Geri Dön

Investigation of paleoclimatic and geochemical changes in lake Akgöl(Terme,Samsun)during the late holocene

Akgöl gölünün(Terme, Samsun)geç holosen dönemi paleoiklimsel ve jeokimyasal değişimlerinin araştırılması

  1. Tez No: 792152
  2. Yazar: İPEK OLSUN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. DEMET BİLTEKİN, DR. ÖĞR. ÜYESİ GEORG JOHANNES SCHWAMBORN
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Deniz Bilimleri, Marine Science
  6. Anahtar Kelimeler: Akgöl, Holosen, Jeokimyasal özellikler, Paleoiklim, Samsun-Terme, Akgöl, Holocene, Geochemical features, Paleoclimate, Samsun-Terme
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: İstanbul Teknik Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: İklim ve Deniz Bilimleri Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışma, Terme, Samsun'da yer alan ve“Yaban Hayatı Koruma Alanı”olarak ilan edilen ve dar bir kanalla Karadeniz'e bağlı olan Akgöl Göl'ünün Geç Holosen dönemindeki paleoiklimsel ve jeokimyasal değişimlerinin araştırılmasını kapsamaktadır. Bu tezin amacı, Karadeniz bölgesini etkileyen çevresel değişiklikleri incelemektir. Batı Karadeniz'in Holosen iklim değişkenliğini anlamak amacıyla,Akgöl Göl'ünün tabanından 193 cm uzunluğunda sediment karotu alınmıştır (AKGÖL-02).Akgöl Gölü'nde jeolojik ve limnolojik çalışmaların olmaması nedeniyle gölün evrimi detaylı olarak incelenememiştir. Doğu Akdeniz Oşinografi ve Limnoloji Merkezi (EMCOL) Uygulamalı Araştırma Merkezi'nde analiz ve gözlemler gerçekleştirilmiştir. Tez çalışmasında, çoklu proxy verileri (MSCL, XRF, Tane Boyutu, TOC/TIC, XRD) elde edilmiş ve sediment karotu AMS radyokarbon tarihlendirmesi ile yaşlandırılarak yaş-derinlik kronolojisi oluşturulmuştur. XRF verisine dayalı olarak sediment karotunda bazı değişimler gözlenmiştir. 190-175 cm (G.Ö. ~1350-1300 yılları) arasında K, Fe, Si, Mn ve Ti'deki yüksek XRF değerleri, yüksek miktarda kırıntılı girdi ile bağlantılıdır. Bu aynı zamanda bu aralıktaki ince-kaba silt ve ince-orta kumlu tabakaların yüksek mevcudiyeti ile de desteklenmektedir. 175-160 cm (G.Ö. ~1300-1200 yılları) arasında aynı elementlerin XRF sayımları düşüktür. 160-140 cm (G.Ö. ~1200-800 yılları) arasında kırıntılı malzeme girdisine bağlı olarak XRF değerleri tekrar yükselir ve düşük TOC değerleri ile paralellik gösterir. 130 cm'nin üzerinde (G.Ö. <800 yıl) TOK değerleri, modern zamanlara doğru daha yüksek bir organik üretkenliği yansıtarak artmaktadır. Sedimentlerdeki yüksek Ca değerleri, otojenik orijinden ziyade mikrofosil içerikleriyle (örn. ostrakodlar, molusklar) ilişkilidir. Karotun XRD analizi, diğerlerinin yanı sıra sediment karotunun alt seviyelerinde Kuvars ve Feldspatların hakim olduğunu, daha ince taneli üst kısımda ise (diğerlerinin yanı sıra) jips ve İllit'in öne çıktığını göstermektedir.Türkiye'de kıyı bölgelerinde bulunan lagünlerin yaklaşık olarak %19'u Karadeniz kıyılarında yer almaktadır. Bu lagünlerden Simenit ve Akgöl Gölleri Yeşilırmak Deltasının doğusunda yer alan lagün gölleridir. Yeşilırmak Nehri Sivas'ın Kuzeyinde Kösedağ eteklerinden doğarak Civa Körfezin'de Çarşamba'dan Karadeniz'e dökülmektedir. Yeşilırmak nehrinin kolları ile beraber taşıdığı alüvyonlar başlıca Çarşamba ve Terme Ovalarını meydana getirmiştir. Bu ovalarda her biri denizle bağlantılı irili ufaklı birçok göl yer almaktadır. Bu göllerden en büyüğü olan Simenit-Akgöl Gölleri, Terme ilçesine (Samsun) 25 km uzaklıkta yer almakta olup iki göl birbirine kanallar vasıtası ile bağlantılıdır. Lagünler yada kıyı seti gölleri olarak adlandırılan su alanları çoğunlukla kıyıya paralel uzanan, deniz ile bağlantısı bir veya birden fazla dar bir açıklıkla sağlanan ve ekolojik açıdan büyük önem taşıyan özel ekosistemlerdir.Göl deltadaki eski koyların önlerinin kıyı okları tarafından kapatılması ile oluşmuştur. Geçmiş yıllarda Semenlik, Karasu ve Arapsazı isimleride kullanılan Simenit gölünün derinliği mevsim ve yıllara bağlı olarak değişmekle birlikte 0.5-3 m arasında değişmekte olup en derin yeri 5m kadardır.