Geri Dön

Kliniğimizde takip edilen erken ve geç başlangıçlı intrauterin gelişme geriliği olgularının perinatal sonuçları

PERINATAL RESULTS OF EARLY AND LATE ONSET INTRAUTERINE GROWTH RESTRICTION CASES FOLLOWED UP IN OUR CLINIC

  1. Tez No: 803480
  2. Yazar: NAZAN AKGÜN KORUK
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ARZU YAVUZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: erken başlangıçlı, geç başlangıçlı, intrauterin gelişme geriliği, neonatal sonuçlar, antenatal bulgular, Fetal gelişme geriliği, Fetüs, Perinatal dönem, early onset, late onset, intrauterine growth restriction, neonatal outcomes, antenatal findings, Fetal growth retardation, Fetus, Perinatal period
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Kocaeli Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu araştırmanın amacı; erken ve geç başlangıçlı İUGG (intrauterin gelişme geriliği) olan olguları perinatal sonuçları bakımından karşılaştırarak bu hastaların yönetimine ve literatüre katkı sağlamaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Ekim 2018-Haziran 2022 tarihleri arasında SBÜ Kocaeli Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Delphi kriterlerine göre İUGG tanısı konulmuş, takip edilmiş ve doğumu planlanmış, 104 anne ve fetüsün retrospektif incelenmesiyle yapılmıştır. Hastalar tanı konulduğu haftaya göre ikiye ayrıldı. Bu iki grubun genel tanımlayıcı özellikleri, ultrason bulguları, antenatal takip bulguları, neonatal dönem bulguları ve annenin doğum öncesi laboratuvar parametreleri kıyaslandı. Bulgular: Çalışmamızda olguların %33,7'sinin (n=35) EB-İUGG iken; %66,3'ünün (n=69) GB-İUGG olduğu görülmüştür. GB-İUGG olan olguların sigara içme oranı, daha yüksek saptanmıştır (p<0,01). GB-İUGG olguların UAD-O olma oranı, daha yüksekken; UAD-DA, UAD-DSAK, UAD-DSTA oranı daha düşüktür. (p<0,01). EB-İUGG olan olguların DVD-TA olma oranı daha yüksek saptanmıştır (p<0,05). EB-İUGG olan olgularda preeklampsi olma oranı daha yüksek saptanmıştır (p<0,01). EB-İUGG olguların TFA değeri %0,99p'in altında olma oranı daha yüksekken; %3-10p arasında olma oranı daha azdır.(p<0,01) GB-İUGG olguların TFA değerleri daha yüksek saptanmıştır (p<0,01). EB-İUGG olguların NST Tip 3 olma oranı daha fazlayken; Tip 1 olma oranı daha azdır.(p<0,05). GB-İUGG olan olguların 1. dk Apgar skoru 7 ve üzerinde olma oranı daha fazlayken; skoru 7 altında olma ve entübe olma oranı daha azdır. (p<0,01). GB-İUGG olanların APGAR 5.dk skorları 7 ve üzeri olma oranı daha yüksek saptanmıştır (p<0,05). EB-İUGG olanların yenidoğan yoğun bakım ünitesinde yatma oranı daha yüksek saptanmıştır (p<0,01). Sonuçlar: Daha yüksek perinatal morbidite ve mortalite riski altındaki EB-İUGG olan hastaların erken tanı alması, antenatal izlem yöntemleriyle daha sık takip edilmesi, preeklampsi açısından dikkatli olunması ve erken doğuma sekonder prematürite ile ilişkili iyatrojenik neonatal mortalite ve morbidite veya intrauterin ölüm riski arasında doğru zamanlamayı yaparak doğumun planlanması ile perinatal mortalite ve morbidite oranları azalacaktır.

