Geri Dön

Yaşlı hastalarda depresyon semptom farklılıkları

Depression symptom differences in elderly patients

  1. Tez No: 804680
  2. Yazar: SAHRA AHMADIRAD
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ELİF ORAL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Yaşlılık, Yaşam Kalitesi, Depresyon, Geriatrik Depresyon, Belirti ve semptomlar, Depresif bozukluk, Geriatri, Yaşlılar, Old age, quality of life, depression, and geriatric depression, Signs and symptoms, Depressive disorder, Geriatrics, Aged
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İzmir Katip Çelebi Üniversitesi
  10. Enstitü: İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Psikiyatri Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

GİRİŞ: Ruhsal bozukluklar toplumda yaygın olarak görülmeleri, kronikleşme eğilimi göstermeleri ve pek çok bedensel hastalık kadar yeti kaybı ile sonuçlanabilmeleri nedeniyle üzerinde durulması gereken hastalıklardandır. Bu hastalıklar içinde, depresyonun toplumda en yaygın görülen ruh sağlığı sorunlarından biri olması nedeniyle önemli bir yeri vardır. Yaşlılık dönemi depresyonunda görülen semptom farklılıklar yaşlılarda depresyonun tanınmasını güçleştirmektedir. Bu çalışmada, yaşlılık ve erişkinlik döneminde depresyonunun semptom farklılıkları ve yaşlılıkta özelliklerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Yaşlılıkta sağlıklı ve kaliteli yaşam önemlidir. Günlük yaşam aktivitelerinde bağımlılık ve depresyon yaşlı bireylerde yaşam kalitesini etkilemektedir. Her ne kadar tüm erişkinler için tanı kriterleri aynı olsa da çeşitli yaş gruplarında farklı klinik örüntüler öne çıkabilir. Biz de çalışmamızda psikiyatri polikliniğimize başvuran BDÖ ne göre 9 ve üzeri puan alan hastalar değerlendirip, bu hastaların, 65 yaş ve üzeri olanlarında depresyon kliniğindeki farklılıkları ve dikkat edilmesi gereken yaşa özgü durumları tespit etmeyi amaçladık. YÖNTEM: Bu araştırma, kesitsel olarak dizayn edilmiş olup çalışmanın evrenini, İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Polikliniğine ayaktan başvuran 50 si 65 yaş ve üstü, 47 si 18-64 yaş arası depresif şikayetleri olan ek psikiyatrik hastalığı olmayan kişiler oluşturmaktadır. Araştırmada, sosyodemografik veri toplanmasının yanı sıra; Yaşlılar İçin Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Modülü (WHOQOL-OLD), Beck Depresyon ölçeği ve MADRAS kullanılmıştır. Çalışmanın verileri yüz yüze görüşme yöntemi kullanılarak elde edilmiştir. Katılımcılar tarafından bilgilendirilmiş onam formu imzalandı. Verileri sosyo-demografik soru formu, DSÖ tarafından geliştirilen WHOQOL-OLD Yaşlılarda Yaşam Kalitesi Ölçeği, Beck Depresyon Ölçeği ve Montgomery-Asberg Depresyon Değerlendirme Ölçeği (MADRS) kullanılarak toplanmıştır.