Geri Dön

Solunum güçlüğü çeken buzağılarda nazofarengial tüp ile oksijen uygulamasının bazı kan parametreleri ve klinik bulgular üzerine etkisi

Effects of the oxygen administration by a nasopharyngeal with respiratory distress

  1. Tez No: 80055
  2. Yazar: SERDAR PAŞA
  3. Danışmanlar: PROF. DR. H. YILMAZ İMREN
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Veteriner Hekimliği, Veterinary Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Buzağı, Malondialdehit, Nazofarengial tüp, Oksijen, Solunum güçlüğü, Sığır hastalıkları, Calf, Malone dialdehyde, Nasopharyngeal tube, Oxygen, Respiratory distress, Cattle diseases
  7. Yıl: 1998
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

57 ÖZET Bu çalışma yaşları 1-30 günlük, değişik ırk ve cinsiyette 20 solunum güçlüğü çeken buzağı ile 10 sağlıklı kontrol olmak üzere toplam 30 buzağıda yürütüldü. Solunum güçlüğünün neden olduğu değişiklikleri ve oksijen uygulamasının etkilerini belirlemek amacıyla beden ısısı, nabız ve solunum sayıları ile kan pH, pC02, p02, HC03, Sat 02, BD, laktik asit ve malondialdehid gibi parametreler belirlendi. Nazofarengial tüp ile solunum güçlüğü çeken buzağılara oksijen 3 İt / dk akım hızıyla 45 dakika süreyle verildi. Çalışmada kontrol grubu buzağıların ortalama beden ısıları (38,65 ± 0,15) solunum güçlüğü çeken hayvanlara göre önemli (37,74 ± 1,08) (p <0,05) düzeyde yüksek bulundu. Denemenin 5., 15., 30., 45. ve 60. dakikalarında beden ısılarında istatistiksel açıdan önemli olmasa da, genellikle bir artış gözlendi. Solunum güçlüğü çeken buzağıların ortalama solunum sayıları kontrol grubu buzağılara göre istatistiksel açıdan önemli (p <0,05) düzeyde yüksek bulundu. Oksijen verildikten sonra bireysel bazda solunum sayılarında azalma gözlenmesine rağmen çeşitli zamanlarda elde edilen değerler arasında istatistiksel açıdan önemli bir fark gözlenmedi. Hasta buzağıların ortalama nabız sayıları kontrol grubu hayvanlara göre önemli (p <0,05) düzeyde yüksek bulundu. Oksijen uygulamasından itibaren çeşitli zamanlarda elde edilen değerler arasında istatistiksel açıdan önemli (p< 0,05) düzeyde fark bulundu. Solunum güçlüğü çeken buzağıların ortalama kan pH' sı 7,16 ± 0,27 düzeyindeydi. Oksijen uygulaması sırasında kan pH' sı 7,07 + 0,23 ile 7,14 ± 0,18 arasında değişti. Deneme hayvanların ortalama kan PCO2' ı 61,50 ± 9,16 iken oksijen uygulaması ile 61,69 ± 11,70 - 72,82 ± 14,10 değerleri arasında değişti. Oksijen uygulanmasına başladıktan itibaren kan pC02' nda artış saptandı. Tedavi süresince değişik zamanlarda saptanan değerler arasında istatistiksel açıdan önemli (p <0,05) farklılıklar saptandı.58 Solunum güçlüğü çeken buzağıların ortalama kan p O2'ı 26,96 ± 3,64 değerinde iken oksijen uygulaması ile 29,90 ± 4,76 - 42,14 ± 8,05 düzeyleri arasında değişti. Oksijen uygulaması ile birlikte tedavi süresince değişik zamanlarda saptanan değerler arasında kan p02 düzeyinde istatistiksel açıdan önemli (p< 0,05) düzeyde bir artış gözlendi. Hasta buzağıların ortalama HCO3 değerleri 21,28 ± 6,63 düzeyinde iken oksijen uygulaması ile 21,93 ± 7,22 - 24,74 ± 6,68 arasında değişiklik gösterdi. Oksijen uygulaması sırasında zamanlar arasında istatistiksel açıdan önemli bir fark olmasa da genellikle kan HCO3 düzeyinde artış saptandı. Solunum güçlüğü çeken buzağıların ortalama % O2 Sat düzeyi 35,45 ±15,14 düzeyinde iken oksijen uygulaması ile 41,29 ±16,12- 57,00 ± 15,76 düzeyleri arasında değişti. Hasta hayvanlara oksijen verilmeye başlandıktan itibaren % O2 Sat düzeyinde önemli (p< 0,05) derecede yükselme saptandı. Hasta buzağıların BD değeri -7,88 ± 8,69 düzeyinde iken oksijen uygulanması ile -6,39 ± 9,34 - 8,15 ± 9,16 düzeyleri arasında değişiklik gösterdi. Oksijen uygulaması sırasında zamanlar arasında istatistiksel açıdan önemli olmasa da BD düzeyinde bir azalma gözlendi. Solunum güçlüğü çeken buzağılara oksijen uygulaması ile ortalama plazma laktik asit miktarının 1,66 ± 0,72 değerinden 0,75 ± 0,63 değerine erişmiş olduğu saptandı. Solunum güçlüğü çeken buzağıların ortalama plazma malondialdehit düzeyi 95,67 ± 31,94' den 55,52 ± 22,75 düzeyine geriledi (P <0,001) Sonuç olarak solunum sistemi hastalıklarına bağlı solunum güçlüğü çeken buzağılarda respiratorik asidozisin oluştuğu, pnömoenteritli 13 (%65) buzağıda ise respiratorik asidozis ile birlikte metabolik asidozisin de geliştiği belirlendi. Bu hastalıkların tedavisinde nazofarengial tüp ile oksijen uygulamanın çok ekonomik olduğu ve uygulama kolaylığı sağladığı gözlendi. Solunum güçlüğüne yol açan hastalıklarda oksijen tedavisinin etkili olduğu, solunum güçlüğü çeken buzağılarda oksijen tedavisi sonrası kan parametreleri ve yaşam oranlarına bakılarak bu hastalarda oksijen tedavisine59 ek olarak diğer acil tedavi metotların da uygulanmasının gerekli olduğu söylenebilir.

