Ana bilim dalımızda yapılan 1000 histeroskopik olgunun retrospektif analizi
Retrospective analysis of 1000 hysteroscopic cases performed in our department
- Tez No: 837708
- Danışmanlar: PROF. DR. RUHŞEN AYTAÇ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: Duyarlılık, Genital hastalıklar-kadın, Histeroskopi, Kadınlar, Korelasyon, Kısırlık, Leiomyom, Polipler, Seçicilik, Uterus kanamaları, Sensitivity, Genital diseases-female, Hysteroscopy, Women, Correlation, Infertility, Leiomyoma, Polyps, Selectivity, Uterine hemorrhage
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Belli bir dönem aralığında farklı şikayetlerle jinekoloji polikliniğimize başvurarak tanısal ve/veya operatif histeroskopi yapılan hastaları geriye yönelik olarak inceleyerek, demografik verilerini, histeroskopi endikasyonlarını, uygulanan histeroskopi prosedürlerini, işlem sürelerini, uygulanan anestezi prosedürlerini, kullanılan distansiyon ortamı tiplerini, yapılan histeroskopik prosedüre bağlı gelişen komplikasyon oranlarını, histeroskopiye ek operasyon/işlem gereksinimlerini, intraoperatif histeroskopik tanıları ve histopatalojik tanıları analiz etmek ve mevcut literatür eşliğinde histeroskopinin güvenilirliğini ve tanısal doğruluğunu bu sonuçlar ışığında değerlendirmektir. Gereç ve yöntem: Retroskpektif yürütülen bu çalışma, Ocak 2020 ve Eylül 2022 tarihleri arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı'nda tanısal veya operatif amaçlı histeroskopi yapılan 1016 hastanın klinikopatolojik verileri kullanılarak yürütüldü. Kliniğimize başvuran 18-80 yaş arası reprodüktif, perimenopozal ve postmenopozal hastalar dahil edildi. Hastaların demografik verileri (yaş, vücut kitle indeksi), sigara kullanımı, sistemik ek hastalıklar, preoperatif tanı, prosedür türü (tanısal / operatif histeroskopi), operatif histeroskopi yapılanlarda operasyonun detayı, kullanılan anestezi tipi, operasyona bağlı gelişen komplikasyonlar (kanama, rüptür vb.), prosedürün süresi, prosedür esnasında kullanılan distansiyon ortamı çeşidi, histeroskopiye ek bir işlem yapılıp yapılmadığı, histeroskopik tanı ve histopatolojik tanı sonuçları tespit edilerek kayıt altına alındı. Elde edilen verilerin analizi ve istatiksel olarak değerlendirilmesinde SPSS 11.5 programı kullanıldı. Bulgular: Çalışmaya toplamda 1016 hasta dahil edildi. Dahil edilen hastaların yaş ortalaması 39,84 ± 10,88 (min-maks 19-78) yıl, VKİ ortalamaları 26,97 ± 5,42 kg/m2 olarak hesaplandı. Bunların 49 (%4,8) tanesine tanısal 967 (%95,2) tanesi de operatif histeroskopik prosedür uygulanmıştır. Tanısal histeroskopilerde en sık endikasyon primer infertilite (n=14, %28,57) iken operatif histeroskopilerde en sık endikasyon endometriyal polip (n=273, %28,23) olarak izlenmiştir. Operatif histeroskopi gerçekleştirilen 967 hasta içinde en sık uygulanan prosedür polipektomi (n=335, %34,64) iken bunu sırasıyla septum rezeksiyonu ve kavite optimizasyonu (n=145, %14,99) izlemiştir. Toplamda 14 (%1,4) hastada komplikasyon gelişmiştir. Hastaların 4'ünde (%0,39) uterin perforasyon, 4'ünde (%0,39) kanama, 2'sinde (%0,19) aşırı sıvı yüklenmesi, 2'sinde (%0,19) servikal laserasyon ve 2'sinde (%0,19) postoperatif enfeksiyon meydana gelmiştir. Histeroskopik tanılar içinde en sık olarak polip (n= 347, %34,05) tanısı konmuştur. Bunu sırasıyla uterin septum (n=194, %19,09), miyoma uteri (n=99, %9,74) izlemiştir. Histopatolojik olarak incelendiğinde ise yine en sık endometriyal polip (n=366, %36,02) tanısı konmuştur. Bunu sırasıyla leiomiyom (n=96, %9,44) ve kronik endometrit (n=44, %4,33) izlemiştir. Toplamda 651 (%64,1) hastanın histopatolojik sonuçları benign patolojiler olarak sonuçlanırken, 10 (%0,98) hastanın endometriyal intraepitalyal neoplazi (EİN), 3 (%0,29) hastanın endometiroid tip endometriyum kanseri, 1 (%0,098) hastanın nöroendokrin karsinom olarak sonuçlanmıştır. Çalışmamızda histeroskopik sonuçlar histopatolojik