Geri Dön

Post-COVİD dönemde epilepsi hastalarındaki nöbet sıklığı ve EEG değişiklikleri

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 827947
  2. Yazar: İLDEM GARANTİ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. AYŞE PINAR TİTİZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nöroloji, Neurology
  6. Anahtar Kelimeler: COVID-19, Elektroensefalografi, Epilepsi, Nöbet, COVID 19, Korona virüs enfeksiyonları, Nöbetler, COVID-19, Electroencephalogram, Epilepsy, Seizure, COVID 19, Electroencephalography, Coronavirus enfections, Seizures
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Nöroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Nöroloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Epileptik nöbet; beyindeki anormal, aşırı veya senkronize nöronal aktiviteye bağlı olarak geçici belirti ve/veya semptomların ortaya çıkmasıdır. Epilepsi; nörobiyolojik, bilişsel, psikolojik ve sosyal sonuçlarla karakterize olan, epileptik nöbetlerin oluşumuna kalıcı bir yatkınlık yaratan, en yaygın kronik nörolojik durumlardan biridir. Tüm dünyada hızla yayılarak pandemiye neden olan koronavirüs hastalığı 2019 (COVID-19)'a bağlı solunum sistemi bulguları yanında, nörolojik belirtiler de ortaya çıkmaktadır. COVID-19 enfeksiyonunun nörolojik semptomları, esas olarak proinflamatuar sitokinlerin sinir sistemine girmesi veya bu sitokinlerin mikroglia ve astrositler tarafından üretilmesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Yüksek düzeyde olan proinflamatuar sitokinler kan-beyin bariyerinin bozulmasına, glutamat ve aspartat artışına, gama aminobütirik asit (GABA) düzeylerinin düşmesine ve aynı zamanda iyon kanallarının işlevinin bozulmasına neden olarak epileptik nöbet oluşumuna yol açabilir. Çalışmamızda güncel bilgiler ve veriler ışığında, epileptik hastaların COVID-19 hastalığı geçirdikten sonraki dönemde, öncesindeki döneme göre nöbet sıklığında artış olup olmadığı ve elektroensefalografi (EEG) bulguları üzerinde değişiklik olup olmadığı karşılaştırılarak COVID-19'un epilepsi hastaları üzerine olan etkisini değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Araştırmamızda Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Epilepsi polikliniğine Nisan 2023 ile Ağustos 2023 tarihleri arasında başvuran hastaların verileri kesitsel retrospektif olarak taranarak gözden geçirildi. Epilepsi tanılı 18-80 yaş arasındaki bireylerden daha önce COVID-19 polimeraz zincir reaksiyonu (Polymerase Chain Reaction–PCR) pozitifliği olanlar çalışmaya dahil edildi. Gönüllülerin demografik verileri, epilepsinin primer etyolojik faktörü, COVID-19 enfeksiyonu öncesi ve sonrası dönemdeki; nöbet sıklıkları, ilaç kullanımları, EEG bulguları, nörolojik yakınmaları kaydedildi. Elde edilen veriler Statistical Package for Social Sciences program version 23 (SPSS v23) programı ile analiz edildi. Anlamlılık düzeyi p<0,050 olarak alındı. Bulgular: Çalışmaya epilepsi polikliniğimizde takipli epilepsi hastalarından, COVID-19 hastalığı öyküsü olan 227 birey dahil edildi. Bu bireylerden 19 tanesinin COVID-19 hastalığı sonrası epilepsi tanısı aldıkları saptanmış olup COVID-19 ilişkili epilepsi olarak kabul edildi. Komorbid hastalığa sahip olmanın COVID-19 ilişkili epilepsi geliştirme risk faktörü olduğu saptandı. COVID-19'a bağlı hastane servis ve yoğun bakım yatış ihtiyacının gelişmesi, komorbid hastalığa sahip olmak, enfeksiyon öncesi dönemde nöbet sıklığı yüksekliği ve aktif epilepsiye sahip olmanın COVID pozitifliği sırasında nöbet geçirme riskini artıran faktörler olduğu saptandı. COVID-19 hastalığı esnasında nöbet geçirmiş olan epilepsi hastalarının ve COVID-19 hastalığı nedeniyle servis yatış ihtiyacı olan hastaların, COVID-19 enfeksiyonu sonrasında nöbet sıklıklarının artmış olduğu tespit edildi. COVID-19 enfeksiyonu nedeniyle servis yatış ihtiyacı gelişmesi, COVID pozitifliği sırasında nöbet geçirmiş olmak ve COVID-19 enfeksiyonu sonrası nöbet sıklığı artışı olmasının; COVID-19 hastalığı sonrası nöbet şiddeti artışında etkili olduğu saptandı. COVID-19 hastalığı sırasında servis ve yoğun bakıma yatış ihtiyacı gelişmesinin, COVID-19 pozitifliği sonrası status epileptikus geliştirme riskini artırdığı saptandı. Çalışmamızda hastalarımızın COVID-19 hastalığından sonraki 3 aylık periyod içinde çekilen EEG'lerinde herhangi bir ek nörofizyolojik bulgu saptanmamış olup, özellikle COVID-19 hastalığına bağlı yoğun bakım ihtiyacının geliştiği bireylerde epileptiform deşarjlarda artış olduğu tespit edildi. Sonuç: COVID-19 hastalığı öncelikle solunum sistemine ait bulgularla prezante olmakla birlikte, diğer pek çok sistemde olduğu gibi, nörolojik tutuluma da yol açabilmektedir. Çalışmamızda epilepsi hastalarını değerlendirdiğimizde COVID-19 hastalığı sonrasında nöbet sıklığı ve şiddetinde artış ve hatta status epileptikus gelişebileceği tespit edilmiştir. COVID-19 hastalığının epilepsi hastaları üzerine olan etkisi ilerleyen yıllarda yapılacak çalışmalar ile daha da netlik kazanacaktır.

