Hücre Nakli, Karaciğer Enzimleri, Pediatrik, Hematopoetik kök hücre transplantasyonu, Hematopoetik kök hücreler, Kemik iliği, Kemik iliği nakli, Retrospektif çalışmalar, Çocuklar, Hematopoietic Stem Cell Transplantation, Liver Enzymes, Pediatric, Hematopoietic stem cells, Bone marrow, Bone marrow transplantation, Retrospective studies, Children
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Çukurova Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Çalışmamızda Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Kemik İliği Nakil Ünitesinde 2010-2021 yılları arasında nakil yapılan hastaların sonuçlarının retrospektif olarak değerlendirilmesi, ilk yıl içerisinde karaciğer fonksiyon testlerinin incelenmesi ve etiyolojik nedenlerin araştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Kemik İliği Nakil Ünitesinde 2010-2021 yılları arasında nakil yapılan hastaların ilk bir yıl içerisinde karaciğer enzim değerleri ve diğer verileri rektrospektif olarak değerlendirildi. Çalışmaya toplam 298 hasta alındı. Tanı gruplarına ve nakil tiplerine göre hazırlık rejimi; miyeloablatif veya azaltılmış yoğunluklu rejim olarak belirlendi. Hepatik SOS profilaksisinde ursodeoksikolik asit kullanıldı. Myeloid engrafman zamanı ardışık 3 gün boyunca mutlak nötrofil sayısının > 500/mm³ olduğu ilk gün kabul edildi. Hazırlık rejimi başlangıcından itibaren ilk 15 gün için AST, ALT, LDH veya bilirubin yüksekliği ilaç toksisitesi olarak kabul edildi. GVHD klinik semptomları olan ve/veya biyopsi ile tanı konuldu. Bulgular: Hastaların %63,4'ü kız, %36,6'sı ise erkekti. Hastaların %9,7'si 2 yaşından küçüktü, %25,2'si 2-5 yaş arasındaydı, %36,9'u 5-10 yaş arasındaydı ve %28,2'si 10 yaşından büyüktü. Malignite nedeniyle başvuranların oranı %35,9, hematolojik hastalıklar nedeniyle başvuranların oranı %47 ve immün yetmezlik nedeniyle başvuranların oranı %13,8 olarak saptandı. Hastaların %61,1'inde erken komplikasyonlar, %1'inde geç komplikasyonlar ve %20,6'sında ise hem erken hem geç komplikasyonlar gözlendi. Erken GVHD tutulumu saptanan hastaların oranı %25,8 idi. GVHD'nin en sık gözlenen tutulumları sırasıyla cilt ve bağırsak (%31,6) ve sadece cilt (%22,5) olarak tespit edildi. En yaygın görülen komplikasyonlar ise sırasıyla %16,6 ile hemorajik sistit, %13,8 ile renal komplikasyonlar ve %10,4 ile santral sinir sistemi komplikasyonları olarak belirlendi. Hematopoetik kök hücre nakli öncesi laboratuvar parametrelerinde anormallik saptanan hastaların oranı %82,2 idi. Anemi görülen hastaların oranı %71,1, pansitopeni saptanan hastaların oranı %28,2, AST değeri normalden yüksek hastaların oranı %40,2, ALT değeri normalden yüksek hastaların oranı %41,9 ve laktat dehidrogenaz değeri yüksek olan hastaların oranı %17,8 olarak belirlendi. Hematopoetik kök hücre nakli sonrası karaciğer fonksiyon testlerini en sık yükselten etiyolojiler %73,5 ile kültür üremesi ve %48 ile CMV enfeksiyonu olarak belirlendi. Hastaların %50,3'ünde tek bir etiyoloji, %28,5'inde iki farklı etiyoloji, %17,1'inde üç farklı etiyoloji ve %4'ünde dört farklı etiyoloji saptandı. Tedavi sürecinin sonunda karaciğer fonksiyon testlerinin %51,9'unda düzelme görülmedi ve hastaların %43,9'u yaşamını kaybetti. Bir yıllık sağ kalım oranı %70,5 olarak belirlenirken, beş yıllık sağ kalım oranı %52 ve on yıllık sağ kalım oranı da %52 olarak tespit edildi. Hastaların cinsiyetlerine göre sağ kalımları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı belirlendi (p=0,822). Yaş grupları arasında ise, 24-60 ay yaş aralığındaki grubun ortalama sağ kalım sürelerinin diğer gruplara göre anlamlı derecede yüksek olduğu saptandı (p=0,018). Transplantasyon yapılma yılına göre ortalama sağ kalım süreleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edildi (p=0,680). Transplantasyon şekline göre sağ kalımın anlamlı olarak değişmediği belirlendi (p=0,127). Ancak, kemik iliği kaynağı olarak periferik kök hücre kullanan hastaların sağ kalım sürelerinin istatistiksel olarak anlamlı derecede daha düşük olduğu tespit edildi (p=0,014). Ayrıca, HLA uygunluk seviyesinin yükseldikçe sağ kalım sürelerinin de istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde yükseldiği gözlendi (p=0,001). Transplantasyon sonrası bilirubin seviyelerinin yüksekliği, transplantasyon öncesi anemi ve pansitopeni varlığı, transplantasyon sonrası LDH yüksekliği olan hastalarda ortalama sağ kalım sürelerinin uzadığı gözlendi (sırasıyla p=0,001, p=0,019, p =0,009 ve p=0,007). Sonuç: Çalışmamız sonucunda karaciğer fonksiyon testlerinde gözlenen yüksekliğin nakil başarısını negatif etkileyen bir faktör olduğu görüldü. Nakil öncesinde ve sonrasında karaciğer fonksiyon testleri yüksekliği açısından farkındalığın yüksek tutulması ve gerekli önlemlerin alınması önerilir.