Çevresindeki sazlık-bataklık alanlar ile birlikte 19 km2 yüzölçüme sahip olan göl Karadeniz Bölgesi'nin 2.ci büyük gölü konumundadır. Akgöl Gölün'ün ortalama derinliği ise 3 m'dir ve yüzey alanı ise 0.5 km2 'dir. Simenit gölü ve bir kanalla bağlı olduğu komşu Akgöl, 1960 yıllara kadar tek göl olarak haritalanmıştır. Drenaj kanalları açılması ve taşınan alüvyal malzemeler ile sulak alanların daraltılması bölgede iki ayrı gölün oluşmasına neden olmuştur. Ülkemizdeki en büyük deltalardan birisi olan Yeşilırmak Deltası büyük bir ekosistem meydana getirmektedir. Yeşilırmak Deltası'nda lagün ekosisteminin biyolojik hayat açısından en zengin olduğu yer deltada ki en büyük lagün konumunda olan Simenit ve Akgöl Gölleri çevresindeki sazlık, bataklık ve ormanlardan oluşan alanlardır.Bugünkü Yeşilırmak deltası Akdeniz'in Flandriyen transgresyonunun Karadeniz'deki karşılığı olan Eski Karadeniz (Pontus) safhasında oluşmaya başlamıştır. Yeşilırmak deltası düzlüğünün kıyıya yakın olan yerlerinde kıyı oklarının kapatılması ile oluşan birçok iri ufaklı göl yer almaktadır. Yeşilırmak Nehri'nin denize taşıdığı malzemenin batı-doğu yönünden birikmesi nedeni ile kıyıya verev hareket eden dalga hareketlerine bağlı olarak eski koyların önüne kıyı okları oluşturmasıyla Simenit Gölü oluşmuştur. Simenit Gölü civarında bataklık alanları çevreleyen düzlüklerde güncel bataklık lagün çökelleri bulunmaktadır. 20 m kalınlığındaki kil ve siltten oluşan istif eski kumsal çökellerinin üzerinde uyumsuz olarak yer almaktadır. Türkiye'nin tektonik birliklerinden pontidler içerisinde yer alan çalışma alanında başlıca görülen birimler, Üst Kretase yaşlı volkanikler ve bunun üzerine gelen Üst Kretase ve Eosen yaşlı Filişler, Neojen birimleri ile Alüvyonlar yer almaktadır. Kuvaterner başlıca alüvyonlarla temsil edilmektedir. Yeşilırmak deltası Terme Çayı, Abdal Deresi, Mert Irmağı ve Kürtün Derelerinin taşıdığı malzemeyi deniz içindeki Neojen çukurlarına biriktirmesi sonucu meydana gelmiştir. Kil, silt, kum, çakıl, blok, kavkıların lokal olarak değişik oranlardaki karışımından oluşmaktadır. Düşey kesitte alüvyonun; eski gömülü yataklar boyunca daha ziyade kum ve çakıl gibi iri, taşkın sahasını oluşturan kısımlarda ise kum, silt ve ince kum gibi ince taneli malzemenin değişik derinlik ve kalınlıktaki seviyelerinden meydana geldiği görülür. Ayrıca akarsu tarafından taşınan malzemenin taşınma ve birikme prensibine uygun olarak Güneydeki ova girişlerine iri, Kuzeydeki ova içlerine doğru ise ince elemanlardan oluşan alüvyal yığışımlar mevcuttur. İklimin etkilediği diğer bir önemli parametrede vejetasyonda neden olduğu değişimlerdir. Fitocoğrafik açıdan Avrupa-Sibirya, Akdeniz ve İran-Turan vejetasyon bölgelerinde yer alan Türkiye iklimsel özellikleri ve topoğrafik çeşitliliği nedeniyle önemli bir biyolojik çeşitliliğe sahiptir. Günümüzde insanoğlunu endişenlendiren kaygılardan biride iklim değişimleri ve gelecekte ne olacağıdır. Bilim insanları bu konuda başlıca iki soruya cevap aramaktadır: küresel ısınma göz önüne alındığında dünyanın tarihinde bu gibi iklimsel değişimler meydana geldi mi? Bir diğeride bu değişimlere neden olan etkenler neydi? Geçmişte iklimde değişimlere neden olan etkenlerin günümüzde de rol oynayıp oynamadığı ve gelecekte ne olacağı iklimsel konular hakkında yapılan çalışmaların ana konusudur. Bu nedenle göllerde yapılan paleo-iklim çalışmaları vasıtasıyla elde edilen veriler ışığında gelecek iklim modellemeleri çalışmalarına katkı sağlamaktadır. Göllerde birkaç bin yıl ya da daha uzun bir zaman boyunca çökelen sediman dizisi, göl ve çevresinin tarihi hakkında bilgi içeren bir arşiv niteliğindedir. Bu kapsamda tezin amacı Akgöl Göl'ünde yapılan yüksek çözünürlüklü karot çalışmaları ile geç Holosen dönemi paleo-iklimsel ve paleo-ortamsal koşulları araştırmaktır. Göl çökellerinde belirlenen farklı fasiyeslerin varlığı, paleo-iklim ve su seviyesi değişimleri ile ilişkilendirilerek, Akgöl Göl'ünde geç Holosen'den günümüze kadar olan süreçte küresel ve lokal iklimsel etkenler araştırılmıştır.

