Arkeolojik veriler ışığında Avrupa Hunları
European Huns in the light of archaeological data
- Tez No: 812592
- Danışmanlar: PROF. DR. MUSTAFA GÖKÇE
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Tarih, History
- Anahtar Kelimeler: Arkeoloji, Avrupa Hunları, DNA, Hunlar, Maddi kültür, Siyasi tarih, Sosyal hayat, Sosyoekonomik hayat, Sosyokültürel yaşam, Archaeology, European Hans, DNA, Huns, Materical culture, Political history, Social life, Socio-economic life, Socio-cultural life
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Tarih Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Avrupa Hunları, Asya'daki karışıklıklar neticesinde bulundu.klan yerlerden göç etmişler ve tarihte çok önemli rolleri üstlenmişlerse de Hunların bu coğrafyaya ne zaman, hangi amaçla ve nereden geldikleri konusunda kesin fikirler bulunmamaktadır. Ancak Hunların, Asya'daki topraklarını terk etmeleriyle adeta dünya tarihinde domino taşlarının ilk vuruş etkisini yaratmalarının nedenleri arasında elbette ki farklı fikirler de mevcuttur. Türkistan'da eski üstün askeıi ve idari gücü ellerinde bulunduramayan Asya Hunları, MS. 350'li yıllarda harekete geçerek batıya doğru göç etmişlerdir. Gerek Çin baskısı gerekse iklim şartlarının şiddetle kötüye gitmesi, gerek salgın hastalıklar ve bunların neticesinde yaşanan kıtlıkı, büyük oranda hayvancılık ve tarımla uğraşan bu millet için şüphesiz ki bozkırda yaşamlarını sürdürebilmeleri için uygun koşullar değildir. Buna bağlı olarak da günümüz Macaristan topraklan başta olmak üzere Asya'dan Avrupa'ya göç ederek yerleşmişlerdir. 1970'li yıllara gelindiğinde Hunlarla ilgili çalışmalar artmış ve pek çok arkeolojik veri elde edilmiştir. Bu araştırmada Macaristan'da yapılan arkeolojik verilerden yararlanılarak Avrupa Hunlarının yaşam tarzları başta olmak üzere; sosyo-ekonomik durumları, askeri ve ticari faaliyetleri, din ve inanç yönlerinin ele alınması amaçlanmaktadır. Avrupa Hunları ile ilgili bilinen bazı yanlış bilgileri düzeltebilmek, tarih ilmine katkıda bulunabilmek ve bizden sonraki nesillere Türk tarihii:ıi doğru aktarabilmek adına böylesi bir çalışmanın yapılmış olması oldukça önemlidir. Avrupa Hunları, Asya Hunlarının bir devamı olarak, Türk kültürü ve tarihini sürdürmeye devam etmiştir. Avrupa merkezci tarih yazılığı ile Hunlar“öteki”leştirilmeye çalışılmış, dünya tarihindeki nihai etki ve bu etkilerin sonuçlarına gereken önem yeterince veıilmemiştir. Aynı zamanda Avrupa Hunlarının“mantar kulplu kazanlar”dışında, Asya'dan geldiklerini gösteren pek çok unsur ile desteklemniş olan tez, menşei problemini büyük oranda ortadan kaldınnaktadır. Avrupa Hunları ile ilgili bugüne kadar ağırlıklı olarak yürütülen çalışmalar, Roma kaynaklarında kendileri için kaleme alınan cümlelerin Türkçeye aktarımı neticesinde ortaya çıkınıştır. Bunlar dışında Avrupa Hun Devleti ile Roma İmparatorluğu arasındaki siyasi ilişkiler ve Avrupa Hunlarının ordu ve savaş teknikleri üzerine çalışmalar yapılmıştır. Tezde, Macaristan'da yapılan arkeolojik kazılar sonucu elde edilen buluntulara ulaşılmış ve bu buluntularla