Geri Dön

Rank/rankl/osteopretegerin sinyal yolağının yeni tanı almış ve tekrarlayan böbrek taşlı olgularda hastalık parametreleri ile ilişkisinin araştırılması

Investigation of the relationship of rank/rankl/osteoprotegerin signal pathway and disease parameters in patients with new diagnosis and recurrent renal stone

  1. Tez No: 811773
  2. Yazar: FİLİP PASLANMAZ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. MUSTAFA ZAFER TEMİZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Üroloji, Urology
  6. Anahtar Kelimeler: Böbrek taşı, Kalsiyum taşı, RANK/RANKL/OPG sinyal yolu, İdrar OPG düzeyleri, İdrar RANKL/OPG düzeyleri, Böbrek hastalıkları, Böbrek taşları, Nükleer faktör-kappa B, Osteoprotegerin, Prospektif çalışmalar, Reseptörler, Sinyal nakli, İdrar tahlili, Kidney stones, Calcium stones, Osteoprotegerin (OPG), Receptor Activator of Nuclear Factor-kappaB (RANK), Receptor Activator of Nuclear Factor-kappaB Ligand (RANKL), Kidney diseases, Kidney calculi, Nuclear factor-kappa B, Osteoprotegerin, Prospective studies, Receptors, Signal transduction, Urinalysis
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Böbrek taşları, global popülasyonun önemli bir bölümünü etkileyen, yaygın ve tekrarlayan bir sağlık problemidir. Böbrek taşı oluşumunun nedenlerine yönelik çok sayıda çalışma yapılmasına rağmen, taş oluşumunun kesin moleküler mekanizmaları henüz tam olarak bilinmemektedir. RANKL/RANK/OPG sinyal yolunun kemik yeniden şekillenmesi ve kalsiyum homeostazında kritik bir rol oynadığı bilinmektedir. Bu prospektif çalışma, RANKL/RANK/OPG sinyal yolunun böbrek taşı hastalığı ve hastalığın özellikleri ile olası ilişkisini araştırmayı amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, 28 kontrol grubu ve 42 böbrek taşı olgusu olmak üzere toplam 70 katılımcı dahil edildi. Böbrek taşı olguları, ilk kez böbrek taşı oluşturanlar ve tekrarlayan böbrek taşı oluşturanlar ile kalsiyum taşı bileşeni olan hastalar ve kalsiyum taşı bileşeni olmayan hastalar olmak üzere iki alt gruba ayrıldı. Her iki grup ve alt gruplar için demografik parametreler, serum ve idrar parametreleri, taş boyutu, taş hacmi, taş yoğunluğu ve tedavi geçmişi değerlendirildi. Gruplar ve alt gruplar arasındaki farkların anlamlılığını belirlemek için istatistiksel analizler gerçekleştirildi. Bulgular: İdrardaki OPG düzeyleri ve idrardaki OPG/ Kre düzeyleri, böbrek taşı olgularında kontrol grubuna kıyasla anlamlı olarak daha yüksek bulundu. Ayrıca, idrardaki RANKL/OPG düzeyleri, kalsiyum taşı bileşeni olan hastalarda anlamlı olarak daha yüksek bulundu. Taş boyutu, taş yükü ve taş dansitesi ile analiz edilen parametreler arasında anlamlı bir ilişki bulunamadı. Tartışma: Bulgularımız, RANKL/RANK/OPG sinyal yolunun, özellikle kalsiyum taşlarının oluşumunda, böbrek taşları patogenezinde bir rol oynayabileceğini düşündürmektedir. Böbrek taşı olgularında artan idrardaki OPG ve OPG/Kre düzeyleri ve kalsiyum taşı bileşeni olan hastalarda daha yüksek RANKL/OPG düzeyleri, bu sinyal yolunun taş oluşumuna olası bir etkisini göstermektedir. Bu çalışma, böbrek taşı oluşumunun anlaşılmasına değerli bilgiler katmakta ve gelecekteki araştırmaları ve yeni tedavi stratejilerinin geliştirilmesini yönlendirebilecek niteliktedir. Sonuç: Çalışma sonuçları, böbrek taşı hastalarında idrar OPG düzeyleri ve idrar OPG/Kre düzeylerinin anlamlı olarak arttığını ve bu parametrelerle kalsiyum taşı bileşeni olan hastalarda idrar RANKL/OPG düzeylerinin anlamlı olarak yüksek olduğunu göstermektedir. Bu bulgular, RANKL/RANK/OPG sinyal yolunun böbrek taşlarının patogenezi, özellikle kalsiyum taşlarının patogeneziyle ilgili olabileceğini düşündürmektedir.

Özet (Çeviri)

6. ABSTRACT Objective: Kidney stones are a common and recurrent health problem affecting a significant proportion of the global population. Despite numerous studies on kidney stone pathogenesis, the precise molecular mechanisms underlying stone formation remain elusive. The RANKL/RANK/OPG signaling pathway plays a critical role in bone remodeling and calcium homeostasis. This prospective study aimed to investigate the potential association of the RANKL/RANK/OPG signaling pathway with kidney stone disease and caharcateristics of the disease. Materials and Methods: A total of 70 participants were included, comprising 28 control subjects and 42 kidney stone cases. Kidney stone cases were divided to two subgroupes as first kidney stone formers vs. recurrent kidney stone formers and patients with calcium stone component vs. patients without calcium stone component, respectively, as well. Demographic parameters, serum and urine parameters, stone size, stone volume, stone density, and treatment history were assessed for both groups and subgroups. Statistical analyses were performed to determine the significance of differences between groups and subgroups. Results: Urinary OPG levels and urinary OPG/Cre levels were found to be significantly higher in kidney stone cases compared to the control group. Furthermore, urinary RANKL/OPG levels were significantly higher in patients with calcium stone components. No significant correlations were found between the analyzed parameters and stone size, stone load, and stone density. Discussion and Conclusion: Our findings suggest that the RANKL/RANK/OPG signaling pathway may play a role in the pathogenesis of kidney stones, especially in the formation of calcium stones. The increased urinary OPG and OPG/Cre levels in kidney stone cases and the higher RANKL/OPG levels in patients with calcium stone components indicate a possible involvement of this signaling pathway in stone formation. This study contributes valuable insights to the understanding of kidney stone pathogenesis and may help guide future research and the development of novel therapeutic strategies.

Benzer Tezler

  1. Grafit tüplü atomik absorpsiyon spektrofotometrisi ile kan kurşunu analizi

    Başlık çevirisi yok

    RECEP MÜREVA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    BiyokimyaUludağ Üniversitesi

    Biyokimya Ana Bilim Dalı

  2. Doğrusal zamanla değişen dizgelerde durum denetlenebilirliği ve gözlenebilirliği

    State controllability and observability of linear time variant systems

    SADETTİN AKSOY

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Elektrik ve Elektronik MühendisliğiKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Elektrik-Elektronik Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. OSMAN TONYALI

  3. Lineer modellerde lineer parametrik kısıtlamalar

    The Lineer parametric restrictrons in the linear models

    YÜKSEL ÖNER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    İstatistikGazi Üniversitesi

    İstatistik Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. FİKRİ ÖZTÜRK

  4. İkililineer fermiyon alanları olarak E8 jeneratörleri

    Başlık çevirisi yok

    ATALAY KÜÇÜKBURSA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Fizik ve Fizik MühendisliğiÇukurova Üniversitesi

    Fizik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET KOCA