Spondiloartrit tanılı hastalarda İnterlökin-17a inhibitörü secukinumab tedavisinin değerlendirilmesi
Evaluation of interleukin-17a inhibitor secukinumab treatment in patients with spondyloarthritis
- Tez No: 790861
- Danışmanlar: PROF. DR. İSMAİL SARI
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: akSpA, PsA, Secukinumab, Artrit-psoriatik, Sekukinumab, Spondilit-ankilozan, Spondiloartrit, Tümör nekroz faktörü-alfa, İnhibitör, İnterlökin 17, akSpA, PsA, Secukinumab, Arthritis-psoriatic, Spondylitis-ankylosing, Spondylarthritis, Tumor necrosis factor-alpha, Inhibitor, Interleukin 17
- Yıl: 2022
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç-hipotez: Aksiyal Spondiloartrit (akSpA), giderek daha önemli ve potansiyel olarak tedavi edilebilir bir durum olarak kabul edilmektedir. Ankilozan Spondilit (AS) tedavisinde sağlanan kayda değer gelişme ve ilerlemelere rağmen, önemli bir hasta grubunda TNF-α inhibitörleri ilaçlar (TNFi) ile yetersiz yanıtsız mevcuttur. Bu çalışmadaki amacımız, Aksiyel Spondiloartrit (akSpA) ve Psöriatik Artrit (PsA) tanısı ile takip edilen ve Secukinumab (İnterlökin-17A inhibitörü) kullanan hastaların klinik bulgularının ve tedavi yanıt durumlarının retrospektif olarak değerlendirilmesidir. Gereç–yöntem: Çalışmaya 1 Aralık 2017 ve 1 Mart 2022 ayları arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji Kliniği'nde akSpA ve PsA tanısı ile takip edilen ve Secukinumab ve/veya TNFi kullanan ve ulaşılabilir klinik verisi olan toplam 56 hasta dahil edilmiştir. Hastaların demografik özellikleri, komorbid hastalıkları, tanı süresi, semptom süresi, tanı gecikme süresi, bDMARD öncesinde kullandığı ilaçlar kaydedilmiştir. SpA grubunda ortak özellikleri oluşturan üveit, psöriazis, İBH gibi eşlik eden durumlar da kaydedilmiştir. Hastaların değerlendirilmesinde BASDAI, BASFI, ASDAS, VAS ağrı, VAS global skorları bazal, 3.ay, 6.ay ve 12.ay olarak kaydedilmiştir. bDMARD kullanan hastalarda Secukinumab öncesi aldığı tedavi sayısı ve sırası da incelenerek, biyolojik tedavi naif ve dirençli grup arasında Secukinumab etkinliği ve ilaçta kalım özellikleri araştırılmıştır. Değişkenler %95 güven düzeyinde incelenmiş olup p değeri 0,05 ten küçük anlamlı kabul edilmiştir. 2 Bulgular: Tedavi naif hastaların medyan yaşı 37 (34-41) yıl iken bDMARD tedavisi alan hastaların yaş medyan değeri 42 (36-56) yıl saptanmıştır (p=0.199). Tedavi naif akSpA hastalarında tanı süresi (ay), semptom süresi (ay) ve tanı gecikme süreleri (ay) sırası ile; 48 (44-120) ay, 72 (60-144) ay, 24 (12-52) ay olarak saptanmıştır. bDMARD kullanan hasta grubunda ise 60 (12-170) ay, 192 (132-240) ay, 70 (40-166) ay olarak saptanmıştır (sırasıyla; p=0.13, p<0.001 ve p=0.008). Tanı süresinde anlamlı fark izlenmemiş olup, semptom süresi ve tanı gecikmesinde istatiksel anlamlı fark görülmüştür. bDMARD yanıtsız grupta yer alan hastaların bazal BASDAI, bazal VAS-Ağrı, bazal VAS-Global ve bazal ASDAS-CRP skorlarının naif gruba göre anlamlı şekilde yüksek olduğu saptanmıştır (sırasıyla; p=0.018, p<0.001, p<0.001 ve p=0.002). Ayrıca izlemde 3. ve 6.aydaki BASDAI ile VAS-Global skorları, naif gruba göre daha yüksek saptanmıştır (p<0.05). Tedavi naif hastalardan 1 (%14.3)'inde, bDMARD yanıtsız grubundaki hastalardan ise 18 (%48.6)'inde izlem süresince ilaç kesilmiştir (p=0.119). Naif grupta primer etkisizlik nedeni ile SEC kullanımı sonlandırılan hasta bulunmamakla birlikte öncesinde bDMARD tedavisi alan grupta toplamda 7 (%38.9) hastada primer etkisizlik nedeni ile tedavi sonlandırılmıştır. Hasta izlem süreleri medyan değeri 19 ay IQR25-75 (6.5-31) olarak kaydedilen çalışmada ilaçta kalım durumu değerlendirildiğinde TNFi naif grupta, birinci yılda (p=0.078) ve ikinci yılda ilaçta kalım (p=0.035) bDMARD kullanmış hastalardan daha yüksek saptanmıştır. Sonuçlar: SEC tedavisi akSpA ve PsA tedavisinde birinci basamakta kullanıldığında TNFi tedavilerine benzer klinik sonlanımlara ve ilaçta kalım sürelerine sahiptir. Daha öncesinde ikinci basamakta verilmesi önerilen SEC tedavisini bDMARD naif ve özellikle PsA tanılı hastalarda cilt bulgularının ön planda olduğu hastalarda ilk seçilecek bDMARD olarak seçilmesi sonuçları iyileştirebilir. Ayrıca her iki hasta grubunda da SEC tedavisi sırasında önemli bir güvenlik sorununa rastlanmamıştır
Özet (Çeviri)
Object and hypothesis: Axial Spondyloarthritis (akSpA) is increasingly recognized as an important and potentially treatable condition. Despite the remarkable developments and advances in the treatment of Ankylosing Spondylitis (AS), a significant group of patients remains unresponsive to TNF-α inhibitors (TNFi) drugs. Our aim in this study is to retrospectively evaluate the clinical findings and treatment response status of patients who were followed up with the diagnosis of Axial Spondyloarthritis (akSpA) and Psoriatic Arthritis (PsA) and using Secukinumab (Interleukin-17A inhibitor). Methodology: A total of 56 patients who were followed up with the diagnosis of akSpA and PsA in the Rheumatology Clinic of Dokuz Eylul University Faculty of Medicine between December 1, 2017 and March 1, 2022, using Secukinumab and/or TNFi, and with accessible clinical data were included in the study. Demographic characteristics of the patients, comorbid diseases, duration of diagnosis, duration of symptoms, delay in diagnosis, drugs used before bDMARD were recorded. Concomitant conditions such as uveitis, psoriasis, and IBD, which constitute common features in the SpA group, were also recorded. In the evaluation of the patients, BASDAI, BASFI, ASDAS, VAS pain, and VAS global scores were recorded as baseline, 3rd month, 6th month and 12th month. The number and order of treatment before Secukinumab in patients using bDMARDs were also examined, and Secukinumab efficacy and drug retention characteristics were investigated between the biological treatment naive and resistant groups. Variables were analyzed at 95% confidence level, and p value less than 0.05 was considered significant. 