Özet (Çeviri)

Objective: The purpose of this research was to make contribution to patient management and knowledge about IUGR (Intrauterine growth retardation) pregnancies by comparing perinatal outcomes of early and late onset IUGR Material and method: This study was carried out retrospectively by examining 104 pregnant women and fetuses who were diagnosed with IUGR according to Delphi criteria, followed up and delivered at SBU Kocaeli Derince Training and Research Hospital between October 2018 and June 2022. The patients were divided into two groups according to the week they were diagnosed. General descriptive features of these two groups, ultrasound findings, antenatal follow-up findings, neonatal period findings and maternal prenatal laboratory parameters were compared. Results: In our study, 33.7% (n=35) of the cases were early onset IUGR; 66.3% (n=69) of them had late onset IUGR. The smoking rate of cases with late onset IUGR was found to be higher. (p<0,001). While the rate of UAD-normal in late onset IUGR cases was higher; The rate of DEDF, AEDF, REDF was lower. (p<0.01). The rate of absent/reversed a-wave in the DV was found to be higher in cases with early onset IUGR (p<0.05). The rate of preeclampsia was found to be higher in cases with early onset IUGR (p<0.01). While the EFW value of early onset IUGR cases was lower than 0.99p, it was higher; The rate of being between 3-10p is less. (p<0.01) EFW values were found to be higher in late onset IUGR cases (p<0.01). While the rate of early onset IUGR cases to be NST Type 3 is higher; The rate of being type 1 is less (p<0.05). While the rate of 1st minute Apgar score of 7 and above in cases with GB-IUGR is higher; The rate of having a score below 7 and being intubated is less. (p<0.01). The rate of having APGAR 5th min scores of 7 and above was found to be higher in those with late onset IUGR (p<0.05). The rate of hospitalization in the neonatal intensive care unit was found to be higher in those with early onset IUGR (p<0.01). Conclusions: Early diagnosis, close antenatal follow up, investigating for preeclamptic features, timing the delivery regarding prematurity related iatrogenic neonatal mortality or morbidity, and fetal demise would help early onset IUGR pregnancies, which are under higher perinatal mortality and morbidity.

Benzer Tezler

  1. Erken ve geç ıntrauterin gelişme geriliği (IUGG) olan fetüslerde doğumda kordon kan gazı parametrelerinin incelenmesi

    Investigation of cord blood gas parameters at birth in fetuses with early onset and late onset intrauterine growth retardation (IUGG)

    EMRE BARAN DANIŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALEV AYDIN

  2. Birinci trimester gebeliklerinde transvaginal sonografinin tanısal etkinliği

    The Diagnostic efficacy of transvaginal sonography in the first-trimester pregnancies

    SADETTİN GÜNGÖR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    Kadın Hastalıkları ve DoğumGata
  3. Preeklampsi hastalarında serum ve plasental fibroblast growth factor 23 (FGF-23) ve nesfatin-1 düzeyinin sağlıklı gebelerle karşılaştırılması

    Comparison of serum and placental fibroblast growth factor 23 (FGF-23) and nesfatin-1 level in patients with preeclampsy with healthy pregnancy

    AYSHAN MAMMADOVA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALEV ÖZER

  4. CMV reaktivasyonuna yönelik profilaktik strateji uygulanan seropozitif böbrek nakli alıcılarında cmv viremisinin insidansı, risk faktörleri ve klinik sonuçlarının değerlendirilmesi

    Evaluation of the incidence, risk factors and clinical outcomes of cmv viremia in seropositive renal transplant recipients applied with a profilactic strategy for cmv reactivation

    FATSANI ANUNU MBWANA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Dahiliye Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜLAY ULUSAL OKYAY

  5. Membranları intakt 34-40 haftalar arasındaki oligohidroamnios ile seyreden tekil gebeliklerde perinatal sonuçların değerlendirilmesi

    Evaluation of perinatal outcomes in singleton pregnancies between 34-40 gestational weeks of oligohydramnios with intact membranes

    OKTAY TOSUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Kadın Hastalıkları ve DoğumGata

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İSMET GÜN