İstatistiksel analizler Statistical Package for the Social Sciences programı (SPSS for Windows, Version 25.0, Chicago, IL, ABD) kullanılarak yapıldı. Sonuçlar sayısal veriler için medyan ve minimum maksimum, kategorik değişkenler için frekans ve yüzde olarak sunuldu. Ayrıca tüm testlerin istatistiksel değerleri tablolarda gösterildi. Değişkenlerin normal dağılıma uygunluğu Kolmogorov-Smirnov testi ile değerlendirildi. Kategorik değişkenleri karşılaştırmak için Ki-kare veya Fisher's Exact testi kullanıldı. Bunun yanında parametrik değişkenlerin karşılaştırılmasında ikili gruplar için Mann-Whitney U testi, ikiden fazla grup karşılaştırılması gerektiğinde de Kruskal-Wallis testi kullanıldı. Parametrik verilerin birbirleri ile olan ilişkisi (Ölçek puanlarının birbirleri ve yaş ile) Spearman's rho testi ile araştırıldı. İstatistiksel anlamlılık için p <0,05 değeri yeterli kabul edildi. BULGU: Çalışmaya alınan 97 katılımcının yaş ortalaması 65 (18-89)'tır. Katılımcıların 32'si erkek, 65'ı Kadın'dır. Genç erişkin (18-64 yaş) grubunda sigara ve alkol kullananların, çalışan kişi oranı, ajitasyon veya retardasyon, değersizlik, aşırı suçluluk ve ölüm intihar düşüncesi veya teşebbüs planı belirtileri istatistiksel olarak anlamlı oranda daha yüksek tespit edildi. Yaşlı hasta grubunda kronik metabolik hastalık varlığı ve ailede depresyon öyküsü istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksek iken sosyal medya kullanımı daha düşük tespit edildi. Gruplar ölçek puanlarına göre karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmedi. Çalışmaya alınan hastaların başvuru kararını ele aldığımızda yaşlı hastalarımızın yaklaşık %40 'ı bir hekim veya yakınının önerisiyle polikliniğimize başvurmuştur. Diğer %60 lık kısım kendi karar ile görüşmeye gelse de yakınları ile birlikte başvurmuştur, genç hastalar ise tamamına yakını kendi karar ile başvurmuştur. Genç ve yaşlı depresif hastalar arasında bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur p<0,001. Ölçek puanlarının birbirleri ve yaş ile aralarındaki korelasyon araştırıldığında; yaşın duyusal işlevler boyutu ile negatif yönde; özerklik, geçmiş, bugün, gelecek faaliyetleri ve ölüm ve ölmek boyutları ile pozitif yönde anlamlı korelasyon gösterdiği tespit edildi. Bunun yanında yakınlık boyutunun Beck Depresyon Ölçeği ve Montgomery ve Åsberg Depresyon Ölçeği ile negatif yönde p<0,01 düzeyinde anlamlı korelasyon gösterdiği saptandı. Ayrıca özerklik, geçmiş, bugün, gelecek faaliyetleri ve sosyal katılım boyutları ile de pozitif yönde p<0,001 seviyesinde anlamlı ilişki gösterdiği tespit edildi. SONUÇ: Çalışmanın temel hipotezlerine göre Yaşlı bireyler depresyon açısından risk altındadır ve yaşam kalitelerinde etkilenmeler yaşamaktadırlar. Yaşam süresinin giderek uzadığı ülkemizde yaşlıların yaşam kalitesi ve depresyonu taranmalı, etkileyen faktörler tespit edilmeli, birçok bedensel yakınma ile çeşitli polikliniklere başvuran ve yeterli tedaviye ulaşmaları geciken hastaların depresyonun tespiti için gerekli çalışmalar yapılmalıdır.

