Geri Dön

Palyatif bakım hastalarında bası ülserlerinin klinik analizi

Clinical analysis of pressure ulcers in palliative care patients

  1. Tez No: 809593
  2. Yazar: KIYMET KET
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. DURSUN ÇADIRCI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Bası Ülseri, Palyatif Bakım, Basınç ülserleri, Hasta bakımı, Hemşirelik bakımı, Pressure Ulcer, Palliative Care, Patient care, Nursing care
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Harran Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bası ülseri oluşumunda önlenebilir faktörleri saptayarak, bu konuda doktor, hemşire, yardımcı sağlık elemanlarının, hastaların ve hasta yakınlarının bilgilerini, tutum, davranışlarını arttırmak hedeflenmiştir. Yöntem: Kesitsel ve retrospektif olarak planlanmış olan bu araştırma, 01 ocak 2019 ile 30 nisan 2022 tarihleri aralığında Şanlıurfa Harran Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Palyatif Bakım Kliniği'nde yatarak tedavi görmüş hastalar incelenerek yapılmıştır. Bası ülseri bulunan 59'u (%49,2) kadın, 61'i (%50,8) erkek toplam 120 kişi çalışmaya dahil edildi. İstatistiksel analizler için SPSS 22,0 programı kullanıldı, uygun istatistiksel analizler kullanılarak ve anlamlılık düzeyi olarak p< 0.05 değeri kabul edildi. Bulgular: Araştırmaya 59'u (%49,2) kadın, 61'i (%50,8) erkek olmak üzere toplam 120 hasta dahil edilmiştir. Erkeklerde bası yarası evresi, kadınlara göre istatistiksel olarak önemli düzeyde yüksektir (p=0,005). Travma ilişkili hastalığa sahip hastaların bası yarası evresi, nörolojik hastalık ve diğer hastalığa sahip hastalara göre istatistiksel olarak önemli düzeyde yüksek saptanmıştır (p=0,001). Cinsiyet ve ana hastalık ile bası yarası evrelendirmesi arasında istatistiksel olarak önemli bir fark bulunmuştur (sırasıyla p=0,039; p=0,010). Evre 1,2 bası ülserleri kadınlarda daha sık görülüyorken, evre 3,4 erkeklerde daha fazla görülmüştür. Evre 3,4 bası ülserleri travma ilişkili hastalıklarda daha fazla görülmüştür. Yaş ile bası yarası evresi arasında negatif yönde orta düzeyde bir ilişki saptanmıştır (r=-0,354; p<0,001). Hastaların yaşları ile bası yarası evrelendirmeleri arasında istatistiksel olarak önemli bir fark saptanmıştır (p=0,001). Evre 1 bası yarası olan hastaların yaşları, Evre 3 ve Evre 4'e göre önemli düzeyde yüksektir. BUN, kreatinin, ürik asit ve total bilirubin ile bası yarası evresi arasında negatif yönde orta kuvvette; sodyum, fosfor ve magnezyum ile bası yarası evresi arasında negatif yönde zayıf kuvvette ilişki saptanmıştır. GFH ile bası yarası evresi arasında pozitif yönde orta kuvvette ilişki bulunmuştur (r=0,434; p<0,001). BUN, kreatinin, ürik asit, total bilirubin, magnezyum ve GFH değerleri açısından evreler arasında istatistiksel olarak önemli bir fark bulunmuştur (p<0,05). Eozinofil ile bası yarası evresi arasında pozitif yönde, zayıf düzeyde korelasyon saptanmıştır (r=0,267; p=0,049). MPV ile bası yarası evresi arasında negatif yönde, zayıf düzeyde korelasyon bulunmuştur (r=-0,235; p=0,010). Eozinofil, MPV ve platelet açısından gruplar arasında istatistiksel olarak önemli bir fark bulunmuştur (p<0,005). Diğer parametreler açısından anlamlı bir ilişki tespit edilemedi. Sonuç: Sonuç olarak, palyatif bakım hastalarının servise kabulünde bası ülserlerinin oluşturabileceği risklerin değerlendirilmesi, gerekli beslenme desteğinin sağlanması ve bakım verenlerin bu konuda eğitilmesi kritik öneme sahiptir. Birinci basamak hekimleri, hastaların yaşlandıkça artan bakım gereksinimlerinin karşılanmasında belki de en önemli rolü oynayan hekim grubudur.

