2-6 yaş arasında kliniğimizde otizm spektrum bozukluğu tanısı almış olan hastaların 5 yıllık takipleri sonrasında aldıkları ek tanıların, işlevselliğin ve prognozu etkileyen faktörlerindeğerlendirilmesi
Evaluation of additional diagnoses, functionality and factors affecting prognosis of patients diagnosed with autism spectrum disorder in our clinic between 2-6 years of age after 5 years of follow-up
- Tez No: 822515
- Danışmanlar: PROF. DR. DİDEM BEHİCE ÖZTOP
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Psikiyatri, Psychiatry
- Anahtar Kelimeler: Bilişsel işlevler, Hasta takibi, Komorbidite, Otistik bozukluklar, Otistik çocuklar, Otizm spektrum bozukluğu, Prognoz, Yaşam kalitesi, Cognitive functions, Follow up studies, Comorbidity, Autistic disorder, Autistic children, Autism spectrum disorder, Prognosis, Quality of life
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu tez çalışmasında, geçmişte OSB tanısı almış çocukların tanı alma yaşı, geliş şekli, o dönemdeki belirtileri, gelişim düzeyleri, dil gelişimi ile şu andaki mevcut durumlarında bilişsel fonksiyonları, günlük yaşamdaki işlevsellikleri, yaşam kaliteleri, hastalığın şiddeti gibi parametreler arasındaki korelasyonu değerlendirmeyi amaçlamaktayız. Yöntem: Etik kurul onayı alındıktan sonra hastaların 2-6 yaş aralığında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'na ilk başvurusundaki sosyodemografik özellikleri, tanı yaşı, başvuru sebebi, başvuru anındaki semptomları, klinik özellikleri, gelişim düzeyi ile ilgili bilgiler dosyadan alınmıştır. Hastaların 5 yıllık süreçte gelişim basamakları, klinik özellikleri, aldıkları ek tanılar, yapılan müdahaleler,aldıkları medikal tedaviler incelenmiştir.Günümüzde yapılacak klinik değerlendirmede ise hastalara K-SADS (Okul Çağı Çocukları İçin Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi) uygulanmıştır. Mevcut semptomları, otizm şiddeti, aldığı tedaviler, dahil olduğu eğitim programları, eşlik eden tanılar, hayat kaliteleri ve işlevsellikleri değerlendirilmiştir. Hastaların bu özelliklerini daha somut olarak değerlendirebilmek adına ÇODÖ (Çocukluk Otizmini Değerlendirme Ölçeği), ODKL (Otizm Davranış Kontrol Listesi) , SCQ (Sosyal İletişim Ölçeği), Otizm Spektrum Bozukluğunda Tekrarlayıcı Davranışlar Ölçeği, Dunn Duyu Profili Ölçeği, , Çocuklar İçin Yaşam Kalitesi Ölçeği, Otizmde Yaşam Kalitesi Anketi-Ebeveyn Sürümü ölçekleri kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmamızda hastalardan tanı kaybı olanların otizm tanı yaşları ve özel eğitim başlama yaşları istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur(p=0,033, p=0,003).Cinsiyetler arası tanı yaşı farkı saptanmamıştır. WISC-R Skoru ile, ODKL Skoru ve ÇODÖ Skoru arasında istatistiksel olarak anlamlı orta düzeyde ve negatif yönlü ilişki bulunmaktadır. Hastalardan tanı kaybı olanların tanı kaybı olmayanlara göre WISC-R skorları anlamlı düzeyde yüksektir (p=0,030) Global İşlevsellik skoru 60 ve üstü olanların SB Sözel ve Performans skorları anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur (p=0,033, p=0,044). Global İşlevsellik skoru 60 altı olanların TEDÖ-R-TV skoru anlamlı düzeyde yüksektir (p=0,003). ÇODÖ Skoru ile, Global İşlevsellik Skoru ve arasında istatistiksel olarak anlamlı yüksek düzeyde ve negatif yönlü ilişki bulunmaktadır(p<0,001).Özel eğitim saatleri ile işlevsellik arasında ilişki kurulamamıştır. Örneklemimizde %96 oranda hastaları komorbiditesi bulunmaktadır. OYK-A Skorları anne eğitimi üniversite olanlarda ve annesi çalışanlarda daha yüksek bulunmuştur (p=0,004).Katılımcıların babalarında psikiyatrik rahatsızlık olmayanların Otizmde Yaşam Kalitesi B (OYK-B) Skorları istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p=0,040).TEDÖ-R-TV skoru ile; Duyu Profili tüm skorları arasında istatistiksel olarak anlamlı yüksek düzeyde ilişki bulunmaktadır (p<0,001). Sonuç: Çalışmamızın bildiğimiz kadarıyla otizmli çocukların ilk tanı zamanındaki ve takip sürecindeki klinik özellikleri, günümüzdeki hastalık şiddetleri, duyu profilleri ve tekrarlayıcı davranışları, işlevsellikleri, hem bireylerin kendisinin hem de ailesinin yaşam kalitelerinin bir arada değerlendirildiği ilk çalışma olması nedeniyle yazına katkı sunacağını düşünmekteyiz. Çalışmamızda IQ ve erken tanı alma ve erken özel eğitime başlamanın prognostik önemi tekrar vurgulanmıştır. Çalışmamızda duyusal farklılıklar ve tekrarlayıcı davranışlar, hastalık şiddeti ile korele bulunmuştur. Bu faktörlerin işlevsellikle olan ters yönlü ilişkisi, bu faktörlerin prognostik anlam taşıyabileceğini göstermektedir. Bilişsel düzey, hastalık şiddeti, komorbiditeler, duyusal farklılıklar ve tekrarlayıcı davranışlar, süreci öngörmek için iyi değerlendirilmelidir. Otizm spektrum bozukluğu ile ilgili nedensellik ve tedavi süreçlerinin aydınlatılması için daha geniş örneklem sayıları ile yapılacak prospektif çalışmalar önerilebilir.
