Geri Dön

Estimation of seroprevalence and immunity of COVID-19 antibodies among children

Çocuklar arasında COVID-19 antikorlarının seroprevalans ve bağışıklığının tahmini

  1. Tez No: 833223
  2. Yazar: SARRA ABDULRAHIM ASSI AL-OBAIDI
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ REMZİ ORKUN AKGÜN, DR. ÖĞR. ÜYESİ ASMAA HASEEB HWAID
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Biyoloji, Biology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: Çankırı Karatekin Üniversitesi
  10. Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Biyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

COVID-19 pandemisi, yeni koronavirüs SARS-CoV-2 tarafından tetiklenen, küresel sağlık ve toplum üzerinde derin etkileri olan bir olaydır. Virüsün yayılma dinamiklerini anlamak ve farklı nüfus kesimleri üzerindeki etkilerini anlamak, pandeminin evrimleşmeye devam ettiği süreçte büyük önem taşımaktadır. COVID-19 özellikle yetişkinleri etkilemiş olsa da, çocukların duyarlılığı ve virüsün bulaşma süreçlerindeki rolü büyük ilgi ve endişe uyandırmıştır. Bu çalışma, çocuklarda SARS-CoV-2 antikorlarının (Ab) yaygınlığını tahmin etmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, IgM ve IgG antikorlarının çocuklarda görünümü aracılığıyla SARS-CoV-2'nin son ve geçmiş enfeksiyonlarını inceleyerek doğal kazanılmış bağışıklığı belirlemeyi hedeflemektedir. Çalışma, Eylül 2022'den Mart 2023'e kadar Diyala, Irak'ta gerçekleştirildi. Bu süre zarfında toplam 180 örnek kaydedildi ve incelendi. Toplanan örnek, hasta grubu ve kontrol grubu olarak ayrıldı. Bu çalışmada sunulan sonuçlar, yaş, cinsiyet ve ikamet yeri açısından hastalar ile kontrol grupları arasında kapsamlı bir karşılaştırmalı analiz sunmaktadır. İki yaş dağılımı sınıflandırması kullanıldı. İlk sınıflandırma, çalışma gruplarının yaşlarını üç gruba ayırdı. İstatistiksel analiz, bu yaş kategorileri arasında anlamlı bir fark olduğunu gösterdi (P=0.034). İkinci sınıflandırma ise yaş gruplarını on beş segmente böldü ve çalışma grupları arasında başka bir anlamlı farklılık ortaya çıktı (P=0.012). Ayrıca, kontrol grubundaki ortalama ± standart sapma değerleri, hasta grubuna kıyasla anlamlı derecede yüksek bir değer gösterdi (76,4 ± 51,7 vs. 49,7 ± 44,9, P = 0,0001), bu da iki grup arasındaki yaşa dayalı farkı vurgulamaktadır. Cinsiyete göre, hasta grubundaki erkek yüzdesi, kontrol grubundakinin oranıyla karşılaştırıldığında oldukça yüksekti ve oranlar (63,41% vs. 47,95%) şeklindeydi. Aksine, kontrol grubundaki kadın yüzdesi, hasta grubuna kıyasla belirgin şekilde daha yüksekti ve oranlar (52,04% vs. 36,58%, P= 0,038) olarak kaydedildi. Ayrıca, bulgular, hasta grubunun çocuklarının ailelerindeki önceki enfeksiyonun, hasta grubunda 63 (%76,8) vakayla karşılaştırıldığında kontrol grubunda 38 (%38,8) vakadan anlamlı şekilde üstün olduğunu ortaya koydu (P değeri <0,0001). Ancak, bulgular, solunum yolu enfeksiyonuna yakalanan hasta grubundaki vaka sayısının 5 (%6,1) olduğunu gösterirken, kontrol grubunda 60 (%61,2) vaka kaydedildiğini ortaya koydu. Özellikle, hasta grubu, kontrol grubuna kıyasla (P<0,0001) ateş, boğaz ağrısı, burun akıntısı, döküntü, ishal, nefes darlığı ve öksürük gibi birçok semptomun belirgin şekilde daha yüksek oranlarını gösterdi. Anti-COVID-19 IgG oranı bakımından, sonuçlar 35 test edilen hastadan 25'inin (%74,28) pozitif, 9'unun (%25,71) negatif olduğunu gösterdi. Bunun aksine, kontrol grubunda test edilen 74 sağlıklı çocuğun 56'sının (%75,67) pozitif olduğu ve 18'inin (%24,32) antikor bakımından negatif olduğu tespit edildi. Bu farklılıklara rağmen, iki grup arasındaki fark istatistiksel olarak anlamsızdı (P= 0,437). Anti-COVID-19 IgM bakımından yapılan analiz, test edilen 82 hastanın 63'ünün (%76,82) pozitif olduğunu, 19'unun (%23,17) ise negatif olduğunu ortaya koydu. Buna karşılık, kontrol grubundaki 24 test edilen bireyin %8,33'ü pozitif iken, %91,66'sı antikor bakımından negatif bulundu. Bu iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark vardı ve P değeri 0,0001 olarak kaydedildi. Sonuç olarak, bu çalışma solunum yolu semptomları gösteren çocukların COVID-19 enfeksiyonunun pozitif oranının kontrollerle karşılaştırıldığında daha yüksek olduğunu buldu. Ayrıca, bu çalışma COVID-19 enfeksiyonunun çocuklarda semptomlara dayalı olarak diğer solunum yolu hastalıklarından ayırt edilemeyeceğini vurguladı. Ek olarak, görünüşte sağlıklı çocukların yaklaşık %10'unun COVID-19 ile semptom göstermeksizin enfekte olduğu bulundu. Dahası, hastaların ve kontrollerin yaklaşık %25'inin önceki enfeksiyon veya pozitif vakalarla temas sonucu koruyucu bağışıklığa sahip olduğu belirlendi.

