Geri Dön

Hekimlerin defansif (çekinik) tıp hakkındaki görüşlerinin değerlendirilmesi

Assessment of physicians' views on defensive medicine

  1. Tez No: 838130
  2. Yazar: NECDET SALDI
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ÜMİT AYDOĞAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Hekim, defansif tıp, malpraktis, hukuki sorumluluk, Doktorlar, Tıbbi kötü uygulama, Physician, defensive medicine, malpractice, legal liability, Physicians, Legal responsibility, Medical malpractice
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Gülhane Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Defansif tıp uygulamaları, malpraktis (tıbbi uygulama hataları) davalarından korunmak amacı ile kanıta dayalı tıp kuralları çerçevesinde yapılan tıbbi uygulamaların yanında fazladan tetkik, tedavi ve prosedürlerin uygulanması (pozitif defansif tıp) veya yüksek riskli işlemlerden kaçınmak (negatif defansif tıp) olarak tanımlanabilir. Bu çalışmada, hastanemizde görev yapan hekimlerin defansif tıp uygulamaları hakkındaki bilgi ve görüşlerinin değerlendirilmesi ve ne ölçüde defansif tıp sergilediklerini saptamak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Kesitsel tipte planlanan çalışmamız SBÜ Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan ve çalışmaya katılmayı kabul eden 288 hekim üzerinde yapılmıştır. Hekimlere sosyodemografik özelliklerini, çalışma koşullarını ve defansif tıp uygulamaları tutum ölçeğini içeren toplam 37 soruluk anket uygulanmıştır. Veriler SPSS programı ile uygun testlerle analiz edilmiştir. Anlamlılık değeri karşılaştırma analizleri için 0.05'tir. Korelasyon analizinde 0,05 ve 0,01 düzeyinde anlamlı korelasyonlara yer verilmiştir. Bulgular: Çalışmaya katılan hekimlerin %50'sinin (n=144) kadın, %50'sinin (n=144) erkek ve yaş ortalamasının 30,60±4,60 olduğu görülmüştür. Katılımcıların %75,7'si (n=218) uzmanlık öğrencilerinden oluşmaktaydı. Dahili branş hekimlerinin oranı %69,1 (n=199) iken cerrahi branş hekimlerinin oranı %30,9 (n=89) idi. Hekimlerin %97,6'sının defansif tıp uyguladığı tespit edilmiştir. Katılımcıların %73,2'si, ülkemizde malpraktis ve komplikasyon ayrımının doğru bir şekilde yapılmadığını düşünmektedir. Hekimlerin %90,3 kadarı ülkemizde malpraktis davalarının arttığını düşünürken, meslek hayatı boyunca malpraktis davasına maruz kalan hekim oranı %5,2 olarak tespit edilmiştir. Çalışmamıza katılan cerrahi branş hekimlerinin, dahili branş hekimlerine göre daha fazla defansif tıp uyguladığı görülmüştür (p<0,05). Öğretim üyesi katılımcıların diğer hekimlerden daha az defansif davranış gösterdikleri ve pratisyen hekimlerin en fazla kaçınma davranışı gösteren grup olduğu anlaşılmıştır (p<0,05). Mesleki kıdemin defansif tıp uygulamaları üzerinde etkisinin olmadığı anlaşılmıştır (p>0,05). Aylık ortalama nöbet sayısı (p<0,05) ve yataklı servis sorumlu olunan ortalama hasta sayısı (p<0,01) ile defansif tıp uygulamaları arasında pozitif korelasyon olduğu saptanmıştır. Ayrıca aylık ortalama nöbet sayısının, pozitif defansif tıp uygulamalarının anlamlı bir açıklayıcısı olduğu anlaşılmıştır. (F=4,50; R=0,245; R2=0,047; p<0,05). Sonuç: Çalışmamızda hekimlerin yüksek oranda defansif tıp uyguladığı görülmüştür. Hekimlerin defansif davranışlarına yönelik farkındalıklarının artması hem hekimi hem de hastayı etkileyen bazı olumsuz durumların önüne geçebilecektir. Aynı zamanda hekimleri defansif davranışa yönelten sebeplerin saptanması, defansif tıp uygulamalarının neden olduğu maddi ve zamansal kaybın engellenebilmesi için yapılabilecekler ile ilgili fikir verebilir.

