Geri Dön

Tedavisiz obsesif kompulsif bozukluk tanılı hastalarda hastalık şiddetinin duygu düzenleme güçlüğü, dürtüsellik ve yaşam kalitesi ile ilişkisinin değerlendirilmesi

Evaluation of the relationship of disease severity with emotion dysregulation, impulsivity and quality of life in patients diagnosed with obsessive-compulsive disorder without treatment

  1. Tez No: 794684
  2. Yazar: SİNEM YOLCU UZUNOĞLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ENGİN EMREM BEŞTEPE
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Obsesif kompulsif bozukluk, hastalık şiddeti, duygu düzenleme güçlüğü, dürtüsellik, yaşam kalitesi, Dürtüsel davranış, Hastalık şiddeti indeksi, Obsessif kompülsif bozukluk, Obsessive compulsive disorder, disease severity, emotion dysregulation, impulsivity, quality of life, Impulsive behavior, Severity of illness index
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Psikiyatri Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Obsesif kompulsif bozukluğun (OKB) ortaya çıkması ve sürdürülmesinde, duygu düzenleme stratejilerinin işlevsel olarak kullanılamaması ve duygu düzenleme güçlüğünün (DDG) önemli bir etkisinin olabileceği düşünülmektedir. Diğer ruhsal hastalık çalışmalarında dürtüsellik ve duygu düzenleme güçlüğünün ilişkili olduğu izlenmiş olup, OKB'de artmış dürtüsellik olduğunu bildiren çalışmalar bulunmaktadır. OKB tanılı kişilerde yaşam kalitesinin birçok yönünün olumsuz etkilendiği bilinmektedir. OKB'de hastalık şiddeti ile DDG, dürtüsellik ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkinin incelendiği çalışmaların olduğu görülmüştür, ancak OKB tanılı hastalarda dürtüsellik ile DDG ve yaşam kalitesi, ve DDG ile yaşam kalitesi kavramlarının ilişkilerinin incelendiği bir çalışma, bildiğimiz kadarıyla literatürde bulunmamaktadır. Çalışmamızda, tedavisiz OKB tanılı hastalarda hastalık şiddetinin DDG, dürtüsellik ve yaşam kalitesi ile ilişkisini araştırmak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırmamıza dahil etme ve hariç tutma kriterlerini karşılayan ve çalışmaya katılmayı kabul eden 40 obsesif kompulsif bozukluk hastasının katılımı sağlanmıştır. Araştırmamız, kesitsel türde bir çalışmadır. Dışlama kriterlerinde bulunan durumların belirlenmesi için DSM-5 için yapılandırılmış klinik görüşme (SCID-5) yapılmıştır. Çalışmada araştırmacı tarafından hazırlanan sosyodemografik ve klinik veri formu uygulanmış olup, araştırmacı tarafından Yale-Brown Obsesyon Kompulsiyon Ölçeği (YBOKÖ) uygulanmış ve öz bildirim ölçekleri olan Duygu Düzenlemede Zorluklar Ölçeği (DDZÖ), Barratt Dürtüsellik Ölçeği Kısa Formu (BDÖ-11-Kf), Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Ölçeği Kısa Formu Türkçe Sürümü (WHOQOL-BREF TR), Beck Anksiyete Ölçeği (BECK-A) ve Beck Depresyon Ölçeğinin (BECK-D) katılımcılar tarafından doldurulması istenmiştir. Bulgular: Araştırmamızda obsesif kompulsif bozukluk hastalarının YBOKÖ total ve alt puanları ile WHOQOL-BREF TR alt ölçek puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı ters yönlü, DDZÖ total ve alt ölçek puanları arasında ise aynı yönlü ilişki bulunmuştur (sırası ile p<0,05, p<0,05). YBOKÖ total ve alt puanları ile BDÖ-11-Kf total ve alt ölçek puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmamıştır (p>0,05). BDÖ-11-Kf total ve alt ölçek puanları ile WHOQOL-BREF TR alt ölçek puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı ters yönlü, DDZÖ total ve alt ölçek puanları arasında ise aynı yönlü ilişki bulunmuştur (sırası ile p<0,05, p<0,05). WHOQOL-BREF TR alt ölçek puanları ile DDZÖ total ve alt ölçek puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı ters yönlü ilişki tespit edilmiştir (p<0,05). Sonuçlar: Çalışmamızın sonuçlarına göre, OKB tanılı hastalarda hastalık şiddetinin yaşam kalitesi ile ters yönlü, duygu düzenleme güçlüğü ile aynı yönlü ilişkili olduğu bulunmuştur. Hastalık şiddeti ile dürtüsellik arasında bir ilişki saptanmamıştır. Hastalarda dürtüsellik ile yaşam kalitesi arasında ters yönlü, duygu düzenleme güçlüğü ile arasında aynı yönlü ilişki tespit edilmiştir. Yaşam kalitesinin duygu düzenleme güçlüğü ile ters yönlü ilişkili olduğu bulunmuştur. Mevcut sonuçların daha ileri araştırmalarla desteklenmesinin uygun olacağını düşünmekteyiz.

Özet (Çeviri)

Objective: It is thought that emotional dysregulation may have significant influence on the emergence and continuation of obsessive-compulsive disorder (OCD). In other mental illness studies, it has been observed that impulsivity and emotional dysregulation are related. Moreover, there are studies reporting increased impulsivity in OCD patients. It is known that OCD negatively affects many aspects of the quality of life. Although there are studies examining the relationship between disease severity and emotional dysregulation, impulsivity and quality of life in patientswith OCD, to our knowledge a study examining the relationship between impulsivity and emotional dysregulation and quality of life, along with emotional dysregulation and quality of life has not been performed. In our study, we studied the relationship of disease severity to emotional dysregulation, impulsivity, and quality of life in patiens with untreated OCD. Matherials and Methods: We ensured the participation of 40 OCD patients who met the inclusion and exclusion criteria and agreed to participate in our research. Our research is a cross-sectional type of study. A structured clinical interview for DSM-5 (SCID-5) was conducted to determine the conditions found in the exclusion criteria. Sociodemographic and clinical data form prepared by the researcher was applied in the study, Yale-Brown Obsession Compulsion Scale (YBOCS) was applied by the researcher and Difficulties in Emotion Regulation Scale (DERS), Barratt Impulsivity Scale Short Form (BIS-11-Sf), World Health Organization Quality of Life Scale Short Form Turkish Version (WHOQOL-BREF TR), Beck Anxiety Scale (BECK-A) and Beck Depression Scale (BECK-D) were requested to be filled in by the participants. Results: In our study, a statistically significant inverse relationship was found between the total and subscale scores of YBOCS and WHOQOL-BREF TR subscale scores of obsessive compulsive disorder patients, and the same directional relationship was found between the total and subscale scores of DERS (respectively p<0,05, p<0,05). There was no statistically significant relationship between the total and subscale scores of YBOCS and the BIS-11-Sf total and subscale scores (p>0,05). BIS-11-Sf total and subscale scores and WHOQOL-BREF TR subscale scores were found to have a statistically significant inverse relationship, while a positive correlation was found between DERS total and subscale scores (respectively p<0,05, p<0,05). A statistically significant inverse relationship was found between WHOQOL-BREF TR subscale scores and DERS total and subscale scores (p<0,05). Conclusions: According to the results of our study, it was found that the severity of the disease in patients diagnosed with OCD is negatively correlated with quality of life and positively correlated with difficulty regulating emotions. There is no relationship between the severity of the disease and impulsivity. A negative correlation between impulsivity and quality of life and a positive correlation between difficulty in emotion regulation were found in patients. It has been found that quality of life is negatively correlated with emotional dysregulation. We think it would be appropriate to support the current results with further research.

Benzer Tezler

  1. Obsesif kompulsif bozuklukta ilaç tedavisine direncin yordayıcıları

    Predictors of resistance to pharmacotherapy in obsessive compulsive disorder

    ESRA ÜNVERDİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    PsikiyatriOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HATİCE GÜZ

  2. Klozapin tedavisi alan şizofreni hastalarında ek tanılar ve yan etkilerin sosyodemografik ve klinik değişkenlerin ilişkisi

    The relationship of comorbidities and side effects with the sociodemographic and clinical variables in schizophrenia patients treated with clozapine

    GAMZE GÜRCAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    PsikiyatriHacettepe Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYGÜN ERTUĞRUL

  3. Dirençli obsesif kompulsif bozukluk hastalarında beyin kaynaklı nörotrofik faktör ve sitokin düzeylerinin prognostik değerleri

    Başlık çevirisi yok

    SHAFIGA MURSALOVA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    PsikiyatriBezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. İSMET KIRPINAR

    DR. ÖĞR. ÜYESİ FATMA AKYÜZ KARACAN

  4. Obsesif kompulsif bozukluğu olan çocuk ve ergenlerin ebeveynlerinde başa çıkma tutumları ile ilişkili durumlar

    Conditions related to coping strategi̇es of parents of children and adolescents with obsessive compulsive disorder

    GÜLŞAH BAKİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    PsikiyatriKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEMA KANDİL

  5. Pediatrik obsesif kompulsif bozukluk hastalarında sitokin ve kemokin düzeyleri

    Cytokine and chemokine levels in pediatric patients with obsessive compulsive disorder

    RUKİYE ÇOLAK SİVRİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    PsikiyatriNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYHAN BİLGİÇ