Geri Dön

ST elevasyonu olmayan akut koroner sendrom hastalarında elektriksel risk skorunun hastane içi ve hastane sonrası mortaliteyi öngörmedeki etkinliği

Effectiveness of the electrical risk score in predicting in-hospital and post-hospital mortality in acute coronary syndrome patients without ST elevation

  1. Tez No: 815833
  2. Yazar: ALİ NİZAMİ ELMAS
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ZÜLKİF TANRIVERDİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Elektrokardiyografi, Elektriksel risk skoru, ST elevasyonu olmayan miyokard infaktüsü, Akut koroner sendrom, Miyokard enfarktüsü, Mortalite, ST segmenti, Ölçekler, Electrocardiography, Electrical risk score, Myocardial infarction without ST elevation, Acute coronary syndrome, Myocardial infarction, Mortality, ST segment, Scales
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Harran Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Akut koroner sendrom (AKS), miyokardiyal dolaşımın kısmi azalması veya tamamen bozulması sonucunda gelişen klinik olayların tanımıdır. Elektriksel risk skoru (ERS); kalp hızı, sol ventrikül hipertrofisi (Sokolow-Lyon kriterleri), QRS transizyon zonu, frontal QRS-T açısı, düzeltilmiş QT intervali (QTc) ve T peak to T end (Tp-e) intervalinden oluşan yeni bir risk skorlama sistemidir. Daha önceki çalışmalarda ST segment elevasyonsuz miyokart enfarktüsü (NSTEMI) hastalarında bu parametreler, ayrı ayrı olarak çalışılmıştır. Ancak, NSTEMI hastalarında ERS'nin değerlendirildiği bir çalışma yoktur. Bu çalışmadanın amacı, NSTEMI hastalarında ERS'nin hastane içi ve hastane sonrası komplikasyonları öngörmedeki yerini incelemektir. Yöntem ve gereç: Çalışmamıza Ocak 2020 - Kasım 2021 tarihleri arasında Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi koroner yoğun bakım ünitesinde yatırılarak tedavi edilmiş 427 ardışık NSTEMI hastası geriye dönük olarak planlanan çalışmaya dâhil edildi. Hastaların demografik, ekokardiyografik ve laboratuvar verilerine hastane arşiv kayıtlarından ulaşıldı. Tüm hastaların elektrokardiyografileri (EKG) ayrıntılı olarak değerlendirildi. ERS parametreleri: Kalp >hı7z5ı , Sokolow-Lyon kriterlerine göre sol ventrikül hipertrofisi varlığı, QRS geçiş zonu ≥ V4, frontal QRS-T açısı >90o, QTc intervali erkekte >450ms, kadında >460 ms olması ve Tp-e intervali >89 ms. EKG'deki anormal bulgu sayısına göre tüm hastaların ERS'leri hesaplandı. Hastalar ERS < 3 ve ERS≥ 3 olarak 2 gruba ayrıldı ve karşılaştırmalar yapıldı. Bulgular: Çalışmamızda ERS'nin ≥ 3 ve < 3 olduğu hastalarda demografik özellikler açısından anlamlı farklılık saptanmamıştır. Ancak, ERS'nin <3 olduğu hastalar ile karşılaştırıldıklarında; ERS'nin ≥ 3 olduğu hastalarda glukoz (p = 0.001), üre (p = 0.006), kreatin (p = 0.008), lökosit (p = 0.011), maksimum troponin (p < 0.001) ile TIMI (p = 0.002) ve GRACE (p < 0.001) risk skorları anlamlı olarak daha yüksek iken, sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) (p < 0.001) ise anlamlı olarak daha düşük idi. Anjiyografik bulgular açısından değerlendirildiğindeyse; ERS'nin ≥ 3 olduğu hastalarda 3-damar hastalığı sıklığının (p = 0.001) ve SYNTAX skorunun (p < 0.001) anlamlı olarak daha yüksek olduğu tespit edildi. Hastane içi ve sonrası kötü olaylara bakıldığında, ERS'nin ≥ 3 olduğu hastalarda inotrop ihtiyacının (p < 0.001), mekanik ventilasyon desteğinin (p < 0.001), ventriküler aritmi sıklığının (p < 0.001), akut böbrek yetmezliğinin (p < 0.001), hastane içi ölümün (p < 0.001) ve 6. ay ölümün (p = 0.002) anlamlı olarak daha fazla olduğu tespit edildi. Yapılan analizde; EKG'deki anormal bulgu sayısı arttıkça, bu kötü sonlanımların sıklığının da kademeli olarak arttığı tespit edildi. Korelasyon analizinde ERS ile maksimum CK-MB (r= 0.258; p < 0.001 ), maksimum troponin (r= 0.410; p < 0.001 ), TIMI (r = 0.171; p = 0.002 ), GRACE(r = 0.243; p < 0.001 ) ve SYNTAX skorları (r = 0.427; p < 0.001) arasında pozitif yönde bir korelasyon saptanırken; ERS ile LVEF (r = -0.363; p < 0.001) arasında negatif yönde bir korelasyon tespit edildi. Yapılan ROC curve ERS'nin ≥ 2.5 olmasının %69.2 sensitivite ve %77.1 spesifite ile hastane içi ölümü öngördüğü tespit edildi (Eğri altında kalan alan: 0.798, 95% güven aralığı: 0.675-0.921, p < 0.001). Lojistik regresyon analizinde, ERS (Odds ratio [OR]: 1.790, 95% güven aralığı [GA]: 1.036- 3.095, p = 0.037), ventriküler aritmi (OR: 7.057, 95% CI: 1.755-28.378, p = 0.006) ve GRACE (OR: 1.030, 95% CI: 1.010-1.051, p = 0.004) risk skoru hastane içi ölümün bağımsız öngördürücüleri olarak tespit edildi. Sonuç: Çalışmada, başvuru sırasında ERS'nin ≥ 3 olduğu NSTEMI hastalarında hastane içi ve hastane sonrası kötü olay sıklığının anlamlı olarak daha fazlaydı. Bu basit elektrokardiyografik risk belirteci, NSTEMI ile başvuran hastalarda daha yüksek kardiyak risk altındaki hastaları tanımlamaya ve erken müdahale gereksinimine ihtiyaç duyabilecek hastaları belirlemeye yardımcı olabilir.

