Ortodonti hastalarında konjenital diş eksikliği prevelansı: Epidemiyolojik çalışma
Prevelance of congenital missing teeth in orthodontic patients: an Epidemiological study
- Tez No: 828446
- Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET OKAN AKÇAM
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
- Anahtar Kelimeler: Hipodonti, Konjenital anomaliler, Ortodonti, Prevalans, Radyografi-dental, Radyografi-panoramik, Retrospektif çalışmalar, X kuşağı, Y kuşağı, Z kuşağı, Hypodontia, Congenital abnormalities, Orthodontics, Prevalence, Radiography-dental, Radiography-panoramic, Retrospective studies, Generation X, Generation Y, Generation Z
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Ortodonti Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu retrospektif çalışmanın amacı; Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı arşivinde bulunan, 1981 yılı ile 2021 yılı arasında başvuran 10 ile 16 yaş arasındaki X (1965- 1979), Y (1980-1999), Z (2000- ) jenerasyonlarına ait bireylerin panoramik radyografilerinin incelenerek, konjenital diş eksikliği oranını istatistiksel olarak belirlemektir. Bu çalışmada 413 bireyin (265 kadın; 148 erkek) panoramik radyografileri incelenmiş ve diş eksikliği prevalansı %28,9 (hipodonti % 27,9; oligodonti %1,0) olarak saptanmıştır. Bu çalışmada agenezis vakalarının %62,93'ünü kadınlar, %37,07'sini erkekler oluşturmaktadır. Kadınlarda diş agenezisinin erkeklerden daha fazla saptanmasına rağmen, bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p>0,05). En çok konjenital olarak eksik olan dişler sırasıyla; sağ maksiller, sol maksiller, sol mandibular ve sağ mandibular üçüncü molar dişler, mandibular ikinci premolar dişler, maksiller lateral dişler ve üst birinci premolar dişler olarak bulunmuştur. Bu çalışmada Angle Sınıf I, Sınıf II ve Sınıf III maloklüzyonlarında diş eksikliği görülme prevelansı sırasıyla %9,1, %11,7 ve %7,7'dir. Diş eksikliği miktarı ile Angle sınıflamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamasına (p>0,05) rağmen; en fazla diş eksikliği Angle Sınıf II maloklüzyon vakalarında bulunmuştur. Bu çalışmada X jenerasyonuna ait 70 bireyin diş agenezisi incelendiğinde 16 bireyde (%13,4) konjenital diş eksikliği tespit edilmiştir. Y jenerasyonuna ait 169 bireyin diş agenezisi incelendiğinde 47 bireyde (%39,5) konjenital diş eksikliği tespit edilmiştir. Z jenerasyonuna ait 174 bireyin diş agenezisi incelendiğinde 56 bireyde (% 47) konjenital diş eksikliği tespit edilmiştir. Bu çalışmaya katılan X, Y ve Z jenerasyonuna ait bireylerin diş eksikliği miktarı ile jenerayonlar arasında, istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamasına (p>0,05) rağmen; Y jenerasyonuna ait bireylerin diş eksikliği miktarının X jenerasyonuna göre daha fazla, Z jenerasyonuna ait bireylerin diş eksikliği miktarının hem Y jenerasyonundan hem de X jenerasyonundan daha fazla olduğu saptanmıştır. Bu çalışmaya katılan X, Y ve Z jenerasyonuna ait bireylerin üçüncü molar agenezisi miktarı ile jenerayonlar arasında, istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamasına (p>0,05) rağmen; Y jenerasyonuna ait bireylerin üçüncü molar agenezisi miktarının X jenerasyonuna göre daha fazla, Z jenerasyonuna ait bireylerin üçüncü molar agenezisi miktarının hem Y jenerasyonundan hem de X jenerasyonundan daha fazla olduğu bulunmuştur. Bu çalışmanın bulguları göz önüne alındığında; üçüncü molar diş agenezisiyle jenerasyonlar arasındaki diş eksikliği miktarındaki artışın, insanlığın evrim sürecinin devam ettiğine ait teorileri destekleyebileceği sonucuna varılmıştır.
