Geri Dön

Ven içi sıvı tedavisinde kullanılan iki farklı kateter materyalinin enfeksiyon oluşumuna etkisi

The Effect of two different short peripheral catheter materials on infection development resulting from the intravenous fluid theraphy

  1. Tez No: 80914
  2. Yazar: AYİŞE KARADAĞ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. R. SELMA GÖRGÜLÜ
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Hemşirelik, Nursing
  6. Anahtar Kelimeler: Sıvı tedavisi, Periferal kateterizasyon, Hemşirelik bakımı, Kateterizasyon-periferik, Fluid therapy, peripheral catheterization, nursing care, Catheterization-peripheral
  7. Yıl: 1999
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Hemşirelik Esasları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Hemşirelik Esasları Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Araştırma farklı iki kısa periferal kateter materyalinin (Teflon ve Violin) ven içi sıvı tedavisine bağlı enfeksiyon gelişimine etkisini belirlemek amacıyla deneysel olarak yapılmıştır. Araştırma Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Koroner Bakım Ünitesinde yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 1 yıl boyunca Koroner Bakım Ünitesine yatan hastalar oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise 1 Ocak 1998 ve 10 Haziran 1998 tarihleri arasında Koroner bakım ünitesine yatan, araştırmanın sınırlılıkları dışında kalan ve araştırmacı tarafından bilgilendirildikten sonra kendi isteği ile araştırmaya katılmayı kabul eden 255 hasta örneklemi oluşturmuştur. Araştırmada veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen veri toplama formlarına kaydedilmiştir. Veri toplama formları: hemşire gözlem formu, hastaya ait tanıtıcı özellikler formu, ven içi uygulama takip formu, enfeksiyon komplikasyonu takip formu ve kateter çıkartma formu' dur. Araştırma iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın birinci aşamasında ven içi sıvı uygulama ve komplikasyonlan önleme protokolü geliştirilmiştir. İkinci aşamada ise farklı iki kısa periferal kateterin enfeksiyon oluşumuna etkisi incelenmiştir. Araştırma süresince örneklem kapsamına alınan hastalara dönüşümlü olarak bir hafta teflon, bir hafta vialon kateter olacak şekilde periferal kateterler takılmış ve her hasta en fazla 6 gün izlenmiştir. Gözlemler araştırmacı tarafından 24 saatte bir yapılmış ve bölge ağrı, kızarıklık, şişlik, sıcaklık artışı ve venin bir şerit şeklinde sertliği belirtileri açısından izlenmiştir. Bu belirtilerden iki ya da daha fazlasının varlığı filebit olarak değerlendirilmiştir. Araştırmada veriler yüzdelik sayılar, ki kare ve Fisher's kesin ki kare testleri ile Cochran Q önemlilik testi kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırmanımı sonucunda hastalara ve katetere ait değişkenlerin (tıbbi tanı ve kullanılan kateter no hariç, (p<0.05) her iki kateter grubuna dağılımları açısından benzer oldukları saptanmıştır (p>0.05). Filebit oranı teflon kateter grubunda %49.2, vialon kateter grubunda ise %24.0 olarak bulunmuştur (p<0.05). Filebit oranı; 19-39 yaş grubunda (%39.1), beyaz tenli olanlarda (%41.0), diabet ile birlikte koroner kalp hastalığı ve kalp yetmezliği tanısı olanlarda (%50.0), periferal kateter aracılığı ile venöz basınç ölçümü yapılmayan hastalarda (%41.0), 18 numara kateter takılan hastalarda (%38.0), kateteri etiket üzerine adını koymayı ihmal eden hemşireler tarafından takılan hastalarda (%42.4), kateteri hastaneye yatışlarının dördüncü gününden sonra takılan hastalarda (%5 1.4) ve ön kol iç yüzüne takılan kateterlerde (%46.3) daha yüksek bulunmuştur. Ancak gruplar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildir (p>0.05) (Bkz. Çizelge 13). Buna karşın cinsiyet (kadın hastalarda filebit oranı %47.4) ve kateterin damarda kalış süresi (birinci gün filebit oranı %7.7, üçüncü gün%40.8) ile filebit gelişimi arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.05). Hastalarda en fazla gözlenen flebit belirtisinin ağrı, en az gözlenen belirtinin ise venin sertliği olduğu saptanmıştır. Hemşirelerin çoğunlukla geliştirilen ven içi sıvı tedavisi protokolüne uygun çalıştıkları gözlemlenmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda ven içi kateter uygulaması ile ilgili önerilerde bulunulmuştur.