Özet (Çeviri)

Objective: By determining the preventable factors in the formation of pressure ulcers, it is aimed to increase the knowledge, attitudes and behaviors of doctors, nurses, assistant health personnel, patients and patient relatives. Method: This cross-sectional and retrospective study was conducted by examining inpatients in the Palliative Care Clinic of Şanlıurfa Harran University Research and Application Hospital between January 01, 2019 and April 30, 2022. A total of 120 people, 59 (49.2%) female and 61 (50.8%) male, with pressure ulcers were included in the study. SPSS 22.0 program was used for statistical analysis, and p< 0.05 was accepted as the level of significance using appropriate statistical analyzes. Findings: A total of 120 patients, 59 (49.2%) female and 61 (50.8%) male, were included in the study. Pressure ulcer stage in men was statistically significantly higher than in women (p=0.005). The pressure ulcer stage of patients with trauma-related disease was found to be statistically significantly higher than patients with neurological disease and other diseases (p=0.001). A statistically significant difference was found between gender and main disease and pressure ulcer staging (p=0.039; p=0.010, respectively). Stage 1,2 pressure ulcers were more common in women, while stage 3.4 pressure ulcers were more common in men. Stage 3,4 pressure ulcers were more common in trauma-related diseases. There was a moderate negative correlation between age and pressure ulcer stage (r=-0.354; p<0.001). A statistically significant difference was found between the ages of the patients and the staging of pressure ulcers (p=0.001). The ages of patients with stage 1 pressure ulcers are significantly higher than those of Stage 3 and Stage 4. BUN was moderately strong in the negative direction between creatinine, uric acid and total bilirubin and pressure ulcer stage; There was a weak and negative correlation between sodium, phosphorus and magnesium and the pressure ulcer stage. A moderately strong positive correlation was found between GFR and pressure ulcer stage (r=0.434; p<0.001). A statistically significant difference was found between the stages in terms of BUN, creatinine, uric acid, total bilirubin, magnesium and GFR values (p<0.05). There was a weak positive correlation between eosinophil and pressure ulcer stage (r=0.267; p=0.049). A weak negative correlation was found between MPV and pressure ulcer stage (r=-0.235; p=0.010). A statistically significant difference was found between the groups in terms of eosinophils, MPV and platelets (p<0.005). No significant relationship was found in terms of other parameters. Results: As a result, it is critical to evaluate the risks of pressure ulcers in the admission of palliative care patients to the service, to provide the necessary nutritional support and to educate caregivers on this issue. Primary care physicians are perhaps the group of physicians that play the most important role in meeting the increasing care needs of patients as they age.

Benzer Tezler

  1. Palyatif bakım hastalarında bası yarası oluşumunu etkileyen faktörlerin analizi

    Analysis of factors effecting pressure sores inpalliative care patients

    BUĞU USANMA KOBAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EMİNE ZEYNEP TUZCULAR VURAL

  2. Palyatif bakım hastalarında bası yarası ve beslenme düzeyleri ilişkisinin incelenmesi

    An investigation of the relationship between pressure sores and nutritional levels in palliative care patients

    BETÜL YILDIZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Beslenme ve DiyetetikTokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi

    Palyatif Bakım Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ UFUK ÜNLÜ

  3. Kanser dışı erişkin palyatif bakım hastalarında palyatif prognostik indeks, Edmonton Ölçeği ve Karnofsky Ölçeği skorlamalarının mortaliteye etkisi

    Impact of the palliative prognostic index, Edmonton Symptom Assessment Scale, and Karnofsky Performance Status on mortality in non-cancer adult palliative care patients

    YAKUP YALINKILINÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    GeriatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET YÜRÜYEN

  4. Malnütrisyon saptanan palyatif bakım hastalarında beslenme tedavisi yaklaşım sonuçlarının değerlendirilmesi

    Evaluation of nutritional treatment approach results in palliative care patients with malnutrition

    MERVE TAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    İç HastalıklarıKırıkkale Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. HATİCE KELEŞ

  5. Palyatif serviste tedavi gören hastalarda allostatik yükün ağrı ve bası yarası ile ilişkisi

    The association of allostatic load with pain and pressure ulcers in patients treated in a palliative care unit

    ZÜMRA KEKLİKÇİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HAKAN DEMİRCİ