Özet (Çeviri)

INTRUDUCTION: Mental disorders are significant health issues that require attention due to their widespread occurrence in society, tendency to become chronic, and potential impact on functioning comparable to many physical illnesses. Among these disorders, depression holds a crucial place as one of the most prevalent mental health problems in the community.The distinctive symptoms observed in depression during old age make it challenging to recognize depression in the elderly. In this study, we aimed to compare the symptom variations and characteristics of depression between old age and adulthood.Promoting a healthy and quality life is essential during old age. Dependency on daily life activities and depression can significantly affect the quality of life in elderly individuals.Although the diagnostic criteria are the same for all adults, different clinical patterns may emerge across various age groups. In our study, we evaluated patients who scored 9 or higher on the depression scale in our psychiatric outpatient clinic. We aimed to identify the differences in depression clinics and age-specific conditions that need attention among patients aged 65 and above." METHOD: This research is designed as a cross-sectional study, and the study population consists of individuals who are aged 65 and above (50 participants) and individuals between the ages of 18 and 64 (47 participants) with depressive complaints but without any additional psychiatric illnesses. The study collected sociodemographic data along with the World Health Organization Quality of Life Module for Older Adults (WHOQOL-OLD), Beck Depression Scale, and Montgomery-Asberg Depression Rating Scale (MADRS) for assessment.The data for the study were obtained through face-to-face interviews, and informed consent forms were signed by the participants. Data were collected using a socio-demographic questionnaire, the WHOQOL-OLD for measuring the quality of life in older adults, the Beck Depression Scale, and the Montgomery-Asberg Depression Rating Scale (MADRS).Statistical analyses were performed using the Statistical Package for the Social Sciences program (SPSS for Windows, Version 25.0, Chicago, IL, USA). Results were presented as median and minimum-maximum for numerical data and as frequency and percentage for categorical variables. The statistical values of all tests were also shown in the tables.The normal distribution of variables was evaluated using the Kolmogorov-Smirnov test. Chi-square or Fisher's Exact test was used to compare categorical variables. Additionally, the Mann-Whitney U test was used for comparing parametric variables between two groups, and the Kruskal-Wallis test was used for comparisons involving more than two groups. The relationship between parametric variables (scale scores with each other and with age) was investigated using Spearman's rho test. A p-value of <0.05 was considered statistically significant. RESULTS: The average age of the 97 participants included in the study is 65 (ranging from 18 to 89). Among them, 32 are male and 65 are female.In the 18-64 age group, individuals who reported smoking and alcohol consumption had significantly higher rates of symptoms such as agitation or retardation, feelings of worthlessness, excessive guilt, and thoughts of death or suicide. However, no statistically significant differences were observed when comparing the scale scores between the groups.Among the elderly patient group, the presence of chronic metabolic diseases and a family history of depression were found to be statistically significantly higher, whereas social media usage was lower.When comparing the scale scores between different groups, no statistically significant differences were detected.Regarding the decision to seek medical help, approximately 40% of the elderly patients visited the clinic based on the recommendation of a physician or a family member. On the other hand, 60% of them came to the clinic on their own decision, accompanied by their relatives. In contrast, most of the young patients sought help entirely on their own decision. This difference between young and elderly depressed patients was found to be statistically significant with a p-value of less than 0.001.The correlation analysis between the scale scores and age revealed that sensory functions were negatively correlated with age, while autonomy, past, present, future activities, and death and dying dimensions were positively correlated. Additionally, the proximity dimension showed a negative and statistically significant correlation (p < 0.01) with both the Beck Depression Inventory and the Montgomery-Åsberg Depression Rating Scale. Moreover, autonomy, past, present, future activities, and social participation dimensions showed a positive and statistically significant correlation (p < 0.001) with the mentioned depression scales.Please note that this translation is based on the provided information, and some context-specific understanding may be lost in the process. If you have any specific terms or phrases that need further clarification, feel free to ask. CONCLUSION: According to the fundamental hypotheses of the study, elderly individuals are at risk for depression and experience impairments in their quality of life. In our country, where life expectancy is increasing, the quality of life and depression levels of the elderly should be assessed, influencing factors should be identified, and necessary research should be conducted to detect depression in patients who present to various outpatient clinics with various physical complaints and experience delays in accessing adequate treatment.

Benzer Tezler

  1. Panik bozuklukta başlangıç ve klinik özellikler açısından cinsiyet farklılıkları

    Gender-related differences in terms of the onset and clinical characteristics in panic disorder

    MEHTAP DELİCE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    PsikiyatriSağlık Bakanlığı

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    DR. ABDÜLKADİR TABO

  2. Panik bozukluğunda klinik farklılıklar

    Başlık çevirisi yok

    NERMİN ERTUNÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    PsikiyatriDicle Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUSTAFA ÖZCAN

  3. Eksiklik sendromu olan ve olmayan şizofreni hastalarının yapısal MR görüntülemelerinin karşılaştırılması

    Comparison of structural MRI imaging of schizophrenia patients with and without deficiency syndrome

    MERVE KARAKILIÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Psikiyatriİzmir Katip Çelebi Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ELİF ORAL

  4. Prostat adenokarsinomlarında psa değerlerinin gleason skor ve klinik evre ile ilişkisi

    The relation between psa and gleason score and clinical phase in prostate adenocarsinoma

    HACI HASAN ESEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    PatolojiSelçuk Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. MUSTAFA CİHAT AVUNDUK

  5. Obezite hastalarında yaşam kalitesi ve anksiyete ilişkisi

    Quality of life in obesity patients and relationship with anxiety

    SEYİTALİ SİNAN DAĞBAKAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    PsikolojiÜsküdar Üniversitesi

    Bağımlılık Danışmanlığı ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜL ERYILMAZ BEYTAŞ