Geri Dön

Kronik tromboembolik pulmoner hipertansiyon hastalarında uyku ilişkili solunum bozuklukları prevalansı

Prevelance of sleep disoredered breathing diseases in chronic thromboembolic patients

  1. Tez No: 814958
  2. Yazar: CANER ÇINAR
  3. Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. ŞEHNAZ OLGUN YILDIZELİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2018
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Marmara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Yoğun Bakım Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: Akut pulmoner embolizmin doğal seyrinde beklenen tama yakın rezolüsyon veya minimal rezidü ile iyileşme olmasıdır. Ancak hastaların %2-5 kadarında kronikleşerek kronik tromboembolik pulmoner hipertansiyon(KTEPH) gelişmektedir. KTEPH ciddi bir pulmoner hipertansiyon sebebi olup tedavi edilmediği takdirde ciddi bir mortalite ve morbidite sebebidir. Uyku ile ilişkili solunum bozukları uyku hastalıkları alt başlığı olup kendi içinde obstrüktif uyku apne sendromu, santral uyku apne sendromu, uyku ile ilişkili hipoventilasyon sendromları, uyku ile ilişkili hipoksemi sendromu ve izole semptom ve varyantlar olarak subgruplara ayrılmıştır. KTEPH hastalarında özellikle hipoksemi ve sağ ventrikül yetmezliği sonucunda geliştiği öne sürülen uyku ilişkili solunum bozukluğu bildirilmiş olmakla beraber bu konuda yapılmış yeterli çalışma bulunmamaktadır. Amaç: Kronik tromboembolik pulmoner hipertansiyon (KTEPH) hastalarında uyku ilişkili solunum bozukluklarının sıklığını ve tiplerini saptamak Yöntem: Çalışmaya 5 Mayıs 2017 ile 7 Şubat 2018 tarihleri arasında T.C.Sağlık Bakanlığı Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi servis ve polikliniklerinde takipli pulmoner endarterektomi operasyonu planlanılan 18 yaş üstü 52 KTEPH hastası (ortalama yaş 55,6±15,7; %69,2 erkek; vücut kitle indeksi 28,2±4,7 kg/m²) dahil edildi. Hastaların anamnezi, fizik muayane bulguları kaydedildi ve spirometri, karbonmonoksit difüzyon kapasitesi ölçümü (DLCO) testleri, sağ kalp kateterizasyonu, ekokardiyografi ve 6 dakika yürüme testi uygulandı. Epworth uykululuk Skalası(ESS) Hastane anksiyete depresyon ölçeği (HAD) ve kısa form-36 (SF-36) formları doldurulan hastalara; tek gece polisomnografi (PSG) ile uyku testi yapıldı. PSG'de uyku ilişkili solunum bozuklukları tiplerine göre hastalar sınıflandırıldı. PSG'de apne hipopne indeksi (AHI) ≥15/saat olan hastalar OSA olarak kabul edildi.Polisomnografi analizleri hasta klinik bilgilerinden habersiz olan alanında uzman doktorlar tarafından yapıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 52 hastanın (ortalama yaş 55,6±15,7; %69,2 erkek; vücut kitle indeksi 28,2±4,7 kg/m²) yapılan polisomnografik analizleri sonunda apnelerin tümü obstrüktif tipte görülürken; hastalar kesim noktası AHI≥15 olarak iki gruba ayrıldı. 52 hastadan AHI≥15 olan hasta sayısı 26 (%50) olarak görüldü. İki hasta grubu arasında demografik veriler, komorbiditeler, solunum fonksiyon testi, DLCO, proBNP değerleri, 6 dakika yürüme testi, ekokardiyografik ve sağ kalp kataterizasyonu ile yapılan hemodinamik ölçümleri arasında anlamlı fark göstermemekle beraber; beklenildiği üzere oksijen desatürasyon indeksi, ortalama satürasyon ve minimum satürasyon açısından her iki grup arasında anlamlı fark (p<0,001) saptandı. Yine HAD, SF-36 ve ESS skorlarında iki grup arasında anlamlı fark gösterilemedi. Tüm hasta popülasyonunda yaş, vücut kitle indeksi ve Epworth uykululuk ölçeği skorları ile apne hipopne indeksi arasında anlamlı olarak (p=0,019) pozitif korelasyon saptanıldı. Hastaların solunum fonksiyonları ve kardiyak fonksiyonları ile AHI arasında ilişki gösterilemedi. Ancak hastalarda sağ kalp kateterizasyonu ile ölçülen pulmoner vasküler rezistans değeri arttıkça, uyku esnasında satürasyon <90% altında geçen sürenin arttığı (r=0,28; p=0,045) gözlenildi. Yine ekokardiyografi ile ölçülen sistolik pulmoner arter basıncı (sPAB) arttıkça ve operasyon esnasında ölçülen ortalama pulmoner arter basıncı arttıkça; satürasyon<90% olan sürenin anlamlı olarak arttığı (p=<0,001) saptandı. Sonuç: Bu çalışma literatürde polisomnografi ile yapılmış ilk KTEPH ve uyku ilişkili solunum bozukluğu çalışmasıdır. Bu grup hastada orta-ağır obstrüktif uyku bozukluğu sıklığı %50 olarak saptanmıştır. Hastaların solunum fonksiyonları ve kardiyak fonksiyonları ile OSA gelişimi arasında ilişki görülmezken; polisomnografide hipoksemik olarak geçen süre ile PVR, mPAB ve Eko sPAB değerleri pozitif korele olarak gösterilmiştir. Hastalarda saptanan uyku bozukluğu gelişimi için patogenezin açıklanması, risk faktörlerinin tanımlanması ve operasyonun uykusu bozukluğu üzerine etkisinin değerlendirilmesi için daha fazla sayıda çalışmaya ihtiyaç vardır