Özet (Çeviri)

Aim: Defensive medicine can be defined as performing extra examinations, treatments and procedures in addition to medical practices performed within the framework of evidence-based medical rules (assurance behavior) or avoiding high-risk procedures (avoidance behavior) in order to protect against malpractice lawsuits.. The aim of this study was to evaluate the knowledge and opinions of physicians working at our hospital, on defensive medicine practices and to determine to what extent they exhibit defensive medicine. Materials and Methods: Our cross-sectional study was conducted on 288 physicians working in SBÜ Gülhane Training and Research Hospital who agreed to participate in the study. A total of 37 questionnaires including sociodemographic characteristics, working conditions and defensive medicine practices attitude scale were applied to the physicians. The data were analyzed with appropriate tests using the SPSS program. The significance value is 0.05 for comparison analysis. In correlation analysis, significant correlations at 0.05 and 0.01 levels were included. Results: It was observed that 50% (n=144) of the physicians participating in the study were female, 50% (n=144) were male, and the average age was 30.60±4.60. 75.7% (n=218) of the participants were resident physician. While the rate of internal medicine physicians was 69.1% (n=199), the rate of surgical physicians was 30.9% (n=89). It was determined that 97.6% of physicians practice defensive medicine. 73.2% of the participants think that the distinction between malpractice and complications is not made correctly in our country. While 90.3% of physicians think that malpractice lawsuits have increased in our country, the rate of physicians who have been exposed to malpractice lawsuits throughout their career has been found to be 5.2%. It was observed that surgical physicians who participated in our study practiced more defensive medicine than internal medicine physicians (p<0.05). It was understood that academician showed less defensive behavior than other physicians and that general practitioners were the group showing the most avoidance behavior (p<0.05). It was understood that professional seniority had no effect on defensive medicine practices (p>0.05). A positive correlation was found between the monthly average number of shifts (p<0.05) and the average number of patients responsible for inpatient services (p<0.01) and defensive medicine practices. In addition, it was understood that the average number of seizures per month was a significant explainer of positive defensive medicine practices. (F=4,50; R=0,245; R2=0,047; p<0,05). Conclusion: In our study, it was observed that physicians practiced defensive medicine at a high rate. Increasing physicians' awareness of their defensive behaviors may prevent some negative situations affecting both the physician and the patient. At the same time, determining the reasons that lead physicians to defensive behavior may give an idea about what can be done to prevent the financial and temporal loss caused by defensive medicine practices.

Benzer Tezler

  1. Ordu il merkezinde çalışan hekimlerde defansif (çekinik) tıp uygulamalarının araştırılması

    Evaluation of defensi̇ve (recessive) medicine practices in physicians working in ordu provincial center

    FATMA GERÇEKER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Aile HekimliğiOrdu Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖZGÜR ENGİNYURT

  2. Çeşitli rib örgülerin boyutsal özellikleri üzerine bazı araştırmalar

    Başlık çevirisi yok

    ARZU YAĞCI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge Üniversitesi

    Tekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ARİF KURBAK

  3. Tütün yastıklarında değişik ekimlerin fide kalitesine etkileri ve bu fidelerin tarla koşullarında verim ve kaliteleri

    Başlık çevirisi yok

    GÜN DÖRTERLER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    ZiraatEge Üniversitesi

    Tarla Bitkileri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SEVAL SEKİN

  4. Emredici hükümlerin istisnaları ve sorumsuzluk klozları

    Başlık çevirisi yok

    GAMZE SEZERER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Hukukİstanbul Üniversitesi

    Özel Hukuk Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERGON ÇETİNGİL