Özet (Çeviri)

The COVID-19 pandemic, caused by the novel coronavirus SARS-CoV-2, has had a profound impact on global health and society. Understanding the dynamics of the virus's spread and its effects on different population segments is of utmost importance as the pandemic continues to evolve. While COVID-19 has predominantly affected adults, the susceptibility and role of children in its transmission have sparked significant interest and concern. The study aims to estimate the incidence of SARS-CoV-2 antibodies (Ab) in children. Also, to determine the naturally acquired immunity through examining recent and past infections of SARS-CoV-2 represented by the appearance of IgM and IgG antibodies in children. The study was conducted in Diyala, Iraq, from September 2022 to March 2023. During this time, a total of 180 samples were recorded and studied. The sample collected was divided into the patient group and the control group. The outcomes presented in this study provide a comprehensive comparative analysis between the patients and control groups regarding age, gender, and residence. Two age distribution classifications were used. The first one categorized the ages of the study groups into three groups. Statistical analysis showed a significant difference among these age categories (P=0.034). The second classification divided the age groups into fifteen segments, revealing another significant difference between the study groups (P=0.012). Moreover, the Mean ± SD in months within the control group showed a significantly higher value compared to the patient group, with values of (76.4 ± 51.7 vs. 49.7 ± 44.9, P = 0.0001), highlighting the age-based difference between the two groups. According to gender, the percentage of males within the patients' group was substantially higher when compared to that of the controls, with a proportion of (63.41% vs. 47.95%). Conversely, the percentage of females in the control group was notably higher compared to the patients' group, with figures of (52.04% vs. 36.58%, P= 0.038). Also, the findings revealed that the previous infection in children's families of the patient's group 63(76.8%) cases were significantly superior as compared with the control group 38 (38.8%) cases at P value (<0.0001). However, the findings showed that the number of cases infected with respiratory tract infection in the patient's group recorded 5(6.1%) cases, while 60(61.2%) no cases were monitored in the control group at P. value (<0.013). Specifically, the patient group exhibited markedly higher rates of several symptoms, including fever, sore throat, runny nose, rash, diarrhea, difficulty breathing, and coughing, compared to the control group (P<0.0001). Regarding the rate of anti-COVID-19 IgG, the results showed that out of 35 tested patients, 25 (74.28%) tested positive, while 9 (25.71%) tested negative. On the contrary, in the control group, among 74 healthy children who underwent testing, 56 (75.67%) were found to be positive, and 18 (24.32%) were negative for the antibody. Despite these variations, the difference between the two groups was statistically insignificant (P= 0.437). Regarding anti-COVID-19 IgM, the analysis revealed that among the 82 tested patients, 63 (76.82%) were positive, while 19 (23.17%) were negative. In contrast, among the 24 tested individuals in the control group, 8.33% were positive, and 91.66% were negative for the antibody. This resulted in a statistically significant distinction between the two groups, with a P-value of 0.0001. In conclusion, this study found that children with respiratory tract symptoms had a higher rate of positive COVID-19 infection compared to controls. It also highlighted that COVID-19 infection in children cannot be differentiated from other respiratory diseases based on symptoms. Additionally, approximately 10% of apparently healthy children were found to be asymptomatically infected with COVID-19. Furthermore, about 25% of patients and controls had protective immunity from previous infection or contact with positive cases.

Benzer Tezler

  1. Crohn hastalığında anti saccharomyces cerevisiae ve anti-glikoprotein 2 düzeyleri ve bunların hastalığın klinik özellikleri ile olan ilişkisi

    Anti-saccharomyces cerevisiae and anti-glycoprotein-2 antibody levels in crohn's disease and their relationship with clinical features

    ALİ ERKAN DUMAN

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    GastroenterolojiKocaeli Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SADETTİN HÜLAGÜ

  2. Van yöresinde adolesan dönem kız çocuklarında kızamıkçık (rubella) seroprevalansı

    Rubella seroprevalance in adolescant girls in Van

    NESRİN CEYLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıYüzüncü Yıl Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. DURSUN ODABAŞ

  3. Estimation of reliability indices by Monte Carlo simulation im electric power generation systems

    Monte Carlo benzetim yöntemiyle elektrik güç üretim sistemi güvenilirlik endekslerinin tahmini

    AYŞE SEVTAP SELÇUK

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    1988

    İstatistikOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    İstatistik Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. MEHMET ŞAHİNOĞLU