Özet (Çeviri)
The aim of this retrospective study is, analyzing the panoramic radiographs of individuals of X (1965-1979), Y (1980-1999), Z (2000- ) generations between the ages of 10 and 16, who applied between 1981 and 2021 in the archive of the Department of Orthodontics, Faculty of Dentistry, Ankara University to determine the rate of congenital missing teeth statistically. In this study, panoramic radiographs of 413 individuals (265 women; 148 men) were examined and the prevalence of tooth deficiency was found to be 28,9% (hypodontia 27,9%; oligodontia 1,0%). In this study, 62,93% of the agenesis cases were women and 37,07% were men. Although dental agenesis was detected more in women than in men, this difference was not statistically significant (p>0.05). The most congenitally missing teeth are respectively; right maxillary, left maxillary, left mandibular and right mandibular third molars, mandibular second premolars, maxillary lateral teeth and upper first premolars. In this study, the prevalence of missing teeth in Angle Class I, Class II and Class III malocclusions was 9,1%, 11,7% and 7,7%, respectively. Although there was no statistically significant difference between the amount of missing teeth and Angle classifications (p>0.05); most missing teeth were found in Angle Class II malocclusion cases. In this study, when the dental agenesis of 70 individuals belonging to the X generation was examined, congenital tooth deficiency was detected in 16 individuals (13,4%). When the dental agenesis of 169 individuals belonging to the Y generation was examined, congenital tooth deficiency was detected in 47 individuals (39,5%). When the dental agenesis of 174 individuals belonging to the Z generation was examined, congenital tooth deficiency was detected in 56 patients (47%). Although there is no statistically significant relationship between the amount of tooth deficiency and generations of the individuals belonging to the X, Y and Z generations participating in this study (p>0.05); it has been determined that the amount of missing teeth of the individuals of the Y generation is higher than that of the X generation, and the amount of missing teeth of the individuals belonging to the Z generation is higher than both the Y generation and the X generation. Although there is no statistically significant relationship between the amount of third molar agenesis and generations of the X, Y and Z generation individuals participating in this study (p>0.05); it has been found that the amount of third molar agenesis of the individuals of the Y generation is higher than that of the X generation, and the amount of third molar agenesis of the individuals belonging to the Z generation is higher than both the Y generation and the X generation. Considering the findings of this study; it has been concluded that the increase in the amount of missing tooth between generations with third molar tooth agenesis may support the theories about the evolution process of humanity continues.
Benzer Tezler
- Konjenital diş eksikliği olan bireylerde 20 yaş diş eksikliği prevelansının incelenmesi
Examination of the prevalence of missing wisdom teeth in individuals with congenital tooth deficiency
RUKİYE GÖÇER
Doktora
Türkçe
2023
Diş HekimliğiAnkara ÜniversitesiOrtodonti Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FERABİ ERHAN ÖZDİLER
- Retrospective evaluation of tooth and arch dimensions in patients with different patterns of congenital tooth agenesis
Farkli konjenital diş eksikliği paternine sahip olan hastalarda diş ve ark boyutlarinin retrospektif olarak incelenmesi
OYA ERTEN
- Kırıkkale Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalında 2010-2019 döneminde tedavi görmüş hastaların radyografilerinin, fotoğraflarının ve ortodontik özelliklerinin değerlendirilmesi
Evaluation of radiographs, photographs and orthodontic features of patients treated in Kırıkkale University Faculty of Dentistry Department of Orthodontics in the 2010-2019 period
İLKNUR DUMLUPINAR
Diş Hekimliği Uzmanlık
Türkçe
2021
Diş HekimliğiKırıkkale ÜniversitesiOrtodonti Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ TÜRKAN SEZEN ERHAMZA
- Palatal kemik içi ankraj uygulaması ile konjenital lateral eksikliği tedavisinin sefalometrik olarak değerlendirilmesi
Cephalometric evaluation of congenitally missing maxillary lateral incisors treated with palatal bone anchorage supported appliance
SERKAN ÖZTÜRK
Doktora
Türkçe
2023
Diş Hekimliğiİstanbul Okan ÜniversitesiOrtodonti Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AHMET NEJAT ERVERDİ
- Sınıf II mandibular retrüzyon olgularında uygulanan Sabbagh Universal Spring (SUS²) apareyinin dişsel, iskeletsel ve yumuşak dokular üzerine olan etkilerinin değerlendirilmesi
The dental, skeletal and soft tissue changes induced by Sabbagh Universal Spring (SUS²) appliance used in Class II mandibular retrusion patients
AYHAN UYANLAR