Özet (Çeviri)

This study, empirical, was done by the purpose of determining the effect of two different short peripheral catheter materials on infection development resulting from the therapy of intravenous fluid. The study was carried out in the Unit of Coroner Care, Turkey Yüksek ihtisas Hospital. The universe of the study is the patients admitted to the Unit of Coroner Care unit in one year. The sample of the study is the patients admitted to the unit in dates between 1 January 1998 and 10 June 1998, and the patients accepting to participate to the study voluntarily. At the end, 255 patients were included in the sample of this study. The data were collected via a data collection form developed by the researcher. Data collection forms: nurse observation form, the form collecting patient characteristics, form of intravenous application, the form of infection complication following, and the form of catheter withdrawing. The study was carried out in two stages. At the first stage, the protocols belonging to intravenous fluid application and infection protection were developed. At the second stage, the effects of two different short peripheral catheter on infection were investigated. During the research, the teflon for a week and then vialon catheter for a week were applied to the patients in the sample, respectively, and then the patients were followed maximum 6 days. Observations were made every 24 hours, and the region was observed in terms of pain, eritem, indurance, increasing temperature, and palpable venous cord. The occurrences of two or more of these signs accepted as phlebitis. The data were evaluated by using percentages, chi-square, Fisher's Exact chi- square and Cochran Q significant tests. At the end of the study, it was found that the variables belonging to the patients and catheters (except diagnostic and catheter no (p<0.05)) were similar in terms distributions to both catheter groups (p>0.05). It was found that the ratio of fhlebitis was 49.2% and 24.0% in teflon catheter and vialon catheter group, respectively. The ratio of fhlebitis was found in higher rate for these groups: 39.1% in the 19-39 age group, 41.0 among with white skins, 50.0% among those having the diagnose of coroner heart disease and failure and diabetes mellitus, 41.0% among those whom measure of venous pressure with peripheral catheter was not done, 38.0% among those catheter with 18 no was applied, 42.4% among those inserted by nurses who did not put her name on the label, 51.4% among those patients catheter was applied after four days of their admission to the hospital, and 46.3% for the catheters applied to on front of forearm. But the differences among the groups are not different significantly (p>0.05) (Table 13). On the other hand, the relationship between gender (the ratio of flebit was 47.4% for female patients) and the duration of catheterization and the fhlebitis development was found statistically significant (p<0.05). The most observed fhlebitis sign among the patients was pain, and the least observed one was palpable venous cord. It was observed that nurses did their applications according to the intravenous fluid therapy protocol. In the light of results obtained from the study some recommendations were made about peripheral intravenous catheterization.

Benzer Tezler

  1. Hemşirelerin ven içi sıvı uygulamalarında yaptıkları hataların ve hata sıklıklarının saptanması

    The Nurses mistake and its frequency rate in applying intravenous fluids

    MEDİNE UZUN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1990

    HemşirelikHacettepe Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. NURAN AKDEMİR

  2. Çocuklarda antibiyotiklerin hazneden ve sıvı içinde verilmesinin flebit ve ekstravazasyon gelişmesine etkisi

    The Effects of the route that antibiotics are given, in liquid or by pouche, on occurence of phlebitis and extravasation in children

    SANİYE ÇİMEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    Hemşirelik Esasları Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. GÜNSEL BAŞER

  3. Laparoskopik girişimlerde batın içi CO2 uygulamasının kafa içi basıncına etkisi

    The Effect of intraabdominal CO2 for laparoscopy on intracranial pressure

    YUSUF TUNALI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    Anestezi ve Reanimasyonİstanbul Üniversitesi

    PROF.DR. BAHAR MOİS

  4. Basınç kontrollü ve volüm kontrollü ventilasyon sırasında düşük doz dopamin ve dobutamin uygulamalarının oksijen sunumuna etkileri

    Başlık çevirisi yok

    UĞUR ÖZBEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Anestezi ve ReanimasyonÇukurova Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. UĞUR ORAL

  5. İskemik dokuda serbest oksijen radikali hasarını önleyici farklı ajanların tek başına ve beraberce etkilerinin araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    EROL BENLİER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahiİstanbul Üniversitesi

    Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. OĞUZ ÇETİNKALE