ilgili yapılan Macarca, Rusça ve İngilizce çalışmalardan yararlanılmıştır. Günümüze kadar Hunlarla ilgili literatür, yalnızca yazılı kaynaklara dayanmış olup, 1 Peter B. Golden, Türk Halkları Tarihine Giriş, Çev. Osman Karatay, Ötüken Yayınlan, İstanbul 201 7, s. 102. dışında Avrupa Hun Devleti ile Roma İmparatorluğu arasındaki siyasi ilişkiler ve Avrupa Hunlarının ordu ve savaş teknikleri üzerine çalışmalar yapılmıştır. Tezde, Macaristan'da yapılan arkeolojik kazılar sonucu elde edilen buluntulara ulaşılmış ve bu buluntularla ilgili yapılan Macarca, Rusça ve İngilizce çalışmalardan yararlanılmıştır. Günümüze kadar Hunlarla ilgili literatür, yalnızca yazılı kaynaklara dayanmış olup, disiplinlerarası yeterli çalışma yapılmamıştır. Bu eksiklik de Türk tarihçiliği için son derece elzemdir. Yararlanılacak olan disiplinlerden ilki arkeolojidir. Hun halkı, Avrupa'daki varlıkları boyunca başta Roma olmak üzere çeşitli kavimlerle siyasi ve kültürel ilişkiler kurmuşlar ve bu ilişkilerin neticesinde de geriye çok fazla arkeolojik veri bırakmışlardır. Söz konusu veriler, Asya'daki eserlerle karşılaştırılacak ve Hunların coğrafya fark etmeksizin kendi kültür, örf, anane, din, inanış yaşayış, askeri nizam, devlet nizamı gibi pek çok alanda varlıklarını korudukları ve ancak ikili ilişkilerin güçlü olduğu dönemlerde varsa benzerliklerin ya da kültürel etkileşimlerin neler olduğu ve dayanak sebepleri araştırılmıştır. Tezde yalnızca arkeolojik veriler değil, bu sürekliliğin kopmadığını gösteren genetik bilim çalışmalarından da faydalanılmıştır. Tek yönlü bir çalışma olmaması ve objektifliğin sağlanabilmesi için, hem Asya hem Avrupa hem de Türkiye'de yapılmış çalışmalar aynı anda incelenmiştir. Bunun sonucunda ise Avrupa'daki Hunların Asya ile bağlantısı, kültürel yaşamları ve bu kültürel yaşam tarzlarının sürdürülmesi ile sağlanmış olan Türk tarihinin sürekliliği, Avrupa Hunlarının bir anda Avrupa topraklarında ortaya çıkmadıkları, tarihsel devamlılığın bir parçası oldukları anlaşılmaktadır. Bunun yanı sıra Avrupa Hunlarının kendine özgü gelişmiş yönetim anlayışları ve toplumsal-kültürel yaşamları sayesinde bölge halkının uygarlık seviyesi yükselmiştir. Hakim oldukları bölgelerin hem iktisadi hem kültürel yönden gelişmesine öncülük yapmışlar, böylece bölgede yaşayan halkların hamisi olmuşlardır. Ayrıca Avrupa Hunları, ticaret yolları aracılığıyla batı ve doğuda bulunan komşularının kültürel etkileşimine de katkıda bulunmuşlardır. Otto J. Maenchen-Helfen'in (1894-1969) iddialarıyla başlayan Avrupa Hunlarının menşei sorunu ilerleyen tarihlerde, tarihçiler arasında ikilik oluşturmuştur. Bir kısım tarihçi onların Asya' dan göç eden Hun dalgası olduğunu düşünürken diğer grup ise Avrupa Hunlarının Asya'dan gelmediğini, Avrupa'da kendiliğinden oluşmuş farklı bir ırk olduğunu iddia etmişler ya da konuya çekimser kalmışlardır. Tez, bu meseleyi güçlü verilerle sonuçlandırmıştır. Daha önce Türkiye'de bu sahada yer alan maddi kültüre ilişkin bu denli disiplinlerarası bir araştırma yapılmadığından da tez özgün bir nitelik taşımaktadır.