Özet (Çeviri)

ABSTRACT Introduction: In the natural course of acute pulmonary embolism, near total resolution or minimal residual healing is seen. However, chronic thromboembolic pulmonary hypertension (CTEPH) develops in 2-5% of cases. CTEPH is a cause of severe mortality and morbidity in a patient with pulmonary hypertension. Sleep related breathing disorders are subdivisions of sleeping disorders and are divided into subgroups as obstructive sleep apnea syndrome, central sleep apnea syndrome, sleep related hypoventilation syndromes, sleep-related hypoxemia syndrome and isolated symptoms and variants. Sleep related breating disorders suggested to develop as a result of hypoxemia and right ventricule dysfunction in CTEPH patients; but there are not enough studies on this subject. Objective: The aim of this study was to evaluate the prevalence and types of sleep related breathing disorders in chronic thromboembolic pulmonary haypertension (CTEPH) patients. Methods: The study involved 52 patients (mean age: 55,6±15,7, %69,2 men, mean body mass index [BMI] 28,2±4,7 kg/m2) with the diagnosis of CTEPH who were admitted to outpatient clinic and/or hospitalized in Marmara University, Pendik Research and Training Hospital. Patients' medical histories, physical examination findings were recorded and detailed spirometry, carbonmonoxide diffusion capacity measurement (DLCO) tests, right heart catheterization, echocardiography and 6 minute walking test were performed. Epworth Sleepiness Scale (ESS) Hospital anxiety depression scale (HAD) and short form-36 (SF-36) forms were filled; sleep test was performed with single night polysomnography (PSG). Patients were classified according to types of sleep-related breathing disorders in PSG. Patients with apnea hypopnea index (AHI) ≥15 / hour in PSG were accepted as OSA. Polysomnographic analyzes were performed by specialists blinded to the patients' clinical and demographical characteristics. Results: Polysomnographic analysis of the patients revealed that all apneas were obstructive type; patients were divided into two groups with a cut-off point AHI≥15. vi The number of patients with AHI≥15 in 52 patients was 26 (50%). There were no significant differences between the two groups in terms of demographic data, comorbidities, respiratory function test, DLCO, proBNP values, 6 minute walking test, echocardiographic and hemodynamic measurements performed with right heart catheterization; as expected, there was a significant difference between the two groups in terms of oxygen desaturation index, mean saturation and minimum saturation. (p<0.001) There was also no significant difference between the two groups in HAD, SF-36 and ESS scores. There was a significant (p = 0.019) positive correlation between age, body mass index and Epworth sleepiness scale scores and apnea hypopnea index in the whole patient population. Respiratory functions and cardiac functions of patients were not correlated with AHI. However, as the pulmonary vascular resistance value measured by right heart catheterization increased in patients, it was observed that time spent under <90% saturation increased during sleep. (r = 0.28; p = 0.045). Positive corelation was found between systolic pulmonary artery pressure (sPAB) measured by echocardiography, the mean pulmonary artery pressure (mPAB) measured during the operation with time spent under <90% saturation that the saturation. (p<0.001) Conclusion: This is the first CTEPH and sleep related breathing disorder study done with polysomnography in the literature. The frequency of moderate-severe obstructive sleep apnea in this group of patients was 50%. While there is no relationship between respiratory functions and cardiac functions of patients and development of OSA; time spent hypoxemic on polysomnography and PVR, mPAB measured with right heart catheterisation and echocardiographic sPAB values were found positively correlated. The development of sleep disorders in CTEPH patients requires a greater number of studies to clarify pathogenesis, to identify risk factors, and to assess the effect of the pulmonary endarterectomy operation on sleep related breathing disorders

Benzer Tezler

  1. Statik elektrikle yüklenmiş sıvı ilacın pamuk ilaçlamasında etkinliğinin belirlenmesi üzerinde bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    ALİ BAYAT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    ZiraatÇukurova Üniversitesi

    Tarımsal Mekanizasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YUSUF ZEREN

  2. Travmatik erkek paraplojelere yüksek frekanslı TENS

    Başlık çevirisi yok

    SEMA ÖZTÜRK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Ortopedi ve TravmatolojiGazi Üniversitesi

    Kazalarda Acil Yardım ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. VESİLE SEPİCİ

  3. Kemalpaşa etlik piliç işletmelerinin teknik ve ekonomik yönden incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    HAYRİ TUNA YÜKSELEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    ZiraatEge Üniversitesi

    Zootekni Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÇETİN KOÇAK