Özet (Çeviri)
Objective: In our study, C.U.T.F. The aim was to retrospectively evaluate the results of patients transplanted between 2010 and 2021 in the pediatric bone marrow transplant unit, examine liver function tests within the first year, and investigate etiological causes. Material and Method: Liver enzyme values and other data of patients who underwent transplantation between 2010 and 2021 in the pediatric bone marrow unit of Cukurova University Faculty of Medicine were evaluated retrospectively within the first year. Data from a total of 298 patients were evaluated in the study. Preparation regimen according to diagnosis groups and transplant types; determined as myeloablative or reduced-intensity regimen. Ursodeoxycholic acid was used in hepatic SOS prophylaxis. Myeloid engraftment time was accepted as the first day when the absolute neutrophil count was > 500/mm³ for 3 consecutive days. Elevated AST, ALT, LDH or bilirubin for the first 15 days from the start of the preparation regimen was considered as drug toxicity. In cases with GVHD-type clinical symptoms and/or those that could be removed, it was considered acute by biopsy and chronic according to the biopsy result. Results: 63.4% of the patients were girls and 36.6% were boys. 9.7% of the patients were younger than 2 years old, 25.2% were between 2 and 5 years old, 36.9% were between 5 and 10 years old, and 28.2% were older than 10 years old. According to the admission diagnoses of the patients, the rate of those admitted due to malignancy was 35.9%, the rate of those admitted due to hematological diseases was 47%, and the rate of those admitted due to immunodeficiency was 13.8%. Early complications were observed in 61.1% of the patients, late complications were observed in 1%, and both early and late complications were observed in 20.6%. The rate of patients with early GVHD involvement was 25.8%. The most common involvements of GVHD were skin and intestine (31.6%) and skin only (22.5%), respectively. The most common complications were hemorrhagic cystitis with 16.6% and renal disease with 13.8%, respectively. complications and 10.4% were central nervous system complications. The rate of patients with abnormal laboratory parameters before hematopoietic stem cell transplantation was 82.2%. The rate of patients with anemia was 71.1%, the rate of patients with pancytopenia was 28.2%, the rate of patients with high AST values was 40.2%, the rate of patients with high ALT values was 41.9%, and the rate of patients with high lactate dehydrogenase values was 17.8%. determined. The etiologies that most frequently increased liver function tests after hematopoietic stem cell transplantation were culture growth with 73.5% and CMV infection with 48%. A single etiology was detected in 50.3% of the patients, two different etiologies in 28.5%, three different etiologies in 17.1% and four different etiologies in 4%. At the end of the treatment period, 51.9% of liver function tests did not improve and 43.9% of the patients died. While the one-year survival rate was determined as 70.5%, the five-year survival rate was 52% and the ten-year survival rate was 52%. It was determined that there was no significant difference in the survival of the patients according to their gender (p = 0.822). Among age groups, the average survival time of the 24-60 month age group was found to be significantly higher than the other groups (p = 0.018). It was determined that there was no statistically significant difference in mean survival times according to the year of transplantation (p=0.680). It was determined that survival did not change significantly depending on the type of transplantation (p = 0.127). However, the survival time of patients using peripheral stem cells as a bone marrow source was found to be statistically significantly lower (p=0.014). Additionally, it was observed that as the HLA compatibility level increased, survival times increased statistically significantly (p=0.001). It was observed that the average survival time was prolonged in patients with high post-transplant bilirubin levels, pre-transplant anemia and pancytopenia, and post-transplant LDH elevation (p=0.001, p=0.019, p=0.009 and p=0.007, respectively). Conclusion: As a result of our study, it was seen that the high liver function tests were a factor that negatively affected the success of transplantation. It is recommended to raise awareness about high liver function tests before and after transplantation and to take necessary precautions.
Benzer Tezler
- Kök hücre nakli yapılan pediatrik hastalarda nakil sonrası gastrointestinal sistem bozukluklarının değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
KÜBRA AYDOĞAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
HematolojiErciyes ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. DURAN ARSLAN
- Enfeksiyon sonrası gelişen bronşiyolitis obliteranslı çocukların uzun süreli izlemi; klinik, radyolojik özellikler ve prognozla ilişkili faktörlerin belirlenmesi
Long term follow-up of post-infectious bronchiolitis obliterans patient children; clinical, radiological properties and detection of prognosis related factors
TURAN BAYHAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHacettepe ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. EBRU YALÇIN
- Allojenik kök hücre transplantasyonu yapılan çocuklarda kimerizm analizi ve hastalıksız sağkalıma etkisi
Chimerism analysis of allogenic stem cell transplanted pediatric patients and its effects on disease free survival.
HAKAN TEKGÜÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEge ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SERAP AKSOYLAR
- Eritrosit süspansiyonu transfüzyon uygulamalarının değerlendirilmesi
Evaluation of erthrocyte suspension transfusion applications
MÜCAHİT OĞUZ KAĞAN TÜRK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SUAR ÇAKI KILIÇ
- Hematopoetik kök hücre nakli yapılan çocuk hastaların nakil sonrası birinci yılında immun sistem yeniden yapılanmasının değerlendirilmesi
Evaluation of immune system reconstitution in hematopoietic stem cell transplanted pediatric patients in the first year after transplantation
MÜCAHİT BULUT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SUAR ÇAKI KILIÇ
DOÇ. DR. HAYRUNNİSA BEKİS BOZKURT