Özet (Çeviri)

Introduction: Acute coronary syndrome (ACS) is the definition of clinical events that occur as a result of partial reduction or complete disruption of myocardial circulation. Electrical risk score (ERS); is a new risk scoring system consisting of heart rate, left ventricular hypertrophy (Sokolow- Lyon criteria), QRS transition zone, frontal QRS-T angle, corrected QT interval (QTc) and T peak to T end (Tp-e) interval. In previous studies, these parameters were studied separately in patients with non-ST segment elevation myocardial infarction (NSTEMI). However, to our knowledge, there is no study evaluating ERS in patients with NSTEMI. The aim of the study is to examine the effect of ERS on in-hospital and post-hospital complications in patients with NSTEMI. Methods and materials: In the study, 427 consecutive patients with NSTEMI who were hospitalized in the coronary intensive care unit of our hospital between January 2020 - November 2021 were included retrospectively. Demographic, echocardiographic and laboratory data of the patients were obtained from the hospital archive records. Electrocardiography (ECG) of all patients were evaluated in detail. ERS parameters were scored as follows: heart rate >75, presence of left ventricular hypertrophy according to Sokolow-Lyon criteria, QRS transition zone ≥ V4, frontal QRS-T angle >90o, QTc interval > 450 msec in men, > 460 msec in women and Tp-e interval > 89 msec. The ERS of all patients was calculated according to the number of abnormal findings in the ECG. The patients were divided into two groups as ERS < 3 and ERS ≥ 3 and comparisons were made. Results: No significant difference was found between ERS ≥3 and <3 groups in terms of demographic characteristics. However, when compared with patients with ERS <3; patients with ERS ≥ 3 had significantly higher glucose (p = 0.001), urea (p = 0.006), creatine (p = 0.008), leukocytes (p = 0.011), maximum troponin (p < 0.001) and TIMI (p = 0.002) and GRACE (p < 0.001) risk scores, whereas lower left ventricular ejection fraction (LVEF) (p < 0.001). When evaluated in terms of angiographic findings; the frequency of 3-vessel disease (p = 0.001) and the SYNTAX score (p < 0.001) were found to be significantly higher in patients with ERS ≥ 3. Considering in-hospital and post hospital adverse events; inotrope need (p < 0.001), mechanical ventilation support (p < 0.001), ventricular arrhythmia frequency (p < 0.001), acute renal failure (p < 0.001), in-hospital mortality (p < 0.001) and 6.th months mortality rate (p = 0.002) were found to be significantly higher in patients with ERS ≥ 3. It was found that as the number of abnormal findings on the ECG increased, the frequency of these poor outcomes gradually increased. In the correlation analysis, positive correlation was detected between ERS and maximum CK-MB (r=0.285; p < 0.001 ), maximum troponin(r=0.410; p < 0.001 ), TIMI(r=0.002; p = 0.002 ), GRACE(r = 0.243; p < 0.001 ) and SYNTAX scores (r = 0.427; p < 0.001); whereas negative correlation was detected between ERS and LVEF (r = -0.363, p < 0.001). In ROC curve analysis, ERS ≥2.5 was found to predict in-hospital mortality with a sensitivity of 69.2% and specificity of 77.1% (Area under the curve: 0.798, 95% confidence interval: 0.675-0.921, p < 0.001). In logistic regression analysis, ERS (odds ratio [OR]: 1.790, 95% confidence interval [CI]: 1.036-3.095, p = 0.037), ventricular arrhythmia (OR: 7.057, 95% CI: 1.755-28.378, p = 0.006) and the GRACE (OR: 1.030, 95% CI: 1.010-1.051, p = 0.004) risk score were determined as independent predictors of in-hospital mortality. Conclusion: In the study, we found that the frequency of in-hospital and post-hospital adverse events were significantly higher in NSTEMI patients with an ERS ≥ 3 at admission. This simple electrocardiographic risk marker can help identify patients at higher cardiac risk in patients presenting with NSTEMI and identify patients who may need early intervention.

