Kırım kongo kanamalı ateşi hastalarında klinik seyir ve apoptoz ilişkisi
Relationship between clinical course and apoptosis in patients with Crimean congo hemorrhagic fever
- Tez No: 831254
- Danışmanlar: PROF. DR. ÇİĞDEM KADER
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji, Infectious Diseases and Clinical Microbiology
- Anahtar Kelimeler: Apoptozis, Hastalık şiddeti indeksi, Hemorajik ateş-Kırım, Ölçekler, Crimean-Congo Haemorrhagic Fever, severity grading score, apoptozis, Apoptosis, Severity of illness index, Hemorrhagic fever-Crimean, Scales
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Yozgat Bozok Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı (KKKA) ciddi morbidite ve mortaliteye neden olan multisistemik tutulum gösteren bir hastalıktır. Vakaların çoğunluğu akut ateşli dönemden sonra toparlanmalarına rağmen olgu fatalite oranı Dünya genelinde ortalama %30 olarak bildirilirken, Türkiye'de bu oran %5-10 civarındadır. Hastalık sürecinde etkene yönelik yapılan çalışmalar, gidişat hakkında veri toplanmasını sağlamaktadır. Bu sayede kazanılan izlemler, tecrübe ve deneyimler hastalığın kontrol edilmesinde ve ilerlemesinin durdurulmasında yarar sağlar. Dünya'da halen devam eden KKKA vakalarının temel mekanizmalarının aydınlatılması için, ilimizdeki verilerin çalışmamızda klinik ve patolojik olarak değerlendirilmesi, çalışmamızda bölgedeki hastalığın seyrinin nasıl devam edeceği, tedavide erken dönemde izlenilecek yollar konusunda önümüze ışık tutacaktır. Yöntem Çalışmaya Yozgat Bozok Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.B.D' na başvuran ve KKKA tanısı alan 49 erişkin hasta dahil edildi. Hastalar, SGS skoru (Şiddet Derecelendirme Skoru) kullanılarak hafif ve ağır vakalar olmak üzere 2 gruba ayrıldı. Hafif hasta grubunda 25, ağır hasta grubunda 24 hasta vardı. KKKA tanısı alan hastalardan rutin incelemeler için laboratuvarlara gönderilen venöz kanlardan artan kan örnekleri kullanıldı. Serumlar - 80 °C'de analiz aşamasına kadar saklanacaktır. KKKA ön tanısı ile yatırılan hastaların kesin tanısı için kan örnekleri T.C Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu referans laboratuvarında moleküler yöntemlerle (real time PCR) etkenin analizi yapılarak konulmaktadır. Bu yöntemle kesin KKKA tanısı alan hastaların kan örneklerinde apoptoz belirteçleri (Clusterin, TRAIL, kaspaz-8,sitokrom-C, Apaf- 1) için incelemeler ELISA (Enzyme- Linked ImmunoSorbent Assay) yöntemi ile Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Laboratuvarı'nda çalışıldı. Elde edilen sonuçlar yaş, cinsiyet, klinik tablo gibi nedenlere göre istatistiksel olarak yorumlandı. İstatistiksel analizler STATA 11,0 (College station, Texas, USA) bilgisayar programı ile yapıldı. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edildi. Bulgular Hafif seyirli hastaların akut dönem TRAİL düzeyleri, konvelesan döneme göre daha yüksekti (p<0.001). Hafif seyirli hastaların clusterin, Apaf-1, kaspaz-8, sitokrom-c düzeyleri arasında akut ve konvelesan dönemde değişiklik saptanmadı. Ağır seyirli hastaların akut dönemde, konvelesan döneme göre TRAİL düzeyi anlamlı derecede yüksekti (p=0.005). Ağır seyirli hastaların clusterin, Apaf-1, kaspaz-8, sitokrom-c düzeyleri arasında akut ve konvelesan dönemde değişiklik saptanmadı. Hastalığın akut döneminde ağır hastaların clusterin, TRAİL, kaspaz-8 ve Apaf-1 düzeyleri hafif hastalar göre anlamlı derecede yüksekti, sitokrom-C düzeyleri arasında anlamlı fark görülmedi (p=0,459). Konvelesan dönemde ise ağır hastaların TRAİL düzeyi hafif hastalara göre anlamlı derecede yüksekti (p=0.009); clusterin, kaspaz-8, Apaf-1 ve sitokrom-C düzeylerinde her iki hasta grubun arasında anlamlı fark saptanmadı. Clusterinin ağır hastaların tespitinde duyarlılığı % 91.67, özgüllüğü % 64, pozitif prediktif değeri % 89.79, negatif prediktif değeri % 51.73 bulunmuştur. TRAİL proteininin ağır hastaların tespitinde duyarlılığı % 87.5, özgüllüğü % 