Geri Dön

Tarihsel süreç içinde Türkiye'nin Ortadoğu Politikası

Turkey's Middle East Policy in the historical process

  1. Tez No: 825760
  2. Yazar: FERHAT DURMAZ
  3. Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. MUSTAFA ALBAYRAK
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Uluslararası İlişkiler, International Relations
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2016
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Kırıkkale Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Uluslararası İlişkiler Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Dış politikanın Ortadoğu boyutuna cumhuriyetin ilk döneminde özel bir önem atfedilmemiş ve ilişkiler düşük düzeyde kalmıştır. Menderes döneminde bölgeye Batının çıkarlarını gerçekleştirmek adına yaklaşılmış, bu ise uygulamada oldukça olumsuz sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Bu olumsuz sonuçları giderme ve bölge devletlerinin desteğine ihtiyaç duyma 1960-1980 arası dönemde bölgeye yönelik yaklaşımı şekillendirmiş, bir zorunluluk sonucu ortaya çıkan bu durum olumlu sonuçları beraberinde getirmiştir. Benzer bir nitelik 12 Eylül darbesi döneminde de görülmüştür. 1983'te iktidara gelen Özal, bölge ile Türkiye arasındaki bağlara pozitif bir nitelik yüklemiş, Batı-Doğu ekseninde bölgeyi Türk dış politikası için olumlu bir şekilde değerlendirmiş ve ekonomik çıkar bağlamında bölgeye yönelik bir yaklaşıma sahip olmuştur.Koalisyonlar döneminde(1991-2002), bölgeden algılanan tehdit yaklaşımın niteliğinin güvenlik olmasına neden olmuş, bunun yanında bu dönem niteliklerin dikkate alınmadığı, bölgeden uzaklaşılmaya başlandığı ve belirsizlik unsurlarının olduğu bir dönem olmuştur. Ecevit ve Cem'in bölgeyi önemseyen, işbirliği arzusunda olan ve Türkiye'ye belli bir rol atfeden yaklaşımına rağmen bu dönemdeki ilişkilerin genel niteliği ve sonuçları olumsuz bir yönde olmuştur. AKP iktidarı döneminde, Türkiye'nin Ortadoğu'ya yönelik yaklaşımı belli bir vizyon dahilinde gelişmiştir. Bu vizyon; Türkiye'nin bölgeye uyum sağlayabilmesini, genelleyici, yüzeysel ve olumsuz yaklaşımlardan kaçınılmasını, özerk bir dış politika anlayışıyla hareket edilmesini, özgürlük ve güvenlik dengesinin uygulanabilmesini, komşularla sorunların sıfıra indirilmesini, ilişkilerin karşılıklı bağımlılığa yol açacak şekilde geliştirilmesini, bununda yeni diplomatik üslup ve ritmik diplomasi bağlamında yapılmasını öngörmektedir. Bölgeyi önemseyen bir yaklaşımın ürünü olan bu anlayışla uygulamada olumlu sonuçlar alınmıştır. Bununla birlikte, 2011 yılında başlayan Arap Baharı ile birlikte Türkiye-Ortadoğu ilişkilerinde yakalan pozitif ivme düşüşe geçmiştir.

Özet (Çeviri)

An exclusive importance was not attributed to the Middle East aspect of foreign policy in the early years of republic and relationships remained lowly. In Menderes period, the approach toward region aimed to realise the interests of the West and this caused rather unfavorable consequences to emerge. Eliminating those unfavorable consequences and the need to acquire region's states' help shaped the approach toward region, in between 1960 and 1980 period, and this condition, which emerged as an obligation, brought favorable consequences with it. Another similar attribution has been seen in the period of September 12 military coup, too. Özal, who came to power in 1983, approached the region as a part of sense of belonging, assigned a positive meaning to the connections between the region and Turkey, assessed the region in a positively manner for Turkish Foreign Policy in the West-East axis and had an understanding related to the region, concerning economic interest. In the term of coalitions(1991-2002), the sense of threat which was perceived from the region caused the approach to be one focusing on security. In addition, this term was one that disregarded qualities, and one that witnessed a detachment from the region and included obscurities. Despite Ecevit and Cem's caring attitude towards the region, and their intents to collaborate and set Turkey on a certain path, the overall quality and consequences of the term were negative. During AKP term, Turkey's approach towards Middle East improved significantly in line with a certain vision. This vision envisaged; the adaptation of Turkey to the region, the avoidance of generalizing, shallow, and negative approaches, the will to act with an autonomous foreign policy, the aim to realize freedom and security equation, the intent to experience zero issues with neighbour states, the improvement of the relations within the scope of mutual dependency, and realizing all these within the context of the new diplomatic tone and rhytmic diplomacy. As a result of this attitude, which cared for the region, positive results have been obtained. However, with Arab Spring, which started in the 2010s, the nature of Turkey-Middle East relations will be damaged.

Benzer Tezler

  1. Türkiye-İsrail askeri işbirliğinin Türkiye'nin Ortadoğu politikasına etkileri

    The effect of Turkey Israel military collaboration on Turkey's politics towards Middle East

    MEHMET ERDEM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    Uluslararası İlişkilerGazi Üniversitesi

    Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE

  2. Türkiye-Ortadoğu ilişkileri ( 1983-1993)

    Turkey-Middle East relationships (1983-1993)

    HANDE EROL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    TarihDokuz Eylül Üniversitesi

    Tarih Bölümü

    YRD. DOÇ. DR. NEDİM YALANSIZ

  3. Sosyo ekonomik ve çevresel etkileri ile yabancı uyruklu gerçek ve tüzel kişilerin Türkiye'de mülk edinmesi ?riskler ve fırsatlar?

    Foreign national legal and natural entities` acquiring a property in Turkey for social and environmental factors ? risks and opportunities?

    ÖZCAN ERDOĞAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Kamu YönetimiAnkara Üniversitesi

    Sosyal Çevre Bilimleri Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    PROF. DR. ÇELİK ARUOBA

  4. Turkey's Balkan policy after the Cold War in the context of the independence process of Kosovo

    Kosova'nın bağımsızlık süreci kapsamında Soğuk Savaş sonrası Türkiye'nin Balkan politikası

    MEHMET CEM OĞULTÜRK

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2012

    Uluslararası İlişkilerYeditepe Üniversitesi

    Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MESUT HAKKI CAŞIN

  5. Tehcirin 93. yılında ?özür diliyoruz imza kampanyası?nın basına yansımaları

    The reflections to the press of the ?apology campaign? at the 93th year of the deportation

    SELMA KARA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    GazetecilikErciyes Üniversitesi

    Gazetecilik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HAMZA ÇAKIR