Geri Dön

MDS tanısında ve MDS-AML transformasyonunda kemik iliği biyopsi ve yaymadaki histopatolojik özelliklerin önemi, sitogenetik mutasyonlarla, immünhistokimyasal blastik belirteçlerle ve prognozla ilişkisi

The importance of histopathological features of bone marrow aspirate smear and trephine biopsy in Diagnosis of MDS and MDS-AML transformation, correlation with cytogenetic mutations, immunohistochemical blastic markers & prognosis

  1. Tez No: 801330
  2. Yazar: İREM GÜVENDİR BAKKALOĞLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ITIR EBRU ZEMHERİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Patoloji, Pathology
  6. Anahtar Kelimeler: Biyopsi, CD34, Histopatoloji, Kemik iliği, Lösemi-miyeloid-akut, Miyelodisplastik sendromlar, Mutasyon, Neoplazmlar, Prognoz, İmmünohistokimya, Biopsy, CD34, Histopathology, Bone marrow, Leukemia-myeloid-acute, Myelodysplastic syndromes, Mutation, Neoplasms, Prognosis, Immunohistochemistry
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: MDS tanısı hem klinik hem de patolojik inceleme gerektiren, tanısı multidisipliner konulan bir hastalık olmakla birlikte bazen AML'ye transformasyonu görülebilmektedir. Kemik iliği yayma ve biyopsinin detaylı incelenmesi, tanı koymanın yanı sıra hastalığın gidişatı açısından da ipucu verebilir. Amacımız MDS ve MDS ilişkili AML vakalarında detaylı histomorfolojik özellikleri ortaya koymak, kemik iliği biyopsisiyle kemik iliği yaymanın, CD34 ve CD117 immünohistokimyasal (İHK) blastik belirteçlerinin birbirine olan üstünlüğünü araştırmak, MDS tanısında mikroçevrenin önemini göstermektir. Materyal ve Yöntem:1 Nisan 2016- 1 Ekim 2022 yılları arasında Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Patoloji bölümüne örnekleri ulaşmış, myelodisplastik sendrom (MDS), displazi ilişkili akut myeloid lösemi (AML) ve MDS ile takip edilirken AML tanısı alan toplamda 115 hastanın 139 adet tru-cut kemik iliği biyopsisi ve Wright-Giemsa boyalı aspirasyon yayması incelendi. Detaylı granülositer, eritroid ve megakaryositer seri hücrelerindeki displazi varlığı, displazilerin çeşitliliği, sitogenetik mutasyonlarla ilişkilerine bakıldı. MDS ile takip edilirken AML'ye transforme olan veya artmış blastlı MDS'ye progrese olan vakalarda da bu özellikler incelendi. Aspirasyondaki blast oranları, biyopsideki CD34 ve CD117 pozitifliği ile karşılaştırıldı. CD34 ile mikrodamar yoğunluğu (MDY)'na ve olgunlaşmamış progenitörlerin anormal lokalizasyonu (ALIP)'na bakıldı. Histomorfolojik bulgular ve klinik parametrelerin sağkalım üzerinden prognoza etkisi değerlendirildi. Bulgular: 139 vakanın 130 (%93.5)'unun Wright-Geimsa boyalı K.İ. aspirasyon lamları değerlendirilmiş olup detaylı displazi çeşitliliği irdelenmiştir. Displaziler arasında genel sağkalımla anlamlı olan özellikler, aralarında regresyon analiziyle bakıldığında megakaryositer seride hiperlobulasyon varlığı (p:0.014, odds oranı:3.485 (güven aralığı:1.289-9.424)) ve ALIP varlığı (p:0.010, odds oranı:2.206 (güven aralığı:1.210-4.020)) anlamlı olarak kötü prognozla ilişkili bulunmuştur. Sitogenetik mutasyonlarla displazi çeşitleri arasında istatiksel olarak anlamlı ilişki bulunmasa da, 7q31 delesyonunda en sık eritroid nükleer tomurcuklanma ve megakaryositlerde hipolobulasyon izlenmiştir. K.İ. aspirasyon blast oranıyla CD34 ve CD117 pozitif blast oranları anlamlı olarak korele gitmektedir (sırasıyla p<0.001, <0.001). Aynı zamanda, Spearman's analizinde K.İ. blast oranıyla, CD34 ve CD117'nin korelasyon uyumluluğuna baktığımızda CD34, pozitif ilişkili %57; CD117 ise pozitif ilişkili %50 ile orta uyumlulukta bulunmuştur. Mikroçevre elemanlarından CD3 T lenfosit ve CD61 megakaryosit sayısı arttıkça sağkalım süresi anlamlı olarak kısalmaktadır (sırasıyla p: 0.003, 0.003). Ayrıca MDY'nin artışı da kötü prognozla ilişkili bulunmuştır (p: <0.001). Bu parametreler, çoklu regresyon analiziyle bakıldığında aralarında en anlamlı MDY artışı bulunmuştur (p: <0.014). Sonuç: Kemik iliğinde detaylı displazi çeşitliliği ve tipi, MDS tanısını koyarken alt tiplendirme aşamasında ipucu sağlayabilir. Patologların/ hematopatologların günlük pratikte kullandıkları CD34 İHK ile değerlendirilen ALIP ve MDY'na, hastaların raporlarında yer verilebilir. Çünkü bu parametreler MDS hastalarında tanıya katkısının yanı sıra hastalığın gidişatı ile ilgili önemli bilgiler verebilmektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: MDS is a multidisciplinary disease that requires both clinical and pathological examination, also its transformation into AML can sometimes be seen. Detailed examination of bone marrow smear and biopsy can provide clues in terms of the course of the disease as well as diagnosis. Our aim is to reveal detailed histomorphological features in MDS and MDS-related AML cases, to investigate the superiority of bone marrow smear with bone marrow biopsy, CD34 and CD117 immunohistochemical (IHC) blastic markers, and to indicate the importance of the microenvironment in the diagnosis of MDS. Materials and methods: Between April 1, 2016 and October 1, 2022, 139 tru-cut bone marrow biopsies of 115 patients from Ümraniye Training and Research Hospital Pathology Department who diagnosed with myelodysplastic syndrome (MDS) and MDS related acute myeloid leukemia (AML) were examined. The presence of dysplasia in granulocytic, erythroid and megakaryocytic cells, the diversity of dysplasia, and their relationship with cytogenetic mutations were analysed in detail. These features were also examined in cases that transformed into AML or progressed to MDS with increased blasts while being followed up with MDS. Blast rates in aspiration were compared with CD34 and CD117 positivity in biopsy. Microvessel density (MVD) and abnormal localization of immature progenitors (ALIP) were evaluated by CD34. The effects of histomorphological findings and clinical parameters on survival and prognosis were interpreted. Results: In 130 (93.5%) of 139 cases, Wright-Geimsa stained bone marrow (BM) aspiration slides were evaluated and detailed dysplasia diversity was examined. When the features that are significant with overall survival among dysplasias are analyzed by regression analysis, presence of hyperlobulation in megakaryocytic series (p:0.014, odds ratio:3.485 (confidence interval: 1.289-9.424)) and presence of ALIP (p:0.010, odds ratio:2.206 (confidence interval: 1.210) -4.020)) were significantly associated with poor prognosis. Although there wasn't a statistically significant relationship between cytogenetic mutations and dysplasia types, erythroid nuclear budding and hypolobulation in megakaryocytes were most frequently observed in 7q31 deletion. Aspiration blast rate correlates with CD34 and CD117 positive blast rates in the biopsy (p<0.001, <0.001, respectively). Even, in Spearman's analysis, BM aspiration blasts correlation concordance with CD34 was 57%; CD117 was 50% positively moderate correlated. Amongst microenvironmental cells, while CD3 T lymphocytes and CD61 megakaryocytes increases, survival time is significantly getting shorter (p: 0.003, 0.003, respectively). In addition, an increase in MVD was found to be associated with poor prognosis (p: <0.001). When these parameters were analysed by multiple regression analysis, the most significant was MVD among them (p: <0.014). Conclusion: The detailed diversity and type of dysplasia in the bone marrow may provide clues in the diagnosis and subtyping of MDS. ALIP and MVD evaluated by CD34 IHC, which pathologists/hematopathologists use in daily practice, can be included in the reports of patients. Moreover, these parameters can provide important information about the course of the disease as well as contributing to the diagnosis in MDS patients.