Özet (Çeviri)

Objective: Epileptic seizure is a transient occurrence of signs and/or symptoms due to abnormal excessive or synchronous neuronal activity in the brain. Epilepsy is a disorder of the brain characterized by an enduring predisposition to generate epileptic seizures, and by the neurobiologic, cognitive, psychological, and social consequences of this condition. Due to the coronavirus disease 2019 (COVID-19), which spreads rapidly all over the world and causes a pandemic, in addition to respiratory system symptoms, also neurological symptoms occur. The neurological symptoms of COVID-19 infection mainly result from the entry of proinflammatory cytokines into the nervous system or the production of these cytokines by microglia and astrocytes. High levels of proinflammatory cytokines may lead to the deterioration of the blood-brain barrier, increase in glutamate and aspartate, decrease in gama aminobütirik asit (GABA) levels, and at the same time impair the function of ion channels, leading to the formation of epileptic seizures. The long-term effects of COVID-19 on patients with epilepsy remain unclear, and data on this are limited. In our study, we aimed to understand the effect of COVID-19 on epilepsy by comparing epileptic patients in the post-COVID-19 period, whether there is an increase in seizure frequency compared to before, and whether there is a change in EEG findings in the light of current information and data. Materials and Methods: The study was conducted as a cross-sectional and observational study between April 2023 and August 2023 in Ankara Bilkent City Hospital Epilepsy outpatient clinic. Individuals between the ages of 18-80, who were diagnosed with epilepsy with a previous COVID-19 polymerase chain reaction (PCR) positivity were included in the study. Demographic data of the volunteers, primary etiological factor of epilepsy, pre- and post-COVID-19 infection; frequency of seizures, drug use, electroencephalogram (EEG) findings, neurological complaints were recorded. Collected data were analyzed using Statistical Package for Social Sciences program version 23 (SPSS v23). The level of significance was assumed as p<0,050. Results: 227 individuals with a history of COVID-19 disease from epilepsy patients followed in our epilepsy outpatient clinic were included in the study. 19 of these individuals were diagnosed with epilepsy after COVID-19 disease and were accepted as COVID-19-related epilepsy. It was determined that having a comorbid disease was a risk factor for developing COVID-19-related epilepsy. It was determined that the need for hospitalization and intensive care hospitalization due to COVID-19, having a comorbid disease, high seizure frequency in the pre-infection period and having active epilepsy were factors that increased the risk of seizures during COVID-19 positivity. It was determined that epilepsy patients who had seizures during COVID-19 disease and patients who needed service hospitalization due to COVID-19 disease had an increased frequency of seizures after COVID-19 infection. Developing the need for hospitalization due to COVID-19 infection, having a seizure during COVID-19 positivity, and an increase in seizure frequency after COVID-19 infection; were found to be effective in increasing the severity of seizures after COVID-19 disease. It was determined that the need for hospitalization in the service and intensive care unit during COVID-19 disease increased the risk of developing status epilepticus after COVID-19 positivity. In our study, no additional neurophysiological findings were detected in the EEGs taken within the 3-month period after the COVID-19 disease of our patients, but an increase in epileptiform discharges was detected especially in individuals who needed intensive care due to COVID-19 disease. Conclusion: Although COVID-19 disease presents primarily with respiratory system findings, it can also lead to neurological involvement as in many other systems. When we evaluated epilepsy patients in our study, it was determined that the frequency and severity of seizures might increase and even status epilepticus could develop after COVID-19 disease. The effect of COVID-19 disease on epilepsy patients will become more clear with future studies.

