Anksiyete bozukluğu olan çocuk ve ergenlerdeki duyusal hassasiyetin değerlendirilmesi
Evaluation of sensory sensitivity in children and adolescents with anxiety disorder
- Tez No: 818149
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MERVE ÇIKILI UYTUN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Psikiyatri, Psychiatry
- Anahtar Kelimeler: Anksiyete bozukluğu, duyusal hassasiyet, duyu profili, Anksiyete, Anksiyete bozuklukları, Duyular, Ergenler, Hipersensitivite, Psikiyatrik hastalar, Psikiyatrik hastalıklar, Çocuklar, Anxiety disorder, sensory sensitivity, sensory profile, Anxiety, Anxiety disorders, Sensation, Adolescents, Hypersensitivity, Psychiatric patients, Psychiatric sickness, Children
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Temel amacımız anksiyete bozukluğu tanısı alan ve sağlıklı kontrol grubu kız ve erkeklerin duyusal hassasiyet açısından değerlendirip birbirleriyle karşılaştırmaktır. Çalışmamızın hipotezi şu şekildedir: Anksiyete bozukluğu tanısı alan grup kontrol grubuna göre çevresel uyaranlara karşı daha yüksek duyusal hassasiyet gösterecektir. Yöntem: Araştırma hakkında bilgilendirme ve onam alınmasının ardından, araştırmacı tarafından katılımcı çocuk ve aileleri ile“Okul Çağı (6-18 Yaş) Çocukları İçin Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi - Şimdi ve Yaşam Boyu Versiyonu - Türkçe Versiyonu (ÇGDŞ-ŞY-T)”yarı yapılandırılmış tarama görüşmesi yapılmıştır. ÇDŞG-ŞY-T ile taranamayan Öğrenme Güçlüğü ve Otizm Spektrum Bozuklukları tanıları araştırmacının DSM-5 tanı ölçütlerine dayalı klinik görüşü ile değerlendirilmiştir. Bu görüşme sırasında her iki grupta da ek psikiyatrik tanılar alanlar olmuş ve bu çocuklar çalışmaya alınmamıştır. Bu görüşmenin sonunda; ailelerin doldurması için“Sosyodemografik veri formu”,“6-18 Yaş Çocuk ve Gençler İçin Davranış Değerlendirme Ölçeği ( CBCL/6-18)”,“Çocukluk Çağı Anksiyete Tarama Ölçeği(ÇATÖ) Anne-Baba Formu; çocuk ve ergenlere doldurması için ”Çocukluk Çağı Anksiyete Tarama Ölçeği(ÇATÖ) Çocuk Formu(8 yaş ve üzeri)“ ve ”Adolesan/Yetişkin Duyu Profili Ölçeği" verilmiştir. Çalışmada elde edilen bulgular değerlendirilirken, istatistiksel analizler için SPSS (Statistical Package for Social Sciences for Windows) 22.0 programı kullanıldı. p<0.05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Vaka ve kontrol grupları arasında yaş, cinsiyet, anne ve baba yaş ortalaması, birliktelik durumu açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmamıştır. Anne ve baba eğitim düzeyi incelendiğinde vaka grubunda kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur. Annede psikiyatrik hastalık varlığı açısından vaka grubu kontrol grubuna göre anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. Çalışmamızda anksiyete şiddetini belirleyen ÇATÖ çocuk ve ebeveyn değerlendirme ölçekleri; tüm alt ölçek puanları (okul fobisi, YAB, panik somatik, AAB, SF, toplam puan) açısından kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. Çalışmaya katılan çocukların CBCL 6-18 alt ölçekleri değerlendirildiğinde; anksiyete grubu tüm alt alanlarda (anksiyete/depresyon, sosyal içe dönüklük, somatik yakınmalar, sosyal sorunlar, düşünce sorunları, dikkat sorunları, karşı gelme davranışı, saldırgan davranışlar, içe yönelim sorunları, dışa yönelim sorunları) istatistiksel olarak anlamlı daha yüksek olduğu bulunmuştur. AYDP verileri incelendiğinde gruplar arasında alt alanların hiçbirinde (düşük kayıt, duyusal arayış, duyusal hassasiyet, duyusal kaçınma) anlamlı fark bulunamamıştır. Bununla beraber vaka grubundaki katılımcıların hastalıklarının alt tiplerine ve kombinasyonlarına göre AYDP verileri incelendiğinde yine gruplar arasında hiçbir alt ölçek açısından anlamlı farklılık bulunamamıştır. Çalışmamızda AYDP alt ölçekleri ile GAS skorları ve belirti süresi aralarında istatistiksel anlamlı korelasyon bulunamamıştır. Sonuçlar: Sonuç olarak duyusal hassasiyet; normal popülasyonda da oldukça sık görülen ve önemli çocukluk çağı psikiyatrik bozuklukları ile birliktelik gösterebilen, henüz psikiyatrik bozukluklarla ilişkisi tam olarak aydınlatılamamış bir klinik durumdur. DH ve bunun mevcut psikiyatrik teşhislerle ilişkisine odaklanan gelecekteki çalışmalar, muhtemelen bu yapı hakkındaki genel anlayışımıza katkıda bulunacak ve DH semptomlarıyla mücadele eden çocuklar için yeni tedavi modalitelerinin gelişmesine olanak sağlayacaktır.
