Evrelere göre kalp yetmezliği hastalarında oksidatif stres düzeyi (Malondialdehid (MDA)), bazı antioksidan aktiviteler (redükte glutatyon (GSH), katalaz (CAT), süperoksit dismutaz (SOD) ile iskemi modifiye albumin (IMA) ve A, D, E vitamin düzeylerinin belirlenmesi
Determination of oxidative stress level (Malondialdehyde(MDA)), some antioxidant enzyme activities (reducedglutathione (GDH), catalase (CAT), superoksit dismutaz(SOD)), and ischemia modified albumin (IMA) and vitamin A, d, elevels in heart failure patients according to the stage
- Tez No: 804591
- Danışmanlar: PROF. DR. İBRAHİM HAKKI YÖRÜK, DOÇ. DR. NESİM ALADAĞ
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Biyokimya, Biochemistry
- Anahtar Kelimeler: Antioksidan enzimler, Kalp yetmezliği, Oksidatif stres, Vitaminler, Antioxidant enzymes, Heart failure, Oxidative stress, Vitamins
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi
- Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Kimya Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu çalışmada, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi Kardiyoloji Anabilim dalına müracaat eden, 18-100 yaş aralığındaki 4 evreye göre kalp yetmezliği tanısı alan, 60 gönüllü hastadan ve 60 gönüllü sağlıklı bireyden alınan kan örneklerinde; oksidatif stres düzeylerinin (MDA, IMA), antioksidan aktivitelerin (GSH, CAT, SOD) ve vitamin düzeylerinin (A, D, E) hem evrelere göre ve sağlıklı kontrollerle, hem de yaş ve cinsiyet bakımından karşılaştırılması yapılarak, bu parametrelerin hastalığın etyopatogenezi ve prognozu ile ilişkilendirilmesi amaçlandı. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular istatistiksel olarak anlamlıydı. MDA düzeyi evre D'de (1.27±0.03) diğer evrelere ve kontrol grubuna göre istatistiksel olarak farklı ve anlamlı derecede yüksek (p<0.05) bulundu. IMA düzeyi evre C'de (0.51±0,01) diğer evrelere ve kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksekti (p<0.05). GSH aktivitesi bakımından gruplar arasında anlamlı bir farklılık bulunmazken, CAT aktivitesi bakımından Evre A (0.0788841±0.0002536) diğer tüm gruplardan farklı ve anlamlı derecede yüksek (p<0.05) saptandı. SOD aktivitesinde evre C (10.33±0.87) ile evre A (12.59±0.70) arasındaki fark istatistiksel olarak önemli olup evre A anlamlı derecede yüksek (p<0.05) bulundu. A vitamini düzeyinde evre B (0.83±0.12), C (1.44±0.17) ve kontrol grubu (0.31±0.02) arasındaki fark istatistiksel olarak önemli olup evre C anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0.05). D vitamini düzeyinde evre C (0.069±0.007) istatistiksel olarak anlamlı derecede en yüksek iken kontrol grubu (0.040±0.002b) anlamlı olarak en düşük bulundu (p<0.05). Vitamin E düzeyleri tüm gruplarda istatistiksel olarak benzerdi. Tüm parametreler için cinsiyetler arası fark önemsiz bulundu. Ayrıca tüm evrelerde CAT ve IMA arasında çok güçlü bir korelasyon (***1.00) görüldü. Bu bulgular doğrultusunda MDA ve IMA düzeyleri, SOD ve CAT aktiviteleri ile Vitamin A ve D düzeylerinin kalp yetmezliğinin prognoz ve etyopatogenezinde etkili olduğu söylenebilir.
Özet (Çeviri)
In this study, in blood samples taken from 60 patients and 60 healthy volunteers, who were diagnosed with heart failure according to 4 stages, between the ages of 18-100, who applied to Van Yüzüncü Yıl University Faculty of Medicine, Dursun Odabaş Medical Center, Department of Cardiology; We aimed to correlate these parameters with the etiopathogenesis and prognosis of the disease by comparing the oxidative stress levels (MDA, IMA), antioxidant activities (GSH, CAT, SOD) and vitamin levels (A, D, E) both according to the stages and with healthy controls, as well as in terms of age and gender. The findings obtained from the research were statistically significant. MDA level was statistically different and significantly higher in stage D (1.27±0.03) compared to other stages and the control group (p<0.05). IMA level was found to be significantly higher in stage C (0.51±0,01) compared to other stages and the control group (p<0.05). There was no significant difference between the groups in terms of GSH activity. In terms of CAT activity, stage A (0.0788841±0.0002536) was found to be different and significantly higher than all other groups (p<0.05). The difference between stage C (10.33±0.87) and stage A (12.59±0.70) in SOD activity was statistically significant (p<0.05), and stage A was found to be significantly higher. The difference between stage B (0.83±0.12c), C (1.44±0.17a) and control groups (0.31±0.02d) in vitamin A level was statistically significant (p<0.05), and stage C was found to be significantly higher. In the level of vitamin D, stage C (0.069±0.007) was found to be statistically significantly highest, while the control group was found to be the lowest (p<0.05). Vitamin E levels were statistically similar in all groups, and no significant difference was found. For all parameters, the gender difference was insignificant. In addition, a very robust correlation (***1.00) was seen between CAT and IMA at all stages. In line with these findings, it can be reported that MDA and IMA levels, SOD and CAT enzyme activities, and Vitamin A and D levels are effective in the prognosis and etiopathogenesis of heart failure.
Benzer Tezler
- Kronik obstrüktif akciğer hastalığı'nın şiddeti ile prolidaz ve oksidatif stres düzeyi arasındaki ilişkinin araştırılması
The researching of the relation between copd's severity and prolidase-oxidative stress level
ELVİN ÇETİNER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Göğüs HastalıklarıHarran ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. FUNDA YALÇIN
- Asit sıvılarının ayırıcı tanısında kalprotektin düzeyi, tiyol-disülfid dengesi ve oksidatif stres parametrelerinin değerlendirilmesi
Evaluation of calprotectin level, thiol-disulfide balance and oxidative stress parameters in the differential diagnosis of ascitic fluids
İBRAHİM BAYHAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
GastroenterolojiHarran Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AHMET UYANIKOĞLU
- Sistolik kalp yetmezliği hastalarında serum angiostatin seviyesi ve klinik önemi
The angiostatin level in systolic hearth failure patients and its clinical importance
İSMAİL ERTÜRK
- Obstrüktif uyku apne hipopne sendromlu hastalarda pozitif havayolu basıncı tedavisi öncesi ve sonrası ortalama trombosit hacmi ve eritrosit dağılım genişliği değişimi
The variation of mean platelet volume and red cell distribution width in obstructive sleep apnea hipopnea syndrome before and after positive airway pressure therapy
GÜLİZAR CANAN KAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
Göğüs HastalıklarıCumhuriyet ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÖMER TAMER DOĞAN
- Kronik kalp yetmezliği olan geriatrik hastalarda fonksiyonel kapasiteyi belirleyen faktörler
Determinants of functional capacity in geriatric patients with chronic heart failure
SEMA ÖZBERK
Yüksek Lisans
Türkçe
2015
Fizyoterapi ve RehabilitasyonDokuz Eylül ÜniversitesiKardiyopulmoner Fizyoterapi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. DİDEM KARADİBAK