Yırtıklı retina dekolmanında skleral çökertme ve skleral çökertme ile kombine pars plana vitrektomi uygulanan olgularda cerrahi sonuçlarımız
Surgical outcomes of scleral buckling and scleral buckling plus pars plana vitrectomy for rhegmatogenous retinal detachment
- Tez No: 808008
- Danışmanlar: PROF. DR. İHSAN GÖKHAN GÜRELİK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göz Hastalıkları, Eye Diseases
- Anahtar Kelimeler: Cerrahi-göz, Göz hastalıkları, Retina, Retina dekolmanı, Skleral çökertme, Vitrektomi, Surgery-eye, Eye diseases, Retina, Retinal detachment, Scleral buckling, Vitrectomy
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Gazi Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Yırtıklı retina dekolmanı nedeniyle skleral çökertme ve pars plana ile kombine skleral çökertme cerrahisi geçiren olguların; genel özelliklerini, değerlendirmek, fonksiyonel ve anatomik başarı oranları ve bunlar üzerine etkili faktörleri incelemek ve klasik skleral çökertme cerrahisinin önemini hatırlatmak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları'nda Ocak 2002- Aralık 2022 tarihleri arasında yırtıklı retina dekolmanı nedeniyle skleral çökertme ve pars plana ile kombine skleral çökertme cerrahisi geçiren olguların verileri retrospektif olarak incelendi. Demografik veriler görme keskinliği, ön segment ve arka segment muayene bulguları, intraoperatif ve postoperative özellikler, nüks ve PVR gelişimi değerlendirildi. Bulgular: Olgular primer YRD, travmatik RD, dejeneratif miyopi hastalarda gelişen YRD, herediter vitreoretinopati hastalarında gelişen YRD ve pediatrik YRD olmak üzere beş grupta incelendi. Primer YRD olguların yaş ortalaması SÇ grubunda ortalama 48,1 ± 16,2 (18-79) yıl, kombine cerrahi grubunda 56 ± 14,8 (18-85) yıldı ve SÇ grubunun yaş ortalaması kombine cerrahi grubuna göre anlamlı olarak düşük, fakik olgu sayısı kombine cerrahi grubuna göre anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p <0,05). SÇ grubunda başlangıç ve final görme keskinliği makulası tutulmayan olgularda da dahil olmak üzere kombine cerrahi grubuna göre her zaman yüksek bulunmuştur (p <0,001). Birincil anatomik başarı SÇ grubunda %79,9, kombine cerrahi grubunda %89,1; final anatomik başarı SÇ grubunda %98,3, kombine cerrahi grubunda %98'dir. Birincil fonksiyonel başarı SÇ grubunda %51,7, kombine cerrahi grubunda %60,5; final fonksiyonel başarı SÇ grubunda %61, kombine cerrahi grubunda %73,4 olarak bulundu. Kombine cerrahi grubunun birincil anatomik başarı oranı SÇ grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur ancak final anatomik başarıya bakıldığında iki cerrahi yöntem arasındaki fark kaybolmuştur. Gruplar arasında birincil fonksiyonel başarı açısından anlamlı fark bulunmadı (p=0,089). Nihai fonksiyonel başarıya bakıldığında SÇ + PPV grubunun nihai fonksiyonel başarı oranı SÇ grubuna göre daha yüksek bulundu (p=0,011). Travmatik RD, dejeneratif miyopi hastalarda gelişen YRD, herediter vitreoretinopati hastalarında gelişen YRD ve pediatrik YRD olgularında Cerrahi gruplar arasında birincil anatomik, fonksiyonel başarı ve final anatomik, fonksiyonel başarı oranları arasında anlamlı farklılık bulunamadı. Sonuç: Skleral çökertme cerrahisi genç, fakik, başlangıç görme keskinliği yüksek, makula tutulumu olmayan, üç kadrandan daha az ve çoğunlukla inferior kadranı tutan retina dekolmanı olan ve PVR derecesi düşük hastalarda tercih edilirken, kombine cerrahi ileri yaş, başlangıç görme keskinliği düşük, makula tutulumu olan, retinal yırtık sayısı fazla, PVR derecesi yüksek, üç kadran veya daha fazla kadranı tutan retina dekolmanı olgularında tercih edilmektedir. Anatomik ve fonksiyonel başarı oranlarına bakıldığında uygun endikasyonla yapıldığında skleral çökertme cerrahisi birincil ve final ameliyat başarısı yüksek, komplikasyon oranı düşük, final görme keskinliği sonuçları ile tatmin edicidir.
