Geri Dön

Dokosaheksaenoik asit (DHA) serum ve servikal mukus örneği değerlerinin polikistik over sendromu (PKOS) olan hastalarda ve kontrol grubunda karşılaştırılması

Comparison of docosahexaenoic acid (DHA) serum and cervicalmucus sample values in patients with polycystic ovary syndrome (PCOS) and the control group

  1. Tez No: 808498
  2. Yazar: ÇİĞDEM CAN BAYRAK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BÜLENT YILMAZ, DR. ÖĞR. ÜYESİ MEHMET KAĞITCI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Polikistik over sendromu (PKOS), Dokosaheksaenoik asit (DHA), servikal mukus, yağ asitleri, omega 3, Dokosaheksaenoik asit, Genital hastalıklar-kadın, Polikistik over sendromu, Serviks mukusu, Yağ asitleri-omega 3, Polycystic ovary syndrome (PCOS), Docosahexaenoic acid (DHA), cervical mucus, fatty acids, omega 3, Docosahexaenoic acid, Genital diseases-female, Polycystic ovary syndrome, Cervix mucus, Fatty acids-omega 3
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Birçok kronik hastalığın patofizyolojisinde olduğu gibi polikistik over sendromunda da kronik inflamasyon yer almaktadır. Diyet bileşenleri ile alınan omega-3 yağ asitlerinden olan dokosaheksaenoik asitin de (DHA) anti-inflamatuvar etkileri bulunmaktadır. Yaptığımız bu çalışmada polikistik over sendromu olan hastalarda DHA'nın serum ve servikal mukus örneğindeki değerlerini kontrol grubu ile karşılaştırmayı hedefledik. Materyal ve metot: Bu kesitsel çalışma; Recep Tayip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı'nda Kadın Hastalıkları Polikliğinde yapılmıştır. Kadınlara çalışma hakkında bilgi verildikten sonra gönüllü yazılı onamları alınmıştır. Çalışmaya; 18-40 yaş arası PKOS ve kontrol grubundan 42'şer hasta alınmıştır. PKOS teşhisinde Rotterdam tanı kriterleri kullanılmıştır. Malignite tanısı ve şüphesi olan kadınlar, postmenapozal dönemdeki kadınlar, gebelik tanısı, konjenital adrenal sendrom tanısı olan, son 3 ay oral kontraseptif tedavi alan hastalar çalışmaya alınmamıştır. Çalışmaya dahil edilen her kadından açlık kan şekeri, lipid profili, beta insan koryonik gonadotropin (hCG), lüteinizan hormon (LH), folikül stimülan hormon (FSH), östrojen, progesteron, total testosteron (TT), 17-α hidroksiprogesteron (17-α OHP), Dihidroepiandrostenedion sülfat (DHEA-S) hormon düzeylerine bakılmıştır. Bunun dışında kadınlardan servikal mukus örneği ve kan örneği alınmıştır. Kan örnekleri biyokimya tüpüne alınıp santrifüj edilerek elde edilen serumlar ve servikal mukus örnekleri çalışılıncaya kadar -80 ℃ de muhafaza edilmiştir. Hedeflenen hasta ve kontrol grubu sayısına ulaşıldığında tüm numunelerin çözünmesi sağlanarak ve ELISA kitleri kullanılarak numunelerdeki DHA seviyeleri belirlenmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 84 hastanın verileri analiz edildi. Gruplar arasındaki bazal demografik verilerin karşılaştırmasında; yaş, VKI, parite, yaşayan çocuk sayısı, abortus, mFGS puanı, antral folikül sayısı, over volümünde artışı, PKO morfolojisi, hiperandrojenizm, hiperandrojenemi, hirsutizm bulguları, klinik oligomenore veya amenore şikâyeti PKOS grubunda istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0,05). PKOS tanısı konulmuş hastaların PKOS fenotip dağılımına bakıldığında ise Fenotip A 33 xv (%78,6), Fenotip C 6 (%14,3), Fenotip D 3 (%7,1) olarak tespit edildi. Her iki grubun bazal hormon parametrelerinin karşılaştırmasında ise mid-luteal progesteron, LH, LH/FSH oranı, TT, 17-OH-Progesteron PKOS grubunda istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulundu (p<0,05). İki grup arası lipid profili ve antropometrik ölçümlerin karşılaştırmasına baktığımızda; bel çevresi ve bel/kalça oranı PKOS grubunda istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulundu (p<0,05). Kalça çevresi, total kolesterol, HDL, trigliserid, LDL, AKŞ açısından her iki grup benzerlik gösterdi (p>0,05). Çalışmaya alınan iki grubun serum DHA ortalamaları arasındaki fark PKOS grubunda istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulundu (p<0,05). Servikal mukus DHA ve serum CRP açısından her iki grup benzerlik gösterdi (p>0,05). PKOS grubundaki hastaların serum ve servikal mukus DHA seviyelerinin oranı 361,95/197,55=1,83 olarak tespit edildi. Kontrol grubundaki kadınların serum ve servikal mukus DHA oranı ise 268,12/221,83=1,2 olarak tespit edildi. İki grubun serum ve servikal mukus DHA seviyelerinin oranları karşılaştırıldığında PKOS grubunda serum ve servikal mukus DHA seviyeleri oranının kontrol grubuna kıyasla 1,52 kat daha düşük olduğu tespit edildi. Sonuç: PKOS olan hastalarda kontrol grubuna göre serum DHA düzeyi anlamlı olarak yüksek bulunmuş olup servikal yıkama sıvısı DHA oranları açısından her iki grup benzerlik göstermiştir. Serum DHA seviyesinin yüksek saptanması ve servikal mukusun serum değerlerinden (PKOS hastalarında kontrol grubuna göre serum/servikal mukus oranı) daha düşük tespit edilmesi PKOS hastalarındaki DHA'nın metabolize edilememesine bağlı olduğunu düşünmekteyiz. Araştırmamız alanında literatürün ilk çalışması olup bu konuda geniş serili ileri çalışmalara ihtiyaç vardır. 2023, 117 sayfa