sonuçlar ile karşılaştırılmış ve poliplerde yöntemin %79,8 duyarlılık ve %91,7 seçicilik ile doğru sonuç gösterdiği belirlenmişken miyomlarda ise %87,5 duyarlılık ve %98,4 seçicilik ile doğru sonuç gösterdiği belirlenmiştir. Polip için histeroskopinin pozitif prediktif oranı %84,4, negatif prediktif oranı %89,0 bulunmuştur. Miyom için ise pozitif prediktif oranı %84,8, negatif prediktif oranı %98,7 bulunmuştur. Histeroskopinin polip ve miyom için doğruluk oranlarına bakıldığında da sırasıyla %87,0 ve %97,0 bulunmuştur. Endometriyal polip ve miyom için histeroskopi sonucu ile histopatolojik çalışmaya gönderilen materyal sonucu arasındaki korelasyona bakıldığında anlamlı uyumluluk bulunmuştur. Polip için p değeri <0,001; korelasyon katsayısı 0,72 gösterilmiştir. Miyom için de p değeri <0,001; korelasyon katsayısı 0,84 gösterilmiştir. Sonuç: Histeroskopi, çalışmamızda da tespit ettiğimiz gibi yüksek seçicilik ve doğruluk oranları ile, minimal invaziv bir yöntem olması, güvenilirliği yüksek ve komplikasyon oranı düşük bir tanı ve tedavi yöntemi olması nedeni ile anormal uterin kanama, infertilite ve uterin boşluğu ilgilendiren diğer hastalıklar için tanıda ve tedavide birinci basamak araştırma yöntemi olarak kullanılmaktadır ve uzun bir süre kullanılmaya devam edecektir.
Özet (Çeviri)
Objective: The aim of this study is to retrospectively analyze patients who underwent diagnostic and/or operative hysteroscopy at our gynecology clinic with different complaints within a specific time frame. The study aims to examine demographic data, indications for hysteroscopy, procedures performed, procedure durations, types of anesthesia used, types of distension media used, complication rates associated with hysteroscopic procedures, additional surgical/interventional requirements, intraoperative hysteroscopic diagnoses, and histopathological findings. The study also aims to evaluate the reliability and diagnostic accuracy of hysteroscopy in light of these results and in accordance with existing literature. Materials and methods: This retrospective study was conducted using clinical and pathological data of 1016 patients who underwent diagnostic or operative hysteroscopy between January 2020 and September 2022 at the Department of Obstetrics and Gynecology, Ankara University Faculty of Medicine. Reproductive, perimenopausal, and postmenopausal patients aged 18-80 years who presented to our clinic were included. Demographic data (age, body mass index), smoking status, systemic comorbidities, preoperative diagnosis, type of procedure (diagnostic/operative hysteroscopy), details of operative hysteroscopy procedures, type of anesthesia used, complications related to the operation (bleeding, rupture, etc.), procedure duration, type of distension media used during the procedure, whether an additional procedure was performed during hysteroscopy, hysteroscopic diagnosis, and histopathological diagnosis results were recorded. The data obtained were analyzed and statistically evaluated using the SPSS 11.5 program. Results: A total of 1016 patients were included in the study. The mean age of the included patients was 39.84 ± 10.88 years (range: 19-78), and the mean BMI was calculated as 26.97 ± 5.42 kg/m2. Of these, 49 (4.8%) underwent diagnostic hysteroscopy, and 967 (95.2%) underwent operative hysteroscopic procedures. The most common indication for diagnostic hysteroscopy was primary infertility (n=14, 28.57%), while the most common indication for operative hysteroscopy was endometrial polyp (n=273, 28.23%). Among the 967 patients who underwent operative hysteroscopy, the most frequently performed procedure was polypectomy (n=335, 34.64%), followed by septum resection and cavity optimization (n=145, 14.99%). Complications developed in 14 (1.4%) patients, including uterine perforation in 4 (0.39%), bleeding in 4 (0.39%), excessive fluid loading in 