Özet (Çeviri)
Objective: The objective of this study is to assess the demographic characteristics, functional and anatomical success rates, as well as the influential factors of patients who underwent scleral buckling surgery alone or in combination with pars plana vitrectomy for the management of retinal detachment caused by retinal tears. Furthermore, the significance of traditional scleral buckling surgery will be emphasized. Methods: A retrospective analysis was conducted on the data of patients who underwent scleral buckling surgery, either as standalone or combined with pars plana vitrectomy, at the Department of Ophthalmology, Gazi University Faculty of Medicine, between January 2002 and December 2022. The evaluation encompassed demographic characteristics, visual acuity measurements, findings from anterior and posterior segment examinations, intraoperative and postoperative features, recurrence rates, and the development of proliferative vitreoretinopathy (PVR). Results: The cases were categorized into five groups: primary rhegmatogenous retinal detachment (RRD), traumatic RRD, RRD in degenerative myopia patients, RRD in hereditary vitreoretinopathy patients, and pediatric RRD. In the SB group, the mean age of primary RRD cases was 48.1 ± 16.2 (18-79) years, whereas in the combined surgery group, it was 56 ± 14.8 (18-85) years. The mean age of primary RRD cases in the combined surgery group was significantly higher compared to the SB group (p <0.05), with a significantly higher number of cases observed (p < 0.05). The initial and final visual acuity in the SB group consistently exceeded those in the combined surgery group, even in cases without macular involvement (p < 0.001). Regarding primary outcomes, the SB group achieved a primary anatomical success rate of 79.9%, while the combined surgery group attained 89.1%. In terms of final anatomical success, the SB group achieved 98.3% compared to 98% in the combined surgery group. Primary functional success rates were 51.7% in the SB group and 60.5% in the combined surgery group, with final functional success rates of 61% in the SB group and 73.4% in the combined surgery group. Although the primary anatomical success rate was significantly higher in the combined surgery group compared to the SB group, this difference disappeared when considering final anatomical success. There was no significant difference in terms of primary functional success (p=0.089). However, when evaluating final functional success, the SB + PPV (combined surgery) group exhibited higher rates compared to the SB group (p=0.011). In traumatic RRD, RRD developing in degenerative myopia patients, RRD developing in hereditary vitreoretinopathy patients, and pediatric RRD cases, no significant differences were observed in primary and final anatomical and functional success rates between the surgical groups. Conclusion: Scleral buckle surgery is commonly favored in younger individuals with intact crystalline lens, high initial visual acuity, absence of macular involvement, retinal detachment involving fewer than three quadrants, particularly the inferior quadrant, and low degree of proliferative vitreoretinopathy (PVR). On the other hand, combined surgery, involving scleral buckling and pars plana vitrectomy, is preferred in elderly patients, cases with poor initial visual acuity, macular involvement, a high number of retinal tears, extensive retinal detachment involving three or more quadrants, and a high degree of PVR. Considering the anatomical and functional success rates, scleral buckling surgery demonstrates satisfactory outcomes with notable primary and final surgical success rates, a low incidence of complications, and favorable final visual acuity results when performed within appropriate indications.
Benzer Tezler
- Yırtıklı retina dekolmanlarında skleral çökertme cerrahisi sonuçlarımız
Results of skleral buckling surgery performed to rhegmatogenous retinal detachments
OKAN AKMAZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Göz HastalıklarıSağlık BakanlığıGöz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
UZMAN BORA YÜKSEL
- Yırtıklı retina dekolmanı klasik cerrahisinde anatomik, fonksiyonel başarı ve cerrahi sonuçlar
The Anatomical, Functional Success and Surgical Results of Classical Retinal Detachment Surgery Performed to Rhegmatogenous Retinal Detachments
VOLKAN EKEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
Göz HastalıklarıAnkara ÜniversitesiGöz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. KUDRET DÜRÜK
- Regmatojen retina dekolmanı cerrahisinde anatomik ve fonksiyonel başarıyı etkileyen faktörler
Başlık çevirisi yok
ADNAN ACAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
Göz HastalıklarıSağlık BakanlığıGöz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. TUGAY AKMUT
- Yırtıklı ve yırtıksız regmatojen retina dekolmanında etyolojik faktörlerin anatomik ve fonksiyonel başarıya etkileri
Başlık çevirisi yok
AYFER ÇOKUĞRAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1988
Göz Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiGöz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ERCAN ÖNGÖR
- Primer pars plana vitrektomi uygulanan retina dekolmanlı olgularda sonucu etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi
Evaluation of factors affecting results in patients with retinal detachment who had undergone pars plana vitrectomy
HÜSEYİN YARDIM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2009
Göz HastalıklarıGaziosmanpaşa ÜniversitesiGöz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. HELİN DENİZ DEMİR