4 Results: While the median age of treatment-naïve patients was 37 (34-41) years, the median age of patients receiving bDMARD treatment was 42 (36-56) years (p=0.199). Diagnosis time (months), symptom duration (months) and diagnosis delay times (months) in treatment-naïve akSpA patients, respectively; 48 (44-120) months, 72 (60-144) months, and 24 (12-52) months. In the patient group using bDMARDs, it was determined as 60 (12-170) months, 192 (132-240) months, and 70 (40-166) months (p=0.13, p<0.001 and p=0.008), respectively. No significant difference was observed in the diagnosis period, and a statistically significant difference was observed in the duration of symptoms and delay in diagnosis. It was determined that the basal BASDAI, basal VAS Pain, basal VAS-Global and basal ASDAS-CRP scores of the patients in the bDMARD unresponsive group were significantly higher than the naive group (p=0.018, p<0.001, p<0.001 and p=0.002, respectively). In addition, BASDAI and VAS-Global scores at the 3rd and 6th months were found to be higher than the naive group (p<0.05). The drug was discontinued in 1 (14.3%) of treatment-naive patients and in 18 (48.6%) patients in the bDMARD unresponsive group (p=0.119). Although there was no patient in the naive group whose use of Secukinumab was discontinued due to primary ineffectiveness, a total of 7 (38.9%) patients in the group who received bDMARD treatment were discontinued due to primary ineffectiveness. In the study, with a median value of 19 months of patient follow-up, IQR25-75 (6.5-31), when the drug survival status was evaluated, it was found that the drug survival rate was higher in the TNFi naive group in the first year (p=0.078) and in the second year (p=0.035) than in the patients who used bDMARDs. Conclusions: Secukinumab therapy has similar clinical outcomes and drug stays to TNFi therapies when used as first-line treatment for akSpA and PsA. Choosing Secukinumab, which was previously recommended as a second-line treatment, as the first-choice bDMARD in bDMARD-naïve patients and especially in patients with PsA who have prominent skin findings may improve the results. In addition, no significant safety problems were encountered during Secukinumab treatment in either patient group.
Benzer Tezler
- Aksiyak spondiloartropati hastalarında IL-17 blokör tedavisinin ve anti-TNF ajan tedavisinin kemik mineral yoğunluğuna etkisinin retrospektif karşılaştırılması
Retrospective comparison of the effects of IL-17 blocker therapy and anti-TNF agent therapy on bone minerals density in axial spondyloarthropathy
NUR FERHATLAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
RomatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiFiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
UZMAN ESMA DEMİRHAN
- Çoklu biyolojik yolakların kullanıldığı tedavi dirençli spondiloartrit hastalarının klinik özellikleri
Clinical characteristics of patients with multiple biological pathways treatment-resistant spondyloarthritis
GÖZDE DUYGU İŞBİLİR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
RomatolojiGazi Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HAMİT KÜÇÜK
- Aksiyel spondiloartropatili hastalarda fekal kalprotektin, serum interlökin 17/23, malondialdehit, glutatyon peroksidaz düzeyleri ve klinik, laboratuvar parametreleri, hastalık aktivite ölçekleri ile ilişkileri
Fecal calprotectin, serum interleukin 17/23, serum malondialdehyde, glutathione peroxydase and correlations with clinical, laboratory parameters, disease activitiy scales in patients with axial spondyloartropathy
MERVE SOYSAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
RomatolojiAnkara ÜniversitesiFiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ŞEHİM KUTLAY
- Spondiloartritli hastalarda leptin, IL-6, hepsidin ve kemik metabolizma belrteç düzeylerinin, aerobik egzersiz ve hastalık aktivitesi ile ilişkisi
Serum leptin, IL-6, hepcidin and bone markers in patients with spondyloarthritis and their correlation with disease activity and aerobic exercise
ELMAS KURU AKYOL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonCelal Bayar ÜniversitesiFiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CANAN TIKIZ
- Aksiyel spondiloartrit ve primer sjögren sendromu hastalarında IL-33 ve soluble ST2'nin klinik önemi
Clinical significance of IL-33 and soluble ST2 in patients with axial spondyloarthritis and primary sjögren's syndrome
İREM ALKAN TEKEŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
İç HastalıklarıAnkara Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AŞKIN ATEŞ