2 (0.19%), cervical laceration in 2 (0.19%), and postoperative infection in 2 (0.19%). The most common hysteroscopic diagnosis was polyp (n=347, 34.05%), followed by uterine septum (n=194, 19.09%) and myomatous uterus (n=99, 9.74%). Histopathologically, the most common diagnosis was endometrial polyp (n=366, 36.02%), followed by leiomyoma (n=96, 9.44%) and chronic endometritis (n=44, 4.33%). While the histopathological results of 651 (64.1%) patients were benign pathologies, 10 (0.98%) were diagnosed with endometrial intraepithelial neoplasia (EIN), 3 (0.29%) with endometrioid-type endometrial cancer, and 1 (0.098%) with neuroendocrine carcinoma. Our study compared hysteroscopic results with histopathological results, and it was determined that the method showed 79.8% sensitivity and 91.7% specificity for polyps, while for fibroids, it showed 87.5% sensitivity and 98.4% specificity. The positive predictive value for polyps was 84.4%, and the negative predictive value was 89.0%. For fibroids, the positive predictive value was 84.8%, and the negative predictive value was 98.7%. When the accuracy rates of hysteroscopy for polyps and fibroids were examined, they were found to be 87.0% and 97.0%, respectively. When the correlation between hysteroscopic results and the material sent for histopathological study was examined for endometrial polyps and fibroids, significant concordance was found. For polyps, the p-value was <0.001, and the correlation coefficient was 0.72. For fibroids, the p-value was also <0.001, and the correlation coefficient was 0.84. Conclusion: As our study has determined, hysteroscopy is a first-line investigation method in diagnosis and treatment for abnormal uterine bleeding, infertility, and other conditions related to the uterine cavity due to its high selectivity and accuracy rates, minimal invasiveness, high reliability, and low complication rates. It will continue to be used for an extended period.
Benzer Tezler
- Total kalça artroplastisi yapılan genç hastalarda orta ve uzun dönem sonuçların değerlendirilmesi
Evaluation of mid- to long-term outcomes in young patients undergoing total hip arthroplasty
ERDEM ERTEKİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Ortopedi ve TravmatolojiHacettepe ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖMÜR ÇAĞLAR
- Klavikula kırıklarında anestezi ve analjezi yönetiminde ultrasonografi eşliğinde kombine yapılan interskalen brakiyel pleksus, yüzeyel servikal pleksus ve klavipektoral fasial plan bloklarının anestezi etkinliğinin retrospektif olarak araştırılması
Retrospective investigation of the anesthetic effectiveness of combined intersalene brachial plexus, superficial cervical plexus, and clavipectoral fascia plane blocks in anesthesia and analgesia management of clavicle fractures under ultrasound guidance
AYŞE YILDIRIMER KAYHAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Anestezi ve ReanimasyonKütahya Sağlık Bilimleri ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CANAN BALCI
DR. ÖĞR. ÜYESİ SERKAN TELLİ
- Glial tümörlerde prognostik önemi olan klinikopatolojik parametreler ile proliferasyon markerleri ve anjiogenez değerlendirilmesi
The Evaluation of prognostically important clinicopathologic parameters together with profileration markers and angiogenesis in glial tumours
NAZAN BOZDOĞAN
- Tavuklarda rastlanan kanatlı tüberkülozu üzerinde bakteriyolojik, allerjik, serolojik ve experimental çalışmalar
Başlık çevirisi yok
N. YAKUT TEKELİ TEKELİ ÖZGÜR
Doktora
Türkçe
1993
Veteriner Hekimliğiİstanbul ÜniversitesiVeterinerlik Mikrobiyolojisi Ana Bilim Dalı
PROF.DR. ATİLLA ILGAZ
- Meme kanserli 1075 hastada radyoterapi sonuçlarımız ve prognostik faktörler
Başlık çevirisi yok
SAİT SARI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
OnkolojiHacettepe ÜniversitesiRadyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı
PROF.DR. LALE ATAHAN