Geri Dön

Ultrasonografi ile ölçülen arteriyal kan akımının radiyal arterkateterizasyonuna etkisi

Effect of arterial blood FLOW measured by ultrasonography on radial arterycatheterization

  1. Tez No: 791903
  2. Yazar: FEYZA KOLSUZ ERDEM
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AYBARS TAVLAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: invaziv arteriyal kateterizasyon, akım, USG, Anestezi, Kateterizasyon, Kateterler, Ultrasonografi, invasive arterial catheterization, flow, USG, Anesthesia, Catheterization, Catheters, Ultrasonography
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Necmettin Erbakan Üniversitesi
  10. Enstitü: Meram Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Çalışmada, genel ve lokal anestezi sonrası invaziv arteriyal monitörizasyon planlanan hastalarda, USG ile radiyal arter akım ölçümleri yapılarak arteriyal kataterizasyonun ilk geçiş başarısına, kataterizasyon süresine ve cilt perforasyon sayısına olan etkisi araştırıldı. Yöntem: Çalışma; anestezisti tarafında invaziv arteriyal monitörizasyonu uygun görülmüş ve kataterizasyonu USG eşliğinde yapılmış hastalar dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen hastalar, lokal anestezi sonrası arter kanülasyon grubu (Grup L), indüksiyon sonrası arter kanülasyonu grubu (Grup G) olarak ayrıldı. Hastaların demografik özellikleri, vital bulguları ve kateteriasyon öncesi radyal arter akım ve çapları kaydedilip bu hastalarda radial artere ilk geçiş başarısı, kullanılan katater sayısı, cilt perforasyon sayısı, başarılı kanülasyona ulaşma süresi (saniye) değerlendirildi. Bulgular: Grup L'nin kanülasyon sırasındaki sistolik kan basınçları, diyasyolik kan basınçları, ortalama arter basınçları ve SPO2 değerleri Grup G'den yüksek bulundu (p<0,001). İki grup arasında arter çapları arasında anlamlı fark görülmedi (p:0,872; p:0,239). Grup L'de akım parametleri daha yüksek olarak bulundu (p<0,001; p:0,003). İki grup arasında kateterizasyon başarısı açısından fark görülmedi (p:0,152; p:0,152; p:0,152; p:0,212). Ancak diyabetes mellitus (OR: 2,043, P: 0,027, CI %95: 1,26-46,9), hipertansiyon (OR:1,603, P:0,042, CI %95: 1,05- 23,29) ve end diyastolik akım düşüklüğü (OR: 0,221, P:0,023, CI %95: 0,662-0,970) kateterizasyon başarızlığında risk faktörü olarak belirlendi. Sonuç: Radial arter akımlarına bakıldığında; lokal anestezi ile kanülasyon sırasında ölçülen Pik Sistolik ve End-Diyastolik arter akımlarının genel anestezi sonrası ölçülen akımlardan yüksek görüldü. Genel anestezi ile meydana gelen MAP düşüşü arter kan akışı yanıtının ana belirteçlerinden olabilir. Çalışmada lokal anestezi ile genel anestezi gruplarının kataterizasyon başarılarına bakıldığında anlamlı fark bulunmadı. Diyabetes mellitus, hipertansiyon, end diyastolik arter akımı ilk geçiş başarısızlığına etki eden risk faktörleri olarak bulundu. Pik sistolik radiyal arter akımı için cut off değer 33.6 cm/s; end diyastolik radiyal arter akımı için cut-off 7.6 cm/sn olarak bulundu.

Özet (Çeviri)

Purpose: In this study, the effect of arterial catheterization on first pass success, catheterization time and skin perforation number was investigated by making radial arterial flow measurements with USG in patients scheduled for invasive arterial monitoring after general and local anesthesia. Method: Study; Patients who were deemed suitable for invasive arterial monitoring by the anesthesiologist and whose catheterization was performed under USG guidance were included. Patients included in the study were divided into post-local anesthesia arterial cannulation group (Group L) and post-induction arterial cannulation group (Group G). The demographic characteristics, vital signs, and radial artery flow and diameters before catheterization were recorded, and the success of the first passage to the radial artery, the number of catheters used, the number of skin perforations, and the time to reach successful cannulation (seconds) were evaluated. Results: Systolic blood pressures, diastolic blood pressures, mean arterial pressures and SPO2 values during cannulation of Group L were found to be higher than Group G (p<0.001). There was no significant difference in arterial diameters between the two groups (p:0.872; p:0.239). Flow parameters were found to be higher in Group L (p<0.001; p:0.003). There was no difference in catheterization success between the two groups (p:0.152; p:0.152; p:0.152; p:0.212). However, diabetes mellitus (OR: 2.043, P: 0.027, CI 95%: 1.26-46.9), hypertension (OR: 1.603, P: 0.042, CI 95%: 1.05-23.29) and end-diastolic low flow (OR: 0.221, P: 0.023, CI 95%: 0.662-0.970) was determined as a risk factor for catheterization failure. Conclusion: Considering the radial arterial flows; Peak Systolic and End-Diastolic arterial flows measured during cannulation with local anesthesia were higher than those measured after general anesthesia. MAP decrease with general anesthesia may be one of the main markers of arterial blood flow response. In the study, when the catheterization successes of the local anesthesia and general anesthesia groups were examined, no significant difference was found.Diabetes mellitus, hypertension, and end-diastolic arterial flow were found to be risk factors for first-pass failure.The cut-off value for peak systolic radial artery flow was 33.6 cm/s; The cut-off for end diastolic radial artery flow was 7.6 cm/sec. We think that arterial catheterization failure is higher in flows below these values.

Benzer Tezler

  1. Diyabetik hastalarda ultrasonagrafi ile ölçülen arterial kan akımının radial arter kateterizasyonuna etkisi

    The effect of arterial blood flow measured by ultrasonography on radial artery catheterization in diabetic patients

    HARUN TAŞPINAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Anestezi ve ReanimasyonNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYBARS TAVLAN

  2. Primer akciğer kanseri tanısı konulan hastalarda karotid arter ve vertebrobasiller arter kan akımının intraserebral metastaz üzerindeki etkisi

    The effect of carotid and vertebrobasilar arterial blood flow on intracerebral metastasis in patients diagnosed with primary lung cancer

    SAMET UĞUR ARSLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    NöroşirürjiSelçuk Üniversitesi

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MERT ŞAHİNOĞLU

  3. Pron pozisyonda popliteal arteriyel akımın doppler usg ile değerlendirilmesi; gözlemsel çalışma

    Evaluatıon of poplıteal arterıal flow by doppler ultrasonographyın prone posıtıon: An absorvatıonal study

    MURAT EKEMEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Anestezi ve ReanimasyonDokuz Eylül Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞE KARCI

  4. Adölesan idiopatik skolyoz hastalarında posterior interkostal arter kan akımının konkav ve konveks taraf arasında karşılaştırılması ve eğriliğin derecesi ile korelasyonunun değerlendirilmesi

    Comparison of the posterior intercostal artery blood flow between convention and convex side and evaluation of correlation in the adolescent ididopatic scoliosis patients

    ERMAN ULU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AKİF ALBAYRAK

  5. Nörokardiyojenik senkoplu hastalarda atriyal elektromekanik ileti gecikmesi

    Atrial electromechanical conduction delay in patients with neurocardiogenic syncope

    ÖKKEŞ UKU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    KardiyolojiGaziantep Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MURAT SUCU