Benzer Tezler

  1. Miyeloid neoplazilerde otoimmünite durumunun belirlenmesi ve hastalık prognozu ile ilişkisinin araştırılması

    Determination of autoimmunity condition in myeloid neoplasms and investigation of its relationship with disease prognosis

    SİNEM İPEKLİ CEYLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞULE MİNE BAKANAY ÖZTÜRK

    DOÇ. DR. SEVİL UYGUN İLİKHAN

  2. Paroksimal nokturnal hemoglobinüri tanısında konvasiyonel yöntemler (Ham, Hukroz Lizis Testi) ile Jel testi ve flow cytomery yöntemlerinin karşılaştırılması

    The Comparison with conventional methods (Ham, Sucrose lysis test) to gel and flow cytometry in the diagnosis of paroxysmal nocturnal hemoglobinuria

    MEHMET DEMİRCİOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    Hematolojiİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. BURHAN FERHANOĞLU

  3. Myelodisplastik sendromlu hastaların retrospektif değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of patients with myelodysplastic syndrome

    TANER KAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    OnkolojiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET TURGUT

  4. Yüksek doz tedavi almayan miyelodisplastik sendrom ve akut miyeloid lösemi hastalarının değerlendirilmesi

    Evaluation of patients with myelodysplastic syndrome and acute myeloid leukemia not receiving high-dose therapy

    TUGAY AVCI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    HematolojiEskişehir Osmangazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EREN GÜNDÜZ

  5. Philadelphia-negatif klasik kronik miyeloproliferatif neoplazilerde sekonder malignitelerin sıklığı, risk faktörleri ve klinik önemi

    Frequency, risk factors and clinical significance of secondary malignancies in phyladelpha-negative classical chronic myeloproliferative neoplasms

    ÖZGE NURAN AKAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    HematolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FEHMİ HİNDİLERDEN