Özet (Çeviri)

Aim: As in the pathophysiology of many chronic diseases, chronic inflammation is also involved in polycystic ovary syndrome. Docosahexaenoic acid (DHA), one of the omega 3 fatty acids taken with dietary components, has anti-inflammatory effects. In this study, we aimed to compare the values of DHA in serum and cervical mucus samples in patients with polycystic ovary syndrome with the control group. Material and Method: This cross-sectional study was carried out in the Obstetrics and Gynecology Polyclinic of Recep Tayyip Erdogan University Training and Research Hospital, Department of Obstetrics and Gynecology. After the women were informed about the study, their voluntary written consent was obtained. In this study; Forty-two patients (each group 42), aged between 18-40 years, from the PCOS and control groups were included. Rotterdam diagnostic criteria were used in the diagnosis of PCOS. Women with a diagnosis and suspicion of malignancy, women in the postmenopausal period, patients with pregnancy diagnosis, congenital adrenal syndrome diagnosis, and patients who received oral contraceptive therapy for the last 3 months were not included in the study. Fasting blood glucose, lipid profile, beta human chorionic gonadotropin (hCG), luteinizing hormone (LH), follicle stimulating hormone (FSH), estrogen, progesterone, total testosterone (TT), 17-α hydroxyprogesterone (17- α OHP), Dihydroepiandrostenedione sulfate (DHEA-S) hormone levels were checked. In addition cervical mucus samples and blood samples were taken from the women. The serum and cervical mucus samples obtained by centrifuging the blood samples into a biochemistry tube were stored at -80 °C until they were studied. When the target number of patients and control groups was reached, DHA levels in the samples were determined by thawing all samples and using ELISA kits. Results: The data of 84 patients included in the study were analized. In the comparison of the baseline demographic data between the groups; age, BMI, parity, number of living children, abortion, mFGS score, number of antral follicles, increase in ovarian volume, PCO morphology, hyperandrogenism, hyperandrogenemia, hirsutism signs, clinical oligomenorrhea or complaint of amenorrhea was found statistically significant in the xvii PCOS group (p<0.05). When the PCOS phenotype distribution of the patients diagnosed with PCOS was examined, it was determined as Phenotype A 33 (78.6%), Phenotype C 6 (14.3%), and Phenotype D 3 (7.1%). In the comparison of basal hormone parameters of both groups, mid-luteal progesterone, LH, LH/FSH ratio, TT, 17-OH-Progesterone were found to be statistically significantly higher in the PCOS group (p<0.05). When we look at the comparison of the lipid profile and anthropometric measurements between the two groups; waist circumference and waist/hip ratio were statistically significantly higher in the PCOS group (p<0.05). Both groups were similar in terms of hip circumference, total cholesterol, HDL, triglyceride, LDL, FPG (p>0.05). The difference between the serum DHA averages of the two groups included in the study was found to be statistically significantly higher in the PCOS group (p<0.05). Both groups were similar in terms of cervical mucus DHA and serum CRP (p>0.05). The ratio of serum and cervical mucus DHA levels of the patients in the PCOS group was 361,95/197,55=1,83. The serum and cervical mucus DHA ratio of the women in the control group was 268,12/221,83=1,2. When the ratios of serum and cervical mucus DHA levels of the two groups were compared, it was found that the ratio of serum and cervical mucus DHA levels in the PCOS group was 1,52 times lower than in the control group. Conclusion: Serum DHA level was found significantly higher in patients with PCOS compared to the control group, and both groups showed similarity in terms of cervical wash DHA ratios. We think that the high serum DHA level and the lower cervical mucus serum values (Serum/cervical mucus ratio in PCOS patients compared to the control group) are due to the inability to metabolize DHA in PCOS patients. Our research is the first study of the literature in its field, and further studies with a large series are needed on this subject. 2023, 117 pages

Benzer Tezler

  1. İnsan beyin tümörlerinde, tümör hücresi membranında araşidonik asid düzeylerinin ve tümör dokusunda araşidonik asid metaboliti olan progtaglandin E2 düzeylerinin araştırılması

    Prostaglandin E2 levels in human brain tumor tissue and arachidonic acid levels in the plasma membrane of human brain tumors

    YEŞİM TÜTER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Biyokimyaİstanbul Üniversitesi

    Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EMİNE KÖKOĞLU

  2. Değişik lipidler ile beslenmenin beyin lipid bileşimine etkisi

    Başlık çevirisi yok

    PINAR AKAN (HAMAMCIOĞLU)

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    BiyokimyaDokuz Eylül Üniversitesi

    Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MERAL FADILOĞLU