Geri Dön

Çocuklarda 24 saat holter monitörizasyon ile saptanamayan kardiyak ritim ve ileti bozukluklarının olay kaydediciler ile saptanma durumlarının araştırılması

Investigation of cardiac rhythm and conduction disorders with event recorders that can not be detected by 24-hour holter monitoring in children

  1. Tez No: 799514
  2. Yazar: OĞUZ ALP ÖZDEMİR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HAŞİM OLGUN, DR. ÖĞR. ÜYESİ SİBEL TİRYAKİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: disritmi, çarpıntı, göğüs ağrısı, senkop, presenkop, 24 saat Holter monitörizasyon, olay kaydedici, Kalp atriumları, Kalp hastalıkları, Kalp hızı, dysrhythmia, palpitation, chest pain, syncope, presyncope, 24-hour rhythm Holter monitoring, event recorder, Heart atria, Heart diseases, Heart rate
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Çocuk Kardiyolojisi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Çalışmamızda Çocuk Kardiyolojisi polikliniğimizde yardımcı tanı yöntemi olarak kullanılan, Elektrokardiyografi (EKG), 24 saat Holter monitörizasyonu (HM) yöntemlerinin girişimsel olmayan diğer bir yöntem olan olay kaydedici (Event recorder) cihaza ait kayıtların aritmi yakalama potansiyellerinin karşılaştırılması planlandı. Gereç ve Yöntemler: Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Kardiyolojisi Bilim Dalı'nda, ŞUBAT 2018- OCAK 2022 tarihlerinde, Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi polikliniğine göğüs ağrısı, çarpıntı, senkop, presenkop yakınmaları ile başvuran ve de olay kaydedici endikasyonu olan 47 hastanın kayıtları retrospektif olarak incelendi. Çalışma %59,6'sı (n=28) kız, %40,4'ü (n=19) erkek toplam 47 çocuk yaş grubunda hasta ile yapıldı. Dört hasta olay kaydedici verilerindeki teknik sorunlar nedeniyle değerlendirme dışında bırakıldı. Semptomlarına göre gruplara ayrılan hastaların yaş, cinsiyet, başvuru şikayetleri, kullanılan yöntem ve kayıtları geriye dönük olarak karşılaştırıldı. İstatiksel analiz: İstatiksel analizler için IBM SPSS Statistics 25 programı kullanıldı. Çalışma verileri değerlendirilirken tanımlayıcı istatiksel yöntemleri kullanıldı. Değişkenler arasında farklılıkların incelenmesinde McNemar Test, Pearson Ki- kare, Yates Ki- kare ve Fisher's Exact testten uygun olan yöntem sonuçları verildi. İstatistiksel olarak p <0.05 olması anlamlı kabul edildi. Bulgular: Hastalarda en sık başvuru sebebi %78,7 (n= 37) oranı ile çarpıntı, ikinci sık başvuru sebebi %29,8 (n= 14) oranı ile göğüs ağrısı, üçüncü sık başvuru sebebi %23,4(n=11) oranı ile senkop/ presenkop, %8,5(n=4) oranı ile izole ya da diğer şikayetlerle birlikte olan nefes darlığı şikayeti olarak izlendi. Çalışmamızda HM'de disritmisi olduğu tespit edilen 14 hastanın, 8'inde olay kaydedici ile de disritmi saptanmasına rağmen 6'sında ise disritmi saptanmadığı görüldü. HM'de disritmi olmadığı kabul edilen 29 hastanın, 11'inde olay kaydedici ile disritmi saptanmasına rağmen 18'inde ise disritmi saptanmadığı görüldü. Pozitif semptom bulgusu olan hastalarda HM cihazıyla disritmi varlığının gösterilme oranı %57,1 olup, aynı hastalarda olay kaydedici cihazıyla disritmi varlığının gösterilmesi oranı %42,1 olarak kayıtlardan elde edilmiştir. Her iki testinde disritmi varlığını ve yokluğunu birlikte gösterme oranı %60,5 olarak tespit edilmiştir. Bu iki non invaziv tanı cihazı arasında disritmi varlığını gösterme açısından McNemar Test ve Ki-Kare testi sonucuna göre oranlar arasında istatiksel olarak anlamlı fark bulunamamıştır (p:0,332). Fakat çapraz tabloda disritmi teşhisi koyma bakımından iki yöntem arasında değişimin olduğu ve bu değişimin olay kaydedici lehine yüksek olduğu da dikkat çekmektedir. Sonuç: Çalışmamızda, HM ile şikayet sebebini açıklayabilecek bir disritmi verisi saptanamayan hastalarda, olay kaydedici cihaz kullanılması arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunamadı. Ancak olay kaydedicilerin, HM ile yakalanamayan disritmilerin saptamasında daha etkili olduğunu tespit ettik. Ayrıca olay kaydedici ile disritmi durumunun ekarte edilmesiyle, hastaların endişesinde azalma olduğu, bu sayede cihaz sonrası poliklinik başvuru sayısının ortalama 0,91±0,18 olarak azaldığını tespit ettik. Yeterli bir fizik muayene ve dikkatli yorumlanmış bir EKG kaydı sonrasında her iki cihazının da gelişen teknolojiyle birlikte kıymetli veriler sunduğunu düşünmekteyiz. Tanı konulamayan veya semptomların daha da nadir ortaya çıktığı durumlarda implante edilebilir bir döngü kaydedici veya elektrofizyolojik çalışma yapılmasının uygun bir başka seçenek olarak düşünülebileceği kanaatindeyiz.