Benzer Tezler

  1. Ekg'de frontal QRS-T açısının akut koroner sendromlarda grace ve tımı skorlamaları ile karşılaştırılması

    Comparison of the frontal QRS-T angle on ecg with grace and timi scores in acute coronary syndromes

    HAKAN İYİSARAÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Acil Tıpİzmir Katip Çelebi Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. UMUT PAYZA

  2. ST elevasyonu olmayan akut koroner sendrom hastalarında erken dönemde ölçülen kalp tipi yağ asidi bağlayıcı protein değeri ile koroner arter hastalığı ciddiyeti arasındaki ilişki

    The relationship between the heart type fatty acid binding protein value measured in the early period and the severity of coronary artery disease in patients with acute coronary syndrome without ST elevation

    GÖNÜL ZEREN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    KardiyolojiSağlık Bakanlığı

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET EREN

  3. ST elevasyonu olmayan akut koroner sendrom kliniğiyle yatırılan 75 yaş üstü hastalarda girişimsel tedavinin klinik sonlanımlarla ilişkisi ve koroner revaskülarizasyon öyküsünün tedavi stratejisinin belirlenmesindeki etkisi

    Association of invasive treatment with clinical outcomes in patients aged over 75 hospitalized with non-ST elevation acute coronary syndrome and the role of prior coronary revascularization in treatment strategy selection

    SERCAN DEVECİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    KardiyolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET BARAN KARATAŞ

  4. ST elevasyonu olmayan akut koroner sendromlu hastalarda risk belirlemede bilgisayarlı tomografi ile ölçülen koroner kalsiyum skorunun rolünün değerlendirilmesi

    The evaluation of coronary calcium scoring measured by computed tomography in the risk assessment of patients with non ST segment elevation acute coronary syndrome

    SERDAR DEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    KardiyolojiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. SABRİ DEMİRCAN

  5. Non ST segment elevasyonlu akut koroner sendrom hastalarında plasma st2'nin prognostik değeri

    Prognostic value of the serum st2 levels in patient with NON-ST segment elevation acute coronary syndrome

    ÇAĞRI KOKKOZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    İlk ve Acil YardımCelal Bayar Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. YALÇIN GÖLCÜK