Özet (Çeviri)

60 SUMMARY Effects of the Oxygen Administration by a Nasopharyngeal Tube on Some Blood Parameters and Clinical Signs in Calves with Respiratory Distress This study were carried out on a total 30 calves of different breed and sexes with the ages varying between 1 and 30 days, 20 of which were respiratory distressed and the remaining 10 were clinically healthy. To determine the changes caused by the respiratory distress as well as the effectiveness of the oxygen administration the body temperature, pulse and respiratiory rate, and blood pH, pC02, pÛ2 and HC03, Sat %02, base excess, lactic acid and malone dialdehyde levels were determined on healthy calves once and on calves with respiratory distress before, during and after treatment with oxygen repeatedly. Oxygen administration to the sick animals were carried out through a nasopharyngeal tube with a rate of 3 L per minute for 45 minutes. The mean body temperature of control animals (38,65 ± 0,15) were higher than the nontreated distressed animals (37,74 ± 1,08) (p < 0.05). Tere were no any significant changes in diseased animals during and 1 5 minutes after an applied oxygen therapy. The mean respiratiory rate of the distressed animals were significantly higher than the controls before treatment (p < 0,05). And, there were no any significant change between the time points at which measurements were done. The mean pulse rate of the sick animals before treatment were significantly higher than that the controls (p < 0,05). Oxygen therapy caused a decrease in pulse rate which were significant at different intervals (p < 0,05). The mean blood pH of the sick animals were 7,16 ± 0,27. During oxygen therapy, the mean blood pH were varied between 7,07 and 7,14.61 The mean blood pC02 of the distressed animals were 61,50 ± before treatment. And it varied between 61,69 ± 11,70 and 72,82 ± 14,10 during treatment. With the starting of oxygen therapy there was an statistically important increase in the mean pC02 values which were estimated between different time intervals. In calves with respiratory distress the mean blood p02 level before oxygen therapy were 26,96 ± 3,64. During oxygen therapy p02 levels varied between 29,90 ± 4,76 and 42,14 ± 8,50. The increase of p02 levels between different measuring points during therapy were statistically significant (p < 0,05). The mean value of HCO3 of sick animals were 21,28 ± 6,63 before treatment. During oxygen therapy it varied between 21,93 ± 7,22 and 24,74 ± 6,68, but there were no significant changes during this period. The animals with respiratory distress had a mean % 02 Sat value of 35,45 ± 15,14 which increased with oxygen therapy and varied between 41,29 ± 16,12 and 57,00 ± 15,76 during the therapy. This increase were statistically confirmed (p < 0,05). The mean BE level of the calves before treatment were -7,88 ± 8,69 and varied during oxygen treatment between -6,39 ± 9,34 and -8,15 ± 9,16. There has been no significant change in mean BE values. The mean plasma lactic acid value of distressed animals at the arrival to the clinic were 1,66 ± 0,72. And, with oxygen therapy it reached to a mean value of 0,75 ± 0,63. The mean plasma malone dialdehyde pre-treatment value of the patients were 95,67 ± 31,94 and decresed to a mean value of 55,52 ± 22,75 after oxygen therapy (p < 0.001). As a result, it was found out that in 13 (65%) calves with respiratory distress depending on respiratory system disorders a respiratory acidosis develops while on calves with pneumo-enteritis, with respiratory acidosis also a metabolic acidosis develops. It was concluded that the oxygen administration by a naso-pharyngeal tube in the therapy of this diseases is very economic and practicable. It was concluded that in the diseases leading62 to respiratory distress the oxygen therapy were effective. It can be said that, according to the blood parameters and survival rate of calves after oxygen therapy, after emergiency therapy methods should be started in addition to oxygen therapy in calves suffering from respiratory distress.

Benzer Tezler

  1. İki yaşın altındaki akut bronşiolitli çocuklarda salbutamol kullanımı

    Başlık çevirisi yok

    MUZAFFER ESENDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLTEN TANYER

  2. Astımlı hastaların sağlık bakım gereksinimlerinin saptanması

    The Health care needs of the asthma patients

    ÖZLEM AKTÜRK UZUN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    HemşirelikHacettepe Üniversitesi

    İç Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. HATİCE FESÇİ

  3. Çocuklarda, adentonsiller hipertrofi nedeniyle gelişen obstrüktif uyku apnesinin değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    ŞÜKRÜ SUBAŞI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1994

    Kulak Burun ve BoğazAnkara Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı

  4. Akut bronşiolitli çocukların tedavisinde nebülize adrenalin ve salbütamolün etkinliği

    Effectiveness of nebulised adrenaline and salbutamol in the therapy of children with acute bronchiolitis

    ATİLA YANIK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGata
  5. Tiroidektomi karmaşaları

    Başlık çevirisi yok

    BEKİR KESKİNKILIÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Genel CerrahiSağlık Bakanlığı

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı