Gebelerde doğum eyleminin aktif fazında uygulanan müzikoterapinin maternal kaygı, ağrı algısı üzerine ve yenidoğan sonuçlarına etkisinin araştırılması
Investigation of the effects of musicotherapy applied in the active phaseof labor in pregnant women on maternal anxiety, pain perception and newborn outcomes
- Tez No: 798958
- Danışmanlar: DOÇ. DR. RAHİME BEDİR FINDIK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: Müzikoterapi, doğum korkusu, doğum ağrısı, VASP, anksiyete, Ağrı, Ağrı ölçümü, Bebek-yenidoğmuş, Doğum, Doğum ağrıları, Gebelik, Müzik tedavisi, Musicotherapy, fear of labor, labor pain, VASP, anxiety, Pain, Pain measurement, Infant-newborn, Delivery, Fear of birth, Pregnancy, Music therapy
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmada amaç, müzikoterapinin doğum ağrısı algısı üzerinde yarattığı olumlu etkileri tespit etmek ve ayrıca ağrı ve anksiyete nedeniyle kooperasyon kuramadığımız ve doğum eylemi yönetiminde sıkıntı yaşadığımız gebelerimizin rahatlatılmasıdır. Bununla birlikte müzikoterapinin yenidoğan sonuçlarına etkisinin araştırılması da planlanmıştır. Çalışmamızda APGAR skoru, yoğun bakıma yatış oranı, gibi neonatal sonuçları müzikoterapi ile korelasyonunu araştırdık. İkincil amaç ise, müzik terapinin doğum eylemi süresine, primer sezaryen oranına ve aktif fazdaki ağrı algısının değişimine faydasının olup olmadığının araştırılmasıydı. Gereç ve yöntem: Bu çalışma prospektif olarak planlanmıştır. Ankara Şehir Hastanesinde Eylül 2022 ile Aralık 2022 arasında kadın hastalıkları ve doğum kliniğinde travay salonuna yatışı verilen çalışmaya onam veren, TC vatandaşı olan, işitme engeli olmayan, daha önce doğum yapmamış olan, 20-40 yaş aralığında olan, 37-42 hafta arası gebeliği olan ve doğum eylemi spontan başlayan, ek sistemik hastalığı olmayan tekil gebeliklerde doğum eyleminin aktif fazında (servikal açıklık >4 cm) müzikoterapi uygulanacak 70 gebe çalışma grubu, müzikoterapi uygulanmayan 70 gebe kontrol grubu olmak üzere toplamda 140 gebe üzerinde yapılmıştır. Çalışmada hastaların demografik-klinik özellikleri, hasta yaşı, gebelik haftası, gravide sayısı, parite sayısı, abortus sayısı, başvuru anındaki vajinal açıklığı kaydedildi. Birincil sonuç değişkeni olarak gebelerin travay takibinde 6 cm açıklığa ulaşıldığında VAS ve Travmatik doğum algısı ölçekleri uygulandı. Doğumun 2. Evresine kadar SPA müzikleri dinletildi. Tüm hastalara doğum salonu kliniğinde olan aynı müzikler dinletildi. 8 cm açıklığa ulaşıldığında tekrar VAS değerlendirmesi uygulanarak veriler kaydedildi. Doğum sonrası 1. Saatte de Travmatik doğum algısı ölçeği uygulandı. Doğum sonrası bebeklerde; APGAR skoru, yenidoğan yoğun bakım yatış oranı incelenmesi yapılmıştır.İkincil sonuç değişkeni olarak doğum eylem süresi ve doğum şekli kayıt altına alınmıştır. Hastaların ikincil amacımıza göre primer sezaryen oranları da bu verilerle hesaplanmıştır. Bulgular: Yaş, soy ve özgeçmiş, eğitim durumu, gebelik haftası, geçirilmiş gebelik sayısı bakımından homojen olan kontrol ve müzikoterapi grubunda travay süreleri açısından da anlamlı fark izlenmedi. Aynı zamanda iki grup arasında doğum şekli, primer C/S oranları ve yenidoğan yoğun bakıma yatış oranı açısından da fark izlenmedi. Hastalarda doğum ağrısı şiddeti 1-10 arası bir değerde değerlendirildiğinde müzikoterapi grubunda, müzik öncesi ölçülen ilk doğum ağrısı şiddetinin (ortalama 9,2, SS 0,9), kontrol grubunun ilk doğum ağrısı şiddetinden (ortalama 8,9, SS 0,7) daha yüksek olduğu görülmüştür (t(138)=1,993, p=0,048). İkinci doğum ağrısı şiddeti karşılaştırıldığında ise kontrol grubunun (ortalama 9,6, SS 0,5), müzikoterapi gurubundan (ortalama 7,7, SS 1,0) daha yüksek olduğu görülmüştür (t(98)=-14,355, p<0.001). Birinci ve ikinci doğum ağrısının şiddetinin farkına bakıldığında azalışın ortalama 0,4 (SS 1,4) olduğu görülmüştür. Doğum ağrısındaki değişim müzikoterapi grubunda (ortalama -1,5, SS 1,0), kontrol grubundan (ortalama 0,7, SS 0,7) daha fazla olduğu görülmüştür (t(126)=-15,011, p<0.001). Doğum yapma düşüncesinden korku seviyesi, doğuma ve sonrasına dair endişe düzeyi, doğumda kendini kaybetme korkusu seviyesi, doğumda ölme korkusu düzeyi, doğum esnasında yapılacak müdahalelere ilişkin korku düzeyi, genital bölgenin hasara uğrama korkusu düzeyi, doğum düşüncesinin huzursuz etme seviyesi ve bir kişiye doğumda eşlik etme durumunda yaşanabilecek kaygı seviyesi ve doğum anını hatırlatan uyaranlarla karşılaşınca oluşabilecek korkulara ilişkin beklenti seviyesi de incelenmiş olup müzikoterapi grubunda doğum korkusu ve ağrı algısına ilişkin tüm parametrelerde kontrol grubuna göre istatistiki olarak anlamlı derecede daha iyi sonuçlar elde edilmiştir. Sonuç: Çalışmamızda psikiyatrik hastalıkların tedavisinde yıllardır kullanılan müzikoterapinin homojen demografik özelliklere ve homojen doğum algısına sahip hastalarda doğum ağrısı, anksiyete seviyesi, doğum ve doğumda oluşacak olaylara karşı korku seviyesi, ölüm korkusu düzeyi, sağlıkçıya olan güven seviyesi, yabancılaşma hissi düzeyine ciddi olumlu etkileri olduğunu gösterdik. Bu hastaların travay takibinde uygulanabilir ucuz, kolay, risksiz bir yöntemle hastalarda ciddi olumlu psikolojik etkiler sağlanması yönünde literatüre katkı sağlayabilir. Çalışma daha büyük örneklem büyüklükleri, aromaterapi-masaj gibi tekniklerle zenginleştirilip geliştirip çalışılabilir. Bu da hastaların takibinde bize yol gösterici olabilir.
Özet (Çeviri)
Objective: In this study, it is aimed to determine the positive effects of musicotherapy on the perception of labor pain, and to relieve our pregnant women who cannot cooperate due to pain and anxiety and who have difficulties in labor management. In addition, it is planned to investigate the effect of musicotherapy on newborn outcomes. In our study, we investigated the relationship between neonatal outcomes such as APGAR score, intensive care unit admission, and musicotherapy. The secondary aim was to investigate whether music therapy was beneficial in terms of delivery time, primary cesarean section rate, and change in pain perception in the active phase. Materials and methods: This study was planned prospectively. In Ankara City Hospital, between September 2022 and December 2022, those who were hospitalized in the labor room in the obstetrics and gynecology clinic, were Turkish citizens, had no hearing impairment, had not given birth before, were between the ages of 20-40, and were pregnant between 37-42 weeks. The study was conducted on a total of 140 pregnant women, 70 pregnants in the study group, 70 pregnants who would be treated with music therapy in the active phase of labor (cervical opening >4 cm) in singleton pregnancies with spontaneous labor and spontaneous labor and no additional systemic disease, and 70 pregnant women who did not receive musicotherapy in the control group. In the study, demographic-clinical characteristics of the patients, patient age, gestational week, number of gravida, parity number, number of abortions, vaginal opening at the time of admission were recorded. Dimensions of VAS and Traumatic birth perception scales when 6 cm gap is reached in labor follow-up of pregnant women as a primary outcome variable. And the links are saved. SPA music was played until the 2nd stage of birth. The same music was played in the entire delivery room clinic. When the 8 cm gap is reached, it is recorded by applying the VAS evaluation again. Traumatic birth perception scala in the 1st hour after birth. In postnatal babies; APGAR score, neonatal intensive care hospitalization rate were examined. Duration of labor and mode of delivery were recorded as secondary outcome variables. Primary cesarean section rates of the patients were also calculated according to our secondary aim. Result: This study was planned prospectively. Ankara Results: In the study conducted with homogeneous groups in terms of age, ancestry and background, educational status, gestational week, and the number of previous pregnancies, no statistically significant labor duration was found for the patients receiving musicotherapy and the control group. However, no statistically significant difference was found in the delivery type, primary C/S ratios and newborn outcomes of the patients. When the severity of labor pain in the patients was evaluated with a value between 1 and 10, the mean labor pain measured was 9.1 (SD 0.8), and the second measured labor pain severity was found to be 8.7 (SD 1.3). It was observed that the first labor pain severity measured before music (mean 9.2, SD 0.9) in the music therapy group was higher than the first labor pain severity (mean 8.9, SD 0.7) in the control group (t(138)=1.993, p=0.048). When the severity of second labor pain was compared, it was observed that the control group (mean 9.6, SD 0.5) was higher than the musicotherapy group (mean 7.7, SD 1.0) (t(98)=-14.355, p<0.001). Considering the difference in the severity of first and second labor pain, it was seen that the mean decrease was 0.4 (SD 1.4). It was observed that the change in pain was higher in the musicotherapy group (mean -1.5, SD 1.0) than in the control group (mean 0.7, SD 0.7) (t(126)=-15.011, p<0.001). The level of fear of giving birth, the level of anxiety about the birth and after, the level of fear of losing oneself at birth, the level of fear of dying at birth, the level of fear of interventions to be made during birth, the level of fear of damaging the genital area, the disturbing level of the thought of birth, and accompanying a person at birth. The level of anxiety that can be experienced in case of birth and the level of expectation about the fears that may occur when faced with stimuli reminding the moment of birth were also examined, and on behalf of our two groups, they showed statistically significantly better results in all parameters related to fear of birth and pain perception compared to the control group. Conclusion: In our study, we have shown that musicotherapy, which has been used for years in the treatment of psychiatric diseases, has serious positive effects on birth pain, anxiety level, fear level of birth and birth, fear of death, level of trust in healthcare professionals, and feeling of alienation in patients with homogeneous demographic characteristics and homogeneous birth perception.. It can contribute to the literature in terms of providing serious positive psychological effects in patients with a cheap, easy, risk-free method that can be applied in the labor follow-up of these patients. The study can be enriched, developed and studied with larger sample sizes, techniques such as aromatherapy-massage. This may guide us in the follow-up of patients.
Benzer Tezler
- Doğum eyleminin aktif fazında sezaryen olan olgularda spinal ve genel anestezinin maternal ve neonatal sonuçlarının karşılaştırılması
Comparison of maternal and neonatal results of spinal and general anesthesia in cases with caesarean in active phase of birth action
AYÇA DENİZ DÖNMEZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
UZMAN ORHAN ŞAHİN
- Travayda gebelere uygulanan çömelme pozisyonunun doğum eyleminin süresine ve ağrıyı algılama düzeyine etkisi
Effect of the squatting position in labor on the duration of labor and level of pain perception
ZEHRA DEMET ÜST
Doktora
Türkçe
2016
HemşirelikAtatürk ÜniversitesiDoğum ve Kadın Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TÜRKAN PASİNLİOĞLU
- Doğumun birinci evresinde uygulanan doğum topu ve doğum dansının ağrı, doğum şekli, anne memnuniyeti ve doğum süresine etkisi
The effect of birth ball and birth dance applied in the first stage of labor on pain, type of birth, maternal satisfaction and duration of labor
ÖZLEM ARI
- Doğum ağrısının yönetiminde sıcak ve soğuk akupresür uygulamasının doğum ağrısı algısına ve doğum süresine etkisi
The effect of applying hot and cold acupressure on labor pain perception and delivery time in management of labor pain
YASEMİN ÇAPAR
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
Kadın Hastalıkları ve DoğumAtatürk ÜniversitesiDoğum, Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÜLŞEN ERYILMAZ
- Doğum eyleminde alt sırt bölgesine uygulanan derisel terapi yöntemlerinin doğum ağrısı algısına ve doğumun süresine etkisi
The effects of the application of topical therapy methods to inferior dorsal side in labor action on labor pain perception and time of delivery
AYŞENUR İPEK
Yüksek Lisans
Türkçe
2014
HemşirelikAtatürk ÜniversitesiDoğum ve Kadın Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. GÜLŞEN ERYILMAZ