Özet (Çeviri)

In this study Lake Akgöl (Terme, Samsun, Türkiye) sediments are investigated for paleoenvironmental changes during the Late Holocene (<1500 years before present). The lake is located in the Black Sea and is declared a ''Wildlife Protection Area''.The purpose of this thesis is to examine paleoenvironmental changes that impacted the southern Black Sea margin based on a multi-proxy analysis of a 193-cm-long sediment core from Lake Akgöl (Terme, Samsun, Türkiye). Sediment description and analysis were performed in the East Mediterranean Centre for Oceanography and Limnology (EMCOL) Applied Research Center at ITU. Sediment properties that have been measured for a subsequent paleoenvironmental reconstruction include gamma ray density, magnetic susceptibility (MS), grain size composition, total organic carbon (TOC)/total inorganic carbon (TIC), X-ray fluorescence (XRF), and X-ray diffractometry (XRD). The chronology is based on sediment dating using AMS radiocarbon ages.From bottom to top the core indicates following changes based on XRF counting.Between 190-175 cm (~1350-1300 cal. yr BP) high XRF counts of in K, Fe, Si, Mn, and Ti are linked to a high abundance of detrital input. This is also supported by the high presence of fine-to-coarse silt, and fine to medium sandy layers in this interval.Between 175-160 cm (~1300-1200 cal. yr BP) XRF counts of the same elements have low counts.Between 160-140 cm (~1200-800 cal. yr BP) detritus- related XRF counts increase again and are paralleled by low TOC values.Above 130 cm (<800 cal. yr BP) TOC values increase reflecting a higher organic productivity at the site towards modern time. High Ca values in this core part are related to microfossil contents (e.g. ostracods, molluscs) instead of authigenic origin.The XRD analysis of the record shows that the lower core part is dominated by Quartz and Feldspars among others, whereas in the more fine-grained upper part Gypsum and Illite are prominent (among others).

Benzer Tezler

  1. Sünnet gölü arşivinin (Mudurnu, Bolu, Kuzeybatı Anadolu) farklı disiplinlerle paleoiklimsel incelenmesi

    Paleoclimatic investigation of Sünnet lake lacustrine archives (Mudurnu, Bolu, NW Anatolia) by several disciplines

    CELAL ERAYIK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Jeoloji MühendisliğiEskişehir Osmangazi Üniversitesi

    Jeoloji Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FARUK OCAKOĞLU

  2. Marmara gölü (Manisa) çökellerinin jeokimyasal özellikleri ve yörenin kuvaternerdeki paleo-ekolojik evrimi

    Geochemical properties of lake Marmara (Manisa) sediments and paleo-ecological evolution of the area in quaternary

    ÖZLEM BULKAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Jeoloji Mühendisliğiİstanbul Üniversitesi

    Jeoloji Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. M. NAMIK YALÇIN

  3. Denizli havzası (Sarayköy-Buldan bölgesi, GB Türkiye) neojen çökellerinin sedimantolojik incelemesi

    Sedimentological investigations of neogene deposits of the Denizli basin (Sarayköy-Buldan area, SW Turkey)

    HÜLYA ALÇİÇEK

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    Jeoloji MühendisliğiAnkara Üniversitesi

    Jeoloji Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BAKİ VAROL

  4. Güneybatı Türkiye'de geç holosen (MÖ. 1500 - MS. 1500) iklim kayıtlarının mağara çökelleri ile araştırılması

    Investigation of late holocene (1500 CE-1500 BCE) climate records in the Southwestern Türkiye by speleothem records

    CEYHUN MERT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Jeoloji MühendisliğiAkdeniz Üniversitesi

    Jeoloji Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERDAL KOŞUN

  5. Paleoclimatological approach to plio-quaternary paleosol-calcrete sequences in Bala and Gölbaşi (Ankara) by using mineralogical and geochemical proxies

    Bala ve Gölbaşı (Ankara) pliyo-kuvaterner paleotoprak-kalkrit serilerine mineralojik ve jeokimyasal veriler kullanarak paleoiklimsel yaklaşım

    CEREN KÜÇÜKUYSAL

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2011

    Jeoloji MühendisliğiOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    Jeoloji Mühendisliği Bölümü

    PROF. DR. ASUMAN G. TÜRKMENOĞLU