68, pozitif prediktif değeri % 90.43, negatif prediktif değeri % 61.16 bulunmuştur. Kaspaz-8 proteininin ağır hastaların tespitinde duyarlılığı % 91.67, özgüllüğü % 84, pozitif prediktif değeri % 97.62, negatif prediktif değeri % 58.44 bulunmuştur. Apaf-1 proteininin ağır hastaların tespitinde duyarlılığı % 83.33, özgüllüğü % 60, pozitif prediktif değeri % 83.89, negatif prediktif değeri % 59.01 bulunmuştur. Sitokrom-C proteininin ağır hastaların tespitinde duyarlılığı % 58.33, özgüllüğü % 52, pozitif prediktif değeri % 58.86, negatif prediktif değeri % 50.42 bulunmuştur. Sonuçlar Akut dönemde özellikle ağır hastalarda apoptozun indüklendiği tespit edilmiştir. Hastalığın patogenezinde apoptoz ve apoptoza etki eden proteinler önemli yer tutmaktadır. Akut dönemde yüksek düzeyde tespit edilen apoptoz proteinleri, hastalığın şiddetleneceğini öngörmektedir. Ağır hastaların tespitinde apoptoz proteinleri önemli duyarlılık ve özgüllük yüzdesine sahiptir. Hastalığın şiddetini erken dönemde öngörmek, uygun tedavi yaklaşımlarıyla kalıcı organ hasarını ve mortaliteyi azaltacaktır. Anahtar kelimler:Kırım Kongo Kanamalı Ateşi,şiddet derecelendirme skoru,apoptoz.
Özet (Çeviri)
İntroduction and Purpose Crimean Congo Haemorrhagic Fever (CCHF) is a multisystemic disease that causes severe morbidity and mortality. Although the majority of cases recover after an acute febrile episode, the case fatality rate is reported to be approximately 30% worldwide, this rate is around 5-10% in Turkey. Studies on the causative agent in the disease process enable data to be collected on the course of the disease. The monitoring, experience and expertise gained in this way can be useful in controlling the disease and halting its progression. To elucidate the underlying mechanisms of ongoing CCHF cases around the world, clinical and pathologic evaluation of the data from our province in our study, how the course of the disease in the region will continue in our study, will shed light on the paths to be followed in the early stages of treatment. Method The study included 49 adult patients who were admitted to Yozgat Bozok University Research and Practice Hospital, Department of Infectious Diseases and Clinical Microbiology and diagnosed with CCHF. Patients were divided into 2 groups: mild and severe cases using the SGS score (Severity Rating Score). There were 25 patients in the mild patient group and 24 patients in the severe patient group. Ascending blood samples from venous blood sent to laboratories for routine examinations from patients diagnosed with CCHF were used. For the definitive diagnosis of patients hospitalized with a preliminary diagnosis of CCHF, blood samples are analyzed for the causative agent by molecular methods (real time PCR) in the reference laboratory of the Public Health Institution of Turkey, Ministry of Health. Blood samples of patients diagnosed with definite CCHF by this method were analyzed for apoptosis markers (Clusterin, TRAIL, caspase-8, cytochrome-C, Apaf-1) by ELISA (Enzyme-Linked ImmunoSorbent Assay) method at Yozgat Bozok University Medical Faculty Medical Microbiology Laboratory. The results were statistically interpreted according to age, gender and clinical picture. Statistical analyses were performed with STATA 11.0 (College station, Texas, USA) computer program. Statistical significance level was accepted as p<0.05. Findings Acute period TRAIL levels were higher in patients with mild course compared to the convalescent period (p<0.001). No change was found between clusterin, Apaf-1, caspase-8, cytochrome-c levels of patients with mild course in the acute and convalescent periods. In patients with severe course, TRAIL levels were significantly higher in the acute period compared to the convalescent period (p=0.005). No change was found between clusterin, Apaf- 1, caspase-8, cytochrome-c levels of patients with severe course in acute and convalescent periods. In