Özet (Çeviri)
Although the Eurnpean Huns migrated from tlıeir places asa result of the turmoil in Asia and assumed very important roles in history, tlıere are no definite ideas about when, for wlıat purpose and wlıere the Huns came to this geography. However, tbere are of course different ideas among the reasons why the Huns left their lands in Asia and created the first strike effect of dominoes in world history. The Asian Huns, who could not hold the old superior military and administrative powcr jn Turkestan, were forced to do so by tbe CE. They moved in the 350s and 11:ı.ig:rated westward. Batlı Chinese pressure and the severe deterioration of climatic conilitioııs as well as epideınics and tlıe resulting fam.ine, are undoubtedly not suitable conditions for tlıis nation, whiclı is largely engaged in animal lıusbandry and agriculture, to survive in the steppe. Accordingly, d1ey mi.grated to Europe from Asia, especially in the territory of today's Hwıgary. In the 1970s, studies on the Huns increased and many arclıaeologica1 data were obtained. In this research, by usıng tbe arclıaeological <lata made in Hungary, tlıe lifestyles of tbe European Huns in particular; socio-econoınic status, military and commercial activities religion and belief aspects are aimed to be add:ressed. It is very important that such a study was carried out in order to correct some known misinformation about the European Huns, to contribute to tlıe science of history and to transfer the Turkish history coıTectly to the generations after us. The European Huns, as a continuation of tbe Asian Huns, continued ta maintain Tw-kisb culture and history. Witlı Ew-ocentric lıistoriography, tlıe Huns were tried to be“othered”and the final impact in wodd history and the consequences of tlıese effects were not given enough importance. At the same time, the thesis, which is supported by many elements showing that the European Huns catne :from Asia, except for the“cauldrnns witb mush:room handles”, largely eliminates the problem of origin. The studies carried out ınainly on the European Huns to date bave emerged as aresult of tbe transfer ofthe sentences written for them in Roman ources into Turkish. Apart from tlıese studies were carried out on the poLitical relations between ilie Emopean Hun State and the Roman Empire and on the army and war techrriques of the uropean Huns. In the thesis, the fınds obtained as a result of arcbaeological excavations in Hungary and the Hu □garian Russian and English studies on tlıese finds were used. To date, the literature on the Huns has been based only on writteo sources and there have not been enough interdisciplinary studies. This deficiency is extremely essential for Turkish historiography. The fırst of the disciplines to be utilized is archaeology. Throughout tlıeir existence in Europe, the Hun people established political and cultural relatjons with various tribes, especiaUy Roıne, and as a result of these relations, they left behiııd a lot of archaeological data. The <lata in question will be compared witlı ilie works in Asia and it will be investigated what the similarities or cultural interactions, if any, are and the reasons for their suppoıi are investigated in peı:iods when the Hun maintain tlıeir existence in many areas sucb as their own culture, customs traditions, religion, beliefs, ınilitary order and state order regardless of geography and only in periods wben bjlateral relations are strong. [n the tbe is, not only archaeological data but also genetic science studies showing that this continuity has not been broken have been used. in order to ensure that it is nota one-way study and to ensure objectivity, studies conducted in both Asia, Europe and Turkey were examined at the same time. Asa result ofthis, the connection ofthe Huns in Europe with Asia, their cultural lives and the continuity of the Turkish history provided by the continuation of these cultural lif estyles are understood that the European Huns did not suddenly appear on European soil, but were part of the historical continuity. In addition, thanks to the unique developed management understanding and social-cultural life ofthe European Huns, the civilization level ofthe people of the region has increased. They pioneered the development of the regions they dominated both economically and culturally, thus becoming the patrons ofthe peoples living in the region. The European Huns also contributed to the cultural interaction of their neighbors to the west and east through trade routes. The question of the origin of the European Huns, which began with the claims of Otto J. Maenchen-Helfen (1894-1969), later formed a dichotomy among historians. While some historians think that they are the Hunnic wave that migrated from Asia, the other group claims that the European Huns did not come from Asia, that there was a different race that formed spontaneously in Europe, or they abstained from the subject. The thesis concluded this issue with strong data. Since there has not been such an interdisciplinary research on the material culture in this fıeld in Turkey before, the thesis hasa unique quality.
Benzer Tezler
- Antik kaynaklar ve arkeolojik veriler ışığında Traklar
Thracians in the light of ancient sources and archeological data
ASLI ÇETİN
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
ArkeolojiAnkara Hacı Bayram Veli ÜniversitesiArkeoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SÜLEYMAN YÜCEL ŞENYURT
- Aktopraklık verileri ışığında Doğu ve Güney Marmara'da Fikirtepe çanak çömleğinin gelişim süreci
Development of the Fikirtepe pottery with the light on the evidences of Aktopraklik at Marmara
MERT BERTAN AVCI
- Demir çağlarının başlangıcından Roma döneminin sonuna Trabzon ve çevresindeki arkeolojik kalıntıların değerlendirilmesi
Evaluation of the archaeological ruins in Trabzon and its surroundings from the beginning of the Iron ages to the end of the Roman period
HÜSEYİN ERCUMER
Yüksek Lisans
Türkçe
2024
ArkeolojiIğdır ÜniversitesiArkeoloji Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ TUNCAY ÇİÇEK
- Semantic segmentation of UAV images in archaeological sites using deep learning
Arkeolojik alanlardaki İHA görüntülerinin derin öğrenme yardımıyla anlamsal segmentasyonu
DAMLA KUMBASAR
Yüksek Lisans
İngilizce
2023
Jeodezi ve Fotogrametriİstanbul Teknik ÜniversitesiGeomatik Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. DURSUN ZAFER ŞEKER
- Antik Roma misafir ağırlama işletmelerine Pompei örneği üzerinden bir bakış
A short survey about the Ancient Roman hospitality business through the example of ancient Pompei
GÖKSEL GÖKSOY