Özet (Çeviri)
Objective: In this thesis, we aim to evaluate the correlation between the age at diagnosis, the way of arrival, the symptoms at that time, the level of development, language development of children diagnosed with ASD in the past, and their functionality in daily life in their current situation, quality of life, and the severity of the disease. Method: After the approval of the ethics committee, the sociodemographic characteristics, age of diagnosis, reason for admission, symptoms at the time of admission, clinical features, developmental level of the patients at the age of 2-6, at the first application to the Department of Child and Adolescent Psychiatry, Ankara University Faculty of Medicine. The information is taken from the file. The developmental stages, clinical features, additional diagnoses, interventions, and medical treatments were examined in the 5-year period of the patients. In the clinical evaluation to be made today, K-SADS (Interview Schedule for Affective Disorders and Schizophrenia for School-Age Children) was applied to the patients. Current symptoms, autism severity, treatments, education programs, comorbid diagnoses, quality of life and functionality were evaluated. In order to evaluate these characteristics of the patients more concretely, CARS (Childhood Autism Assessment Scale), ODKL (Autism Behavior Checklist), SCQ (Social Communication Scale), Repetitive Behaviors in Autism Spectrum Disorder Scale, Dunn Sensory Profile Scale, , Quality of Life Scale for Children, Quality of Life in Autism Questionnaire-Parent Edition scales were used. Results: In our study, the age of diagnosis of autism and the age of onset of special education in patients with loss of diagnosis were found to be statistically significantly lower(p=0.033, p=0.003). There was no difference in age at diagnosis between genders. There is a statistically significant moderate and negative correlation between WISC-R Score and ODKL Score and CARS-TF Score. Patients with diagnosis loss had significantly higher WISC-R scores than those without diagnosis loss (p=0.030), and those with a Global Functioning score of 60 and above had significantly higher SB Verbal and Performance scores (p=0.033, p=0.044). Those with a Global Functioning score below 60 had a significantly higher Repetitive Behavior Scale-Revised (RBS-R-TV) score (p=0.003). There is a statistically significant and negative correlation between CARS-TF score and Global Functioning Score (p<0.001). No relationship could be established between special education hours and functionality. In our sample, 96% of the patients had comorbidities. The Quality of Life in Autism A(QOL-A) Scores were found to be higher in those whose mothers had a university education and whose mothers were working (p=0.004). The Quality of Life in Autism B (QOL-B) Scores of the participants whose fathers did not have a psychiatric disorder were found to be statistically significantly higher (p=0.040). ).With RBS-R-TV score score; There was a statistically significant high level correlation between all Sensory Profile scores (p<0.001). Conclusion: As far as we know, we think that our study will contribute to the literature since it is the first study in which the clinical features of children with autism at the time of first diagnosis and during the follow-up period, current disease severity, sensory profiles and repetitive behaviors, functionality, and quality of life of both individuals and their families are evaluated together. In our study, the prognostic importance of IQ and early diagnosis and initiation of early special education was emphasized again. In our study, sensory differences and repetitive behaviors were found to be correlated with disease severity. The inverse relationship of these factors with functionality indicates that these factors may have prognostic significance. Cognitive level, disease severity, comorbidities, sensory differences and repetitive behaviors should be well evaluated to predict the process. Prospective studies with larger sample sizes can be recommended to elucidate the causality and treatment processes of autism spectrum disorder.
Benzer Tezler
- Çimentonun sertleşmesi üzerinde kimyasal komponentlerin etkisi
Başlık çevirisi yok
NACİYE TÜRKEL
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Kimya MühendisliğiUludağ ÜniversitesiKimya Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUSTAFA CEBE
- Ovulasyon indüksiyonu tedavisinde folliküler gelişimin ultrasonografik takibi
Başlık çevirisi yok
MERİH BAYRAM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MÜLAZIM YILDIRIM
- Pik demiri ve karbon çeliğinin sulu çözeltiler içindeki korozyon hızının tayini
Determination of the rate of corrosion of the cast iran and carbon steel in the aqueous solutions
EMİNE NAZAN ÜNAL
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Kimya MühendisliğiGazi ÜniversitesiKimya Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HAYRİ YALÇIN
- Bazı sert çekirdekli meyve türlerinde döllenme biyolojisi üzerinde yöntem çalışmaları
Başlık çevirisi yok
ATBİMOĞLU ADALET