Benzer Tezler

  1. COVID-19 pandemisi öncesi ve sonrası dönemde febril konvülsiyon sıklığının araştırılması

    Investigating the incidence of febrile convulsions before and after the COVID-19 pandemic

    NAZLI SİVİL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAkdeniz Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞENAY HASPOLAT

  2. Acil servise aynı seviyeden düşme ile başvuran hastaların pandemi öncesi ve sonrası dönemdeki değişimlerinin retrospektif analizi

    Retrospective analysis of the changes in the pre-pandemic and post-pandemic periods of the patients presenting to the emergency department due to falling from the same level

    NESLİHAN BODUR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Acil TıpBursa Uludağ Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞULE AYDIN

    DOÇ. DR. VAHİDE ASLIHAN DURAK

  3. Post COVİD dönemde gelişen kalıcı radyolojik pulmoner anormallikler, solunum fonksiyon testi ve St.George solunum anketinin 65 yaş üstü ve altındaki hastalarda karşılaştırılması

    Comparison of permanent pulmoner radiological abnormalities, pulmonary function test and St. George respiratory questionnaire in patients over and under 65 years of age in the post-COVID period

    MELİKE KAZANCI ERSOY

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    GeriatriEge Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SEVNAZ ŞAHİN

  4. Doğruluk-ötesi (post-truth) dönemde yalan haber (fake news) ve COVID-19 aşıları: Twitter etiketlerinde aşı karşıtı argümanlar üzerine bir sosyal ağ analizi

    Fake news and COVID-19 vaccines in the post-truth era: A social network analysis on anti-vaccine arguments in Twitter hashtags

    ÖMER DÖNMEZÇELİK

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    FelsefeAnkara Hacı Bayram Veli Üniversitesi

    Gazetecilik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CEM YAŞIN

  5. COVID-19 enfeksiyonunu hastane servisinde ve evde geçiren hastalarda post COVID dönemde egzersiz kapasitesi, aktivite öz yeterlilik, kognitif fonksiyon ve yorgunluk düzeylerinin hiç geçirmemiş bireyler ile karşılaştırılması

    Comparison of exercise capacity, activity self-efficacy, cognitive function and fatigue levels in patients with COVID-19 infection followed in hospital and at home in the post-COVID period with non-infected individuals

    VİLDAN BAYRAKTAROĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Fizyoterapi ve RehabilitasyonHacettepe Üniversitesi

    Kalp ve Solunum Fizyoterapisi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MELDA SAĞLAM