the acute phase of the disease, clusterin, TRAIL, caspase-8 and Apaf-1 levels were significantly higher in severe patients compared to mild patients, while no significant difference was observed between cytochrome-C levels (p=0.459). In the convalescent period, TRAIL levels of severe patients were significantly higher than those of mild patients (p=0.009); no significant difference was found in clusterin, caspase-8, Apaf-1 and cytochrome-C levels between the two patient groups. The sensitivity, specificity, positive predictive value, positive predictive value and negative predictive value of Clusterin in the detection of severe patients were 91.67%, 64%, 89.79% and 51.73%, respectively. The sensitivity, specificity, positive predictive value, positive predictive value and negative predictive value of TRAIL protein were found to be 87.5%, 68%, 90.43% and 61.16%, respectively. The sensitivity, specificity, positive predictive value and negative predictive value of caspase-8 protein were 91.67%, 84%, 97.62% and 58.44%, respectively. The sensitivity, specificity, positive predictive value, positive predictive value and negative predictive value of Apaf-1 protein were found to be 83.33%, 60%, 83.89% and 59.01%, respectively. The sensitivity, specificity, positive predictive value, negative predictive value and positive predictive value of cytochrome-C protein were 58.33%, 52%, 58.86% and 50.42%, respectively. Results Apoptosis was found to be induced in the acute period, especially in severe patients. Apoptosis and proteins affecting apoptosis play an important role in the pathogenesis of the disease. High levels of apoptosis proteins detected in the acute phase predict an exacerbation of the disease. Apoptosis proteins have a significant percentage of sensitivity and specificity in detecting severely ill patients. Predicting the severity of the disease at an early stage will reduce permanent organ damage and mortality with appropriate treatment approaches.
Benzer Tezler
- Kırım kongo kanamalı ateşi hastalarında serum transforming growth factor-beta ve platelet derived growth factor düzeylerinin klinik seyir ve prognozla ilişkisi
Relationship between serum transforming growth factor-beta and platelet derived growth factor levels with clinical course and prognosis in crimean congo hemorrhagic fever patients
NAZAN CİNİSLİOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiAtatürk ÜniversitesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. KEMALETTİN ÖZDEN
- Kırım kongo kanamalı ateşi hastalığında ıl 28-B gen polimorfizmi
Il 28-B gene polymorphism at crimean-congo hemorrhagic fever disease
FEYZA YILDIZ AYTEKİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiGaziosmanpaşa ÜniversitesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HÜSEYİN ŞENER BARUT
- Kırım kırım kongo kanamalı ateş hastalarında E-vitamini düzeyi antioksidan enzimleri ve miyeloperoksidaz aktivite ölçümleri
At the Crimean?Congo hemorrhagic fever patiens, the level of E-vitamine, the enzyms of antioxidant and the activity of myeloperoxidase measurement
HÜSEYİN AYDIN
- Kırım-kongo kanamalı ateş hastalarında serum TNF-alfa ve IL-6 seviyelerinin klinik seyirle ilişkisi ve prognozdaki rolü
Serum TNF-alpha and IL-6 levels in patients with crimean-congo haemorhagic fever,and relation with clinical outcome and prognosis
ALİHAN KUBİLAY GÜLER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiAtatürk ÜniversitesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. KEMALETTİN ÖZDEN
- Kırım kongo kanamalı ateşinde serum endotelin-1, anjiyopoietin-2 ve TİE-2 düzeylerinin klinik seyir ve prognozla ilişkisi
The Relationship with Clinical Course and Prognosis of Serum Endothelin-1, Angiopoietin-2 and TİE-2 Levels in Crimean Congo Hemorrhagic Fever
FERHAN KERGET
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiAtatürk ÜniversitesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ZÜLAL ÖZKURT