Özet (Çeviri)
Objective: Our main aim was to evaluate and compare the sensory sensitivity of boys and girls diagnosed with anxiety disorder and healthy control subjects. The hypothesis of our study is as follows: The group diagnosed with anxiety disorder will show higher sensory sensitivity to environmental stimuli than the control group. Method: After obtaining information about the study and informed consent, the researcher conducted a semi-structured screening interview with the participant children and their families using the“Schedule for Affective Disorders and Schizophrenia for School-Age Children - Present and Lifetime Version (KSADS-PL)”. The diagnoses of Learning Disabilities and Autism Spectrum Disorders, which could not be screened with the KSADS-PL, were evaluated with the clinical opinion of the researcher based on DSM-5 diagnostic criteria. During this interview, both groups had children with additional psychiatric diagnoses and these children were excluded from the study. At the end of this interview,“Sociodemographic data form”,“The Child Behaviour Checklist, School-Age Version (CBCL/6-18)”,“Screen for Child Anxiety and Related Disorders (SCARED) Parent Form”were given to the families to fill in, while“Screen for Child Anxiety and Related Disorders (SCARED) Child Form”(8 years of age and above)“ and ”Adolescent/Adult Sensory Profile" (AASP) were given to the children and adolescents to fill in. Results: No statistically significant difference was found between the case and control groups in terms of age, gender, average age of mother and father, and cohabitation status. When the educational level of the mother and father was analyzed, it was found to be significantly lower in the case group compared to the control group. In terms of the presence of psychiatric illness in the mother, the case group was significantly higher than the control group. In our study, in terms of all subscale scores (school phobia, GAD, panic somatic, separation anxiety, social phobia, total score) of the child and parent assessment scales of the SCARED, which determines the severity of anxiety, were found to be significantly higher in the case group than in the control group. When the CBCL 6-18 subscales of the children participating in the study were evaluated, it was found that the anxiety group was statistically significantly higher in all subscales (anxiety/depression, social introversion, somatic complaints, social problems, thought problems, attention problems, oppositional behavior, aggressive behaviors, internalizing problems, externalizing problems). When the AASP data were examined, no significant difference was found between the groups in any of the sub-domains (low registration, sensory seeking, sensory sensitivity, sensory avoidance). However, when the AASP data of the participants in the case group were analyzed according to the subtypes and combinations of the diseases, no significant difference was found between the groups in terms of any subscale. In our study, no statistically significant correlation was found between AASP subscales and GAS scores and symptom duration. Conclusions: In conclusion, sensory sensitization (SOR) is a clinical condition that is highly prevalent in the normal population and can be associated with significant childhood psychiatric disorders, yet its relationship with psychiatric disorders has not been fully elucidated. Future studies focusing on SOR and its association with existing psychiatric diagnoses will likely contribute to our overall understanding of this entity and allow the development of new treatment modalities for children struggling with SOR symptoms.
Benzer Tezler
- Obsesif kompulsif bozukluğu olan çocuk ve ergenlerin ebeveynlerinde başa çıkma tutumları ile ilişkili durumlar
Conditions related to coping strategi̇es of parents of children and adolescents with obsessive compulsive disorder
GÜLŞAH BAKİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
PsikiyatriKaradeniz Teknik ÜniversitesiÇocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEMA KANDİL
- Tik bozukluğu olan çocuk ve ergenlerde yaşam kalitesi ve eşlik eden bozukluklar
Quality of life and comorbid disorders in children and adolescents with tic disorders
EMİRHAN ASLAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
PsikiyatriKaradeniz Teknik ÜniversitesiÇocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEMA KANDİL
- Dikkat eksikliği/ hiperaktivite bozukluğu olan çocuk ve ergenlerde aile işlevselliği ve yürütücü işlevlerin aile işlevselliğine olan etkileri
Family functioning in children and adolescents with attention deficit/ hyperactivity disorder and effects of executive functions on family functioning
UĞUR SAVCI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
PsikiyatriAbant İzzet Baysal ÜniversitesiÇocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ALİ EVREN TUFAN
- Somatik belirti ve ilişkili bozukluğu olan çocukların aleksitimi düzeyleri, güçlükleri, baş etme becerileri ve aile işlevselliği
Başlık çevirisi yok
FATMA PINAR ARI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
PsikiyatriAnkara ÜniversitesiÇocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ PINAR URAN
- Obezitesi olan ergenlerde bilinçli farkındalık düzeyleri ve obezitenin komorbid psikiyatrik tanılarla ilişkisi
Mindfulness levels in adolescents with obesity and the relationship of obesity with comorbid psychiatric diagnoses
ELİF PEKMEZCİ YAZGI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
PsikiyatriOndokuz Mayıs ÜniversitesiÇocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. YUSUF YASİN GÜMÜŞ