Özet (Çeviri)

Aim: In our study, it was planned to retrospectively compare the recordings of another non-invasive method, Event recorder, in patients who underwent Electrocardiography (ECG) and 24-hour Holter monitoring (HM) methods, which are used as a supportive diagnosis method in our Pediatric Cardiology clinic. Materials and Methods: Mugla Sitki Kocman University, Faculty of Medicine, Department of Pediatric Cardiology, the records of 47 patients who applied to Mugla Training and Research Hospital, Pediatric Cardiology Clinic between FEBRUARY 2018 and JANUARY 2022 with complaints of chest pain, palpitation, syncope, and presyncope were reviewed retrospectively. Four patients were excluded from the study due to technical problems. Statistical Analysis: IBM SPSS Statistics 25 program was used for statistical analysis. Descriptive statistical methods were used while evaluating the study data. Appropriate method results from McNemar Test, Pearson Chi-square, Yates Chi-square, and Fisher's Exact test were used to examine the differences between variables. Statistically, p <0.05 was considered significant. Results: Palpitation was the most common reason for admission in patients with a rate of 78.7% (n= 37), and chest pain with a rate of 29.8% (n= 14) was the second most common reason for admission. The third most common reason for admission was syncope/presyncope with a rate of 23.4% (n=11), and the fourth most common reason for admission was the complaint of shortness of breath (isolated or with other complaints) with a rate of 8.5% (n=4). In our study, it was seen that 14 patients who were found to have dysrhythmia on Holter monitoring, and 8 patients had dysrhythmia according to the Event recorder, and no dysrhythmia was detected in 6 of them. It was observed that of 29 patients who were considered to have no dysrhythmia on Holter monitoring, dysrhythmia was detected in 11 of the patients according to the Event recording device, and no dysrhythmia was detected in 18 patients. The rate of showing the presence of dysrhythmia with the Holter monitoring device in patients with positive symptom findings was 57.1%, and the rate of showing the presence of dysrhythmia with the Event recorder device in the same patients was obtained from the records as 42.1%. The rate of showing the presence and absence of dysrhythmia in both tests was determined as 60.5%. According to the McNemar Test and Chi-Square test results, there was no statistically significant difference between these two non-invasive diagnostic devices in terms of showing the presence of dysrhythmia (p:0.332). Conclusion: In our study, no statistically significant difference was found between the use of an event recording device in patients whose dysrhythmia data could not be detected to explain the cause of the complaint with HM. However, we found that event recorders were more effective in detecting dysrhythmias that could not be detected by HM. In addition, we found that when dysrhythmia was ruled out with the event recorder, patients' anxiety decreased, thus reducing the number of outpatient visits after using the device. After a sufficient physical examination and a carefully interpreted ECG recording, we think that both devices still provide valuable data despite the developing technology. We are of the opinion that performing an implantable loop recorder or electrophysiological study may be considered as another suitable option in cases where the diagnosis cannot be made or the symptoms occur more rarely.

Benzer Tezler

  1. Akut antrasiklin toksisitesinin 24 saatlik holter EKG monitarizasyon ve kalp hızı değişkenliği analizi ile incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    FATİH DİLEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYGÜN DİNDAR

  2. Çocukluk yaş grubunda prematüre ventriküler kontraksiyonlar ve prognozu

    To evaluate the characteristics and the prognosis of the PVCs in children with normal cardiovascular system

    DENİZ ÇAĞDAŞ AYVAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHacettepe Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. ALPAY ÇELİKER

  3. Çocuk Kardiyoloji Polikliniğine başvuran hastaların QTc ölçümlerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of QTc measurements in patients presenting to the Pediatric Cardiology Clinic

    NURHAK ASLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ÖZLEM TURAN

  4. Propiyonik Asidemi ve Metilmalonik Asidemi Hastalarında Kardiyak MRI (Manyetik Rezonans Görüntüleme) İncelemesi

    Cardiac Magnetic Resonance Imaging in Patients with Propionic Acidemia and Methylmalonic Acidemia

    BERİVAN KILINÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İLKER KEMAL YÜCEL

  5. Ablasyon tedavisi uygulanan hastaların geriye dönük incelenmesi

    Retrospective Evaluation of Patients Who Received AblationTreatment

    TUĞBA ÇETİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHacettepe Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. TEVFİK KARAGÖZ